Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/13048
2024/343
22 Ocak 2024
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/2206 E., 2023/2460 K.
KARAR: Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ: Bergama 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI: 2015/385 E., 2017/120 K.
Taraflar arasındaki 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ Kur sigortalılığının tespiti davasında verilen direnme kararı hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Hukuk Genel Kurulu tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Bergama’da çiftçilik yaptığı, dava dışı ...... Gıda Turizm Tic. ve San. Tic. Ltd. Şti.ye ürün teslimine ilişkin 01.09.1994 tarihli müstahsil makbuzu ile kendisinden prim kesintisi yapıldığı ancak yapılan kesintinin Kurum kayıtlarında tespit edilemediği, 01.01.1993 tarihinde ziraat odasına kaydolduğu, emeklilik için yaptığı başvurunun 1994 yılına ait
tevkifat kesintisi bulunmadığı bu nedenle tescil tarihinin 06.04.2011 olarak alınacağı belirtilerek reddedildiği, tevkifat kesintisinin Kurum hesaplarına yatırılıp yatırılmamasının çiftçinin sorumluluğunda olmadığı iddiasıyla davacının 01.09.1994 tarihinde Tarım Bağ Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 06.04.2011 tarihi öncesinde sigortalılık tescili yönünde Kuruma başvurusu bulunmadığı, talep konusu dönemde tarımsal faaliyette bulunduğunu resmi kayıtlar ile herhangi bir duraksamaya yer vermeyecek şekilde ispat etmesi gerektiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından 14.03.2017 tarihli ve 2015/385 Esas, 2017/120 Karar sayılı davacı adına 01.09.1994 tarihinde müstahsil makbuzu kesilerek prim tevkifatı yapıldığından tevkifatın yapıldığı tarihi izleyen aybaşı olan 01.10.1994 tarihinde 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olduğunun tespiti gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının prim kesintilerine göre 01.10.1994 31.12.1994 tarihleri arasında Tarım Bağ Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 13.04.2018 tarihli ve 2017/1473 Esas, 2018/627 Karar sayılı kararı ile; müstahsil makbuzunun düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan 2926 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesindeki hükmün Kuruma tescil başvurusu yapıp sigortalı konumunu kazanmış kişilerin prim borçlarına ilişkin olduğu ancak sigortalılık tescili bulunmayanların teslim ettiği ürün bedelinden usulsüz de olsa yapılan kesintinin kayıtlarına girmesine rağmen bu tutarı iade etmeyip üreticinin sigortalılığı konusunda da işlem yapmayan Kurumun ürün tesliminden prim kesintisi yapılan üreticiyi sigortalı kabul etmesi gerektiğinin ise yargı kararlarıyla zorunlu kılındığı, bu kapsamda kamu kurumları tarafından yapılan kesintilerin kamuya güven ilkesi gereği Kuruma intikali aranmamakta ise de sigortalılık niteliği konusunda inceleme yapma ve sigortalı olmayanlardan tevkifat yoluyla prim tahsil etme yetkisi bulunmayan gerçek ve özel hukuk tüzel kişilerinin yaptıkları prim kesintilerinin Kurum kayıtlarına intikal ettirilmemesi durumunda geçmişe dönük sigortalılık statüsü tanınmasının mümkün olmadığı, prim kesintisinin Kuruma kayıtlarına intikal ettirilip ettirilmediği konusunun ürün teslim eden ile teslim alan arasında özel hukuk ilişkisi ötesinde sosyal güvenliğe etkisinin bulunmadığı, sosyal güvenlik temel insan haklarından olmakla birlikte nimet külfet dengesini gözeten sistem gereği sigortalının başvurusu, belirlenen düzen ve belli bir süre prim ödenmesi gibi bir kısım yükümlülüklerin yerine getirilmesi gerektiği, davacının kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyeti nedeniyle sigortalılık haklarını takip etme yükümlülüğünü öngören yasal düzenlemeler gereğince talep konusu dönemde herhangi bir işlem yapmadığı, Kuruma sigortalılık iradesini gösterir başvurusunun bulunmadığı, 06.04.2011 tarihli sigortalılık tescil başvurusu sırasında da böyle bir belge veya beyan sunmadığı hâlde aradan 20 yıl geçtikten sonra içeriğinde yer alan kesintinin Kurum kayıtlarına intikal etmediği belirgin olan ve geçerli olduğunun kabulünü gerektirir niteliğe sahip olmayan makbuza dayalı istemin kabulüne olanak bulunmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılıp düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Bölge Adliye Mahkemesinin 13.04.2018 tarihli ve 2017/1473 Esas, 2018/627 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Dairemiz tarafından 17.06.2021 tarihli ve 2018/4167 Esas, 2021/8520 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur:
"...Davanın yasal dayanağı, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 7. maddesi delaletiyle mülga 2926 sayılı Kanunun 2,3,6,9 ve 10. maddeleridir.
2926 sayılı Kanunun 2. maddesinde, Kanunla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın, 3. maddenin (b) bendinde tanımlanan tarımsal faaliyette bulunanların tarım Bağ Kur sigortalısı sayılacakları belirtilmiştir.
Anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin (b) bendinde; "Tarımsal faaliyette bulunanlar: kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde, kamuya mahsus mahallerde ekim dikim, bakım, üretim, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veya doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle bitki, orman, hayvan ve su ürünlerinin üretimini, avlanmasını, avcılar ve yetiştiriciler tarafından muhafazasını, taşınmasını sağlayanlar veya bu ürünlerden sair bir şekilde faydalanmak suretiyle kendi adına ve hesabına faaliyette bulunanlar" olarak tanımlanmış, 5 inci maddesinde, sigortalı olmanın zorunlu olduğu, sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemeyeceği ve kaçınılamayacağı, 6 ncı maddesinde ise, diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamına tabi bir işte çalışanların, çalışmaya başladıkları tarihten bir gün önce, sigortalılıklarının sona ereceği hüküm altına alınmıştır. Ayrıca aynı Kanunun 9 uncu maddesi Kuruma re'sen tescil yükümlülüğü yüklemiştir.
Anılan Kanun'un 10 uncu maddesine göre ise, kayıt ve tescil işlemlerinde valilik, kaymakamlık, özel idare, belediye, muhtarlık ve nüfus idareleri kayıtları ile, diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifleri ve birliklerinin T.Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir.
Tarım Bağ Kur sigortalılığının yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Kanunda, bildirimsiz kalan sigortalılar için 506 sayılı Kanun'un 79 ve 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinde öngörülen "hizmet tespiti" davasına koşut bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Anılan düzenlemede, kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takiben başlayacağının hükme bağlanmış olması karşısında, kayıt ve tescil, yada tescil yerine geçen iradi prim ödemesi veya prim tevkifatı öncesine isabet eden tarımsal faaliyet ve buna dayalı "Tarım Bağ Kur sigortalılığının tespiti" söz konusu olamayacaktır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.05.2011 gün, 2011/10 230 Esas 2011/319 Karar sayılı, 29.02.2012 gün ve 2011/10 769 Esas 2012/107 karar sayılı ve 27.06.2012 gün 2012/10 292 Esas ve 2012/415 Karar kararlarında da açıkça belirtildiği üzere, davacının tarımsal faaliyetinin kesintisiz sürüp sürmediğinin tespiti için, mahkemece;
1 Çekişmeli dönemde davacının nerede oturduğu; nüfus müdürlüğü, ilçe seçim kurulu başkanlığı ve muhtarlık kayıtları esas alınarak belirlenmeli,
2 Dönem içinde Ziraat Bankası, kooperatif veya birlikler aracılığıyla "Tarımsal Amaçlı Kredi" kullanıp kullanmadığı araştırılmalı,
3 Dönem içinde ürün teslimatından dolayı prim kesintisi yapılıp yapılmadığı veya sigortalılık iradesini ortaya koyacak şekilde prim ödemesinin bulunup bulunmadığı araştırılmalı,
4 25.04.2006 gün 26149 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5488 sayılı Tarım Kanunun 19 uncu maddesi uyarınca Çiftçi Kayıt Sistemine dahil edilerek doğrudan gelir desteği alıp almadığı ve bu bağlamda davacının hangi ürünleri ekerek bunları nerelere sattığı, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunun "Zirai Kazanç, Zirai Faaliyet, Zirai İşletme, Çiftçi ve Mahsulün Tarifi" başlıklı 52, "Zirai Kazançta Vergileme" başlıklı 53, ve "Vergi Tevkifatı" başlıklı 94 vd. maddeleri ile 213 Vergi Usul Kanununun "Vergi Kesenlerin Sorumluluğu" başlıklı 11 inci maddesi kapsamında zirai kazançlarından dolayı vergi ödeyip ödemedikleri araştırılmalıdır. Konu ile ilgili Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.12.2010 gün ve 2010/10 580 647 sayılı kararında da açıkça belirtildiği üzere "Tevkifat yapma ve kurum hesaplarına aktarma yükümü, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunun 94/11 inci maddesinde öngörülen çiftçilerden satın alınan zirai mahsuller için yapılan ödemelerden gelir vergisine mahsuben tevkifat yapma yükümüne paralel olarak getirilmiştir. Bakanlar Kurulu Kararı kapsamındaki gerçek ve tüzel kişiler, tarımsal faaliyette bulunan bu kişilerden satın aldıkları ürün bedellerinden tevkifat yapmakla yükümlüdürler." Tevkifat suretiyle vergilendirilen çiftçiler yaptıkları satış ve hizmetleri dolayısıyla müstahsil makbuzu almak ve saklamak zorundadırlar.
5 Tarımsal faaliyeti kapsamında ilaç, gübre ve sulama parası ödeyip ödemediği, varsa bunların fatura ve belgelerinin nelerden ibaret olduğu, ziraat odası, kooperatif veya birliklere üyeliği varsa bu kuruluşlara düzenli bir şekilde aidat ödeyip ödemediği araştırılmalı, tarımsal faaliyete elverişli tapulu taşınmazının bulunup bulunmadığı, tarımsal faaliyetin taşınmaz kiralanması yoluyla gerçekleştirildiğinin savunulması halinde; taşınmazların, kimden hangi yıllar için kiralandığı, kiracının; kiralama yoluyla faaliyetini yürütmeye elverişli alet ve edavatının bulunup bulunmadığı araştırılmalı, traktörünün bulunduğunun ileri sürülmesi halinde, traktörün hangi tarihte satın alınıp ilgilisi adına trafiğe tescil edildiğini gösteren fatura ve trafik tescil belgesinin celp edilmeli,
6 Hayvan yetiştiriciliği bulunduğunun ileri sürüldüğü hallerde, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 01.06.2011 gün ve 2011/10 306 365 sayılı kararında da belirtildiği üzere 16.05.1986 tarihinde yürürlüğe giren 3285 sayılı Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Kanunu'nun 22 nci maddesi kapsamında hayvanlarına ilişkin menşe şehadetnamesinin bulunup bulunmadığı tespit edilerek, büyük ve küçükbaş hayvanlarına ilişkin istatistik bilgileri ve bu hayvanlara ilişkin yapılması zorunlu bulunan periyodik aşılara ilişkin bilgiler ilçe tarım müdürlüklerinden sorulmalı, köy muhtarı ve ihtiyar heyeti üyeleri gibi tarımsal faaliyetin varlığını yakından bilebilecek durumdaki tanıklar dinlenilerek sigortalılık olgusunun varlığı hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.
Ayrıca 2926 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinde belirtilen şekilde sigortalılığın sona erip ermediği araştırılmalı ve bu bağlamda çekişmeli dönemde 506 sayılı Kanun kapsamında SSK sigortalılığı ya da 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu Bağ Kur sigortalılığı varsa ve bu sigortalılık süresi makul süreyi aşmışsa, ...nun 14.02.2007 gün, 2007/21 73 71 sayılı ve 14.03.2012 gün, 2011/10 804 152 sayılı kararları göz önünde bulundurularak sigortalılığın sona erdiği olgusu da dikkate alınmalıdır.
Öte yandan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 2926 sayılı Yasa'nın uygulanmasına ilişkin 26/03/1994 günlü 4 nolu tebliğine göre ürün bedellerinden % 1 oranında tevkifat yapmakla yükümlü gerçek ve tüzel kişilerin bu tevkifatı yaparak kurum hesabına intikal ettirmek zorunda oldukları, kesinti yaptığı halde Kurum hesabına yatırmayan gerçek veya tüzel kişilerin, Kuruma karşı sorumlu oldukları, bu kesintilerin yasal faiziyle birlikte kendilerinden tahsil olunacağı TCK.'nun 526 ncı maddesi gereğince cezalandırılmaları için suç duyurusunda bulunulacağı bildirildiğinden davacının sattığı ürün bedelinden kesinti yapıldığının tespiti sigortalılığın kabulü için yeterli olup, kesintiyi yapan davalı Kuruma karşı sorumlu olacağından kesinti yapıldıktan sonra Kurum hesabına yatırılmamış olması dahi sonuca etkili değildir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurul' unun 15.02.2017 tarih 2015/10 1283 E. 2017/242 K. sayılı kararına göre de tevkifat kesintisinin Kuruma intikal etmemesi tarım Bağ kur sigortalılık hakkı kazanmasına engel değildir.
Somut olayda, davacının teslim ettiği ürünlerden ..... Gıda Turizm Tic. San. Ltd. Şti tarafından yapılan prim kesintilerini gösteren müstahsil makbuzunun yargılama sırasında dosyaya sunulduğunun anlaşılmasına göre, prim kesintisinin kuruma intikal etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi hatalıdır.
Yapılacak iş; yapılan tevkifatın kuruma intikal etmemesinin tescile engel olmayacağını göz önünde bulundurmak ve yukarıda anlatılan ilkeler ışığında davacının Tarım Bağ Kur sigortalısı olduğu süreleri tespit etmekten ibarettir.
Mahkemenin, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki esaslar doğrultusunda yargılama yaparak elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir..."
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Direnilerek Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin 22.09.2021 tarihli ve 2021/1709 Esas, 2021/1431 Karar sayılı kararı ile; önceki gerekçeye ilaveten ürün satın alan kişilerin Sosyal Güvenlik Kurumuna kayıt veya bu faaliyetleri nedeniyle izin alma zorunluluğu bulunmadığından Kurumun bu kişileri izleme ve denetleme yetkisinden, bu konumdaki kişilerin ise sigortalılık tescili bulunmayan kişilerden prim tahsil yetkisinden söz etmeye olanak bulunmadığı, teslim edilen ürün bedellerinden özel kuruluş tarafından yapılan ve Kuruma intikal etmeyen kesintiye dayalı sigortalılık tescili ve geçmişe yönelik Tarım Bağ Kur sigortalılık süresi tespiti olanağının bulunup bulunmadığı konularında yerleşik Yargıtay içtihatlarından ayrılan ve içtihat değişikliğine yol açacak olan uygulamanın Hukuk Genel Kurulu tarafından karara bağlanması gerektiği gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.
C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca Verilen Karar
1.Bölge Adliye Mahkemesinin 22.09.2021 tarihli ve 2021/1709 Esas, 2021/1431 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Hukuk Genel Kurulu tarafından 21.06.2023 tarihli ve 2022/10 792 Esas, 2023/677 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur:
"...14. Somut olayda 06.04.2011 tarihinde Kuruma ulaşan tarım sigortalılığı giriş bildirgesi ile tevkifat kesintisine istinaden 2926 sayılı Kanun kapsamında 01.10.1994 tarihi itibariyle tescili yapılarak sigortalılığı başlatılan davacının 30.05.2011 tarihli dilekçesi ile ihya ve 6111 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma başvurusunda bulunduğu, 05.01.2015 tarihinde yaşlılık aylığı talebi üzerine Kurum kayıtlarında yapılan incelemede davacına adına 1994 yılına ait kesintinin tespit edilememesi üzerine tarımsal faaliyete dayalı sigorta tescilinin 06.04.2011 tarihine çekildiği, bu nedenle yaşlılık aylığı şartlarını sağlamadığı belirtilerek talebinin reddedilmesi üzerine eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
-
Yukarıda yapılan açıklamalara göre özel kuruluşlara teslim edilen ürün bedellerinden tevkifat yolu ile yapılan prim kesintisinin Kuruma intikal edip etmemesinin sigortalının sorumluluğunda olmadığı gözetildiğinde davacının teslim ettiği ürünlerden ..... Gıda Turizm Ticaret ve Sanayi Ticaret Limited Şirketi tarafından yapılan prim kesintilerini gösteren müstahsil makbuzunun yargılama sırasında dosyaya sunulduğunun anlaşılmasına göre prim kesintisinin Kuruma intikal etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi hatalıdır. Bu nedenle tevkifatın Kuruma intikal etmemesinin tescile engel olmayacağı göz önünde bulundurularak davacının Tarım Bağ Kur sigortalılık süreleri hakkında karar verilmesi gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya uygun bulunmamıştır.
-
Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.02.2017 tarihli ve 2015/101283 Esas, 2017/242 Karar sayılı kararı da aynı yöndedir.
-
Hukuk Genel Kurulundaki görüşmeler sırasında ürün tesliminin özel kuruluşlara yapılması hâlinde hak ve mükellefiyetin başlangıcı için bu tevkifatın Kurum hesabına intikal etmesinin zorunlu olması gerektiği dikkate alınarak Kurum hesabına intikal etmeyen kesintiye dayalı sigortalılık tescili ve Tarım Bağ Kur sigortalılık süresi tespiti olanağı bulunmadığından direnme kararının onanması gerektiği ile ürün teslimi sırasında prim kesintisi yapan dava dışı şirketin de taraf gösterilerek savunma hakkı tanınması gerektiğinden kararın bu değişik gerekçe ile bozulmasının yerinde olacağı ileri sürülmüşse de bu görüşler Kurul çoğunluğu tarafından benimsenmemiştir.
-
Hâl böyle olunca Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken önceki hükümde direnilmesi doğru olmamıştır.
19.Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır..."
D. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararından sonra Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı içeriğinde, davacının tarım Bağ Kur sigortalılık süresinin tespiti istemine dayanak gösterilen, ...Gıda Turizm Ticaret ve Sanayi Ticaret Limited Şirketi tarafından yapılan prim kesintisinin Kuruma intikali gereğinin aranamayacağı gerekçesine yer verilmiş olup; uyulan bozma ilamı içeriğindeki önerme ışığında yapılması gereken başkaca işlem bulunmadığından, bozma ilamı gereğince yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının, 01.10.1994 31.12.1994 tarihleri arasında zorunlu tarım Bağ Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
VI.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; huzurdaki davada prim ödeme gün sayılarının hesaplanması açısından ikame edilen işbu dava için mevzuat gereği 5 yıllık hak düşürücü süre bulunduğu, 06.04.2011 tarihinin öncesinde tescil yönünde herhangi bir yazılı başvurusu bulunmayan davacının sigortalılığın başlangıç tarihinin 01.10.1994 olarak tespit olunmasının usul ve yasaya aykırı olduğu iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ Kur sigortalılığının tespiti davasıdır.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2, 7, 9, 10, 36 nci maddeleri ilgili hükümlerdir.
- Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
- Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
22.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:29:13