Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/14227
2024/1770
26 Şubat 2024
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/2072 E., 2023/2378 K.
HÜKÜM/KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Köyceğiz Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI: 2020/340 E., 2023/80 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın fer'i müdahil Kurum vekili ile taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı şirketin ..... numaralı Köyceğiz İlçesi Köyceğiz Mahallesi ..... Mevkiinde bulunan ....ortaklığı olan narenciye işletmesinde gerçekte 01.03.2005 tarihinde, resmi kayıtlara göre ise 01.06.2010 tarihinde işe başladığı, iş aktinin işveren tarafından haksız olarak fesih tarihi olan 12.04.2016 tarihine kadar devamlı olarak kesintisiz ve asgari ücret ile çalıştığı, davalı iş verenin davacıyı 01.06.2010 tarihinde işe girmiş gibi SGK ya bildirdiği ve primlerini ödemeye başladığı, davacının 01.03.2005 01.06.2010 tarihleri arasında sigortasız olarak çalıştığı, davacının ilk işe girdiğinde su işleri ile ilgilendiği, bu işin salma su ile yapıldığı, daha sonra damlama sulama sistemine geçildiği, arazinin ve bitkilerin çapalanması, temizliği, ağaçların budanması, ilaçlanması ve getir götür işleride olmak üzere verilen tüm işleri yaptığı, davacının sabah saat 08:00 ila akşam 17:00 saatleri arasında çalıştığı, haftada bir gün hafta tatili izni kullandığı, resmi bayramlarda izin kullanmadığı, bu günler için kendisine ücret ödenmediği, sadece dini bayramlarda izin kullandığı, sigortasız çalıştığı süre içerisinde maaşının elden ödendiği, sigorta yapıldıktan sonra banka aracılığı ile maaşının ödendiği, 11 yıldır çalıştığı iş yerinde çalışan ...'ın Köyceğiz Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/272 Esas sayılı dosyası ile hizmet tespiti davasında yaptığı şahitliğin ardından davalı işyeri yetkililerinin kendisine sözleşme imzalatmak istedikleri, ancak davacının bu sözleşmeyi imzalamaması nedeni ile 12.04.2016 tarihinde işten çıkarıldığı, SGK hizmet dökümünü incelediklerinde iş veren davalı şirketin davacıyı 31.01.2016 tarihinde işten çıkmış, 01.03.2016 tarihinde yeniden işe başlamış gibi gösterdiği, ancak davacının işine hiçbir şekilde ara vermediği, davacının davalı kurumda anılan tarihten beri aralıksız olarak çalıştığına dair birçok tanıklarının bulunduğu iddiasıyla davacının 01.03.2005 01.06.2010 tarihine kadar davalı şirkette çalıştığına dair bildirimi yapılmayan sürelerin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum kayıtları incelendiğinde davacının, davalılara ait iş yerinde 01.06.2010 tarihinde işe başladığı, 31.01.2016 tarihinde işten çıktığı, 01.03.2016 tarihinde tekrar işe girdiği, bu tür davaların kamu düzeni ile ilgili olması sebebiyle salt tanık anlatımlarına göre karar verilemeyeceği, yazılı delillerin esas alınması gerektiği, SSK nezdindeki kayıtların getirtilmesi, yazılı belgelerin aksi yönündeki tanık anlatımlarını kabul etmeyecekleri, mahkemece tanık dinlenmesine karar verilmesi halinde aynı dönemde iş yerinde çalışmış bordrolarda yeralan kişilerin dinlenmesi gerektiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığı, hak düşürücü sürenin geçirilmiş olması sebebiyle davanın reddi gerektiği, davacının çalıştığını iddia ettiği dönemde tarımsal işletmenin dava dışı .... Gıda Tarım Paz.Tic.Turz.San.İth.İhr.Ltd.Şti tarafından işletildiği, işletmenin tümüyle bu şirkete bedeli karşılığında verdiği, bu tarihlerde davalıların işçi çalıştırılmasını gerektiren bir durumunun olmadığı, davacının bu tarihlerde davalıların işçisi olarak çalışmasının mümkün olmadığı, Mahkemenin 2015/272 Esas sayılı dosyasında tanık olarak dinlenen ... ve ....'ın bu dönemde bahçenin anılan şirket tarafından işletildiğini açıkça beyan ettiği, davacı tarafça bu şirkete karşı dava açılması süresinin kaçırılması sebebiyle davalılara karşı dava açıldığı, .... Şirketi ile yapılan sözleşmenin süresinin sona ermesi sebebiyle bahçenin 15.05.2006 tarihinde bu şirketten geri alındığı, davacının 15.05.2006 tarihinden 31.05.2010 tarihine kadar olan dönemde bahçede zaman zaman alışmasının olduğu, ancak bu çalışmanın hiçbir surette süreklilik arzetmediği, davacının 01.06.2010 tarihinden itibaren sürekli çalışmaya başladığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından; davacının, davalılara ait işyerinde Kuruma bildirilmeyen 5510 sayılı Kanun kapsamında hizmet akdine dayalı olarak arası 01.03.2005 01.06.2010 tarihleri arası çalıştığının tespitini istediği, davalıların ortağı olduğu adi ortaklık ile dava dışı ..... Gıda Tarım Paz. Tic. Tur. San. İth. İhr. Ltd. Şti arasında akdedilen 15.05.2002 tarihli sözleşmenin incelenmesinde sözleşmenin konusunun Köyceğiz Köyü .... Mevkii'ndeki narenciye bahçesinin mahsulünün satışına ilişkin olduğu, sözleşme süresinin 48 ay olduğu, 15.05.2002 tarihinde başlayıp 05.05.2006 tarihinde sona ereceğinin kararlaştırıldığı, mahsul satış bedelinin 425.000,00 TL olduğu, dava dışı şirketin teslim aldığı narenciye bahçesindeki ağaçların bakımı, sulaması, ilaçlamasının yapılmasını taahhüt ettiği, dava dışı şirketin bahçede bulunan tüm tarım aletlerini kullanacağının, bakım, gübre, sulama elektrik, ilaçlama giderlerinin bu şirkete ait olacağı, giderlere ilişkin adi ortaklık adına fatura kesileceğinin kararlaştırıldığı, Kurum kayıtlarında davacının davalılara ait iş yerinde 01.06.2010 tarihinde işe başladığı, 31.01.2016 tarihine kadar kesintisiz olarak çalıştığı görülmekle davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, davalılara ait iş yeri 1040202.48 sicil nosu ile 27.01.1999 tarihinde kanun kapsamına alındığı ve halen bu kapsamda olup davacının çalıştığını iddia ettiği 2005 2010 tarihleri arasında işyerinin faal durumda olduğu, davacının davalılara ait işyerinde 01.06.2006 tarihinden öncesindeki çalışmasına ilişkin yazılı bir kayıt bulunmadığı, dosya kapsamında dinlenen tanıklardan ...'ın davalı iş yerinde 1980 2014 yılları arasında kahya olarak çalıştığı, bu kişinin beyanında davacının davalılara ait iş yerinde 2006 yılı Mayıs ayında bahçe bakımından sorumlu işçi olarak çalışmaya başladı, sonraki beyanında 2006/Nisan Mayıs ayında işe başladığı, bu aylarda işçi alımı olduğu, yine dinlenen tanıklardan ..., davacının çalıştığını iddia ettiği dönemde davalılara ait iş yerinde bordrolu olarak çalışmış olduğu, dosya kapsamındaki Kurum kayıtlarından anlaşılmaktadır. Tanık beyanında davacının 2005 yılının Nisan ayında işe başladığını, beyan ettiği, dava dışı ...şirketinin yetkili ... beyanında, şirketlerinin narenciye işini yaptığı, çiftlikte zeytin üretimi ve başkaca tarımsal faaliyetlerin bulundıuğunu davacının şirketleri çalışanı olmadığını, çiftliğe gittiğinde davacıyı orada gördüğünü belirttiği, tanık anlatımlarından davacının 2005 yılında davalılara ait iş yerinde çalışmaya başladığı, bu tarihten itibaren 2016 yılına kadar sürekli olarak çalıştığı anlaşılmakla birlikte davacının 2005 yılının hangi ayında işe girdiği hususunda net bir tarih belirlenememektedir. Bununla birlikte yöreye özgü olarak Nisan ve Mayıs aylarında işçi alımının olduğu, yine davalılara ait iş yerinde uzun süre kahyalık yapan ...'ın beyanında belirtilmekle dosya kapsamındaki kayıtların ve tanık anlatımlarının birlikte değerlendirilmesi neticesinde davacının davalıya ait iş yerinde 01.05.2005 tarihinde çalışmaya başladığı, 31.01.2016 tarihine kadar çalışmasının aralıksız devam ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabul, kısmen reddine, davacı 34955067290 TC kimlik numaralı ...'in davalı ..., ... ve ... ortaklığına ait 011040202.48 nolu işyeri sicil numaralı işyerinde 01.05.2005 ila 01.06.2010 tarihleri arasında asgari ücretle çalışmış olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili ile taraf vekilleri istinaf yoluna başvurmuşlardır.
B.İstinaf Sebepleri:
Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; 10.06.2010 tarihinden önceki dönemler tespit davası yönünden hak düşürücü süreye uğradığı, dosya kapsamında toplanan deliller ve dinlenen tanık anlatımlarından anlaşıldığı üzere davacının belirli bir işverene bağlı olmaksızın, çağrı üzerine günü birlik işlerde çalıştığı, davacının maaşını işverenden değil, kahyadan almakta olup yaptıkları iş ve ücret iş yoğunluğuna göre değiştiği, davacının sigortalı sayılabilmesi için gerekli olan ‘ücret, bağımlılık ve zaman’ dava konusu olayda bulunmadığı, davacının çalışmalarının istisna akdi olarak değerlendirilmesi gerektiği iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tüm dosya kapsamı ile davacının 01.03.2005 – 01.06.2010 tarihleri arasında sigortasız olarak çalıştırıldığının ortaya konulduğu, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu, davacının davalı işverene ait işyerinde çalışmaya başladığı tarihin 01.03.2005 olduğu, davacının 2005 yılı Mart ayında çalışmaya başladığının dosya kapsamında dinlenen tanık beyanları ile ortada olduğu, ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi'nin 2018/2258 Esas, 2020/1280 Karar sayılı kaldırma kararı öncesi dosyaya sunulan 18.02.2018 tarihli bilirkişi raporunda ve İlk Derece Mahkemesince verilen 07.06.2018 tarihli kararda davacının davalı işverene ait işyerinde çalışmaya başladığı tarihin 01.03.2005 olarak tespit edildiği, 11.03.2021 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacının davalılara ait işyerinde devamlı ve kesintisiz olarak çalıştığı iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalıların davacının 01.03.2005 tarihinde çalışmaya başladığını iddia ettiği bahçenin 15.05.2002 – 15.05.2006 tarihleri arasında yazılı kira sözleşmesi ile ...Gıda Tarım … Ltd. Şti.' tarafından kiralandığı ve işletildiği, bu tarihler arasında bahçenin kiracı ...Gıda Tarım … Ltd. Şti.'nin fiili hakimiyetinde olduğu, 4 yıllık kira süresi boyunca bahçenin tüm bakımı, sulanması, ilaçlanması, ürün yetiştirilmesi, toplanması vb. işlerin tamamının kiracı ...Gıda … Ltd. Şti. tarafından yapıldığının tüm tanıklar tarafından açıkça beyan ve kabul edildiği, tanık ifadelerinin hatalı ve yanlış değerlendirildiği, tanıkların konumunun dikkate alınmadığı, davacının, davalıların bahçesinde sürekli ve düzenli olarak 01.06.2010 tarihinden itibaren çalışmaya başladığı, bu bildirimin süresinde SGK'ya yapıldığı iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı işveren ... ve Ortakları Narenciye Üretimi adına tescilli 1040202.48 sicil numaralı narenciye üretimi niteliğindeki işyerinden 01.06.2010 – 01.03.2016 tarihleri arasında tam gün üzerinden eksiksiz 5510 sayılı Kanun'un 4/1 (a) maddesi kapsamında bildirimleri gerçekleştirilen davacının, uyuşmazlık konusu dönemle çakışacak şekilde sigortalılığının bulunmadığı, davanın temel yasal dayanağı, 01.03.2005 – 30.09.2008 dönemi yönünden 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu, 01.10.2008 – 01.06.2010 dönemi bakımından 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddesi olup anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünce kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği, istinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK 355 inci maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan incelemede; dava dosyasındaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere, vakıa ve hukuki değerlendirme ile yukarıda belirtilen gerekçe kapsamında ve özellikle bildirim öncesi döneme ait çalışmasına ilişkin yazılı kayıt bulunmayan davacının, dinlenen tanıklardan özellikle davalılara ait işyerinde uzun süre kahyalık yaptığı anlaşılan ...'ın beyanından çalışmasının 01.05.2005 tarihinde başladığının anlaşıldığı, delillerin takdirinde isabetsizlik bulunmadığı gözetildiğinde, davalı ..., ... ve ... ortaklığına ait 1040202.48 nolu işyeri sicil numaralı işyerinde 01.05.2005 01.06.2010 tarihleri arasında asgari ücretle çalıştığını tespit ederek, davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın yerinde olduğu belirgin olup, ayrıca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuşlardır.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının davalı nezdinde hizmet akdine dayalı olarak 01.03.2005 01.06.2010 tarihleri arasındaki tam ve kesintisiz çalıştığının tespiti davasıdır.
2.İlgili Hukuk
- Anayasa'nın 60 ıncı maddesi şöyledir:
"Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. / Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar."
-
01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 31.05.2006 tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Geçici 7 inci maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca, anılan Kanunun yürürlük tarihine kadar 506, 1479, 2925, 2926, 5434 sayılı Kanunlar ile 506 sayılı Kanun'un Geçici 20 nci maddesine göre oluşturulan sandıklara tabi sigortalılık başlangıçları ile hizmet sürelerinin tabi oldukları Kanun hükümlerine göre değerlendirileceği ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi kuralı karşısında, davanın yasal dayanağı davaya konu sürenin bir kısmı itibariyle 506 sayılı Kanun'un mülga 2, 6 ve 79 uncu maddeleridir.
-
506 sayılı Kanun'un mülga 2 inci maddesinin 1 inci fıkrası şöyledir:
"Bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanlar bu kanuna göre sigortalı sayılırlar."
- 506 sayılı Kanun'un mülga 6 inci maddesi şöyledir:
"Çalıştırılanlar, işe alınmalariyle kendiliğinden 'Sigortalı' olurlar. / Sigortalılar ile bunların işverenleri hakkında sigorta hak ve yükümleri sigortalının işe alındığı tarihten başlar. / Bu suretle sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez. / Sözleşmelere, sosyal sigorta yardım ve yükümlerini azaltmak veya başkasına devretmek yolunda hükümler konulamaz.."
- 506 sayılı Kanun'un mülga 79 uncu maddesinin ilgili fıkrası şöyledir:
"...Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 (10 yıl 01/06/1994 tarih ve 3995 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi ile 5 yıl olarak değiştirilmiştir) yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır..."
- 31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlı Sigortası Kanunu'nun 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının ilgili bölümü şöyledir:
"(1) Bu Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulaması bakımından;
a) Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar... sigortalı sayılırlar."
- 5510 sayılı Kanun'un 7 inci maddesinin 1 inci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:
"Sigorta hak ve yükümlülükleri 4 üncü maddenin birinci fıkrasının;
a) (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için çalışmaya, meslekî ve teknik eğitime, meslekî ve teknik ortaöğretim sırasında tamamlayıcı eğitim ya da alan eğitimine, staja veya bursiyer olarak göreve başladıkları tarihten... itibaren başlar."
- 5510 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinin 1 inci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:
"Kısa ve uzun vadeli sigorta kolları bakımından sigortalılık;
a) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların, hizmet akdinin sona erdiği tarihten... itibaren sona erer.
- 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ilgili 9 uncu fıkrası şöyledir:
"Aylık prim ve hizmet belgesi (veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi) işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde iş mahkemesine başvurarak, alacakları ilâm ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları dikkate alınır."
- Değerlendirme
1.506 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık niteliği, anılan Kanunun 2 nci maddesine göre hizmet akdinin kurulması ve 6 ıncı maddesi gereğince çalışmaya başlanması ile edinilir. 5510 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık niteliği ise, anılan Kanunun 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendine göre hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılmakla ve 7 nci maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi uyarınca çalışmaya başladıkları tarihten ibaren edinilir. Söz konusu sigortalılık niteliği anılan Kanun'un 9 uncu maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi uyarınca hizmet akdinin sonlandığı tarihte sona erer.
-
Anayasa'nın 60 ıncı maddesinde yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
-
Somut olayda davacının, davalı işverene ait işyerinden 01.06.2010 31.01.2016 ve 01.03.2016 30.03.2016 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı bildirimleri bulunmaktadır. Davacı, davalıya ait iş yerindeki çalışmasının 01.03.2005 tarihinden itibaren kesintisiz devam ettiğini iddia ederek eksik sürelerin tespitine karar verilmesini dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından davacının 01.05.2005 01.06.2010 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmiştir. Ne var ki işyerinin kapsam ve kapasitesi, işverenin kimliği ve davacının fiilen çalışma süresine ilişkin yapılan araştırmaya hüküm kurmaya yeterli değildir.
-
Mahkemece dinlenen ve işyerinin kahyası olduğunu beyan eden tanık ...'ın, davacının 2006 yılının Nisan veya Mayıs ayında işe başladığı, ancak işyerinin 2006 Mayıs ayına kadar dava dışı ... Gıda Tarım Pazarlama Ticaret Turizm Sanayi İthalat İhracat Limited Şirketinde kirada olduğu ve hasat ve bakıma ilişkin işlemleri anılan şirketin yaptığı; tanık ...'ın, davacının bahçede zeytin dikim işi yaptığı beyanları ile davalılarla dava dışı ...Gıda Tarım Pazarlama Ticaret Turizm Sanayi İthalat İhracat Limited Şirketi arasında 15.05.2002 tarihinde yapılan narenciye bahçesi mahsulünün satışı ile narenciye ağaçlarının bakım, sulama ve ilaçlamasını da içeren sözleşme nazara alınarak; öncelikle işyerinin kapsam ve kapasitesi belirlenerek, yetiştirilen ürün ve ağaçların tür ve miktarı, bunların mevsimsel bakımları ve çalışma biçimi tespit edilmelidir. Ayrıca davacının işe başlangıç tarihi ile bu tarihte hangi işveren nezdinde çalıştığının belirlenmesi gerekir. İşyerinin kapsam ve büyüklüğüne bağlı olarak bahçenin tümünün mü bir kısmının mı dava dışı şirkete kiralandığı, zeytin dikim işinin de anılan şirket tarafından yapılıp yapılmadığı ve bahçenin kira sözleşmesi kapsamında işletiminin dava dışı şirkete bırakılıp bırakılmadığı araştırılmalıdır. Davacının bu şirket nezdinde çalışmasının bulunduğunun anlaşılması halinde ise söz konusu şirket davaya dahil edilmelidir. Böylece davacının hangi işveren nezdinde çalıştığı ile fiili çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
-
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
-
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
-
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:22:45