Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/11729
2024/3388
28 Mart 2024
MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/1374 E., 2022/2068 K.
KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Uşak 2. İş Mahkemesi
SAYISI: 2013/352 E., 2019/250 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespitine ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin 01.04.2001 yılından itibaren davalı şirkette çalışmaya başladığını, bu çalışmasının büyük bir kısmının Kuruma bildirilmemiş olduğunu, davacının sigortasız olarak çalıştırılmış olduğunu, davacının geçirmiş olduğu kazadan hemen önce kuruma bildirildiğini, davacının söz konusu şirketten 300.000.00 TL ücret alırken kazaya uğramış olduğunu, kazanın 08.09.2002 tarihinde olduğunu belirterek maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuş, davacının davalı işyerinde 01.04.2001 08.09.2002 tarihleri arası çalıştığının ve bu tarihten sonra da 13.11.2003 tarihine kadar raporlu olarak hizmetlerinin Kurum'a bildirilmesi gerektiğinin tespitini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket vekili cevap dilekçesine özetle; davalı şirketin elektrik taahhüt işleri yaptığını, taahhüdü altındaki işleri süresi ile bağlantılı olarak belirli süreli hizmet akdi ile işçi çalıştırdığını, davalı şirket kayıtlarının incelendiğinde davacının 19.06.2001 tarihinde işe alındığını, ancak iş bitmeden ve belirlenen süre dolmadan 01.07.2001 tarihinde kendi isteği ile işten ayrıldığının şirket kayıtlarında yer aldığını, kazadan sonra davacı ile yapılan görüşmede davacının adının daha önce Şiho olduğunu, adını mahkeme kararı ile ... olarak değiştirdiğini belirttiğinden bu hususa açıklama getirmek için davalı şirket kayıtlarının incelenerek bu hususun tespit edilmiş olduğunu, davacı vekilinin iddia ettiği gibi kazadan sonra Kuruma bildirilmemiş olduğunu, 10.07.2002 tarihinde yani kazadan iki ay önce davalı şirkette çalışmaya başlamış olduğunu, davacının işe başladığı tarihte çalışmasını derhal kuruma bildirdiklerini, raporlu olan davacının halen raporlu olarak davalı şirkette çalışıyor göründüğünü, bu nedenle davacının bu yöndeki beyanları mesnetsiz ve gerçek dışı olduğunu, davacının davalı şirkette sürekli çalıştığını iddia ettiğini, bu iddiasını davalı şirket taahhüdü altındaki hangi işyerlerinde çalıştığı hususuna açıklama getirmesini talep ettiklerini, davacının davalı şirketten 300.000.00 TL ücret aldığını beyan ettiğini, davacının davalı şirketten asgari ücret aldığını, bu nedenle davacının bu beyanın doğru olmadığını savunmuştur.
Davalı Kurum vekili savunmasında, hak düşürücü sürenin geçtiğini, çalışıldığı iddia edilen hizmete ilişkin belgelerin işveren tarafından davalı Kuruma verilip verilmediğinin araştırılması gerektiğini, ayrıca hizmet tespiti isteyen davacının söz konusu tarihlerde vergi mükellefi veya Bağ Kur'a kayıtlı olup olmadığı hususunun da araştırılması gerektiğini, davacının çalışmalarına ilişkin belgelerin kuruma verilip verilmediği işyerinin kanun kapsamında bulunup bulunmadığı veya kapsama alınacak nitelikte olup olmadığını, çalışmanın konusu devamlı, kesintili ve mevsimlik mi olduğu alınan ücret konularının eksiksiz olarak incelenmesi gerektiğini, ayrıca sigortalının dava ettiği tarihlerde herhangi bir Sosyal Güvenlik Kuruluşuna tabi hizmetini bulunup bulunmadığının eksiksiz olarak incelenmesi gerektiğini, davacının sigortalı sicil numarasını ve tam künyesini bildirmemiş olduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.06.1999 tarih, 1999/21 508 E. 1999/525 K sayılı kararında, bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için işe giriş bildirgesinin yeterli olmadığını, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2 ve 6 ncı maddelerinde belirlendiği üzere sigortalılığın oluşumu yönünde çalışma olgusunun varlığının zorunlu olduğunu, bu nedenle eylemi veya gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanamadıkça hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz edilemeyeceğini karara bağlamış olduğunu, yine bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için çalışma ilişkisinin hizmet akdine dayanması gerektiğini, çalışana yükletilen iş görme ediminde işverene ait işyerinde onun denetimi ve gözetimi altında fiilen yerine getirilmesinin zorunlu bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Davacı, 01.04.2001 tarihinden itibaren 08.09.2002 tarihine kadar çalıştığını, en son bu tarihte kaza geçirmeden önce işe girişinin bildirildiğini, bu tarihten sonra da 13.11.2003 tarihine kadar raporlu olarak hizmetinin kuruma bildirilmesini talep ederek davasını açmıştır. Davalı ise davacının 01.07.2001 tarihinde kendi isteği ile işten ayrıldığını iddia etmiştir.
... kayıtlarına göre davacının davalı iş yerinde 10.07.2002 07.09.2002 ve 08.09.2002 13.11.2003 tarihleri arasında hizmeti görünmektedir. 10.07.2002 tarihli işe giriş bildirgesinde davacının imzasının bulunduğu tespit edilmiştir. ... kayıtlarına göre davalı şirketin Türkiye Elektrik Dağıtım AŞ den aldığı ihalenin süresi 02.07.2002 13.11.2003 tarihleri arasıdır. Davalı şirketin yüklenici firma olduğu işe başlama tarihi ise 27.06.2002 olup bitiş tarihi 10.12.2002 dir. Yine davalı şirketin iş yeri bildirgesi vererek tescil ettirilme tarihi 02.07.2002 tarihidir. Uşak ... il müdürlüğünce davacının geçirdiği kaza nedeniyle davacının işe giriş bildirgesinin işe başlamadan bir gün önce verilmesi gerekmesine rağmen kaza günü verilmiş olması nedeniyle teftiş kurulu raporunun bulunduğu, bu rapora istinaden davalı hakkında idari para cezası düzenlendiği dosyadaki evraklardan anlaşılmıştır. Teftiş kurulu raporunda davacının kaza tarihinden önce çalışmasına ilişkin herhangi bir tespit yapılmamıştır.
Davalı iş yerince davacının 10.07.2002 13.11.2003 tarihleri arası çalışmaları kuruma bildirilmiş olduğundan davacının bu döneme ilişkin hizmetini dava etmekte menfaati bulunmadığından bu tarihler arasındaki talebin hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir. Davacının 01.04.2001 09.07.2002 tarihleri arasındaki talebi açısından ise; davalı şirketin Uşak ilinde 02.07.2002 tarihinde ihale aldığı, bu ihale nedeniyle iş yerini ve çalışmaya başladığını bu tarihte yaptırdığı, bu tarihten önce şirketin Balıkesir ilinde faaliyette bulunduğu hususları ve dinlenen bordro tanıklarının davacının talep ettiği döneme ilişkin davacının iddialarını doğrulamamaları nedeniyle davacının 01.04.2001 10.07.2002 tarihleri arasındaki talebinin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ispatlanamadığından" davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, tanık beyanlarına itibar edilmeksizin karar verilmesinin hatalı olduğunu, yetersiz bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini beyanla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Dosya kapsamındaki kayıtlardan; 01.04.1966 doğumlu davacının, davalı şirket adına kayıtlı 11058178,10 sicil sayılı işyerinden 2002/3. döneminde 7 gün bildirimi olup, 07.09.2002 tarihinde işten ayrılışının olduğu, davalı şirket adına kayıtlı .... sicil sayılı işyerinden 08.09.2002 13.11.2003 tarihleri arasında 2002/3. Döneminde 1 gün bildirimi bulunduğu, 2003/2 döneminde 2 gün bildiriminin bulunduğu,2003/1 ve 2003/3 dönemlerinde bildirim yapılmadığı, davalı şirket adına kayıtlı 11058178,10 sicil sayılı işyerinden davacı adına düzenlenen 10.07.2002 işe giriş tarihli işe giriş bildirgesinde sigortalının imzasının bulunduğu, davalı şirket adına kayıtlı ... sicil sayılı işyerinin 02.07.2002 tarihinde Kanun kapsamına alındığı, Tedaş .... Elektrik Dağıtım Müessesi'nin 22.01.2004 tarihli Uşak SSK Müdürlüğü'ne yazısında, AG+OG elektrik tesis ve tevsii işine ilişkin ihalenin 28.05.2002 tarihinde olduğu, davalı şirket ile sözleşmenin 21.06.2002 tarihinde olduğunun, yer tesliminin 27.06.2002 tarihinde yapıldığının, fiili işe başlama tarihinin 02.07.2002 tarihi olduğunun, fiili işin bitim tarihinin 13.11.2003 tarihi olarak belirtildiği, davalı şirkete tahakkuk ettirilen eksik işçilik tutarı yatırılarak ilişiksizlik belgesi talep edildiği, davacının, 08.09.2002 tarihinde saat 14.15 sıralarında Ulubey ilçesinde elektrik tarfo kabini yanındaki elektrik direği dikme çalışması sırasında elektriğe kapılarak direkten düşmesi sonucunda %17 oranında meslekte kazanma gücü kaybı oluşacak şekilde yaralandığı, davalı şirket adına kayıtlı ... sicil sayılı işyerine ilişkin Sigorta Teftiş Kurulu Başkanlığı'nın 18.03.2004 21 sor:03 sayılı soruşturma raporunda, davacının, 2001 yılı nisan ayında davalı şirketin değişik yerlerde aldığı hat değiştirme işlerinde aşçı olarak çalıştığına, 2002 yılı Haziran ayında Uşak ili Ulubey ilçesinde alçak ve orta gerilim tesis ve tevzi işinde elektirikçi ve aşçı olarak çalıştırıldığına, 08.09.2002 tarihinde iş kazası geçirdiğine ilişkin beyan verdiği, soruşturma raporu sonucunda, davacının 08.09.2002 tarihinde geçirdiği kazanının iş kazası olduğuna, davacının 08.09.2002 tarihinde çalışmaya başladığının belirtilmesi ve aksi yönde bir tespit yapılmaması nedenleri ile 08.09.2002 tarihinde çalışmaya başlayan ve aynı gün iş kazası geçiren davacının işe giriş bildirgesinin yasal süresinde verilip verilmediğinin araştırılıp sonucuna göre idari para cezası ve 506 sayılı Kanun'un 10. Maddesi hükümlerinin tatbik edilmesi gerektiğine yönelik kanaat bildirdiği, davacı tarafından, davalı şirket ve dava dışı Mete Teke ile Tedaş şirketi aleyhine Ulubeş (Uşak) (Kapatılan) Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2003/91 Esas sayılı dosyası üzerinden açılan iş kazası sonucu maluliyetten doğan tazminat davasında kısmen kabul hükmünün Yargıtay 21. Hukuk Dairesi tarafından 11.12.2012 tarihinde onanarak kesinleştiği görülmektedir.
Sonuç itibarıyla, 6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesinde yer alan, incelemenin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı, ancak, kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde bunun kendiliğinden gözetileceği yönündeki düzenleme çerçevesinde yapılan incelemede, istinaf kanun yoluna başvuranların dilekçelerinde yer verdikleri itirazların, sıralanan gerekçeler ışığında yerinde olmadığı, özellikle, ihale evrakları, işyerinin teslimi ve işyerinde fiilen çalışmanın başladığı tarihler ile bordro tanık beyanları dikkate alındığında, davacının 01.04.2001 08.09.2002 tarihleri arasındaki çalışma iddiasının ispatlanamadığı, davacının, 09.09.2002 13.11.2003 tarihleri arasında istirahatli olunan dönemdeki çalışmalarının tespiti ise hizmet tespitine esas çalışmanın fiili ve gerçek olması gerektiğinden, istirahatli dönemlerde fiili çalışmadan söz edilemeyeceği dikkate alındığında, ayrıca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, başvuruların esastan reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın kabulü ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
1.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7 nci maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
-
Bu tür davalarda mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.
-
Değerlendirme
Eldeki dava, davacının, davalı işyeri nezdinde 01.04.2001 08.09.2002 tarihleri arası çalıştığının ve bu tarihten sonra da 13.11.2003 tarihine kadar raporlu olarak geçen hizmet süresinin tespiti istemine ilişkin olup davanın reddine karar verilmiş ise de verilen hükmün eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır.
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, 17.04.2001 tarihinde kesinleşen Mahkeme kararı ile isim tashihi yapılarak davacının ... olan adını ... olarak değiştirdiği, yine davalıya ait 1072050 sicil numaralı işyeri bordrolarında 19.06.2001 01.07.2001 tarihleri arasında ... olarak sigorta bildirimlerinin bulunduğu anlaşılmakla; Mahkemece ... ...'ın davacı ... olup olmadığı araştırılmalı ve 19.06.2001 01.07.2001 tarihleri arasında geçen çalışmaların davacıya ait olup olmadığı belirlenmeli ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
-
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
-
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:19:02