Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/13928

Karar No

2024/330

Karar Tarihi

18 Ocak 2024

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/892 E., 2023/699 K.

HÜKÜM/KARAR: Davalı şirket yönünden esastan reddine davacı ve davalı Kurum yönünden kabulüne

İLK DERECE MAHKEMESİ: Kemer 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

SAYISI: 2020/287 E., 2022/484 K.

Taraflar arasındaki iş kazasının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı şirket vekilinin başvurusunun esastan reddine, davacı vekili ile davalı Kurum vekilinin başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili ve davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; 25.06.2019 tarihinde davacı murisinin gece bekçisi olarak görev yaptığı .... mahallesi 3073. Sk. ... 29 evlerinin hemen önünde dava dışı.... ile ...'ın tartıştıklarını, tartışmanın seslerini duyan müteveffa ...'ın olay yerine gelerek ...'ı durdurmak istediğini, fakat bu kişinin attığı yumruk neticesinde yere düştüğünü, bununla da yetinmeyen ...'ın, müteveffa ...'ya halen yerde iken tekme attığını ve müteveffanın yüzüstü vaziyette ... 29 evlerinin girişinde bulunan su arığına düşerek ölmesine sebep olduğunu, söz konusu olayın davalıya ait ... 29 evlerinin bulunduğu sitede müteveffanın görevi dolayısı ile bulunduğu esnada meydana geldiğini, bu nedenle 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu hükümleri uyarınca iş kazası olduğunu, nitekim bilgi sahiplerinin karakolda vermiş oldukları ifadelerde de müteveffanın davalıya ait iş yerinde bekçi olarak çalıştığını, olayın müteveffanın mesai saatleri içerisinde ve çalışma yerinde meydana geldiğinin açıkça belirtildiğini, olay tarihinde müteveffanın, davalıya ait iş yerinde sigortasız çalıştığını ve meydana gelen olayın iş verenlik tarafından davalı kuruma ihbar edilmediğini beyanla müteveffanın ölümü ile sonuçlanan 25.06.2019 tarihli olayın iş kazası olduğunun tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı şirket cevap dilekçesinde; zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, davacının mirasçının iddia edildiği gibi site görevlisi olmadığını, sadece akşam saatlerinde sulama işi yaptığını, olayın da sitenin sulama işini yaptığı sırada meydana geldiğini, yaşanan olayın yaptığı işle hiçbir ilgisinin olmadığını, illiyet bağı bulunmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kuruma herhangi bir iş kazası ihbarı yapılmadığını, bu nedenle olay hakkında tahkikat da yapılmadığını, buna göre davalı Kurumun dava açılmasına da sebebiyet vermediği dikkate alınarak yargılama giderlerinden de sorumlu tutulamayacağını beyanla davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu olayın iş yerinde ve işveren tarafından verilen iş nedeniyle meydana geldiğini, olay ile ilgili gerek ceza gerekse de Mahkeme dosyasında dinlenen tanık beyanlarından da olayın müvekkili işyerine kadar sıçrayıp müvekkilinin ve site sakinlerinin güvenliğini riske attığının anlaşıldığını, Yargıtay kararlarında da iş yeri çevresinde gerçekleşen olayda dahi iş kazası olarak kabul edilmesi gerektiğinin vurgulandığını, buna rağmen site duvarı keskin şekilde iş yeri sınırı olarak kabul edilerek işyeri sınırı dışında gerçekleştiğinden bahisle iş kazası olarak kabul edilmemesinin ne hukuka ne de vicdana sığar nitelikte olmadığını ileri sürmüştür.

Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde; dosya kapsamı incelendiğinde aile bireyleri babalarının Göynük Mahallesi 3073 sokakta bulunan ... 29 evlerinde gece bekçiliği görevini yaptığını belirtmelerine rağmen, maktulü gören ve tanıyan, çalışma durumunu, ne iş yaptığını bilen diğer tüm tanıkların maktulü aynı yerde bahçıvan/sulama işlerini yapan kişi olarak ifade ettiklerini, ancak yargılamaya, toplanan delillere göre doğru sonuca varılarak davanın reddine karar verilmişse de, kararın gerekçesine yansıtılan "...anın ... 29 sitesinde gece bekçisi olduğunun sabit olduğu..." şeklindeki dosya kapsamına uygun düşmeyen, sehven yazıldığını düşündükleri bu cümlenin gerekçe kısmından çıkartılarak yerine yargılamaya, tanık beyanları ve dosya kapsamına uygun olan "..maktul ...'ın Göynük Mahallesi 3073 sokakta bulunan ... 29 evlerinde gece bekçisi olarak çalışmadığı, sitenin bahçesini sulayan görevli olduğu..." şeklindeki cümlenin eklenerek İlk Derece ahkemesi kararının düzeltilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığını ancak dosyada vekil eden Kurumun Uyap ortamına fer'i müdahil kaydedilerek gerekçeli kararda da fer'i müdahil olarak hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, davanın hizmet tespiti davası olmadığını iş kazası tespiti davası olduğunu bu sebeple müvekkili Kurumun dosyada davalı sıfatına sahip olduğunu, ancak Mahkemece fer'i müdahil olarak kabul edilerek lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı .... Emlak İnşaat Turizm Peyzaj San. Tic. Ltd.Şti vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1 b 1 maddesi gereğince esastan reddine, davacı vekilinin ve davalı SGK vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1 b 2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile 25.06.2019 tarihinde ..... Mahalesi 3073 Sk. ... 29 evlerinin hemen önünde meydana gelen ve ...'ın ölümü ile sonuçlanan olayın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili ve davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı şirket vekili, Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinin usule yasaya ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, gerekçede bahsi geçen tanıkların müteveffanın kızları olduklarını, diğer tanık beyanlarına göre davacı murisinin site görevlisi olmadığı sulama işi ile ilgilendiğinin açık olduğunu, olayın sitenin dışında meydana geldiğinin yapılan keşifte de ortaya çıktığını beyanla eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

Davalı Kurum vekili, Kurum kayıtlarının incelenmesinde 05.06.2019 tarihinde gerçekleşen olay ile ilgili 07.09.2020 tarihi itibarı ile herhangi bir iş kazası bildirimi olmadığını, hak sahipleri tarafından da herhangi bir müracaat yapılmadığını, bu nedenle vefat olayı ile ilgili herhangi bir tahkikat da yapılmadığını, yargılama sırasında toplanan delillerden olayın 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinde açıklanan hukuki şartları taşımadığını, Kurumun dava açılmasına sebebiyet vermediğini, davanın kabulü kararı verilse dahi yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacı murisi ...'ın vefatı ile sonuçlanan 25.06.2019 tarihli olayın iş kazası sayılmasının tespiti istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanunun ilgili maddeleri.

  1. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  1. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dinlenen taraf ve kamu tanıklarının tutarlı beyanları ve dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı şirket vekili ile davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararcevapistinaftemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:29:27

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim