Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/7598
2024/455
23 Ocak 2024
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/335 E., 2022/434 K.
KARAR: Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Dikili 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI: 2015/170 E., 2021/483 K.
Taraflar arasında iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabul ve kısmen reddine, birleşen davanın ise tam kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar ve davalı ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacılar ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan incelemede; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacılar vekili asıl dava dilekçesinde özetle; muris ...'in davalılardan ... nezdinde ağaç kesimcisi olarak çalıştığını, muris ... 07.02.2015 tarihinde Dikili'de orman alanda kesim yaparken tonlarca ağırlıktaki tomruğun altında kalarak hayatını kaybettiğini, kaza nedeniyle işveren Mehmet ....ve sorumlu Orman Mühendisi ... hakkında Dikili Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/197 E. sayılı dosyasıyla kamu davası açıldığın kazanın standartlara aykırı kesim yapılması, işyerinde gerekli iş güvenliği tedbirlerinin alınmamış ve alındığının denetlenmemiş olmasi, işin yapımında yeterli eleman çalıştırılmaması ve kazanın meydana gelmesini önleyecek saha ve ekipman oluşturulmaması sebebiyle meydana geldiğini, kazada murisin kusuru bulunmadığını, davacı eş ... için maddi tazminat alacak miktarının tespiti ile şimdilik kaydıyla 20.000 TL maddi ve 150.000 TL manevi tazminat ile davacı çocuk Aycan için 150.000 TL manevi tazminatın 07.02.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş yargılamanın devamında 24.11.2016 tarihli hesap raporu doğrulutusunda maddi tazminat istemini müvekkili ... için 62.683,46 TL'ye artırmıştır.
2.Davacılar vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; asıl dava dosyasında 08/02/2021 tarihinde alınan hesap raporu doğrultusunda 151.539,73 TL maddi tazminattan asıl davada talep harici kalan 88.656,27 TL'nin kaza tarihinden itibaren faiziyle davalı ...'dan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılar murisi ...'in, diğer davalı ... tarafından ihalesi alınmış olan dikili ağaç ağaç kesim işinde çalışırken, 07.02.2015 tarihinde, tanık beyanlarından anlaşılacağı üzere kesmiş olduğu 3.2 metre uzunluğundaki çam tomruğunu, dikkatsiz ve kontrolsüz bir şekilde tek başına aşağı yuvarlamaya çalışırken, altında kalarak vefat ettiğini, müteveffanın ölümünün tanık ifadelerinden ve bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere, kendi kusuru neticesinde oluşan kazada meydana geldiğini, müvekkili yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
- Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilini çalışma sahasında alt işveren olup asıl işveren Bergama Orman İşletme Müdürlüğünün ihale ile kesim işini müvekkile devretmiş olması nedeniyle ilgili kurumun da davaya dahil edilmesini, çünkü ağaç kesim işi ile ilgili uygulamada teknik bir eksiklik veya usulsüz bir kesim varsa asıl işi yaptıran Orman İşletme Müdürlüğünün sorumsuz olacağının düşünülemeyeceğini, kazanın davacılar murisi ...'in tek başına hareket etmiş olmasından kaynaklı olduğundan tüm kusurun murise ait olduğunu, davacılara SGK tarafından aylık ve gelir bağlanmış olması nedeniyle maddi tazminat alacağı hesabından bağlanan bu gelirlerin gözetilmesi gerektiğini, talep edilen manevi tazminatların çok fazla olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARLARI
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; bilirkişi heyeti 31.08.2020 tarihli bilirkişi raporunda müteveffa işçinin işvereni davalı ...’ın davacılar murisi ...’in kaza olayına maruz kalmasında % 80 oranında kusurlu olduğu, davacılar murisi ...’in kendisinin kazaya maruz kalmasında % 20 oranında kusurlu olduğu, bu tespitin kesinleşmiş ceza mahkemesi kararıyla da uyumlu olduğu anlaşılarak; davacılar murisinin meydana gelen olayda %20, davalı ...'ın %80 ve davalı ...'ın kusursuz olduğunun anlaşıldığını, meydana gelen kaza nedeniyle davalı ...'a kusur izafe edilmediğinde, haksız fiilden sorumluluğu bulunmayan davalı ... yönünden davanın reddine karar vermek gerektiğini, destekten yoksunluk zararının tespitinde PMF 1931 bakiye ömür tablosu esas alınarak davacı ...'nin maddi tazminat alacağının 151.539,73 TL olması gerektiği, asıl dosya kapsamında 62.683,46 TL'nin, bakiye kısmın ise birleşen davada karara bağlandığını, davacıların desteğinin ölüm tarihindeki yaşı, kusur durumu, davacıların eş ve kızı olarak yakınlık derecesi, olay tarihi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve yukarıda açıklanan ilkeler dikkate alındığında davacı ... lehine 64.000 TL, davacı ... lehine 40.000 TL manevi tazminata karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilleri lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının müvekkilerin murisinin somut olayın meydana gelmesindeki kusur oranı dikkate alındığından az miktarda kaldığını, davalılardan ... yönünden hükmedilen vekalet ücretinin maktu vekalet ücreti olması gerekirken hatalı şekilde nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu bildirerek kararı istinaf etmiştir.
2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; hesap raporları arasındaki ciddi değerlendirme ve rakamsal farkların alınacak yeni bir bilirkişi raporu ile giderilmeden çelişkili bilirkişi raporu baz alınarak karar verilmesinin hatalı olduğunu, birleşen Dikili Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/16 Esas sayılı dosyası ile açılan davanın 07.02.2015 tarihli ölüm nedenine bağlı olarak destekten yoksun kalma tazminatı talebinin zamanaşımı süresinin zararın ve yükümlüsünün öğrenilmesinden itibaren 2 yıl olduğunu, davanın zamanaşımı süresi geçmesi sonrası açılması nedeniyle zamanaşımı itirazları doğrultusunda davanın reddi gerektiğini, meydana gelen olayın taksirli oluşu ile kazanın oluşumunda davacıların murisi ...'in de kusurlu olduğu gerçeğini bertaraf edercesine fahiş bir manevi tazminata hükmettiğini, manevi tazminatın zenginleşme aracı olmadığını bildirerek kararı istinaf etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hakkında istinaf başvurusunda bulunulan İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacılar ... ve ... vekili ile davalı ... vekillerinin HMK'nun 353/1 b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı ... vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükmedilen manevi tazminatların az olduğunu, hükme esas alınan 31.08.2020 tarihli bilirkişi raporunda müteveffa işçi ...'e ağaç kesim sırasında uyması gereken kuralları da içerir iş sağlığı ve güvenliği eğitimi verildiğine dair herhangi bir eğitim katılım tutanağı ölçme değerlendirme kaydı, eğitim sertifikası vb. belge bulunmadığını, maktulün üzerinde ve civarında herhangi bir koruyucu elbise ve baret bulunmadığını, olay anında tomruğun önü takozlarla desteklenerek kontrolsüz olarak yuvarlanmasınn engellenmediği, bununla birlikte kesilen parçanın yuvarlanacağı yönde işçinin bulunmasının önlenmediği, kesim yapan işçinin güvenliğinin kendi inisiyatifine bırakıldığı, güvenli çalışmanın sağlanabilmesi için etkin takip ve denetim yapılmadığı, işveren tarafından işyerinde denetim, gözetim ve kontrol yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davalı ...'a karşı açılan davanın reddi nedeniyle maktu vekalet ücreti takdiri gerekirken nispi vekalet ücreti takdirinin hatalı olduğunu, maddi tazminatın hesaplanmasında Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibariyle yürürlüğe giren 2022 yılı asgari ücretlerinin uygulanması gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemenin 2015/170 Esas sayılı dosyada 24.11.2016 tarihli bilirkişi raporunda 62.683,46 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesap ederken, 08.02.2021 tarihli raporda ise 151.539,73 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesap edildiğini, davaya konu iş kazası tek olup, üstelik davacı ve davalı tarafa ait veriler aynı olmasına rağmen iki rapor arasında fahiş fark giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, TBK'nın 72 nci maddesine göre zamanaşımının 2 yıl olduğunu, davanın zamanaşımı süresi geçmesi sonrası açılması nedeniyle zamanaşımı def'i doğrultusunda davanın reddi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, hükmedile manevi tazminatın fazla olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sigortalının iş kazası neticesinde vefatı nedeniyle maddi ve manevi tazminata hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir
- İlgili Hukuk
"Temyiz incelemesinin kapsamı" açısından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddeleri, "Bilirkişi raporuna itiraza" ilişkin 281 inci maddesi, "Tazminat miktarının tayin ve tespiti" açısından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 ve 114 üncü maddesi delaletiyle 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55 ve 56 ıncı maddeleri, "Olayın iş kazası olarak tespiti ile SGK yönünden sonuçları" için 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19, 20 ve 21 inci maddeleri, İş Sağlığı ve Güvenliğine ilişkin alınacak tedbirler bakımından işyerinin nitelik ve kapsamına göre 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu maddeleri, "Usuli kazanılmış hak" yönünden 04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile 09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararıdır.
- Değerlendirme
A) Davacı vekilinin ...'in kısmen reddolan manevi tazminat istemine, davalı ... vekilinin davacılar lehine hükmedilen manevi tazminatlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
- Davacı vekilinin müvekkilleri lehine 150.000 TL'şer manevi tazminat talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince taleplerin kısmen kabulü ile davacı ... lehine 64.000,00 TL, Aycan lehine 40.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği, Bölge Adliye Mahkemesinin 01.03.2022 tarihli kararıyla davacı ve davalı ... istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 107.090,00 TL’lik kesinlik sınırı gözetildiğinde, davacı ...'nin kısmen reddolan manevi tazminat istemininin, davalı aleyhine hükmedilen manevi tazminatların birbirlerinden ve maddi tazminat hükmünden ayrı ve bağımsız olarak anılan kesinlik sınırı altında kaldığı dikkate alınarak bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kesinlikten reddine karar verilmiştir.
B) Davacı vekilinin ...'in kısmen reddolan manevi tazminat istemine, davalı ... vekilinin davacı ... lehine hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekili ile davalı ... vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
a) Manevi tazminat hükmüne yönelik:
- Olay tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 56 ncı maddesinde hakimin bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene veya ölenin yakınlarına manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebileceği öngörülmüştür.
2.Hakimin manevi zarar adı ile zarar görene veya ölenin yakınlarına verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.
-
Manevi tazminat davalarında, gelişmiş ülkelerde artık eski kalıplardan çıkılarak caydırıcılık unsuruna da ağırlık verilmektedir. Gelişen hukukta bu yaklaşım, kişilerin bedenine ve ruhuna karşı yöneltilen haksız eylemlerde veya taksirli davranışlarda tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranlarda manevi tazminat takdir edilmesi gereğini ortaya koymakta; kişi haklarının her şeyin önünde geldiğini önemle vurgulamaktadır.
-
Bu ilkeler gözetildiğinde; aslolan insan yaşamıdır ve bu yaşamın yitirilmesinin yakınlarında açtığı derin ızdırabı hiçbir değerin telafi etmesi olanaklı değildir. Burada amaçlanan sadece bir nebze olsun rahatlama duygusu vermek; öte yandan da zarar veren yanı da dikkat ve özen göstermek konusunda etkileyecek bir yaptırımla, caydırıcı olabilmektir.(HGK 23.6.2004, 13/291 370)
-
Dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere göre somut olayda; dava harici Bergama Orman İşletme Müdürlüğünün ... ili Dikili ilçesi ...Mahallesi ... mevkii 86 nolu ormanlık alanda 946 adet kızılçam ve meşe ağaçlarının kesme, sürütme ve taşıma işleri alıcıya ait olmak üzere ihale üzerinden satışa çıkartıldığı, yapılan ihale sonucu 22.10.2014 tarihinde ağaçların kesme, sürütme ve taşıma işlerini ...'ın üstlendiği ve işlerin yapılacağı alanın 24.11.2014 tarihinde yetkililerce ...'a teslim edildiği, ölen ...'in, tomruk kesme işinde çalışmak üzere ... tarafından olay tarihinden önce işe alındığı, 07.02.2015 günü saat 16:50 sularında ... ili ....ilçesi ...Mahallesi....mevkii 86 nolu ormanlık alanda tomruk kesme işlemi yapan ...'in eğimli arazide bulunan tomruğu kestiği ve kestiği bu tomruğu yukarıdan aşağı yuvarlamak istediği esnada 3,2 metre uzunluğundaki tomrukla birlikte yuvarlandığı ve yuvarlanan tomruğun altında kalarak hayatını kaybettiği anlaşılmıştır. Olayla ilgili hükme esas alınan kusur raporunda davalı İşveren .... %80, davacılar murisi sigortalı %20 ve davalı orman mühendisi ...'ın kusuru olmadığı kabul edilmiştir.
-
Mahkemece olayın gerçekleşme biçimi, müterafik kusur oranı, davacının duyduğu elem ve ıstırabın derecesi ile sosyal ekonomik durumlar gerekçe gösterilerek müteveffa sigortalı ...'in çocuğu Aycan lehine 40.000,00 TL tutarında manevi tazminata hükmedilmiş ise de; yukarıda tarif edilen olayın gerçekleşme şekli ile taraf kusur oranları gözetildiğinde davacı ... lehine hükmedilen manevi tazminatın bir miktar az olduğu, olayda haksız tahrikin etkisi olmamasına rağmen manevi tazminatın takdirinde haksız tahrikin gözetildiğinin de gerekçede belirtilmesi hatalı olmuştur.
-
Bu açıklamalar doğrultusunda mahkemece yapılacak iş, iş kazasında vefat eden sigortalı çocuğu Aycan'ın babasının vefatı nedeniyle duyduğu şiddetli elem ve ızdırabı tazmin ile yeterli hakkaniyete uygun miktarda manevi tazminata hükmetmekten ibarettir.
b) Maddi tazminat hükmüne yönelik:
1.6100 sayılı HMK'nın 266 ncı maddesine göre Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. (Değişik cümle: 3/11/2016 6754/49 md.) Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. (Ek cümle: 03/11/2016 6754/49 md.) Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe, bilirkişi olarak görevlendirilemez. Aynı Kanun'un 281/1 inci maddesine göre "Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler.(Ek cümle:22.07.2020 7251/24 md.) Bilirkişi raporuna karşı talebin bu süre içinde hazırlanmasının çok zor veya imkânsız olması ya da özel yahut teknik bir çalışmayı gerektirmesi hâlinde yine bu süre içinde mahkemeye başvuran tarafa, sürenin bitiminden itibaren işlemeye başlamak, bir defaya mahsus olmak ve iki haftayı geçmemek üzere ek süre verilebilir düzenlemesi yer almaktadır.
- Bilindiği üzere HMK'nın 30 uncu maddesi kapsamında düzenleme altına alınmış olan usul ekonomisi ilkesine göre de hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür.
3.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.02.2021 tarih ve 2018/10(21) 94 E. 2021/111 K. sayılı ilamında da açıkça belirtildiği gibi " Bir tarafın bilirkişi raporuna itiraz etmemesi ile diğer (bilirkişi raporuna itiraz eden) taraf lehine usulî kazanılmış hak doğar. Yani, bir taraf bilirkişi raporuna itiraz etmez, diğerinin itirazı üzerine yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılır ve ikinci bilirkişi raporu birinci rapora itiraz edenin daha da aleyhine olursa, ilk rapora itiraz etmeyen taraf bakımından ilk bilirkişi raporu kesinleştiğinden ve bununla diğer taraf lehine usulî kazanılmış hak doğduğundan, mahkemenin ilk bilirkişi raporuna göre karar vermesi gerekir (Kuru, B., Hukuk Muhakemeleri Usulü, ... 2001, Cilt:3, s. 2753)"
-
Somut olayda, sigortalının tazminini talep ettiği zararın hesap bilirkişi marifetiyle hesaplanmasının bir yönüyle teknik hesap ilkelerini gerektirici bir konu olduğu için hesap bilirkişiden rapor alınması yoluna gidildiği anlaşılmaktadır. Bu kapsamda öncelikle 24.11.2016 tarihli kök hesap raporunun alındığı anılan raporun davacılar vekiline tebliği üzerine 13.12.2016 tarihli dilekçesiyle aleyhe olan hususları kabul etmediğini beyan etmekle beraber somut bir itirazda bulunmadığı ve ... yönünden maddi tazminat istemini bu hesap raporunda belirlenen 62.683,46 TL'ye artırdığı anlaşılmıştır. Davalılar vekillerinin itirazları üzerine kusur oranının %90'dan %80'e düşmesi üzerine 08.02.2021 tarihinde hesap raporu alınmış ise de alınan raporda işlemiş devre hesabının 31.12.2016 tarihinden 31.12.2021 tarihine çekildiği, bu şekilde davalı taraf lehine oluşan usuli kazanılmış hakka aykırı olarak maddi tazminat alacağının ... için 151.539,73 TL olarak tespit edildiği davacı vekilinin ek dava ile asıl davada talep harici kalan 88.656,27 TL'yi talep ettiği ve mahkemece asıl dava ile beraber birleşen dava da hüküm altına alınmış ise de varılan sonuç usulü kazanılmış hakka aykırı olmuştur.
-
Bu açıklamalar doğrultusunda mahkemece yapılacak iş; davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak kapsamında 24.11.2016 tarihli hesap raporunde esas alınan %90 kusur oranı yerine 31.08.2020 tarihli kusur raporuyla belirlenen %80 davalı ... kusur oranını uygulamak ve gelirin tenzilinde de aynı oranı gözeterek sonucuna göre belirlenecek davacı ...'nin tazminat alacağını hüküm altına almaktan ibarettir.
-
O halde davacılar ve davalı ... vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli istinaf itirazlarının esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır .
VI. KARAR: **
Açıklanan sebeplerle;
1 Davacı vekilinin ...'in kısmen reddolan manevi tazminat istemine, davalı ... vekilinin davacılar lehine hükmedilen manevi tazminatlara yönelik temyiz istemlerinin miktardan REDDİNE,
- a) Davacı vekilinin ...'in kısmen reddolan manevi tazminat istemine, davalı ... vekilinin davacı ... lehine hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz istemleri nedeniyle temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
b) İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
3.Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
4.Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.01.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:28:58