Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/8608

Karar No

2024/3602

Karar Tarihi

2 Nisan 2024

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2018/4004 E., 2020/1720 K.

KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Bolu İş Mahkemesi

SAYISI: 2013/107 E., 2018/330 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı vekili tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların murisleri olan Sabahattin Yerlikaya'nın davalı iş yerinde çalışırken, işveren yetkilisinin talimatı ile kargo şirketine ait araç ile davalı şirkete ait malların dağıtımını yapmak üzere yola çıktığını, araçta yolcu olduğunu, meydana gelen trafik kazası sonucu vefat ettiğini beyan ederek maddi ve manevi tazminat talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; olayın iş kazası olmadığını, trafik kazası sonucu davacılar murisinin vefat ettiğini, kazanın müvekkilinin asıl işinin yapıldığı sırada meydana gelmediğini, kazanın meydana gelmesinde müvekkiline atfedilebilecek bir kusur bulunmadığını, taşıma şirketine ait aracın sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, davacıların sigorta şirketlerinden aldığı ödemelerin belirlenen tazminatlardan mahsubu gerektiğini, murisin asgari ücret karşılığı çalıştığını, talep edilen manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 303.307,60 TL maddi tazminatın, 15.000,00 TL manevi tazminatın, davacı Esma Naz Yerlikaya için 51.056,17 TL maddi tazminatın, 15.000,00 TL manevi tazminatın, davacı Cüneyt Yerlikaya için 59.392,19 TL maddi tazminatın, 15.000,00 TL manevi tazminatın, kaza tarihi olan 01.10.2012'den itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; olayın trafik kazası olması sebebiyle 2918 sayılı Kanun gereği ücret bordrosundaki ücreti üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, davacının sendikalı olmamasına rağmen Tez Koop İş Sendikası tarafından bildirilen emsal ücret miktarına itibar edilmesinin hatalı olduğunu, davacının asgari ücret ile çalıştığını, alınan üç ayrı hesap bilirkişisi raporu bulunduğunu, raporların tamamının birbiri ile çelişkili olduğunu, bu çelişkiler giderilmeden hükme esas alındığını, gelirin ilk peşin sermaye değerinin çok düşük olduğunu, SGK'dan bu durumun sorulması taleplerinin değerlendirilmediğini, müteveffanın işverenin talimatı olmaksızın kaza yaptığı araca bindiğini, bu sebeple müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının malzemelerin sadece araca yüklenmesinden sorumlu olmasına rağmen araca binerek zarara sebebiyet verdiğini, hesap bilirkişisi raporunun hatalı olduğunu, emeklilik tarihinin hangi kritere göre 60 yaş olarak belirlendiğinin, yine hesaplama yöntemine ilişkin hiç bir açıklama yapılmadığını, hesaplamaların fahiş olduğunu, ayrıca hatır taşıması sebebiyle indirim yapılması gerektiğini, taşıma şirketi ile aralarında asıl alt işveren ilişkisi bulunmadığını, sadece taşımacılık sözleşmesi nedeniyle sorumlu tutulamayacaklarını, kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini, sigorta şirketi tarafından ödenen tazminatın hesaplanan alacaktan mahsubu gerektiğini beyan ederek İlk Derece Mahkemesinin kararının ortadan kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar murisinin davalı iş yerinde çalışırken işveren vekilinin talimatı ile dağıtımı yapılacak eşyaları dağıtıma çıktığı sırada taşıma şirketinin aracının kazası sonucu vefat ettiği, taşıma şirketi ile davalı arasında asıl alt işveren ilişkisi bulunmamakla birlikte işverenin talimatı olmadan davacının araca binip dağıtıma çıkması hayatın olağan akışına uygun olmadığı gibi, işveren yanında çalışan tanık, talimat olmadan işyerinden ayrılınamayacağını, genelde taşımanın işyeri aracı ile yapıldığını o gün taşıma şirketi ile anlaşıldığını belirtmiş olup, davacının taşıma aracı ile dağıtıma çıkması talimatının işverenden geldiğinin anlaşıldığı, olayda taşıma şirketinin esasen sadece malın taşınması işini almış olup dağıtım işinin davacılar murisince yapılacağı anlaşıldığına göre kazanın murisin işini ifa ederken meydana geldiğinin kabulü ile davalı işverenin sorumlu olduğu sonucuna varılmakla, Mahkeme kararının sonucu itibariyle doğru olduğunun anlaşıldığı, davacılar murisinin, davalı işyerinde meydana gelen iş kazası neticesinde vefat ettiği, olayın iş kazası olması sebebiyle İş Kanunu ve iş güvenliği hükümlerinin uygulanmasının yerinde olduğu, kazada, murisin yolcu olması da dikkate alındığında kusursuz olduğu yönündeki kusur bilirkişisi raporunun oluşa uygun olduğu, teftiş raporunda ve ceza davasında alınan raporlarda aynı durumun belirtildiği, raporlar arasında bir çelişkinin bulunmadığı, bu sebeple çelişkinin giderilmesi için yeni rapor alınmasına gerek olmadığı, kaza sebebiyle %100 kusurlu bulunan araç sürücüsünün kusurundan teselsül hükümleri gereği davalı işverenin sorumlu olduğu, davacılar murisinin 4 yılı aşkın bir süredir iş yerinde çalışıyor olması, tanık beyanları, TÜİK verileri ve emsal ücret araştırması dikkate alınarak asgari ücretin 1,5189 katı ücret karşılığı çalıştığının kabulünün isabetli olduğu, hükme esas alınan 14.08.2017 tarihli raporda hesaplamalara esas alınan ücretin dosya kapsamına uygun olduğu gibi, rapor tarihi itibariyle davacı eşin evlenme ihtimalinin kalmadığının doğru olarak belirlenlendiği, Yargıtay içtihatlarına göre aktif devrenin 60 yaş olarak kabulünün doğru olduğu, davacılara bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değeri SGK tarafından bildirilmiş olup kazaya 3. kişi sebebiyet verdiğinden rücu edilebilecek miktarın 3. kişinin kusurunun yarısı olarak belirlenmesinin de isabetli olup hükme esas alınan bilirkişi hesap raporunun dosya kapsamı, Yargıtay uygulamalarına uygun olduğu, bu rapor doğrultusunda maddi tazminat taleplerinin hüküm altına alınmasının yerinde olduğu, davacılar murisinin kusuru bulunmadığından, olayın hatır taşımacılığı değil iş kazası olduğu da göz önüne alındığında müterafik kusur indirimi yapılmamasının, yine sigorta şirketi tarafından ödenen miktarın, koltuk ferdi kaza sigortası olması sebebiyle hesaplanan miktardan indirilmemesinin yerinde olduğu gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1 b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, iş kazasında vefat eden sigortalının yakınlarının tazminat istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13 ncü maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2 nci ve 77 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun'un 4 üncü maddeleridir.

  1. Değerlendirme

  2. Davalı vekilinin davacı çocuklar için hükmedilen maddi tazminatlara ve tüm davacılar için hükmedilen manevi tazminatlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanunun 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

2.6100 sayılı HMK'nın 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır.

3.Dosya içeriğine göre, temyize konu edilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 72.070,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla davalı vekilinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.

  1. Davalı vekilinin eş için hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davalı vekilinin maddi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının, istinaf itirazları olarak da ileri sürüldüğü ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında karşılanarak gerekçe oluşturulduğu hususları da dikkate alınarak, temyiz kapsam ve nedenlerine göre tüm temyiz itirazlarının reddi ile anılan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

  1. Davalı vekilinin davacı çocuklar için hükmedilen maddi tazminatlara ve tüm davacılar için hükmedilen manevi tazminatlara yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE,

  2. Davalı vekilinin eş için hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı fazladan alınan temyiz harcının temyiz eden ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizvı.kararımahkemesionanmasınareddinederece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:18:35

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim