Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/9187
2024/3530
1 Nisan 2024
MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/1097 E., 2023/1545 K.
HÜKÜM/KARAR: Direnme Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ: Fethiye 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI: 2020/313 E., 2022/90 K.
Taraflar arasındaki iş kazasının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekilinin tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden karar vermek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce yapılan inceleme sonunda kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.
Direnme kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili: müvekkillerinin murisi ...’ın Seydikemer Belediyesinde Fen işlerine bağlı şoför olarak 31.01.2002 tarihinden itibaren çalıştığını, 28.06.2018 tarihinde fen işleri müdürü ...’ın talimatı ile bakımsız ve teknik olarak yola elverişsiz ... plakalı aracın arkasında bulunan tankerin kayması sonucunda, murislerinin kafasını çarpması nedeniyle ağır yaralanmasına rağmen olayın örtbas edildiğini olay yeri ve kaza tespit tutanağı düzenlenmediğini, murislerinin hastaneye gitmesine izin verilmediğini, aracın sonradan haricen tamir edildiğini, kazanın Kıvanç Tosun ve Sadık Sazboğaz tarafından fotoğraflandığını, murislerinin korkutulması nedeniyle hastaneye gitmediğini, resmi kurumlara olayın intikal ettirilmediğini ancak murislerinin durumunun ağırlaşması üzerine hastaneye gittiğini ve beyin kanamasından hayatını kaybettiğini, Kuruma yaptıkları iş kazası tespiti istemlerinin ret edildiğini beyan ederek, meydana gelen kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davalı Seydikemer Belediye Başkanlığı vekili; davacı tarafın, tespit davası açmasında hukuki yararın olmadığını, davacının tazminat davası açması gerektiğini, tazminat davasında ön sorun olarak iş kazasına ilişkin olarak incelemenin yapılacağını, eda davası açılabilecek durumlarda tespit davasının açılamayacağını, davacı tarafça iş bu dava açılmadan önce SGK Başkanlığı'na müracaat edildiğini ve yapılan başvurunun Kurumca reddine karar verildiğini, kaza ile davacılar murisinin ölümü arasında illiyet bağı bulunmadığını, davacı tarafça müvekkili belediye tarafından taleplerinin yerine getirilmemesi sebebiyle dava açıldığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Davalı Kurum vekili, iş kazası geçirdiğini iddia edilen ... tarafından 28.06.2018 tarihinde Kuruma herhangi bir hastane raporu, kaza yaptığına dair kaza tespit tutanağı sunulmadığı gibi Kuruma iş kazası yaptığına dair bildirimin de yapılmadığını, bu nedenle davacılar vekili tarafından 07.11.2019 tarih, 17.179.426 sayı ile Kuruma yapılan müracaatın komisyon tarafından reddedildiğini, Kurum tarafından yapılan işlemlerde bir usulsüzlüğün olmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi kararıyla; davacılar murisinin yaklaşık bir ay sonra 28.07.2018 tarihinde ... hastaneye yattığı ve kendisine beyin kanaması teşhisi konulduğu, sonrasında da gelişen komplikasyonlar sonucu 06.08.2018 tarihinde hayatını kaybettiği, dosyada mevcut tıbbi raporlar ve bunları değerlendiren Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesinin mütalaasından da anlaşıldığı üzere, bu rahatsızlığının 28.06.2018 tarihli trafik kazasındaki kafa travması ile bir ilgisinin bulunmadığının belirtildiği, murisin vefatı ile sonuçlanan bu rahatsızlık da 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi hükmü bakımından ele alındığında, sonucu bakımından davacılar murisinde “..sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olay..” gibi görünmekle birlikte, madde metninde belirtilen hallerin hiçbirisinde meydana gelmemiş olması, iş kazası olarak kabul edilmesine engel teşkil ettiği ve alınan bilirkişi raporuda hükme esas alındığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi sayılı kararıyla; dosya kapsamındaki soruşturma evrakı ve alınan ifadelerden, işyerindeki çalışma sırasında gerçekleştiği ispat edilen, davalı Belediyeye ait su tankeri olarak kullanılan ... plakalı araçta şoför olarak çalışan davacılar murisinin, 28.06.2018 tarihinde tek taraflı kaza yaptığı olayın iş kazası olarak nitelenmesi yasal gereklilik olmakla birlikte; 28.06.2018 tarihinde meydana gelen olay nedeniyle davacılar murisinin rahatsızlığına yol açıp açmayacağının belirlenmesi ise dosya kapsamındaki kanıtlar ışığında mümkün olmamış ise de; salt iş kazası geçirdiğinin tespitine ilişkin davada düşme olayının yarattığı araz ve buna bağlı olarak sürekli işgöremezlik durumunun bulunup bulunmadığı konusunda bir istemin dile getirilmediği dikkate alınarak, istemle bağlı inceleme ve araştırma yapılması gereğinden hareketle, yargılamanın sürüncemede kalmasının önüne de geçilmesi amacıyla, kazaya bağlı oluşan araz ve işgöremezlik oranının, iş kazasına ilişkin tespit sonrası yapılacak idari inceleme ve buna bağlı gelişecek süreç sonucunda belirlenmesi gerektiği kanısıyla, eldeki davada, davacının iş kazası geçirdiği” gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf talebinin kabulüyle; Fethiye 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi'nin, 02.02.2022 tarihli, 2020/313 E, 2022/90 K. sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1 b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, Davanın kabulü ile, Davacılar murisi Galip Saylam'ın 28.06.2018 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar vermiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Daire bozma ilamında;davacıların murisi ...’ın Seydikemer Belediyesi adına tescilli 1168061 sicil sayılı işyerinden 2018/06 ayında 30 gün, 2018/07 ayında 24 gün olmak üzere 31.03.2014 2018/7 tarihleri arasında bildirimleri olduğu, 07.08.2018 tarihli ölüm belgesine göre davacılar murisinin bulaşıcı olmayan hastalık (doğal ölüm) nedenine istinaden öldüğü, davacıların şikayeti üzerine Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2019/13793 soruşturma sayılı dosyası üzerinden yürütülen soruşturmada, Adli Tıp 1. İhtisas Kurulu’nun 26.10.2020 tarihli 4229 sayılı raporunda, ...’ın Fethiye Devlet Hastanesindeki tedavi evrakları değerlendirildiği, davacılar murisinin 10.04.2014 tarihli özürlü sağlık kurulu raporunda kroner arter hastalığı (stentli), hipertansiyon tanılarının bulunduğu, 29.07.2018 tarihlerinde çarpıntı, genel durum bozukluğu, kusma, bilinç kaybı şikayeti ile 112 tarafından acil servise getirildiği, beyin kanaması teşhisine istinaden tedavisine başlandığı, 06.08.2018 tarihinde kardiyak arrest geliştiği ve yeniden canlandırılamadığına ilişkin tedavi evrakları değerlendirilmek suretiyle travmatik değişim tanılmanmaması, beyin kanamasının lokalizasyon ve özellikleri dikkate alındığında, patolojik kökenli (travmatik olmayan) olduğundan, travmatik bir tesirle öldüğünün tıbbi delillerle bulunmadığı, iddia edilen 28.06.2018 tarihinde meydana gelen araç içi trafik kazası ile ölüm arasında illiyet bağı bulunmadığına dair kanaat bildirildiği, soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleştiği anlaşılmakta olup meydana gelen olayın, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi uyarınca iş kazası tanımı kapsamında sayılması için bunun sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ve ruhen zarara uğratması gerekir. Eldeki davada, davacının 28.06.2018 tarihinde meydana gelen olay tarihinden önce ve sonraki Acil, Kardiyoloji, Nöroloji, Beyin ve Sinir Cerrahi, Yoğun Bakım, Radyoloji ve bunlar gibi her bölümlerdeki tedavilerine ilişkin tüm tedavi evrak ve raporları ilgili sağlık kuruluşlarından celp edilmeli, davacının işyerindeki periyodik muayeneleri kontrol edilmeli gerektiğinde periyodik muayene yapan hekimlerin bilgi ve görgülerine başvurulmalı, 28.06.2018 tarihinde meydana gelen araç içi trafik kazasının meydana geldiği tarih itibariyle hemen veya sonradan bedensel zarara uğrayıp uğramadığı ve ölümü meydana getiren komplikayonların meydana gelen trafik kazası ile irtibatlı olup olmadığı Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulundan rapor alınmak suretiyle karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
B.Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Direnme Kararı
Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile; Meydana gelen kazanın iş kazası olup olmadığının tespiti" istemli eldeki davada, davacı tarafın herhangi bir talebi olmadığı halda, istemi aşar biçimde "ölümü meydana getiren komplikayonların meydana gelen trafik kazası ile irtibatlı olup olmadığı" konusunda inceleme yapılması gereğini öngören bozma ilamı uyarınca işlem yapılmasına hukuki olanak bulunamamıştır. Davacılar murisinin, 28.06.2018 tarihinde davalı Belediyeye ait ... plakalı araçla kaza yaptığı, olay sonrası çekilmiş fotoğraflar, video kaydı, işyeri yetkilisi ve çalışanı konumundaki çok sayıda tanığın hazırlık soruşturması ifadeleriyle sabit ve çekişmesiz olup; Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığı 2019/13793 soruşturma, 2020/7310 karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararında da, "28.06.2018 tarihinde meydana gelen kazada oluşan yaralanma ile 06.08.2018 tarihinde meydana gelen ölüm arasında illiyet bağı bulunmadığı," tespitine yer verilmiştir. Kaza sonrası hastaneye müracaatı bulunmayan kazalının, fotoğraflar ve video kayıtlarının salt izlenmesiyle anlaşılan böylesi bir olaydan, ruhen veya bedenen hiç zarar görmediğini kabule olanak bulunmadığı gibi; zararın hemen kaza sonrası ortaya çıkma zorunluluğunun bulunmadığı; olayın iş kazası olduğunun tespiti sonrasında, kazaya bağlı ruhsal veya bedensel zararın boyutunun araştırılmasının usul ekonomisi ve istemle bağlılık ilkeleri gereğince de sonuca ulaşmada daha etkili olacağı; aksine yaklaşımın ise, yargılamanın bulunduğu aşama ve elde edilebilen kanıtlar ışığında, salt ölüm ile kaza arasında illiyet bağı kurulamaması nedeniyle, davacıların sosyal güvelik haklarından tümden yoksunluğu sonucuna ulaşılmasının, sosyal güvenlik hukukunun temel değerleri ve temel insan hakkı niteliğiyle bağdaştırılması mümkün olmadığından; sıralanan maddi ve hukuki olgular ile bozmaya konu karar gerekçesi ışığında yapılan değerlendirme sonucunda, bozma gerekçelerine uyulması mümkün olmadığından; oluşan vicdani kanaate dayalı önceki kararda direnilmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı işveren vekili: davacıların ölüm olayının iş kazasından kaynaklandığını iddia ettiklerini, direnmenin hatalı olduğunu, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin bozma ilamında belirtilen eksikliklerin tamamlanması gerektiğin belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı Kurum vekili: Bölge Adliye Mahkemesince verilen kabul kararının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Uyuşmazlık
Uyuşmazlık,iş kazasının tespiti istemine ilişkindir.
D. Gerekçe
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 ve 373 üncü maddeleri ile 5510 sayılı yasanın 13. madde hükümleridir.
- Değerlendirme
Davacıların murisinin, 28.06.2018 tarihinde davalı Belediyeye ait ... plakalı araçla kaza yaptığı, olay yerinde çekilen fotoğraflar, video kaydı, işyeri yetkilisi ve çalışanlarının savcılık dosyasındaki ifadeleri ve sair delilleri ile Bölge Adliye Mahkemesinin direnme hükmünde dayandığı yasal dayanaklar ve gerekçeye göre Dairemize ait anılan bozma ilamının ortadan kaldırılması gerektiği anlaşılmıştır.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 373 üncü maddesinin beşinci fıkraları uyarınca ONANMASINA,
Aşağıdaki yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:18:48