Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/13398
2024/1955
28 Şubat 2024
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/1446 E., 2022/1781 K.
KARAR: Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 8. İş Mahkemesi
SAYISI: 2017/64 E., 2021/336 K.
Taraflar arasındaki iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe giren sigortalının maddi tazminat ile manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının davalıya ait işyerinde kesim operatörü olarak 14.12.2016 tarihinde çalışmaya başladığını, bakmaya görevli olduğu makinelerden 4 nolu makinenin arıza yapması sonucu makineye müdahale ederek acil stop düğmesi ile makineyi durdurmuş ancak çekme topunun baskısını kaldırırken muhafazası olmayan makaranın makineye bağlı olan demir çubuğunun kırılması ile sol eline vurarak sol elinin kesildiğini, davacının hastaneye götürüldüğünü, kazaya neden olan unsurlardan işyerindeki aydınlatmaların onarılmadığın, makinenin muhafazasının olmadığını, kusurun tamamen davalıya ait olduğunu, güvenlik önlemlerini almadığını belirterek; 1000 TL maddi tazminatın, 40000 TL manevi tazminatın davalıdan alınmasını talep etmiştir.
2.Davacı vekili 25.11.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla maddi tazminat talebini 120.161,86 TL olarak ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, cevap dilekçesinde, davalı işyerinde sigorta poliçesinin olduğunu, davacının ağır işte çalışabilir raporu bulunduğunu, iddiaları kabul etmediklerini, iş güvenliği konusunda tüm önlemleri aldıklarını, davacıya her türlü eğitimin verildiğini, davacıya her türlü desteğin verildiği, sağlık kuruluşlarına götürüldüğünü belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu iş kazasının; davalı işveren ... Demir Çelik San. ve Tic. A.Ş.’ye ait işyerinde çalışan kazazede işçi ...'nın, işyerinde demir kesme makinasında kesme operatörü olarak görev yaptığı, üretilen nervürlü demirlerin kesim işleminin yapıldığı makinada, kesilecek olan nervürlü demiri belirlenen boylarda kesen makinanın, malzemenin son kalan kısmının makinanın bir devir daha dönmesi ile kazazede işçinin sol el bileğine çarpması sonucu, yaralanması biçiminde meydana geldiği anlaşıldığı, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığınca oluşturulan komisyon tarafından yapılan değerlendirme sonunda hazırlanan 13.02.2017 tarih ve 040 nolu tutanak incelendiğinde meydana gelen olayın iş kazası olduğunun tespit edildiği,... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen 21.04.2017 tarih ve 1669 nolu “Meslekte kazanma gücü kaybı oranı (sürekli iş göremezlik derecesi) tespitine ilişkin sağlık kurulu kararı” incelendiğinde, ...’nın MKGKO (sürekli iş göremezlik derecesi)’nun % 49,2 (yüzde kırk dokuz virgül iki) olarak tespit edildiği, kontrol muayenesinin gerektiği, kontrol muayene değerlendirme sonrası sürekli iş göremezlik derecesinin %8,00(sekiz) olduğu, başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığına ilişkin ... Kurum Sağlık Kurulu'nun 10.07.2019 tarih, 20194100492 sayılı kararının bulunduğu,sigortalının itirazı sonrasında Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu dosyayı yeniden değerlendirmeye almış ve 02.12.2019 tarih, 2019/21095 sayılı kararda meslekte kazanma gücü oranının %8,00(sekiz) olduğuna, başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığıma, kontrol muayenesine gerekmediğine karar verildiğinin görüldüğü, sürekli iş göremezlik derecesinin %10 'un altında olması nedeniyle 506 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi hükümleri gereğince sürekli iş göremezlik gelirinin durdurulup fiili ödeme tutarının Kurum tarafından dosyaya bildirildiği, dosya üzerinden yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 29.07.2018 havale tarihli bilirkişi raporu ile davalı işveren ..... Demir Çelik San ve Tic. A.Ş ’nin olayda % 90 (yüzde doksan) oranında kusuru olduğu, kazazede işçi .....'nın olayda % 10 (yüzde on) oranında kusuru olduğunun tespit edildiği,dosyada mevcut rapor ve tespitlerde maluliyet oranı ve kusur durumunun değerlendirilmesi sonucu davalı işverenin olayda % 90 (yüzde doksan) oranında, kazazede işçi Arif Kaya'nın olayda % 10 (yüzde on) oranında kusuru olduğunun kabulü ile dosya tazminat tutarlarının belirlenebilmesi için aktüerya bilirkişisine verildiği,hesap bilirkişisi tarafından düzenlenen dosya kapsamına uygun bilirkişi raporunun ve ek raporu ile davacının 14.12.2016 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle karşılanmayan gerçek maddi zararının bilirkişi hesaplamaları doğrultusunda 120.161,86 TL olduğunun tespit edildiği, davacının duyduğu manevi acıya karşılık da takdiren 25.000,00 TL manevi tazminatın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle
Davanın kısmen kabulü ile
1.Maddi tazminat olarak; 120.161,86 TL'nin olay tarihi olan 14.12.2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2.Manevi tazminat olarak; 25.000,00 TL' nin olay tarihi olan 14.12.2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde;
Manevi tazminat için Mahkemenin 25.000 TL gibi oldukça düşük bir miktara hükmetmiş olmasının kararı eksik, hatalı ve hukuka aykırı bir hale getirdiğini beyan ederek Yerel Mahkemece hükmedilen 25.000 TL manevi tazminatın kaldırılması ve talepleri doğrultusunda müvekkili lehine 40.000 TL manevi tazminatına hükmedilmesi belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
İş kazasından kaynaklanan tazminat talepli bu dosyada aktüer hesaplamada yasaya ve Yargıtay kararlarına açıkça aykırı olarak hesaplama yapıldığını, davacının kesinleşen maluliyet oranı % 8 iken ve hesaplama kesin maluliyet oranına göre hesaplanması gerekirken, değiştiği tarihe kadar olan dönemde (04.02.2017 13.04.2021 arası 4 yıl 2 ay 10 gün ) ilk belirlenen oran olan % 49,2 üzerinden hesaplama yapıldığını, mahkemece de bu aktüer hesaplamaya göre maddi tazminata karar verdiğini, maluliyetten kaynaklanan tazminat davalarında maluliyet tek olduğunu, dönemlere göre ayrı ayrı hesaplama yapılamayacağını, kararın bu açıdan bozulması gerektiğini, bu şekilde yapılan hesaplamaların kabule edilmesi halinde yıllar sonra maluliyeti 0 'a düşen işçi davacıların da malul olduğu dönemlerde hesaplama yapılması gerektiğini, böyle dosyalarda sadece manevi tazminata hükmedildiğini, dosyada yapılan kusur incelemesine itirazlarının da dikkate alınmadığını, itirazları doğrultusunda yeni bir rapor veya ek rapor alınmamış olup adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle sürekli iş göremez durumuna giren sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
-
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 inci maddesi, 5510 sayılı Kanunu'nun 13 üncü maddesi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi hükümleridir.
-
Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, temyiz edilen hususların kapsam ve nedenlerine göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisinden alınmasına,
28.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:22:17