Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/13818
2024/414
23 Ocak 2024
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
EK KARAR TARİHİ: 21.11.2020
SAYISI: 2023/1493 E., 2023/1503 K.
KARAR: Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... İş Mahkemesi
SAYISI: 2022/549 E., 2023/98 K.
Taraflar arasındaki Tarım Bağ Kur sigortalılığının iptali ile alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle sigortalılığın iptali ile prim iadesi talebinin 13.771,60 TL'si yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, fazlaya ilişkin 228,40 TL'lik prim iadesi talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının prim ödeme gün sayısını tamamlayarak davalı Kuruma emeklilik için müracaat ettiğini, müracaatı sonrasında geriye dönük borçlanma yaparak emekli olabileceğini öğrendiğini, verilen bilgi üzerine Kuruma Tarım Bağ Kur sigortalılığı nedeniyle 14.000,00 TL ödeme yaptığını, ancak emekli olamadığını, davacının SSK'lı çalışmalarının son 7 yıl içinde 4 b Tarım Bağ Kur sigortalılığından az olduğu gerekçesiyle SSK kapsamında emekli olmasının da sağlanmadığını, çay tarımıyla aktif olarak uğraşmadığını, adına kayıtlı çay cüzdanı nedeniyle Tarım Bağ Kur sigortalısı kabul edildiğini, tarım faaliyeti yürütmediği için tarımsal gelirin de söz konusu olmadığını, Tarım Bağ Kur sigortalısı olduğu süreçte SSK'lı çalışmaları olduğunun tespit edildiğini, çakışan dönemler için açmış olduğu davada ... İş Mahkemesinin 2015/209 E. sayılı kararı ile SSK'lı çalışmalarına üstünlük tanınması gerektiğine hükmedildiğini, 5510 sayılı Kanun'un 6/1 ı maddesi gereği yıllık tarımsal gelirinin masraflar düşüldükten sonra kalan tutarının aylık ortalamasının kanunda tanımlanan prime esas günlük kazanç alt sınırının 5510 sayılı Kanun'un geçici 16 ncı maddesi gereğince belirlenen alt sınırdan az olduğunu, bu itibarla Tarım Bağ Kur sigortalılığının iptaline karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, davacının 4 b Tarım Bağ Kur sigortalılığına ilişkin Kurum işleminin iptali ile bu sigortalılığa dayanarak borçlandırma suretiyle ödemiş olduğu 14.000,00 TL'nin yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... İş Mahkemesinin 2015/209 2015/79 E.K. sayılı dosyasının kesinleşmediğini, karar doğrultusunda işlem yapılabilmesi için davacının Kuruma başvurusu ve dosyanın kesinleşmesi gerektiğini, Kurum tarafından re'sen yapılmış usule aykırı bir işlem bulunmadığını, Kurumun yapmış olduğu tüm işlemlerin hukuka ve yasalara uygun olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İstinaf kaldırma kararı doğrultusunda yeniden yapılan yargılamada; davacının 4 a sigortalılığı ile çakışan 4 b Tarım Bağ Kur sigortalılığının iptali için açtığı ve eldeki dosyanın yargılama aşamasında 04.06.2018 tarihinde kesinleşen ... İş Mahkemesinin 2016/274 2017/117 E.K. sayılı kararıyla, davacının 20.11.2008 23.05.2010 tarihleri arasındaki Tarım Bağ Kur günlerinin iptaline karar verildiği, kesinleşen Mahkeme kararı öncesinde davacının 01.08.2004 17.10.2004, 01.09.2005 06.08.2007, 01.06.2008 05.05.2011, 24.06.2011 18.02.2013 tarihleri arasında olmak üzere toplam 6 yıl 8 ay 21 gün Tarım Bağ Kur sigortalılığı varken; kesinleşen karar ile birlikte 01.08.2004 17.10.2004, 01.09.2005 06.08.2007, 01.06.2008 19.11.2008, 24.05.2010 05.05.2011, 24.06.2011 18.02.2013 tarihleri arasında toplam 5 yıl 2 ay 18 gün tarım sigortalılığının mevcut olduğu, davacının 6552 sayılı Kanun'la 06.11.2014 tarihinde toplam 13.771,60 TL prim ödemesi gerçekleştirdiği, bunun 3.149,51 TL'sinin daha önceki mahkeme kararıyla iptal edilen 20.11.2008 23.05.2010 dönemine ilişkin olduğu, 10.622,09 TL'sinin ise 5 yıl 2 ay 18 gün tarım sigortalılığına karşılık geldiği, davacının yapılandırma kapsamında yapmış olduğu prim ödemesine karşılık yine de emekli olamadığı gerekçesiyle iş bu davada tüm Tarım Bağ Kur sigortalılık günlerinin iptalini ve borçlanma nedeniyle ödenen 14.000 TL'nin yasal faiziyle birlikte iadesini talep ettiği, dava açıldıktan sonra 5 yıl 2 ay 18 gün Tarım Bağ Kur sigortalılığı emekliliğe esas hizmet süresinden sayılarak davacıya 01.07.2017 tarihinden itibaren aylık bağlandığı, iptal edilen 20.11.2008 23.05.2010 dönemine ilişkin prim ödemesi olan 3.149,51 TL'nin de yine dava açıldıktan sonra 10.12.2020 tarihinde iade edildiği, 14.000,00 TL dava değerinin konusuz kalan 13.771,60 TL'si (3.149,51 + 10.622,09) yönünden davacının haklı olduğu, kalan miktar yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğinin kabulü ile hüküm kurulmuştur.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davalı SGK Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde; davacının Mahkemede ödemiş olduğu 14.000,00 TL'ye ilişkin talep gerekse fazlaya ilişkin talep ve dava hakkının saklı tutulmadığını, anılan karar doğrultusunda davacının Kuruma başvurusunun bulunmadığını, davacıların ne daha önceki Mahkemeden ne de Kuruma böyle bir talebinin olmadığını, davanın açılmasına Kurumun sebebiyet vermediğini, bahsi geçen dönemin dava açılmadan önceki işlemin davacının tamamen davaya konu ettiği önceki sigortalılığı ve prim ödemesi olduğunu, sayın Mahkemenin öncelikle ihtilaf olan dönemde davacının ürün satışlarından prim tevkifatının yapılıp yapılmadığı ve Kurum kayıtlarına intikali araştırılarak uyuşmazlık konusu dönemde davacının kendi nam hesabına tarımsal faaliyetinin varlığı ve süresi yönünden gerekli inceleme ve araştırma yapılarak; nerede oturduğu, kendi mülkü ve miras yolu ile elde ettiği mülkte mi yoksa ortaklık ya da kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde mi tarımsal faaliyette bulunduğu; varsa ortaklık ve kiralamaya ve arazinin miktarına ait delillerin neler olduğu, icar sözleşmesi bulunup bulunmadığı; İlçe Tarım Müdürlüğü tarım kredi ile yağlı tohumlar veya ürün çeşitlerine göre üyesi olma ihtimali bulunan diğer kooperatif kayıtlarının başlangıç ve bitiş tarihleri; hangi tür ürünler ektiği, ne kadar ürün elde ederek nerelere sattığı, ürün teslimlerinden Bağ Kur prim tevkifatı yapılıp yapılmadığı hususları dava konusu dönem içerisinde görev yapan muhtar veya azalar ile ilgili kişi ve kurumlardan sorularak ve zabıta marifetiyle araştırılıp somut verilere dayalı tespit yapılarak açıklanan yasal düzenlemeler çerçevesinde değerlendirme yapılıp davacının ihtilaf konusu dönemlerde 5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (b) bendi çerçevesinde tarımsal faaliyetinin ihtilaf konusu dönemde tarımsal faaliyetinin bulunmadığının tespiti halinde (a) bendi kapsamında sigortalı olduğunun kabul göreceğini, Yerel Mahkemenin Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin bozma ilamına aykırı bir şekilde yapmış olduğu yargılama neticesinde karar verdiğini, itilaf konusu dönemde yürürlükte bulunan 5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (b) bendi ile aynı Kanun'un 53 üncü maddesi olduğunu, 5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (b) bendi gereğince "kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan,... Tarım faaliyetinde bulunanların," sigortalı sayıldıklarını, zorunlu sigortalılık hallerinin çakışması sorununun çözümünün, 5510 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinde “Sigortalılık Hallerinin Birleşmesi” başlığı altında düzenlendiğini: “Sigortalının, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık hallerinden birden fazlasına aynı anda tabi olmasını gerektirecek şekilde çakışması halinde; öncelikle aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında, (c) bendi kapsamında çalışması yoksa ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisi esas alınarak sigortalı sayılacağının belirtildiğini, sosyal güvenlik hakkı, kamu düzenini ilgilendirdiğinden, bu konudaki araştırmanın titizlikle yapılması ve tereddüde yer vermeyecek kesin delillerle kanıtlanması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri nazara alındığında, davacının Tarım Bağ Kur sigortalılığının iptali ve geriye dönük borçlanma yoluyla yapılan prim ödemesinin iadesi isteminde bulunduğu, davacılar murisince primin iadesi talebinde bulunulmuş olmakla muris tarafından ödenen primin bir kısmının dava tarihinden sonra Tarım Bağ Kur sigortalılığına mal edilerek emekli edildiği, kalan kısmının ise dava açıldıktan sonra iade edildiği, dava açıldıktan sonra Kurumca yapılan işlemlere yönelik davacının dava açmakta haklı olduğu kabul edilerek karar verlmesinin yerinde olduğu, Mahkemece verilen kararda hata olmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı SGK Başkanlığı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyizen bozulmasını istemiştir.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Tarım Bağ Kur sigortalılığının iptali ile alacak istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçici 7 nci maddesi delaletiyle mülga 2926 sayılı Kanun'un 2, 3, 6, 9 ve 10 uncu maddeleri.
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davalı SGK Başkanlığı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:28:58