Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/12085
2024/2591
12 Mart 2024
MAHKEMESİ: İş Mahkemesi
SAYISI: 2023/358 E., 2023/574 K.
KARAR: Kısmen kabul, kısmen ret
Taraflar arasındaki iş kazasında vefat eden sigortalının hak sahiplerinin tazminat isteminden dolayı yapılan yargılama sonunda Dairemizce Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bozulması üzerine İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili ile davalı ... Elektrik Üretim Maden San ve Tic A.Ş. vekili tarafından duruşma istemli temyiz edildiği ancak her bir tazminat alacağının miktarı itibariyle duruşmaya tabi olmadığı gözetilerek duruşma isteminin reddine karar verilerek; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacılar vekili asıl dava dosyasının 30.01.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi ...’ın davalıların bakır madeni tesisi işletmesinde kamyon şoförü olarak çalışmakta iken 17.11.2016 tarihinde meydana gelen göçük sebebiyle 16 işçi gibi toprak altında kalarak vefat ettiğini, iş kazasının meydana gelmesinde kusurun tamamen iş güvenliği tedbirlerini almayan davalı işverenlerde olduğunu, müteveffanın olayda kusurunun bulunmadığım belirterek, fazlaya ilişkin haklan saklı kalmak üzere müteveffanın eşi ... ve çocukları ..., ... ve ... için destekten yoksun kalma tazminatı olarak 1.000,00 TL'şer maddi tazminat ile manevi tazminat olarak müteveffanın eşi lehine 500.000,00 TL, çocukları ..., ... ve ... için 200.000 TL'şer , babası Alaattin ile annesi Yıldız için 200.000 TL'şer ve kardeşleri için 100.000 TL'şer manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
-
Davacı vekili birleşen dosyanın 30.06.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; asıl dosyada dava konusu edilen aynı iş kazasında müvekkili Muhammed Salih'in cenin olduğunu belirerek aynı iş kazasından kaynaklı destekten yoksunluk nedeniyle 1.000,00 TL maddi tazminat ile 200.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
-
Davacı vekili 15.05.2019 tarihli talep artırım dilekçesinde; 09.05.2019 tarihli celsede hesaba yönelik itirazlarının reddedilip talep artırım için süre verilmiş olması nedeniyle maddi tazminata ilişkin fazlaya dair talep hakları saklı kalmak üzere eş ... lehine 292.008.96 TL, birleşen dosyada davacı çocuk Muhammed Salih lehine 61.121,47 TL maddi tazminatın hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... Elektrik Üretim Madencilik San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; iş kazasının meydana gelmesinde müvekkile yüklenecek herhangi bir kusur bulunmadığını, talep edilen manevi tazminat tutarlarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
- Davalı (Tasfiye Halinde) ... Yapı ve Madencilik San. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya neden olan heyelanın oluşumunda müvekkil şirkete yüklenecek herhangi bir kusur bulunmadığını, müvekkil şirketin kazada yakınlarını kaybeden tüm ailelere olduğu gibi davacı aileye de 20.000,00 TL maddi yardım yaptığını, davacılar tarafından talep edilen manevi tazminatların fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİNİN İLK KARARI
İlk Derece Mahkemesinin14.01.2020 tarih ve 2017/56 Esas 2020/35 Karar sayılı kararında özetle: “Asıl davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile eş ... lehine 292.008,96 TL maddi ve 170.000,00 TL manevi, çocuklar lehine 150.000,00 TL'şer manevi, anne ve baba lehine 110.000 TL'şer manevi, kardeşler lehine 40.000 TL'şer manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan tahsiline davacı çocukların maddi tazminat istemlerinin reddine, birleşen davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile davacı ... lehine 61.121,47 TL maddi ve 150.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalılardan ... Elektrik Üretim Madencilik San ve Tic A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 22.03.2022 tarih ve 2021/991 Esas 2022/315 Karar sayılı ilamıyla “Davacılar vekili ile davalı ... Elektrik Üretim Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1 b/1. bendi uyarınca esastan reddine” karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
- Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı ... Elektrik Üretim Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin14/03/2023 tarih ve 2022/7843 E 2023/2430 K sayılı ilamında özetle; " Taraf vekillerinin sair temyiz itirazları bu aşamada incelenmeksizin somut olayda, yargılamanın devamı sırasında Ticaret Sicil Gazetesinin 15.08.2018 tarihli nüshasında yayımlanan ilana göre davalılardan (Tasfiye Halinde) ... Yapı ve Madencilik Sanati Ticaret Limited Şirketinin İstanbul Ticaret Siciline 09.08.2018 tarihinde tescil edilen 01.07.2018 tarihli Genel Kurul Kararına göre Ticaret Sicilinden terkin edildiğinin anlaşılmasına ve anılan davalı şirketin iş bu dava nedeniyle ihya edildiğini gösterir kaydın dosya kapsamında bulunmadığı anlaşılmakla, iş bu davalı şirketin bağlı olduğu İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden iş bu terkin kaydının olup olmadığı usulünce araştırılıp söz konusu durumun varlığı halinde davacı tarafa anılan şirketi ihya etmesi için önel vermek, giderek ihya davası sonucuna göre anılan davalı yönünden de usulüne uygun şekilde taraf teşkili sağlanarak yargılama yapılması gerektiğine" işaretle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; "Mahkememizce bozma kapsamında yapılan 26.07.2023 tarihli duruşmada davacılar vekili tarafından ihya davası açmayacakları beyan edilmiştir.her ne kadar davalılar söz konusu olayın meydana gelmesinde kendilerinin herhangi bir kusuru bulunmadığını iddia ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiş olsalar da, gerek mahkememize ait dava dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporunda, gerek davacı tarafından sunulan iki adet kusur bilirkişi raporunda kusur raporunda kusur oranları konusunda farklılıkar yer alsa da, davanın müştereken ve müteselsil sorumluluk kapsamında açıldığı, iş kazasının meydana gelmesinde kusuru bulunanlar arasındaki kusur dağılımının ilerde kendi aralarında açılabilecek rücu davasında yeniden değerlendirilmesinin mümkün bulunmasına, göre Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporuna itibar edilebilmesi gerekmiştir. Mahkememizce 18.02.2019 tarihli bilirkişi hesap raporunda; Müteveffanın eşi ... Butumak'ın destek zararının 292.008,96 TL oğlu ... ...'ın destek zararının 61.121,47 TL olduğu bildirilmiştir. ..... kızı ..., ..., ... ..... için destek zararı bilirkişi tarafından hesaplanmamıştır. Aldırılan hesap raporunun, usul ve yasaya uygun, denetlenebilir, hüküm kurmaya elverişli, olduğu kanaatine varıldığından hükme esas alınmıştır. Dava konusu olayda davalı ... Elektrik Üretim Madencilik San. Tic. A.Ş. ile davalı ... Yapı ve Madencilik San. Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan sözleşmenin kapsamının davalı ... Elektrik Üretim Madencilik San. Tic. A.Ş.'ye ait bakır işletmesinin cevher yatağı üzerindeki örtü tabakasının dekapajı ve ara cevher üretimi işi olduğu, verilen işin niteliğinin, ... Elektrik Üretim Madencilik San. Tic. A.Ş'nin asıl işlerine nazaran yardımcı iş niteliğinde olduğu, işverene yardımcı işin verilmesinde bir sınırlamada yapılmadığı, anlaşıldığından davalılar arasındaü asıl işveren – alt işveren ilişkisinin mevcut olduğu sonucuna varılmıştır.Davacılar ..., ..., ... maddi tazminat talep etmişler ise de, SGK tarafından bağlanan gelirin ilk PSD' si ile bu davacıların destekten yoksun kalma tazminatlarının karşılandığı anlaşılmakla bu davacılar açısından talep edilen maddi tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Mahkememizce yapılan değerlendirme sonucunda, söz konusu kazanın son zamanların en çok can kaybı ile sonuçlanan iş kazası olması, davacılar ve toplum nezdinde meydana getirdiği derin acı, iş bu kaza sırasında 16 işçinin hayatını kaybetmiş olması, söz konusu kazanın meydana gelmesinde davacılar murisi ve diğer işçilerin herhangi bir kusurunun bulunmaması, davalıların kusurunun ve iş bu kusura bağlı olarak meydana gelen kazanın sonucunun ağırlığı, ağır iş güvenliği ihlalleri tazminat tutarının caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği, gibi hususlar göz önünde bulundurulduğunda gözetildiğinde davacı lehine uygun bir manevi tazminata hükmetmek gerekmiştir" gerekçeleriyle "Asıl ve birleşen davada davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile davanın davalı tasfiye halinde ... Yapı ve Madencilik Sanayi Ticaret Ltd Şirketi yönünden taraf ehliyeti yokluğundan davanın reddine, Asıl davada; Eş ... lehine 292.008,96 TL maddi ve 170.000,00 TL manevi, çocuklar lehine 150.000,00 TL'şer manevi, anne ve baba lehine 110.000 TL'şer manevi, kardeşler lehine 40.000 TL'şer manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalı ... Elektrik Üretim Madencilik San. Tic. A.Ş.'den tahsiline, birleşen davada kısmen kabul ve kısmen reddi ile davacı ... lehine 61.121,47 TL maddi ve 150.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalı ... Elektrik Üretim Madencilik San. Tic. A.Ş.'den tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemenin 23.08.2023 tarihli hükmün tamamlanmasına dair kararıyla; asıl dosyada maddi tazminat isteminde bulunan ..., ..., ... için talep edilen maddi tazminat taleplerinin reddine kararverilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı ... Elektrik Üretim Madencilik San. Tic. A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuş, Mahkemenin 18.10.2023 tarihli ek kararıyla davacılar vekiline temyiz giderlerinin yatırılmasına dair 05.10.2023 tarihli muhtıranın 10.10.2023 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen verilen kesin süre içerisinde muhtıra gereklerinin yerine getirilmediğinden temyiz başvurusunda bulunmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiş, davacılar vekilinin iş bu ek karara karşı süresi içerisinde temyiz başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili ek kararı temyiz dilekçesinde özetle; temyiz başvurusu için taraflarına tebliğ edilen muhtıra gereğince temyiz harçları yatırılmış olmasına karşın temyiz başvurusundan vazgeçmiş sayılmasına dair karar verilmesinin hatalı olduğunu beyanla ek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davacılar vekili asıl kararı temyiz dilekçesinde özetle; olayda davalıların %100 kusurlu olduğunu.... en son almış olduğu net ücret 5.500,00 TL olduğu halde iş bu dosyada emsal ücret araştırmasının yetersiz şekilde araştırılarak hükme esas ücretin az belirlendiğini, manevi tazminat miktarlarının az olduğunu davalı şirketlerin işçileri 12 saat çalıştırarak 16 işçinin ölümüne sebep olan iş kazasına maruz bıraktıkları, manevi tazminat miktarlarının caydırıcılığının da olmadığı, talep edilen manevi tazminatların tamamına hüküm edilmesi gerekirken hukuk ve vicdan ile bağdaşmayan az miktarların manevi tazminat olarak hüküm edilmesi kabul edilemeyeceğini, reddolan manevilerden ret vekalet ücreti takdir edilmemesi gerektiğini, davacılar ..., ... ve ... yönünden dava açıldıktan sonra davalı ... elektrik tarafından ödeme yapıldığı için maddi tazminat hesaplanmadığı dolayısı ile davanın reddedilmediği sulh ile sonuçlandığı dolayısı ile davalılar lehine vekalet ücretine hüküm edilmemesi gerekirken hüküm edilmesi hukuka aykırı olduğununu önceki kararın davalı ... elektirik yönünden vekalet ücreti yönünden temyiz edilmemiş olması nedeniyle ret vekalet ücreti yönünden usuli kazanılmış hakkın ihlal edildiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
- Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; olayda kaçınılmazlığın etkisi bulunduğuna dair uzman mütalaaları ile birlikte İstanbul Anadolu 23. İş Mahkemesinin 2017/63 E. sayılı dosyasında bilirkişi raporu bulunduğu halde kaçınılmazlığın varlığı iş bu dosyada tartışılmadan müvekkilinin %100 kusur oranında sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, ücret tespitinin hatalı olduğunu, anne ve baba lehine tazminat hesabının içtihatlara uygun yapılmadığını, hüküm altına alınan manevi tazminatların fahiş olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sigortalının vefatı nedeniyle hak sahiplerinin maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
"Temyiz incelemesinin kapsamı" açısından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369, 370 ve 371 maddeleri, "Dava yığılması" yönünden HMK'nın 110 uncu maddesi, "Davanın geri alınması" yönünden HMK'nın 123 üncü maddesi, "Bilirkişi raporuna itiraza" ilişkin 281 inci maddesi, "Tazminat miktarının tayin ve tespiti" açısından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci ve 114 üncü maddesi delaletiyle 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55 ve 56 ncı maddeleri ile "Anne ve babanın destek tazminat alacağı" açısından 22.06.2018 tarih 2016/5 E 2018/6 K sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, "olayın iş kazası olarak tespiti ile SGK yönünden sonuçları" için 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19, 20 ve 21 inci maddeleri, İş Sağlığı ve Güvenliğine ilişkin alınacak tedbirler bakımından işyerinin nitelik ve kapsamına göre 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu maddeleri, "Usuli kazanılmış hak" yönünden 04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile 09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararıdır.
- Değerlendirme
A) Davacılar vekilinin temyiz başvurusundan vazgeçmiş sayılmasına dair ek karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Davacılar vekilinin asıl kararı süresi içerisinde temyiz ettiği ve kendisine 10.10.2023 tarihinde tebliğ edilen muhtıra üzerine de muhtırada belirtilen harç ve giderleri 06.10.2023 tarihinde yatırdığı halde mahkemenin 18.10.2023 tarihli ek kararıyla temyiz başvurusunda bulunmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
2.Her ne kadar Mahkemenin anılan kararın hatalı olduğunu tespit ederek 19.10.2023 e imza tarihli bir ek karar vererek temyiz başvurusundan vazgeçmiş sayılmasına dair iş bu ek kararın iptaline dair bir ek karar vermiş olduğu anlaşılmakta ise de HMK 366 ncı maddesi delaletiyle temyiz aşamasında uygulanma imkanı olan HMK'nın 346 ncı maddesi gereğince 18.10.2023 tarihli ek kararın kanun yolu başvurusu halinde incelenebileceği bu kapsamda mahkemece kararın iptaline dair re'sen verilen kararın yok hükmünde olduğu, nitekim anılan karara karşı davacı vekilinin de süresi içerisinde temyiz başvurusunda bulunduğu gözetilerek davacılar vekilinin temyiz başvurusundan vazgeçmiş sayılmasına dair ek kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
B) Davacılar vekilinin müvekkillerinden ..., ..., ..., ..., ..., , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden kısmen reddolan manevi tazminat istemleri ile iş bu davacılar yönünden davalı ... Elektrik Üretim Madencilik San. Tic. A.Ş. Aleyhine kısmen kabul edilen manevi tazminat hükümlerine iş bu davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde:
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
- Somut olayda Dairemizce verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına dair karara uyan İlk Derece Mahkemesinin 26.07.2023 tarihli kararında manevi tazminat istemleri yönünden asıl ve birleşen davada çocuklar ..., ..., ..., ..., lehlerine 200.000,00 TL'şer manevi tazminat talep edildiği, mahkemece 150.000 TL'şer manevi tazminata hükmedildiği, anne ve baba ..., Alaattin Batumak lehlerine 200.000,00 TL'şer manevi tazminat talep edildiği, mahkemece 110.000 TL'şer manevi tazminata hükmedildiği, kardeşler ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... lehlerine 100.000,00 TL'şer manevi tazminat talep edildiği, mahkemece 40.000 TL'şer manevi tazminata hükmedildiği, bozma üzerine karar veren İlk Derece Mahkemesi kararları için HMK'da belirelnmiş ayrı bir temyiz kesinlik sınırı olmadığından karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan HMK'nın 362 nci maddesinde belirtilen temyiz kesinlik sınırının uygulanması gerektiği ve bu sınırın 238.730,00 TL olduğu dikkate alındığında anılan manevi tazminat hükümlerinin ayrı ayrı birer dava olarak, birbirlerinden ve maddi tazminat hükümlerinden ayrı kesinlik sınırı altında kalması nedeniyle temyizen incelenmelerinin mümkün olmaması nedeniyle anılan bu hükümlere yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir.
B) Davacılar vekilinin müvekkillerinden ... yönünden kısmen reddolan maddi ve manevi tazminat istemleri ile ... ... yönünden kısmen reddolan maddi tazminat istemi ile ..., ..., ... yönünden reddolan maddi tazminat istemlerine, davalı ... Elektrik Üretim Madencilik San. Tic. A.Ş. vekilinin davacı ... yönünden kısmen kabul edilen maddi ve manevi tazminat istemleri ile ... ... yönünden kısmen kabul edilen maddi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle hükme esas alınan kusur raporundaki tespitlere göre davacı ve davalı ... Elektrik Üretim Madencilik San. Tic. A.Ş. vekilinin temyiz dilekçesindeki kusura yönelik itirazlarının yerinde olmadığı, bozma kararı ile hükmün fer'ileri ile beraber ortadan kalkmış olması nedeniyle vekalet ücretinin karar tarihindeki yeni tarifeye göre belirlenmesinin usuli kazanılmış hak ihlali olarak değerlendirilemeyeceği gözetildiğinde; davacılar ve davalı ... Elektrik Üretim Madencilik San. Tic. A.Ş. vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
a. İhya edilmeyen şirket hakkında verilecek kararın niteliği yönünden;
2.Davadan vazgeçme davanın geri alınması olarak HMK'nın 123 üncü maddesinde düzenlenmiş olup; anılan hükümde davacı, hüküm kesinleşinceye kadar, ancak davalının açık rızası ile davasını geri alabilir. Bu takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilir. Düzenlemesi yer almaktadır.
- Somut olayda davalı ... Yapı ve Madencilik Sanayi Ticaret Ltd. Şti.'nin tasfiye halinde olduğu ve tasfiyeyi takiben İstanbul Ticaret Siciline 09.08.2018 tarihinde tescil edilen 01.07.2018 tarihli şirket Genel Kurul Kararına göre Ticaret Sicilinden terkin edildiği, Dairemizin önceki bozma kararında bu duruma işaretle davacı vekiline şirketi ihya etmesi için dava açmak üzere önel verilmesi yönünden kararın usulden bozulduğu, bozma üzerine davacı vekilinin beyanlarında anılan şirketin ihyasına yönelik dava açmayacaklarını beyan etmiş olması karşısında, anılan davalı şirketin ihya ile tüzel kişiliğini kazanmamış olması nedeniyle davalı şirket hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
b. Manevi tazminat miktarları yönünden;
4.Gerek mülga BK’nun 47 ve gerekse yürürlükteki 6098 sayılı TBK’nun 56 ncı maddesinde hakimin bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene veya ölenin yakınlarına manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebileceği öngörülmüştür. Hakimin manevi zarar adı ile zarar görene veya ölenin yakınlarına verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.
5.Manevi tazminat davalarında, gelişmiş ülkelerde artık eski kalıplardan çıkılarak caydırıcılık unsuruna da ağırlık verilmektedir. Gelişen hukukta bu yaklaşım, kişilerin bedenine ve ruhuna karşı yöneltilen haksız eylemlerde veya taksirli davranışlarda tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranlarda manevi tazminat takdir edilmesi gereğini ortaya koymakta; kişi haklarının her şeyin önünde geldiğini önemle vurgulamaktadır.
6.Bu ilkeler gözetildiğinde; aslolan insan yaşamıdır ve bu yaşamın yitirilmesinin yakınlarında açtığı derin ızdırabı hiçbir değerin telafi etmesi olanaklı değildir. Burada amaçlanan sadece bir nebze olsun rahatlama duygusu vermek; öte yandan da zarar veren yanı da dikkat ve özen göstermek konusunda etkileyecek bir yaptırımla, caydırıcı olabilmektir.(HGK 23.6.2004, 13/291 370)
-
Somut olayda sigortalının Siirt İli ... ilçesi .... Köyünde, asıl işveren ... Elektirik San Tic A.Ş.’nin alt işvereni ... Yapı Madencilik Ltd. Şti. işçisi olarak, açık maden ocağında çalışması esnasında ocağın üst kademelerindeki toprak örtüsünün sigortalı ile birlikte çalışan işçilerin üzerine kayması şeklinde gerçekleşen iş kazasında 16 sigortalının vefat ettiği söz konusu olayın özelliği gözetildiğinde kazalıların yakınları ile beraber toplumun tamamında derin bir üzüntü meydana getirdiği, bu kapsamda maden kazası gibi toplumu derinden etkileyen facialarda hüküm altına alınan manevi tazminat tutarları değerlendirilirken manevi tazminatın caydırıcılık unsurunun öne çıkması gerektiği gözetilerek, davacı eş ... lehine hüküm altına alınan 170.000,00 TL'lik manevi tazminatların az olduğu açıktır.
-
Bu durumda mahkemece yapılacak iş yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda davacı davacı eş ... lehine istemle sınırlı hakkaniyete uygun birer manevi tazminata hükmetmekten ibarettir.
c. Maddi tazminat hesabına esas alınacak ücret ile anne ve baba lehine hüküm altına alınacak maddi tazminat miktarı yönünden;
- Gerek destek kaybından kaynaklı hak sahiplerinin, gerekse iş göremezlikten kaynaklı sigortalının maddi tazminat alacağının hesaplanmasında, gerçek ücretin esas alınması ön koşuldur. Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta pirimi ödemek amacıyla zaman zaman iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir.
10.Gerçek ücretin ise; öncelikle toplu iş sözleşmesi ile imzalı bordrolara, bunların yokluğu halinde ise işçinin kıdemi ve yaptığı işin özelliği ve niteliğine göre işçiye ödenmesi gereken ücrete göre tespit edileceği, işyeri veya sigorta kayıtlarına geçmiş olan miktarın ücret olarak değerlendirilemeyeceği, Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.
-
Öte yandan taraflar arasında işçi alacağına ilişkin görülen davada tespit edilen ücretin tazminat davasında hesaba esas alınacak ücret açısından kesin delil mahiyetinde olmayıp, kuvvetli delil mahiyetinde olduğu, davacının yaptığı işe göre alacağı ücretin Dairenin kökleşmiş içtihatları çerçevesinde TÜİK, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı rayiç ücretleri ile ilgili iş kolundaki meslek odalarından getirilecek emsal ücretler gözetilerek belirlenmesi gerektiği, sendikasız işçi için sendikalardan bildirilen ücretin de dikkate alınamayacağı gözden kaçırılmamalıdır.
-
Somut olayda, davacılar desteği sigortalı ...'ım maden sahasında kamyon şoförü olarak çalıştığı kabul edilerek Çevre ve Şehircilik bakanlığı rayiç ücret tespitleri dikkate alınarak 1,47 kat üzeriden hesap yapıldığı davacı ve davalı vekillerinin anılan rapora itiraz ettiği mahkemece bu itirazlar dikkate alınmaksızın davacıya maddi tazminat istemini artırmak üzere süre verildiği ve verilen sürede sunulan dilekçe dikkate alınarak karar verilmiş ise de varılan sonuç usule uygun olmamıştır.
-
Bu açıklamalar doğrultusunda mahkemece yapılacak iş, davacının olay tarihinde yaptığı iş ve işin niteliğine göre alabileceği ücreti Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile beraber TÜİK, ve meslek odalarından (sendikalı ise bağlı olduğu sendikadan getirtilecek Toplu İş Sözleşmesine göre) belirlemek, yapılacak hesaptan davalı tarafça yapılan ödemeyi davacı taraf lehine oluşan usuli kazanılmış hakka göre hesapta belirtildiği üzere yalın şekilde tenzil ederek davacıların belirlenecek maddi tazminatları hakkında taleple bağlılık ilkesini de göz önünde bulundurmak şartıyla hüküm altına almaktan ibarettir.
d. Ödemenin verilecek kararda değerlendirilmesi ve vekalet ücretleri yönünden;
-
Davacılardan Eş ... ve çocuklardan ..., ... ve ...'a davanın açıldığı 30.01.2017 tarihinden sonra davalı ... Elektrik Üretim Madencilik San. Tic. A.Ş. tarafından toplam 200.000,00 TL ödenmesi noktasında kısmi sulh protokolü düzenlendiği ve ödenen bu miktarların hükme esas alınan hesap raporunda dikkate alındığı anlaşılmakta ise de, yapılan ödemenin dava tarihinden sonra yapıldığı anlaşılmaktadır.
-
O halde Mahkemece HMK'nın 331/1 inci maddesi kapsamında davanın konusuz kalması sebebiyle tazminat alacakları bu ödemeler ile karşılananlar yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verip, davanın açıldığı tarihtek haklılık durumlarına göre lehlerine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ret kararı verilmesi ve yargılama gideri ve vekalet ücreti ile sorumlu tutulmaları hatalı olmuştur. takdir ve hükmeder.
-
Asıl davada davacılar birden fazla olsa da tek bir vekille temsil edilmek suretiyle dava açmış oldukları anlaşılmaktadır. Bu durumda birlikte dava açan ve tek vekille temsil edilen davacıların davasının kabulüne veya kısmen kabulüne karar verilmesi haliyle ilgili, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde bir düzenleme bulunmamakla birlikte, tarifenin 3/1 inci maddesinde; avukatlık ücretinin belirlenmesinde, avukatın emeği, çabası, işin önemi niteliği ve davanın süresi göz önünde tutulacağı; aynı maddenin 2 nci fıkrasında ise, müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek; ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise, her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunacağı belirtilmiştir. Anılan maddenin amacına ve içtihatı birleştirme kararına hakim olan ilke birlikte gözetildiğinde, birden fazla davacının birlikte dava açması ve tek vekille temsil edilmeleri halinde, davanın kabul edilen bölümü üzerinden davacılar yararına tek , reddolan bölümü üzerinden davacılar aleyhine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği açıktır.
-
Somut olayda; asıl davada davacıların tek bir vekille temsil edilmelerine karşın kısmen kabul ve kısmen reddolan kısımlar yönünden her bir davacı için ayrı ayrı kabul ve ret vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamıştır.
-
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
19.O halde, davacılar ve davalı ... Elektrik Üretim Madencilik San. Tic. A.Ş. vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve İlk Derece Mahkemesince verilen karar bozulmalıdır
VI. KARAR: **
Açıklanan sebeplerle;
A) Davacılar vekilinin İlk Derece Mahkemesinin muhtıra gereğince temyiz harç ve giderlerinin süresinde yatırılmadığı gerekçesiyle temyiz başvurusundan vazgeçmiş sayılmasına ilişkin 18.10.2023 tarihli ek karara yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile EK KARARIN BOZULMASINA,
B) Davacılar vekilinin müvekkillerinden ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden kısmen reddolan manevi tazminat istemleri ile iş bu davacılar yönünden davalı ... Elektrik Üretim Madencilik San. Tic. A.Ş. aleyhine kısmen kabul edilen manevi tazminat hükümlerine iş bu davalı vekilinin temyiz itirazlarının MİKTARDAN REDDİNE,
C) 1. Davacılar vekilinin müvekkillerinden ... yönünden kısmen reddolan maddi ve manevi tazminat istemleri ile ... ... yönünden kısmen reddolan maddi tazminat istemi ile ..., ..., ... yönünden reddolan maddi tazminat istemlerine, davalı ... Elektrik Üretim Madencilik San. Tic. A.Ş. Vekilinin davacı ... yönünden kısmen kabul edilen maddi ve manevi tazminat istemleri ile ... ... yönünden kısmen kabul edilen maddi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazları nedeniyle İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
2.Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacılara ve davalı ... Elektrik Üretim Madencilik San. Tic. A.Ş.'ne iadesine,
- Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
12.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:20:37