Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/6826
2024/3650
3 Nisan 2024
MAHKEMESİ: İş Mahkemesi
SAYISI: 2018/168 E., 2018/468 K.
KARAR: Direnme
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 10. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece bozma kararına karşı direnilmiştir.
Direnme kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı murisi ... ...'in davalı şirkete ait iş yerinde 08.08.1986 tarihinden yıl sonuna kadar hizmet akdi ile çalıştığını ancak işe giriş bildirgesi verilmesine rağmen çalışmalarının Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmediğini ileri sürerek davalı iş yerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen 08.08.1986 ile 1987 yılı Ocak ayı arasındaki döneme ilişkin hizmetlerinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini ayrıca bu tür davaların kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle tüm araştırmaların resen yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... ... ...İnşaat Malzemesi Taahhüt Nakliye Ticaret Kollektif Şirketine (...Kollektif Şirketi) 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35 inci maddesine göre tebligat yapılmış olup davaya cevap verilmemiştir.
Davalı ... 20.01.2015 tarihli duruşmadaki beyanında; ihtilaf konusu dönemde sadece şirket ortağı olduğunu, davacının murisinin davalı iş yerinde 4 5 ay çalıştığını ancak net tarih bildirmesinin mümkün olmadığını belirtmiştir.
Davalı ... 20.01.2015 tarihli duruşmadaki beyanında; davalı şirkete 1999 yılında ortak olarak girdiğini, davacının murisini tanımadığını belirtmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 21.10.2015 tarihli ve 2012/101 Esas, 2015/650 Karar sayılı kararıyla; 07.01.2001 tarihinde vefat eden eşinin sigortalılık durumu davacının hak alanını ilgilendirdiğinden dava açmakta hukuki menfaatinin bulunduğu, öte yandan davalı şirketin faaliyetini sonlandırdığı ve ticaret sicilinden terkin edildiğinin tespit edilmesi nedeniyle davacı tarafa şirketin ihyası için süre verildiği, Bursa 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/13 Esas, 2013/44 Karar sayılı kararı ile davalı şirketin hizmet tespit davası ile sınırlı olmak üzere ihyasına karar verildiği, kararın temyiz edilmeden 05.02.2014 tarihinde kesinleştiği, şirket ortaklarının şirketin borçlarından kendi mal varlıklarıyla da sorumlu oldukları gözetilerek Ticaret Mahkemesindeki davada davalı olarak gösterilmiş olmaları sebebiyle ortakların davada yer almalarının sağlandığı, davanın esası yönünden ise toplanan delilere göre davacının murisi olan sigortalının davalı şirkete ait işyerinde 08.08.1986 15.12.1986 tarihleri arasında çalıştığının belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. 1.Bozma Kararı
-
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin Dairenin 21.01.2016 tarihli ve 2015/23755 Esas, 2016/514 Karar sayılı bozma kararında; Mahkemece davacının murisinin 1986 yılında gerçekleştiği iddia edilen çalışmaları ile ilgili dönem bordrosu, işe giriş bildirgesi gibi belgelerin Kuruma verilip verilmediği, Kurum kontrol memurları tarafından saptanmış bir çalışma olup olmadığı yöntemince saptandıktan ve buna göre hak düşürücü sürenin gerçekleşip gerçekleşmediği irdelendikten sonra elde edilecek sonuca göre hüküm kurulması gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur.
Mahkemenin 31.01.2017 tarihli ve 2016/266 Esas, 2017/55 Karar sayılı kararıyla; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu bozma kararında belirtilen belgeler getirtildikten sonra murise ait işe giriş bildirgesinin 28.08.1986 tarihinde Kuruma verildiği, bu nedenle 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçmediği belirtilerek önceki gerekçe tekrar edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
B. 2.Bozma Kararı
-
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 19.03.2018 tarihli ve 2018/1463 Esas, 2018/2282 Karar sayılı bozma kararında; davalı ..., ... ...İnş. Malz. Taah. Nak. Tic. Koll. Şti.'nin 28.07.2004 tarihi itibariyle feshedildiğini, bu durumda, taraf ehliyeti bulunmayan şirket aleyhine karar verildiği anlaşılmış olmakla, davalı şirket hakkında ihya yapılması için yasal prosedür işletilmek suretiyle ihyasına dair karar alındıktan sonra, usulüne uygun şekilde taraf teşkilinin sağlanması ve sonrasında karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve infazı mümkün olmayacak şekilde, karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Verilen Direnme Kararı
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Bursa 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp kesinleşen davada hizmet tespit davası ile sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına karar verildiği, Bursa Ticaret Sicil Müdürlüğünün 23.11.2017 tarihli cevabi yazısında ... ve ...’nın tasfiye memuru olmadıkları, şirkete başkaca tasfiye memuru atanmadığının bildirildiği, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2011/689 Esas ve 2011/698 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere şirkete tasfiye memuru atanmadığından şirket yönetim kurulu üyelerine yapılan tebligatın usulüne uygun olduğu belirtilerek önceki gerekçe de tekrar edilmek suretiyle direnme kararı verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, eksik araştırma ve inceleme sonucu karar verildiğini, hak düşürücü sürenin gözetilmediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
VI. HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu 22.02.2023 tarihli, 2023/10 65 Esas 2023/104 Karar sayılı kararı ile somut olayda davacının murisinin 08.08.1986 1987 yılı Ocak ayları arasında davalı işyerindeki hizmetlerinin tespitini talep ettiği, davalı ...Kollektif Şirketinin 18.01.1985 tarihli Kollektif Şirket Ana Mukavalesinin 5 inci maddesi ile şirketin süresinin tescil ve ilânını mütekaip 10 yıl olduğu ve sürenin bitimine üç ay kala tarafların şirketin feshini talep etmedikleri takdirde sözleşmenin birer yıl devreler hâlinde uzayacağının; 10 uncu maddesi ile de şirketin son bulmasında veya daha evvel ortakların ittifakı ile feshine karar verilebileceğinin kararlaştırıldığı, söz konusu 10 uncu maddeye uygun şekilde davalı şirketin ortakları olan ... ve ... tarafından Bursa 9. Noterliğinin 28.07.2004 tarihli ve 32585 yevmiye numaralı fesihnamesiyle şirketin 16.09.2004 tarihinde feshedildiği, Bursa Ticaret Sicil Müdürlüğünce fesih sebebiyle davalı şirketin 16.09.2004 tarihinde ticaret sicilinden terkin edildiği, Mahkemece davacıya davalı şirketin ihyasını sağlamak amacıyla dava açması için süre verilmesi üzerine Bursa 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/13 Esas sırasına kayden açılan davada hizmet tespiti davası ile sınırlı olmak üzere ihyasına karar verildiği, kararın temyiz edilmeyerek 05.02.2014 tarihinde kesinleştiği, bu aşamadan sonra davalı şirket ortakları ... ve ...'ya tebligat yapılıp davaya dâhil edilerek yapılan yargılama sonucunda davacı murisinin 08.08.1986 15.12.1986 tarihleri arasında davalı şirkete ait işyerinde çalıştığının tespitine karar verildiği; TTK'nın 273 üncü maddesinin 2 nci fıkrasında kollektif şirketin sona ermesinden sonra tasfiye memuru tayin edilmediği takdirde şirketin tüm ortaklarının tasfiye memuru sayılacağına dair açık hüküm bulunduğu, somut olayda davalı şirkete atanan tasfiye memurunun olmadığı, tasfiyeyi şirket ortaklarının yaptığı, ayrıca şirketin hizmet tespiti davası ile sınırlı olmak üzere ihyası şirket ortaklarına eldeki davada tebligat yapılıp taraf hâline getirildiği dikkate alındığında davada taraf teşkilinin sağlandığı kabul edilmelidir, denilerek, direnme kararı usul ve yasaya uygun bulunmuş ve davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesi üzerine dosya Dairemize gönderilmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; davacının davalı iş yerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen 08.08.1986 ile 1987 yılı Ocak ayı arasındaki döneme ilişkin hizmetlerinin tespiti istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddeleri, 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 1 inci maddesi atfıyla uygulanması gereken 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 288 ve 289 uncu maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 2, 6, 9, 78 inci maddesi ile 79 uncu maddesinin 10 uncu fıkrası
-
Değerlendirme
-
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelene Mahkeme kararının kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
03.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:18:21