Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/833

Karar No

2024/4265

Karar Tarihi

22 Nisan 2024

MAHKEMESİ: Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/1628 E., 2022/1756 K.

KARAR: Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Aksaray İş Mahkemesi

SAYISI: 2019/128 E., 2020/472 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 18.11.2017 tarihinde davacıların murisi sürücü mütevveffa ...'ın yönetimindeki.... plakalı çekici ve çekiciye bağlı .....plakalı yarı römork ile Gebze Kocaeli istikametinde seyir halinde iken birden fazla aracın karıştığı zincirleme trafik iş kazasında öldüğünü, işleten konumunda olan davalı ...'nun sürücünün kullandığı arabanın sahibi ve işvereni olması nedeniyle adam çalıştıran olarak sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 5.000,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işletilecek faizi davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesi ile davacıların murisi ...'ın kendi kusuruyla meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybettiğini, bu kazanın oluşumunda davalının hiçbir kusuru olmadığını, 2918 sayılı Kanun’un 92 nci maddesinde yapılan değişikle kendi kusuruyla ölenlerin yakınlarına tazminat ödenmeyeceğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu iş kazasının davacıların murisi sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki çekici ve yarı römorkunun hızını kullandığı aracın yük ve teknik özelliğine göre ayarlamadığı, trafik kazasının oluşmasında işverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülükleri ile sigortalı işçi çalıştıran ve aracın sahibi olan işverenlik arasında bir nedensellik bağı bulunmadığı, sürücünün hızından dolayı sevk ve idare hatası ile direksiyon hakimiyetini kaybedip şerit ihlali yaparak meydana gelen trafik iş kazasında işverenliğin kaza olayını önlemeye yönelik alabileceği herhangi bir iş sağlığı ve güvenliği tedbiri olmadığından herhangi bir ihmalinin de bulunmadığı, meydana gelen kaza ile işverenliğin sorumlulukları arasında herhangi bir illiyet bağı olmadığı salt işçi çalıştırmak ve kazaya karışan aracın sahibi olmakla kusurlu olunamayacağından davalı ...’nun işveren olarak kazanın meydana gelmesinde kusurlu olmadığı, ... ...'ın, sevk ve idaresindeki çekici ve römorkunun hızını kullandığı aracın yük ve teknik özelliğine (ağır tonajlı) göre ayarlamadığı, trafik işaret levhalarına uymadığı, direksiyon hakimiyetini kaybedip şerit ihlali yaparak karşı şeritten gelen araçlara çarpması nedenleriyle meydana gelen kazada %100 kusurlu olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin iddiaların hiçbirini dikkate almadığını, gerekçeli kararın gerek hukukun temel ilkelerine gerekse usul hükümlerine aykırı ve eksik olduğunu, 2918 sayılı Kara yolları Trafik Kanun'un 85 inci maddesinin son fıkrasına göre "sürücünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olan” işleten tazminat yükümlüsü olacağından, onun bu sorumluluğunu sigorta limitiyle üstlenmiş olan sigortacı, işleten ve sürücünün desteğinden yoksun kalan yakınlarına Yasanın 92/b maddesindeki özel hüküm gereği tazminat ödemesi gerektiğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun bu husustaki kararını ekte sunduklarını, Mahkeme kararının usul ve esasa aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini talep temiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların murisi 02.03.1971 doğumlu ...’ın davalıya ait iş yerinde 16.11.2017 tarihinde sevk ve idaresindeki.... çekici ve buna bağlı .... plakalı römork ile Terminal Caddesini takiben cezaevi istikametine seyir halindeyken Çamaşır Deresi Mevkiine geldiğinde aracının hakimiyetini kaybedip çekicinin sol ön kupa kısmı ile Balküpü Kavşağı istikametine seyir halindeki sürücü A. ....’ın sevk ve idaresindeki ..... plakalı çekiciye bağlı ....plakalı aracın sol yan kısımlarına çarptığı, çarpmanın etkisi ile üst kabinin fırlayarak Balküpü Kavşağı istikametine seyir halindeki sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki.... plakalı aracın sol üst yan kısımlarına, aynı istikamette seyir halindeki ... ....’ın idaresindeki .... plakalı aracın ön kısımlarına, .... plakalı römorkun ön kısımlarıyla aynı istikamette seyir halindeki...’nin idaresindeki ..... plakalı aracın ön kısımlarına çarparak dereye yuvarlandığı, olay yerinde vefat etmek suretiyle trafik iş kazası yaptığı, ... .....’a iş sağlığı ve güvenliği eğitimi ve işbaşı eğitimi verildiği, kazaya karışan ve davacıların murisi tarafından kullanılan 2014 model beyaz renk dizel 375.40 tip ..... Benz marka çekicinin ve çekiciye bağlı 2012 model .... marka .... Mak 3s 137/93 ağır yarı römorkun periyodik araç muayenelerinin yapıldığı, dosya muhteviyatında aracın teknik donanımında bir arıza olup olmadığını belirtir herhangi bir bilgi ve belgenin olmadığı, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'nin 23.10.2018 tarihli raporu ile; ... sürücü ...’ın meydana gelen kaza olayında asli ve tam kusurlu olduğu, kazaya karışan diğer sürücülerin meydana gelen kaza olayında kusursuz olduklarının tespit edildiği, Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 20.11.2018 tarih 2017/22311 soruşturma ve 2018/12240 karar numaralı kararı ile, araç sürücüsü...’ın vefat etmesi nedeniyle kamu davası açılamayacağı, ... hakkında mala zarar verme ve taksirle yaralama suçundan kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına, diğer araç sürücülerinin olay nedeniyle herhangi bir kusurlarının bulunmaması nedeniyle taksirle ölüme neden olma suçundan kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, SGK Müfettişliği tarafından düzenlenen 09.10.2019/93236/02/İR/01 tarih sayılı İnceleme Raporu ile meydana gelen kaza olayının 5510 Sayılı Kanun'un 13/1 a b maddesi uyarınca iş kazası olduğu, ...’ın meydana gelen kaza olayında %100 oranında ağır kusurlu olduğu, Mahkemece makina, inşaat ve kimya mühendisi iş güvenliği uzmanlarından meydana gelen bilirkişi kurulundan alınan 08.03.2020 ve davacılar vekilinin kusur raporuna itirazı üzerine makina mühendisi trafik iş güvenliği uzmanı bilirkişi kurulundan alınan 02.11.2020 tarihli rapor ile davacıların murisinin davaya konu iş kazasının meydana gelmesinde tamamıyle kusurlu olduğu, davalının kusurlu olmadığının bildirildiği anlaşılmaktadır. İşveren yapılan işin gereği işgüvenliği önlemlerini almakla yükümlü olmakla birlikte işçininde iş güvenliği ile ilgili önlemlere uyması ve işin yapıldığı sırada kendi bilgi ve tecrübesine göre gerekli özeni göstermesi gerekmektedir. İşçinin doğrudan tamamıyle kendi kusuru ile iş kazasının meydana gelmesi halinde, işverenin tehlike sorumlu ile kaza arasında illiyet bağı kesilmektedir. Somut uyuşmazlıkta davalı işverene yüklenecek kusur bulunmaması, ölümlü iş kazasının tamamıyla davacıların murisinin kusurundan kaynaklanması nedeni davalının sorumluluğu ile kaza arasında illiyet bağının kesildiğinden mahkeme kabulü dosya kapsamına uygun düşmüştür.

Karayolları Trafik Kanunun "Zorunlu mali sorumluluk sigortası dışında kalan hususlar:

Madde 92 Aşağıdaki hususlar, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışındadırlar.

a) İşletenin; bu Kanun uyarınca eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı yöneltebileceği talepler,

b) İşletenin; eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürebilecekleri talepler,

c) İşletenin; bu Kanun uyarınca sorumlu tutulmadığı şeye gelen zararlara ilişkin talepler,

d) Bu Kanunun 105 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminatı altında yapılacak motorlu araç yarışlarındaki veya yarış denemelerindeki kazalardan doğan talepler,

e) Motorlu araçta taşınan eşyanın uğrayacağı zararlar,

f) Manevi tazminata ilişkin talepler.

g) (Ek: 14/4/2016 6704/4 md.) Hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri,

h) (Ek: 14/4/2016 6704/4 md.) İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri,

i) (Ek: 14/4/2016 6704/4 md.) Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler."Anılan düzenleme gereği de davalının zarardan sorumlu tutulamayacağı anlaşılmaktadır." gerekçeleriyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; "Müvekkillerimin murisinin söz konusu olayda nasıl bir kaza ile karşı karşıya kaldığını ayrıntılı bir şekilde açıklaması gerekirken buna değinmemiş ve iddialarımız ile ilgili bir tespit ve yorumda bulunmamıştır. İşleten konumunda olan davalı ... adlı şahıs şirketi ise sürücünün kullanmış olduğu arabanın sahibi olması ve müteveffanın şirket daimi çalışanı olması dolayısıyla söz konusu kusurdan işçi çalıştıran olarak kusurlu konumda olup, tazminat ödemekle yükümlüdür. 2918 sayılı Kara yolları Trafik Kanun'un 85 inci maddesinin son fıkrasına göre "sürücünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olan” işleten tazminat yükümlüsü olacağından, onun bu sorumluluğunu sigorta limitiyle üstlenmiş olan sigortacı, işleten ve sürücünün desteğinden yoksun kalan yakınlarına (Yasanın 92/1), maddesindeki özel hüküm gereği) tazminat ödeyecektir. Bu nedenle, desteğin kusuru nedeniyle yakınlarının sigorta tazminatından yararlanamayacaklarını ileri sürmek Yasa'nın anlam ve amacına aykırı olur. Buna göre Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Ölümlü Trafik Kazası Davaları ve buna ilişkin tazminat davaları bakımından çok önemli olan bir karar vermiştir. Uzun süreden beri beklediğimiz bu kararla trafik kazasında hayatını kaybeden kişilerin yakınları da uğradıkları maddi zararların tazmini isteyebileceklerdir. Sigorta şirketlerinin kusursuz sorumluluğu bakımından önemli tazminat ilkeleri getiren bu kararlar ölenin ardından ekonomik güçlük içinde kalan trafik kazası mağdurları da kaybettikleri yakınlarının desteğinden yoksun kaldıkları için kendilerine tazminat ödenmesini isteyebileceklerdir. Örneğin kazanın fren patlaması sonucu olduğunu düşünsek dahi, buna teknik arıza denilmektedir. Eğer fren patlamasına sürücü kusuru neden olmamış ise, teknik arızadan "işleten işveren” sorumludur. Çünkü motorlu araç işletenler araçların periyodik bakımlarının yaptırmakla yükümlüdürler. Bu bir trafik iş kazası olmasına göre sorumluluğun iki yasal dayanağı vardır: Birincisi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 86 ncı maddesi olup, teknik arıza, işleteni sorumluluktan kurtaran nedenlerden değildir. İkincisi 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesine, İş Sağlığı ve İş Güvenliği Yönetmeliği ile Ağır ve Tehlikeli İşler Yönetmeliğine göre işveren her türlü önlemleri almakla yükümlü olup, aracın periyodik bakımının yapılmaması iş sağlığı ve iş güvenliği kapsamındadır." gerekçeleriyle kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, iş kazası neticesinde vefat eden sigortalının desteğinden yoksun kaldıkları iddiasıyla eş ve çocuklarının maddi tazminat istemlerine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

"Temyiz incelemesinin kapsamı" açısından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369, 370 ve 371 inci maddeleridir. "Tazminat miktarının tayin ve tespiti" açısından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 ve 114 üncü maddesi delaletiyle 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55 ve 56 ncı maddeleri, "Olayın iş kazası olarak tespiti ile SGK yönünden sonuçları" için 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19, 20 ve 21 inci maddeleri, İş Sağlığı ve Güvenliğine ilişkin alınacak tedbirler bakımından işyerinin nitelik ve kapsamına göre 4857 sayılı İş Kanun'un 77 nci maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu maddeleri, "Usuli kazanılmış hak" yönünden 04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile 09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararıdır.

  1. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere özellikle; davacılar vekili tarafından temyiz sebebi olarak ileri sürülen sebeplerin istinaf sebebi olarak da ileri sürüldüğü ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında değerlendirilerek gerekçeye bağlandığı ve anılan gerekçelerin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemesi nedeniyle temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,

2.Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

3.Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararcevapistinaftemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:17:27

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim