Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/13063
2024/2241
5 Mart 2024
MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/2534 E., 2023/1488 K.
KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Sinop 1. Asliye Hukuk (İş)Mahkemesi
SAYISI: 2020/183 E., 2021/364 K.
Taraflar arasındaki eksik hesaplanarak ödendiği iddiası ile yaşlılık aylığı miktarının yeniden belirlenmesi ve fark aylıkların davalı Kurumdan tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine, dair karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf isteminin esastan reddine dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde özet olarak, müvekkilinin, davalı kurumdan 21010066834 tahsis no ile yaşlılık aylığı almakta olan bir sigortalı olduğunu, davacının 23.03.1963 tarihinde askerlik görevini tamamlanmış olduğunu, ilk işe girişinin 03.05.1965 yılı olduğunu, müvekkilin bu süreden sonra gerek yurt içi gerekse Hollanda'da farklı tarihlerde işçi olarak çalıştığını, davacının 17.01.1989 tarihinde tahsis talebinde bulunduğunu, yurt dışı borçlanması da yapılmak suretiyle kendisine yaşlılık aylığı bağlandığını, ne var ki davacıya bağlanan maaşın 700 gösterge ve %67 aylık bağlama oranı üzerinden bağlandığını, bu hususun yasaya ve sosyal güvenlik mevzuatına aykırı olduğunu, bu hususta davacı tarafından davalı kuruma 01.06.2017 tarihinde "yurt dışında geçen hizmetlerinin tavan ücret üzerinden ödendiği, ne var ki bağlanan yaşlılık aylığının bu orana aykırı ve emsallerinden çok düşük olduğu" gerekçesiyle aylığın düzeltilmesi ve geriye dönük olarak mağduriyetinin giderilmesini istediğini , davalı Kurumun bu talebe karşı verilen 15.09.2017 tarihli cevabı yazısında; "tahsis dosyasının tetkikinde, tahsis talep tarihlerinin 17.01.1989 olduğu ve söz konusu tarihte kullanılan gösterge sisteminin 3395 sayılı Kanun ile değişik üst gösterge sistemi olduğu, borçlanma işleminizin 3201 sayılı Kanun'a göre yapıldığı ve yaşlılık aylıklarında bir hata olmadığının tespit edilmiştir" gerekçesiyle ilgili talep reddedildiğini, davalı Kurumun işleminin özellikle tahsis talep tarihinde uygulanan mevzuata aykırı olduğunu, davalı kurumun işleminin iptali ile muarazanın giderilmesine, davacının yaşlılık aylığının geriye etkili olacak şekilde, tespit edilerek gerçek hak ettiği maaşı üzerinden ödenmesi gerektiğinin tespitine, davacının tahsis tarihinden itibaren gerçekte hak ettiği maaşı ile fiilen ödenen maaşı arasındaki maaş farkının hesaplanarak kendisine her bir maaş farkı için ödenmesi gereken vadelerden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve ileride belirlendiğinde taraflarına harcı yatırılarak arttırılmak üzerine HMK 107/1 maddesi gereğince 1.000 TL'nin belirsiz alacak olarak taraflarına ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle;davacının 29.05.1972 31.01.1983 süresi Hollanda'da geçen çalışmalarını 2147 sayılı Kanun'a göre borçlandığı, beyan üzerinden 01.01.1983 tarihindeki prime esas kazancın üst sınırı olan 35.600,00 TL üzerinden 128 aya tekabül eden 3840 gün karşılığı 911.360,00 TL olarak belirlenen borcun 17.04.1986 tarihinde kurama ödendiğini, 17.01.1989 tarihli tahsis talebine göre Türkiye'de geçen hizmetler ve askerlik borçlanması da dahil edilerek 01.02.1989 tarihinden başlamak üzere yaşlılık aylığı bağlandığını, 427.200,00 TL olarak belirlenen beş yıllık kazançların ortalamasına göre aylığın hesabına esas göstergenin gösterge tespit tablosunun alt göstergesi olan 700 aylık bağlama oranın ise toplam prim ödeme gün sayısı 6720 'den fazla her 240 gün için %1 artırılarak %67 ve aylığın miktarının 120 katsayıya göre 62.720,00 TL olarak belirlendiği borçlanmasının 3201 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilemeyeceğinden aylıkların hesabında üst gösterge sistemini ön gören 3395 sayılı Kanun'un uygulanmasının mümkün olmadığının bildirilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile aldırılan 26.04.2021 tarihli, hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi, davacının 1983 yılında yaptığı yazılı taleple Hollanda'da 29.05.1972 31.01.1983 tarihleri arasında geçen 128 aylık (3840 gün) çalışma süresini borçlanarak ödediği, 01.02.1983 tarihinden sonra yurt dışında geçen çalışma/işsizlik sürelerinin 2147 veya 3201 sayılı Kanun'a göre borçlanma isteğine dair yazılı başvurusunun bulunmadığı, 17.01.1989 tarihli tahsis talebine istinaden Türkiye'de geçen çalışma ve askerlik borçlanma gün sayısı 2888 gün ve yurt dışı borçlanma gün sayısı 3840 gün olmak üzere, toplam 6728 gün üzerinde 700 gösterge, ve 67 aylık bağlama oranı ve 128 katsayı üzerinden 01.02.1989 tarihinden geçerli olmak üzere yaşlılık aylığı miktarının 62.720,00 TL (Eski) olduğu, davalı Kuramca da 62.720,00 TL aylık bağlanması nedeniyle eksik ödenen bir aylığın bulanmadığı, yurtdışı borçlanma ve yaşlılık aylığı başvuruları ile ilgili davalı Kurumca tesis edilen işlemlerin, ilgili usul mevzuata uygun olduğu, değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesi ile, hakkında verilen kararın doğru olmadığını, eksik hesaplama ile tarafına aylık bağlandığını, hükme ess raporun da hatalı olup, davasının kabulü gerektiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporu ve dosya içeriğine göre, davalı Kurum tarafından, davacının SSK'ya tabi hizmet süresi ve askerlik borçlanması süresi dikkate alınarak toplam 6728 gün üzerinden 700 gösterge ve %67 aylık bağlanma oranı ve 128 kat sayı üzerinden 01.02.1989 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yaşlılık aylığının 67,72 TL olarak belirlenmesi usul ve yasaya uygun olup istinaf itirazları yerinde değildir.
Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine, davacı vekilince ileri sürülen tüm istinaf sebeplerinin İlk Derece Mahkemesince usul ve yasaya uygun bir şekilde değerlendirilerek hüküm kurulmasına göre yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/b 1 maddesi gereğince esastan reddine dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyizinde, hakkında verilen kararın doğru olmadığını, eksik hesaplama ile tarafına aylık bağlandığını, hükme esas raporun da hatalı olup, davasının kabulü gerektiğini, belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacıya bağlanan aylığın eksik ödenip ödenmediği ile bu nedenle davacının fark aylık alacağının bulunup bulunmadığı hususuna ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un geçici 2 nci maddesi hükümleridir.
- Değerlendirme
1.Eldeki davada, 506 sayılı Kanun'a tabi sigortalılık süresi ve askerlik ile yurt dışı borçlanması ile elde edilen askerlik borçlanması sonucunda elde edilen 6728 gün üzerinden davacıya 17.01.1989 tarihli tahsis talebine istinaden 01.02.1989 tarihi itibari ile yaşlılık aylığı bağlandığı, davacının aylığın düşük olduğu gerekçesi ile kuruma başvurduğu, sonuç alamaması üzerine de eldeki davayı açtığı anlaşılmakla, davanın yasal dayanağı, öngörülen istisnaları dışında 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un Geçici 2 nci maddesi ve bu maddenin yollaması ile anılan Kanun'un 29 ve 506 sayılı Kanun'un 61 ve geçici 82 nci maddeleridir.
Geçici 2 nci maddede, “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı, 02.09.1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17.10.1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı Kanunlara tabi olanlara bağlanacak yaşlılık aylıkları aşağıdaki şekilde hesaplanır:
a) Sigortalının bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar geçen sürelerdeki prim ödeme gün sayılarına veya fiilî hizmet süresine ait aylık; bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki kanun hükümlerine göre, aylık talep tarihindeki toplam prim ödeme gün sayısı veya fiilî hizmet süresi üzerinden, bu Kanunun yürürlük tarihi itibarıyla hesaplanacak aylığının bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadarki prim ödeme gün sayısı veya fiilî hizmet süresi ile orantılı bölümü, aylık talep tarihine kadar geçen yıllar için, her yıl gerçekleşen güncelleme katsayısı ile çarpılarak hesaplanır.
b) Sigortalının bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra geçen sürelerdeki prim ödeme gün sayılarına ait aylığı, aylık talep tarihindeki toplam prim ödeme gün sayısı üzerinden 29 uncu madde hükümlerine göre hesaplanacak aylığının, bu Kanunun yürürlük tarihinden sonraki prim ödeme gün sayısına orantılı bölümü kadardır. Ancak, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 3600 prim gün sayısını doldurmamış olan sigortalıların yaşlılık aylığı bağlama oranının hesabında, sigortalının Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra geçen ve Kanunun yürürlük tarihinden önceki prim gün sayısını 3600 güne tamamlayan hizmet sürelerinin her 360 günü için % 3 oranı esas alınır.
c) Aylık, (a) ve (b) bentlerine göre hesaplanan kısmî aylıkların toplamından oluşur. Aylıklar ayrıca 29 uncu maddenin son fıkrasına göre artırılarak belirlenir.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı Kanun'un geçici 82 nci maddesinin (a) bendine göre gösterge sistemi içinde hesaplanacak kısmî aylıklara esas gösterge, sigortalıların ortalama yıllık kazanç hesabına giren takvim yılı sayısı esas alınmak suretiyle hazırlanacak olan gösterge ve üst gösterge tespit tabloları esas alınarak belirlenir.
Bu Kanunun yürürlük tarihine kadar geçen sürelere ilişkin aylığın hesabında esas alınan asgari aylık tutarı ile 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı Kanun'un geçici 82 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre belirlenen eski tam aylık tutarı, toplam prim ödeme gün sayısı içinde bu Kanunun yürürlük tarihine kadar geçen prim ödeme gün sayısının oranına tekabül eden tutar üzerinden esas alınır. …” hükmüne yer verilmiş, 29 uncu maddenin “4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar ile aynı fıkranın (c) bendine göre bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa sigortalı olarak çalışmaya başlayanların yaşlılık aylığı, aşağıdaki hükümlere göre belirlenecek ortalama aylık kazancı ile aylık bağlama oranının çarpımı sonucunda bulunan tutardır.
Ortalama aylık kazanç, sigortalının her yıla ait prime esas kazancının, kazancın ait olduğu yıldan itibaren aylık talep tarihine kadar geçen yıllar için, her yıl gerçekleşen güncelleme katsayısı ile güncellenerek bulunan kazançlar toplamının, itibarî hizmet süresi ile fiilî hizmet süresi zammı hariç toplam prim ödeme gün sayısına bölünmesi suretiyle hesaplanan ortalama günlük kazancın otuz katıdır.
Aylık bağlama oranı, sigortalının malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tâbi geçen toplam prim ödeme gün sayısının her 360 günü için %2 olarak uygulanır. Bu hesaplamada 360 günden eksik süreler orantılı olarak dikkate alınır. Ancak aylık bağlama oranı %90'ı geçemez.
28 inci maddenin dördüncü ve beşinci fıkralarına göre aylığa hak kazanan sigortalılar için hesaplanacak aylık bağlama oranı, prim ödeme gün sayısı 9000 günden az olanlar için çalışma gücü kayıp oranının 9000 gün prim ödeme gün sayısı ile çarpımı sonucu bulunan rakamın %60'a bölünmesi suretiyle hesaplanan gün sayısına göre, %50'yi geçmemek üzere üçüncü fıkra uyarınca tespit edilen orandır. Prim ödeme gün sayısı 9000 günden fazla olanlar için ise toplam prim ödeme gün sayısına göre aylık bağlama oranı belirlenir. Ancak, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için bu fıkrada geçen 9000 prim gün sayısı 7200 gün, %50 oranı da %40 olarak uygulanır.
Yukarıdaki şekilde hesaplanan aylığın başlangıç tarihinin yılın ilk altı aylık dönemine rastlaması halinde 55 inci maddenin ikinci fıkrasına göre Ocak ödeme dönemi için gelir ve aylıklara uygulanan artış oranı kadar artırılarak, yılın ikinci altı aylık dönemine rastlaması halinde ise öncelikle Ocak ödeme dönemi, daha sonra Temmuz ödeme dönemi için gelir ve aylıklara uygulanan artış oranları kadar artırılarak, sigortalının aylık başlangıç tarihindeki aylığı hesaplanır.” şeklindeki düzenlemesi ile de 01.10.2008 sonrası aylıkların hesaplama yöntemi belirlenmiştir.
Geçici 2 nci madde hükmü gereğince, 5510 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 01.10.2008 tarihine kadarki sigortalılık sürelerine yönelik aylıklar, 506 sayılı Kanun'un 61 ve geçici 82 nci maddesi gereğince hesaplanacak ve 5510 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihe kadar geçen sigortalılık süresinin toplam sigortalılık süresine orantılı bölümü aylık miktarında esas alınacak, 01.10.2008 tarihi sonrasındaki sigortalılık sürelerine yönelik aylıklar ise 5510 sayılı Kanun'un 29 ve devamı madde hükümleri gereğince hesaplanacak ve bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten sonra geçen sigortalılık süresinin toplam sigortalılık süresine orantılı bölümü aylık miktarında esas alınacaktır.
506 sayılı Kanun'un 61 inci maddesine göre, yaşlılık aylıklarının hesabında 31.12.1999 tarihine kadar katsayı esasına dayalı gösterge sistemi uygulanmakta iken, 4447 sayılı Kanun ile anılan maddede değişiklik yapılması sonucu, 01.01.2000 tarihinden itibaren katsayı esasına dayalı gösterge sistemi yürürlükten kaldırılmış, sigortalının her takvim yılına ait prime esas kazancı, kazancın ait olduğu takvim yılından itibaren aylık talep tarihine kadar geçen takvim yılları için, her yılın Aralık ayına göre Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından açıklanan kentsel yerler tüketici fiyatları indeksindeki artış oranı ve gayrisafi yurt içi hasıla sabit fiyatlarla gelişme hızı kadar ayrı ayrı artırılarak bulunan yıllık kazançlar toplamının, toplam prim ödeme gün sayısına bölünmesi suretiyle bulunacak ortalama günlük kazancın 360 katı, aylığın hesaplanmasına esas ortalama yıllık kazancı oluşturması esası getirilmiştir. Ancak bu sistem, 01.01.2000 tarihinden sonra sigortalı olarak çalışmaya başlayıp, emekli olanlara uygulanacağından, 506 sayılı Kanun'a 4447 sayılı Kanun'un 17 nci maddesi ile eklenen geçici 82 nci maddesi ile 01.01.2000 tarihinden önce çalışmaya başlayıp, bu tarih sonrası da çalışmaya devam edenler için, eski ve yeni sistemin birleşiminden oluşan karma sisteme göre aylık bağlanacağı hükme bağlanmıştır.
506 sayılı Kanun'un Geçici 82/a bendi, “ a) Sigortalının bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar prim ödeme sürelerine ait aylığı aşağıdaki şekilde belirlenir.
Sigortalının aylık talep tarihine kadarki toplam prim ödeme gün sayısı üzerinden, bu Kanunun yürürlük tarihi itibariyle ve bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki hükümlere göre hesaplanacak aylığının sigortalının bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadarki prim ödeme gün sayısı ile orantılı bölümü, bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren aylık başlangıç tarihine kadar geçen takvim yılları için, her yılın Aralık ayına göre Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından açıklanan en son temel yıllı kentsel yerler tüketici fiyatları indeksindeki artış oranı ve gayrisafi yurt içi hasıla sabit fiyatlarla gelişme hızı kadar ayrı ayrı artırılarak hesaplanır.
Hesaplanan yaşlılık aylığı, aylık bağlanması için yazılı başvurunun yapıldığı yılın Ocak ayı ile aylığın başladığı takvim yılının başlangıç tarihi arasında geçen her ay için Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından açıklanan en son temel yıllı kentsel yerler tüketici fiyatları indeksindeki artış oranları kadar artırılır.” hükmünü getirmiş, 4447 sayılı Kanun ile mülga 506 sayılı Kanun'un 2422 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ile değişik 61 inci maddesinin birinci fıkrasının A bendinin a alt bendinde 5000 günden fazla primi ödenen her 240 gün için %60 oranına ilave olarak 1’er puan arttırılarak yaşlılık, malullük ve ölüm aylığı oranının tespit edileceği, b alt bendinde ise, “(Değişik: 11.12.1981 2564/2 md.) sigortalının, 5 000 günden noksan ödediği her 240 günlük malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi için %60 oranı 1 eksiltilerek,” hesaplama yapılacağı hüküm altına alınmış, ek 20. maddede de “Bu Kanuna göre gelir ve aylıkların hesaplanmasında katsayı esasına dayalı gösterge sistemi uygulanır.
Göstergeler, derece ve kademeler halinde, gösterge ve üst gösterge tablolarında belirtilir.
506 sayılı Kanuna göre bağlanan gelir ve aylıkların hesaplanmasında 657 sayılı Kanuna tabi Devlet memurlarının aylıklarına uygulanan katsayı uygulanır.
Bu Kanun gereğince alınacak prim ve verilecek ödenekler ile bağlanacak gelir ve aylıkların hesaplanmasına esas gösterge ve üst gösterge tabloları Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca tesbit edilir.” hükmüne yer verilmiştir.
Eldeki davada, Mahkemece, aldırılan hesap raporunda, davacı hakkında bağlanması gereken ilk aylığın miktarı bakımından yapılan belirleme ve yöntem yerinde ise de, davacı hakkında kurumdan ödenen aylık miktarlarının sorulması ve ödenmesi gereken aylık miktarlarının belirlenmesi ve karşılaştırılması suretiyle, dava tarihine kadar davacıya eksik aylık ödenip ödenmediği hususunun da irdelenmesi ve özellikle 5510 sayılı Kanun'un geçici 39 uncu maddesi hükümlerinin de davacı bakımından dikkate alınıp alınmadığı, irdelenerek, varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
-
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
-
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:21:34