Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/4487
2024/1755
23 Şubat 2024
MAHKEMESİ: Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2019/2096 E., 2019/2834 K.
KARAR: Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Erzincan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2018/231 E., 2019/95 K.
Taraflar arasındaki ölüm aylığı bağlanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 11.02.2015 tarihinde davalı Kuruma yazılı başvuru yaparak vefat eden sigortalı eşi...’dan kendisine ölüm aylığı bağlanmasını talep ettiğini, davalı Kurumca müvekkilinin eşini kasten öldürdüğü gerekçesiyle başvurusunun reddedildiğini, Erzincan Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/191 Esas ve 2015/227 Karar sayılı kararı ile müvekkili hakkında kasten yakın akrabayı öldürmek suçundan ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verildiğini, Mahkeme kararında da anlatıldığı üzere müvekkilinin sürekli ailesine şiddet uygulayan ve oğluna karşı hayati tehlike oluşturacak şekilde birden fazla bıçakla yaralama olayı karşısında haklı olarak oğlunu kurtarmak amacıyla meşru müdafaada heyecan korku ve telaşla sınırı aşarak eşini öldürmek zorunda kaldığını ileri sürerek davalı Kurum işleminin iptali ile müvekkilinin ölüm aylığına hak kazanıldığının tespitine, 11.02.2015 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanmasına ve birikmiş her bir ölüm aylığının ödenmesi gereken tarihten itibaren ödeme tarihine kadar işlemiş yasal faiziyle birilikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Erzincan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.12.2015 tarihli, 2015/191 Esas ve 2015/227 Karar sayılı kararında ...'nın sigortalı...'yı kasten öldürdüğü sabit olduğundan davacıya ölüm aylığı bağlanamadığını, bu nedenle Kurumca yapılan işlemler tamamıyla mevzuat hükümleri çerçevesinde yerine getirilmiş olduğundan aksi yönde işlem tesis edilmesinin mümkün bulunmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının kendisinden aylık bağlanacak sigortalıyı kasten öldürdüğü, Erzincan 1. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandığı, eyleminin sabit görüldüğü ancak meşru savunma halinde sınırın aşılmasını maruz görülebilecek heyecan, korku veya telaştan hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği, 5510 sayılı Kanun'un 56/a maddesinde sigortalıyı kasten öldüren sigortalının hak sahibinden aylık alamayacağı hükmünün düzenlendiği anlaşıldığından kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesinde özetle; kararın kaldırılmasına ve talep doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "karara konu olayda kişinin “katil kastı olmaksızın darp neticesi öldürmek” suçundan mahkumiyetine karar verilmiş olup eldeki davada davacının Erzincan Ağır Ceza Mahkemesinin 15.12.2015 tarih, 2015/191 Esas ve 2015/227 Karar sayılı sayılı ilamında belirtildiği üzere eşini kasten öldürdüğü" gerekçesiyle istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1 b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, davacının eşini kasten öldürmekten dolayı Erzincan 1. Ağır Ceza Mahkemesinde (2015/191 esas) yargılanıp, yerel mahkemece müvekkil hakkında meşru müdafaada sınırın heyacan korku panikle aşılması sebebiyle ceza verilmesine yer olmadığı kararı verildiğini, oğlunun eşi tarafından gözünün önünde öldürülmeye çalışılması sebebiyle haklı olarak oğlunu kurtarmak amacıyla meşru müdafaada sınırın istemeyerek heyacan panik korku nedeniyle aşılması suretiyle eşini öldürmek zorunda kaldığını, çocuğunun olayda hayati tehlike de geçirdiğini, annelik duygusuyla oğlunu kurtarmak için eşini öldürmek zorunda kaldığını, hiçbir şekilde öldürme kastı ve kusuru olmadığını, dosyada mevcut Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.11.2017 tarih ve 2007/10 812 2007/822 E.K sayılı kararı da olaya benzer bir durum olup talebinin haklılığını gösterdiğini, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 2019/2096 Esas sayılı kararında, gerekçe kısmında Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun kararı yanlış değerlendirilerek davacının eşini öldürmesinde kusurlu olduğu ve kasıtlı davrandığı belirtilmiş olup, davacının eşinin öldürülmesinde hiçbir şekilde kusuru ve kastı olmadığını ileri sürerek temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eşini öldüren davacıya sigortalı olan eşinden dolayı dul aylığı bağlanıp bağlanamayacağı noktasında toplanmaktadır.
- İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 56 ncı maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 21, 25 ve 27 nci maddeleri hükümleridir.
-
Konuyla ilgili olarak 5510 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi ile düzenleme yapılmıştır. Anılan madde de “Ölen sigortalının hak sahiplerinden;
a)Kendisinden aylık bağlanacak sigortalıyı veya gelir ya da aylık bağlanmış olan sigortalıyı kasten öldürdüğü veya öldürmeye teşebbüs ettiği veya bu Kanun gereğince sürekli iş göremez hale veya malûl duruma getirdiği,
b)Kendisinden aylık bağlanacak sigortalıya veya gelir ya da aylık bağlanmamış olan sigortalıya veya hak sahibine karşı ağır bir suç işlediği veya bunlara karşı aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemesi nedeniyle ölüme bağlı bir tasarrufla mirasçılıktan çıkarıldıkları, hususunda kesinleşmiş yargı kararı bulunan kişilere gelir veya aylık ödenmez.” denilmektedir.
3.) 01.10.2008 öncesi itibariyle bu konuda, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ayrı bir düzenleme öngörmemiş olup bu nedenle sorunun çözümünde genel hükümlerden yararlanılması gerekmiştir. Konuya açıklık getirebilmek için mirasçılıkla ilgili Medeni Kanun hükümleri ve Sosyal Güvenlik Mevzuatı'nın "hak kazanma" olgusuna yaklaşımlarının irdelenmesi gerekmektedir.
Mirastan yoksunluk sebeplerini düzenleyen Türk Medeni Kanunu'nun 578 inci maddesi (Eski 520. madde) miras bırakanı kasten ve hukuka aykırı olarak öldüren veya öldürmeye teşebbüs edenlerin mirasçı olamayacakları gibi ölüme bağlı tasarrufla herhangi bir hakta edinemeyeceklerini hükme bağlamıştır.
5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu'nun "Dul ve yetim aylığının bağlanamayacağı" halleri düzenleyen 77 nci maddesi hükmünde de "Aşağıda yazılı hallerde dul ve yetimlere aylık bağlanmaz: a Kendisinden aylık bağlanacak, iştirakçiyi veya emekli, adi malüllük, vazife malüllüğü aylığı alanı; kasten veya haksız yere öldüren veya öldürmeye teşebbüs edenlere veya bu kanun gereğinde adi malül sayılacak hale getirenlere;" düzenlemesine yer verilmiştir.
Türk Medeni Kanunu'nun 578 inci maddesinde sayılan mirastan yoksunluk nedenleri ve bu düzenlemeye koşut bulunan 5434 sayılı Kanun'un 77 nci maddesi Sosyal Güvenlik Hukuku alanında da evrensel hukuk ilkeleri arasında yer alan "hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı" ilkesinin gözetilmesini zorunlu kılmakta, sigortalının kasten öldürülmesi halinde, 506 sayılı Kanun'un 68 inci maddesinde öncelikle aranan "ölüm aylığına hak kazanma" olgusunun gerçekleşmediği sonucunu ortaya koymaktadır, biçimindeki görüş ve içtihadı ile konuya açıklık getirmiştir.
-
Değerlendirme
-
Eldeki davada, davacının, kendisinden dolayı ölüm aylığı bağlanmasını istediği sigortalı eşinin ölümüne sebep olması nedeniyle yargılandığı Erzincan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.12.2015 tarihli, 2015/191 Esas ve 2015/227 sayılı kararıyla; "olay günü maktul...'nın elinde bıçak ile oğlu ...'i bıçak ile birden fazla kez hayati tehlike geçirecek şekilde yaraladığı, bu olay esnasında olay yerinde bulunan diğer çocuk olan ...'in de maktulü engellemeye çalıştığı fakat bir türlü engelleyemediği, oğlunun öldürebileceği endişesi ile sanığın ölüme engel olmak amacı ile o anki hal ve koşullara göre heyecan, korku ve telaştan maktulü elindeki bıçakla birden fazla kez vurarak ölümüne sebebiyet verdiği anlaşılmakla sanığın eyleminin mahkemece meşru müdafaa da sınır aşılmasının maruz görülebilecek bir heyecan, korku ve telaştan işlediği" kanaatine varılarak davacı hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, mahkeme kararı, temyiz edilmeden 23.12.2015 tarihinde kesinleşmiş, mahkeme kararından, olayda sanığın eylemi, meşru savunma sınırın aşılması maruz görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan dolayı işlediği, eşini öldürme kastının bulunmadığı, meşru savunmada sınırın aşılmasından dolayı kusurlu sayılmayacağının anlaşıldığı ve eşe ölüm aylığı bağlanmasına engel olacak “kasten eşin öldürülmesi” halinin gerçekleşmemiş olduğu belirgindir.
Faile, TCK 25 ve 27 nci maddesinde yazılı düzenlemeye göre ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir. Davacının savunmadaki sınırı bilerek ve isteyerek aşmadığı, sanığın sigortalıyı kasten öldürdüğü kabul edilemeyeceğine göre Ceza Mahkemesinin gerekçeli kararında “kasten” ibaresi yazılmakla beraber belirtilmek istenenin, “davacının mazur görülebilecek bir heyecan, korku ve telaş nedeniyle meşru savunmada sınırı aştığı” olduğu, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanun'un 56 ncı maddesine göre diğer şartlar mevcutsa ölüm aylığına hak kazandığı anlaşılmaktadır.
-
İlk Derece Mahkemesince yapılacak iş, tahsis şartlarının varlığını irdeleyerek, sonucuna göre davacının ölüm aylığına hak kazanıp kazanmadığına karar vermekten ibarettir.
-
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan bozmayı gerektirmektedir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
-
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
-
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
23.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:22:45