Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/14462
2024/245
18 Ocak 2024
MAHKEMESİ: İş Mahkemesi
SAYISI: 2021/401 E., 2023/87 K.
KARAR: Ret
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddine dair karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; verilen karara karşı davacı vekilinin temyiz isteminde bulunması üzerine yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının davalı işverene ait işyerinde 09/2012 14/09/2014, 11.09.2015 04.05.2016 arasında hiç gösterilmeyen ve 08/2017, 09/2017, 10/2017, 11/2017, 12/2017 aylarında ise 29 gün eksik gösterilen hizmetinin tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle,dava konusu edilen çalışmaların gerçekleştiği dolmuşun her ne kadar müvekkili adına kayıtlı ise de aslında aracın davacının babası olan Fatih Bahadır'a ait olduğunu, davacının babası ile müvekkilinin kardeş olduğunu, davacının, müvekkilinin yeğeni olduğunu, davacının araçta bir çalışan olarak değil de sahibi gibi kısmi zamanlı çalışmalar yaptığını, çalışmasının süreklilik arz etmediğini belirterek davacının haksız davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Fer'i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum kayıtlarında görünmeyen çalışmaların davanın niteliği gereği yöntemince ispatı gerektiğini, dava açılmasına kurumun sebebiyet vermediğini beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 02.10.2018 tarihli ve 2018/85 E., 2018/411 K. sayılı kararı ile davacının asıl yanında çalıştığı kişinin kendi babası olduğu, davacı tanık anlatımlarına göre bu çalışma şekline göre de davacı ve babası arasında işçi işveren ilişkisi olmadığı, davacının kendi işini yaptığı, serbest bir çalışmasının mevcut olduğu ve sabit bir ücretinin de olmadığı gerekçelerine istinaden davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili istinaf dilekçesi ile davacının talep edilen süreler boyunca davalıya ait minibüste aralarında işçi işveren ilişkisi olacak şekilde yevmiye ücret karşılığında çalıştığını, iddia edilenin aksine davacının kendi işi olmadığını baba oğul ilişkisi şeklinde bir çalışmanın bulunmadığını, davacının çalışmalarının sigortaya bildirilmemesindeki sorumluluğun davalıya ait olduğunu, tanıkların da davacının belirtilen araçta fiili çalışmalarının bulunduğunu beyan ettiklerini, bu tarz hizmet tespiti davalarında fiili çalışmanın hiçbir şüphe ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde özel bir duyarlılık gösterilerek tüm delillerin toplanarak tespit edilmesi gerektiğini, buna uyularak davacının sosyal güvenlik haklarının da korunma altına alınmasını taleple İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın talepleri gereğince tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 14.11.2019 tarih ve E.2019/225, K.2019/2828 sayılı kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
- Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 27.05.2021 tarih ve E.2020/5063, K.2021/7163 sayılı kararında; "Eldeki dava dosyasında, davacının hizmet tespiti isteminde bulunduğu dönem içerisinde davacı adına 04.05.2016 tarihinden itibaren devam eden hizmetlerin 1091583 sicil no.lu davalı işyerince Kuruma bildirilmiş olduğu, 08/2017, 09/2017, 10/2017, 11/2017, 12/2017 aylarında 7 kodu (puantaj kaydı) ile 1 günlük hizmet bildiriminde bulunulduğu, 1091583 sicil no lu davalı işyerinin de 04.05.2016 tarihinde kanun kapsamına alınmış olup davalının 31.10.2001 tarihinden itibaren minibüs ile yolcu taşıma faaliyetinden dolayı devam eden vergi kaydının bulunduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda, ihtilaf konusu dönemde davacı adına davalı işyeri tarafından bildirilen hizmetler dikkate alındığında, davacının davalıya ait minibüste şoför olarak geçen hizmetine ilişkin olarak çalışmanın niteliği (tam zamanlı kısmi zamanlı), gerçek ve eylemli olup olmadığına yönelik duruşmalarda dinlenen yetersiz tanık beyanları esas alınarak kurulan hüküm usul ve yasaya aykırıdır.
Mahkemece yapılacak iş, dava konusu dönemde davacının şoför olarak çalıştığı ilgili plaka no lu araca ilişkin düzenlenmiş trafik ceza tutanakları ile araca ait trafik kayıtlarını, davacı adına düzenlenmiş trafik ceza tutanaklarını ilgili idari birimden celp etmek, davacıya ait ehliyet belgesi örneğini istemek, davalı işyerine ait eksik çalışmayı gösteren puantaj kayıtları ile davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtları davalıdan istemek, ihtilaf konusu dönem yönünden davacının davalıya ait minibüs ile çalıştığı tüm hatları tespit etmek, bu hatlarda (aynı duraklarda) şoför, kâhya (değnekçi) gibi çalışanlar ve komşu işyerleri sahipleri ile çalışanları Kurumdan, Emniyet, Belediye, Şoförler Minibüsçüler Odasından tespit edilerek bu kişilerin çalışmanın gerçek bir çalışma olup olmadığı, çalışmanın niteliği (tam zamanlı kısmi zamanlı) yönünde bilgi ve görgülerine başvurmak ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek sonucuna göre infaza elverişli bir karar vermekten ibarettir. " gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davacı davalı nezdinde çalışma yaptığından bahisle iş bu tespit davasını açmış ise de yukarıda ayrıntılı şekilde belirtildiği ve dosyada dinlenen tüm tanık beyanlarından anlaşıldığı üzere, davacının fiili olarak ortaklaşa çalışma yaptığı kişinin davalı olmadığı, dava dışı babası olduğu, onunla dahi arasında işçi işveren ilişkisi olmadığı, belirli bir ücretinin bulunmadığı sabit olduğundan davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, eksik inceleme ve araştırma neticesi kurulan hükmün usul ve yasaya aykırı olduğunu özet olarak belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
1.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7 nci maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
-
Bu tür davalarda mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.
-
Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirir. (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulunun 12.07.2006 gün, 2006/9 508 E., 2006/521 sayılı kararı)
Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK)
- Değerlendirme
1.Eldeki davada davacının hizmet tespiti isteminde bulunduğu dönem içerisinde davacı adına 04.05.2016 tarihinden itibaren devam eden hizmetlerin 1091583 sicil no lu davalı işyerince Kuruma bildirilmiş olduğu, 08/2017, 09/2017, 10/2017, 11/2017, 12/2017 aylarında 7 kodu (puantaj kaydı) ile 1 günlük hizmet bildiriminde bulunulduğu, 1091583 sicil no lu davalı işyerinin de 04.05.2016 tarihinde kanun kapsamına alınmış olup davalının 31.10.2001 tarihinden itibaren minibüs ile yolcu taşıma faaliyetinden dolayı devam eden vergi kaydının bulunduğu Mahkemece davanın reddine karar verildiği, verilen kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olup bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği anlaşılmaktadır.
Önceki bozma ilamında; Mahkemece dava konusu dönemde davacının şoför olarak çalıştığı ilgili plaka no.lu araca ilişkin düzenlenmiş trafik ceza tutanakları ile araca ait trafik kayıtlarının, davacı adına düzenlenmiş trafik ceza tutanaklarının ilgili idari birimden celp edilmesi, davacıya ait ehliyet belgesi örneğinin istenmesi, davalı işyerine ait eksik çalışmayı gösteren puantaj kayıtları ile davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtların davalıdan istenmesi, ihtilaf konusu dönem yönünden davacının davalıya ait minibüs ile çalıştığı tüm hatların tespit edilmesi, bu hatlarda (aynı duraklarda) şoför, kâhya (değnekçi) gibi çalışanlar ve komşu işyerleri sahipleri ile çalışanları Kurumdan, Emniyet, Belediye, Şoförler Minibüsçüler Odasından tespit edilerek bu kişilerin çalışmanın gerçek bir çalışma olup olmadığı, çalışmanın niteliği (tam zamanlı kısmi zamanlı) yönünde bilgi ve görgülerine başvurulması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek sonucuna göre infaza elverişli bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.
Mahkeme tarafından uyulan bozma ilamı gereği araca ait trafik kayıtlarının, davacıya ait ehliyet belgesi örneğinin celbedilmesi gerekmekte olup bu yönde bir araştırmaya gidilmediği anlaşılmakla; Mahkemece bu eksikliklerin tamamlanması ve davacının babası .... ile çalışmanın geçtiği iddia edilen araçta ilgili dönemde adına trafik cezası olduğu belirlenen .....'ın tanık olarak dinlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Peşin yatırılan temyiz giderinin ilgiliye iadesine,
18.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:29:27