Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/13977
2024/424
23 Ocak 2024
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/1276 E., 2023/1079 K.
KARAR: Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... İş Mahkemesi
SAYISI: 2022/55 E., 2023/220 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Kurumca hazırlanan 412777 146 sayılı raporda müvekkilinin eski eşi ... ile formalite olarak anlaşmalı boşandıklarını ve tarafların birlikte yaşadıkları gerekçe gösterilerek müvekkilin ölen babasından kalan emekli maaşının kesilmesi ve bu zamana kadar tahakkuk etmiş tüm ödemelerin iadesinin talep edildiğini, hukuksuz şekilde hazırlanan bu raporun geçerli olmadığını, müvekkilinin eski eşi ... ile 05.12.2016 tarihinde ... 4. Aile Mahkemesinin 2016/1467 E ,2016/1428 sayılı Kararı ile boşandıklarını, müvekkilinin babası ...'in 29.05.2018 tarihinde annesi Zekiye Cirit'in ise 01.09.2020 tarihinde vefat ettiğini, müvekkilin anne ve babasının ölümünden yaklaşık 3 4 yıl öncesinden ebeveynlerinin öleceğini ve onlardan kalacak emekli maaşını alacağını düşünüp eşi ile boşanmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkili ile eski eşi ...'ın boşanma sebebinın ...'ın kumar oynamaya düşkünlüğü, eşi ve çocuklarıyla ilgilenmemesi ve sürekli olarak ailesini borca sokması olduğunu, bu sebeple ... 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2016/772 Esas 2016/1165 K, 29.07.2016 kesinleşme tarihli kararı ile fiil ehliyeti bakımından kısıtlandığını, müvekkili ve eski eşinin boşanmasının yasalara uygun geçek bir boşanma olduğunu, tarafların boşanma olayından sonra kesinlikle bir arada yaşamadığını, gerek fiili aykırılığın gerekse hukuki ayrılığın taraflar arasında sağlandığını, davalı Kurumca hazırlanan raporda tarafların hileli davranışta bulunduğunun iddia edildiğini, bu iddianın varlığının bir an için kabul edilse dahi yalnızca birlikte yaşamanın tek başına hileli davranışın kanıtı olmayacağını, hileli davranışın kanıtlanmasının söz konusu olduğunda eşlerin yalnızca bir arada yaşamasının boşanmanın maaş almak amacı ile yapıldığının ve hileli davranışın tek başına kanıtı olamayacağı konusunda emsal Yargıtay kararları bulunduğunu, davalı Kurumca hazırlanan raporda Yargıtay kararlarında bahsi geçen araştırmaların yapılmadığını, söz konusu raporda genel ve özensiz bir inceleme yapıldığını, bu sebeple bu rapora dayanılarak tarafların birlikte yaşadığı ve boşanmalarının muvazaalı olduğunun kabul edilemeyeceğini belirterek Kurumca verilen aylık kesilmesi kararının iptaline karar verilmesi talebiyle dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna başvuruda bulunulmasının zorunlu olduğunu; birim içi yürütülen yazışmalar neticesi elde edilen bilgi ve belgelerin tetkikinde, davacının müvekkil Kuruma başvurusuna ilişkin bir kayda rastlanmadığını, davacıya talebine istinaden Kurumlarınca ölüm aylığı bağlandığı, ancak Sosyal Güvenlik Denetmenliği'nce yapılan araştırma sonucu tanzim edilen 27.12.2021 tarih ve 2021/412777/146 sayılı rapor ile, ...'in boşanmış olduğu eşi ... ile boşandıkları tarihten sonra eylemli olarak birlikte yaşamaya devam ettiklerinin tespit edildiğini, bu nedenle, ...'e bağlanmış olan ölüm aylığının başlangıç tarihi olan Eylül/2020 tarihi itibariyle kişi hatası olarak iptal edilerek, yersiz ödenen aylıkların, davacı adına borç çıkartıldığını, denetmen raporunda, Kurum kayıtlarından yapılan incelemeler doğrultusunda; ... ve ...'ın boşanma tarihleri olan 05.12.2016 08.05.2018 tarihleri arasında aynı ikamet adresinde bulundukları, daha sonrasında il olarak adreslerinin değiştiğinin Kurum kayıtlarından tespit edildiği, Kurum kayıtlarından yapılan Medula sorgusunda, ...'in 22.07.2021 tarihli ... Eskil Devlet Hastanesi muayenesi sonrasında 2GR9VWA reçete numaralı reçetede bulunan ilaçların eczaneden yakını olarak ... tarafından teslim alındığının tespit edildiğini, yine Kurum kayıtlarından yapılan medula sorgusunda, ... ve ...'ın hasta adreslerinin aynı olduğunu ve medula hastane sorgulamasında, şahısların ... Eskil Devlet Hastanesi Acil Polikliniği'nde aynı tarih olan 30.04.2019 tarihinde sırasıyla ...'ın 19.09 ve ...'in 19.10 takip kayıt zamanı ile muayene olduklarının görüldüğünü; boşanmış bireylerin bu şekilde doktor ziyaretinde bulunmalarının hayatın olağan akışına ters düştüğünü, tüm bu hususların birlikte değerlendirildiğinde davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılama aşamasında celbedilen banka kayıtları, medula kayıtları, su elektrik telefon abone kayıtları, adres değişiklik ve nakillere ilişkin belgeler, emniyet araştırması ile tanık beyanlarının değerlendirilmesinden; gerek Medula kayıtları, gerek davacı, boşandığı eşi ... ile ...'ın imzalı beyanları, gerek davacının oylarını kullandığı adresin Malas Cad. No:2/3 Fatih Mah. Selçuklu ... olması ve bu adresin abonelik kaydının 2020 yılına kadar ... adına olması gözetildiğinde birlikte yaşam olgusunun mevcut olduğu, denetmen raporunda mevcut beyanlar ile Mahkememizce celbedilen kayıtlar karşısında soyut düzeyde kalan emniyet araştırması sonucuna ve aksine tanık beyanlarına itibar etmenin mümkün olmadığı, nihayetinde davalı Kurumun aylık iptali ve borç çıkarma işleminde bir hata bulunmadığı kanısına varılmakla davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalı Kurumca hazırlanan 412777 146 sayılı raporda müvekkilin eski eşi ... ile formalite olarak anlaşmalı boşandıklarını ve tarafların birlikte yaşadıkları gerekçe gösterilerek müvekkilin ölen babasından kalan emekli maaşının kesilmesi ve bu zamana kadar tahakkuk etmiş tüm ödemelerin iadesi talep edilmiş ise de hazırlanan bu raporun geçerli olmadığını, ... ve eski eşinin boşanmasının yasalara uygun gerçek bir boşanma olduğunu, tarafların boşanma olayından sonra kesinlikle bir arada yaşamamış olduğunu ve dinlenilen tanıklar iddialarını doğruladığını, davalı Kurumca hazırlanan raporda yeterli araştırma yapılmadığını, bu sebeple bu rapora dayanılarak tarafların birlikte yaşadığı ve boşanmalarının muvazaalı olduğunun kabul edilemeyeceğini belirterek Yerel Mahkemenin kaldırılarak davanın tüm talepleri doğrultusunda kabul kararı verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamına, banka kayıtları, hastane kayıtları, kolluk kuvvetlerinden gelen cevabı yazı içeriklerine göre davacı ... ile boşandığı eski eşi ...'ın 11.04.1988 tarihinde evlendikleri, 05.12.2016 tarihinde boşandıkları, ...'in adresinin .... Mah. .... Cad. No: 124 İç Kapı No: 1 Karatay/ ... olduğu, ...'ın adresinin ise Yıldırım Mah. ..... No:24 Eskil/... olduğu, ... ve ...'ın boşandıkları tarih olan 05.12.2016 tarihinden 08.05.2018 tarihine kadar adreslerinin aynı olduğu, sonrasında da tarafların ikamet adreslerinin il olarak farklı olduğu, Yıldırım Mah. ..... Evleri No:24 Eskil/... adresinde yapılan Kurum denetmeni tarafından yapılan 21.10.2021 tarihli tespitte, davacı ... ve ...'ın aynı hanede yaşadıkları görülerek bu hususta beyanlarının alındığı, yine Kurum denetimi kapsamında yapılan MEDULA sorgulamasında; şahısların ayrı olduğu dönemlerde birbirlerine ait ikamet yerlerinde bulunan sağlık kuruluşlarında muayene oldukları ve ikamet adresi olarak aynı adresleri bildirdikleri, ... ilinde farklı zamanlarda muayene olduklarında da aynı aile hekimi olan doktor Saime Şebnem Gür Önal'a muayene olarak aynı eczane olan Çeşmeli eczanesinden ilaç alımı yaptıkları, şahısların ... Eskil Devlet Hastanesi'nde 30.04.2019 tarihli hastane muayene kayıtlarının olduğu ve kayıt zamanlarının 19:09 ve 19:10 şeklinde sıralı olarak peş peşe olduğu, Kurum denetmeni tarafından ifadesine başvurulan ...'ın imzalı ifadesinde tarafların aile hayatı yaşadıklarını doğruladığı, yine Kurum denetim elemanı tarafından yapılan araştırma sırasında davacı ... ve boşandığı eşi ...'ın imar barışından yararlanarak söz konusu yerde ikamet ettiklerini, ödemesini ...'in yaptığını, evin elektrik ve su aboneliğinin ...'a ait olduğunun tespit edildiği Mahkemece yapılan yargılama ve toplanan deliller bağlamında davacı ...'in Kurumca yapılan birlikte yaşama olgusu tespitinin aksini ispatlayamamasına göre, 5510 sayılı Kanun'un 56/2 nci maddesi gereğince davacının babasından aldığı aylığın kesilmesinde yasaya aykırılığın söz konusu olmadığı anlaşılmış, bu bağlamda Yerel Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu değerlendirilmekle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesi ile benzer sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığından bahisle kesilen ölüm aylığının tekrar bağlanması ile aksine Kurum işlemin iptali istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 69 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 344 üncü maddesi, 370 ve 371 inci maddeleri ve 5510 sayılı Kanun'un 56 ve 96 ncı maddeleri.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, özellikle davacı ve eski eşi adına kayıtlı adreslerde yapılan araştırma kapsamında dinlenen kamu tanıklarının beyanları, medula kayıtları ile dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgilisine yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:28:58