Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/13762
2024/1695
22 Şubat 2024
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/675 E., 2023/1831 K.
KARAR: Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 33. İş Mahkemesi
SAYISI: 2016/453 E., 2021/366 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespitine ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, 01.06.1997 tarihinden 05.05.2010 tarihine kadar 02.02.1135919 006 sicil sayılı davalı ... Turizm Fot. Rest. İth. İhr. Ltd. Şti.'de (... Düğün ve Kokteyl Salonları) sigortasız olarak çalıştığını, davalı Kurumdan temin edilen hizmet cetveline göre sigortalılık başlangıç tarihinin 01.06.2010 olarak gösterildiğini oysa ki bu tarihte müvekkilinin başka bir şirkette çalışmasına devam ettiğini belirterek müvekkilinin davalı şirkette 01.06.1997 05.05.2010 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; iddianın doğru olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " ...Dinlenen tanık anlatımları değerlendirildiğinde özellikle tanıklar..., ...., ... ve ...'in beyanları; tanık ...'un davacının 1997 1998 yılları arasında çalışmaya başladığı hakkındaki beyanı; davacının ... Bilgi Eğitim Teknolojileri İth. İhr. Ltd. Şti.'de ve aynı zamanda ... Düğün Salonları olarak bilinen ... Tur. Fot. Res. İth. İhr. Ltd. Şti.'de çalıştığı kanaati Mahkememizde oluşmuştur. Tanıklardan ..., 01.08.1997 tarihinden itibaren ... çalışanı olup, ... ve ....'da ...'nun bordrolu çalışanlarıdır. Diğer yandan ... Tur. Fot. Res. İth. İhr. Ltd. Şti. çalışanlarından..... davacının 1997 yılında çalışmaya başladığını beyan etmesi ve bu tanığında 1997 yılından itibaren anılan şirket çalışanı olması karşısında davacının ileri sürdüğü gibi 01.06.1997 tarihinden itibaren davalı şirkette de ... şirketindeki çalışmalarına ilaveten çalışmaya başladığının kabulü gerekmiştir.
....Ltd. Şti. ile ... Ltd. Şti. aynı binada faaliyet göstermektedir. ..... Ltd. Şti. ..... Düğün Salonları olarakta anılmaktadır. Tanıklar her iki şirketin iki kardeşe ait olduğunu belirtmişlerdir. Şirket çalışanlarının aynı yerde yemek yediği ve belirli alanların ortak olduğu yine tanık anlatımları ile doğrulanmıştır. Tanıklar davacının her iki iş yerinin de temizlik işini yaptığını beyan etmişlerdir. Davacının hizmet döküm cetveli incelendiğinde ....Bilgi Eğitim Teknolojileri İth. İhr. Ltd. Şti. isimli .....sicil sayılı iş yerinden 01.06.2010 tarihinden itibaren hizmet bildirimi yapıldığı tespit edilmiştir. Tanıklar davacının 1997 yılından itibaren ... Ltd. Şti.'de çalıştığını doğrulamıştır. Bu nedenle davacının hizmetinin bildirildiği tarihten sonra ... Ltd. Şti.'de çalıştığı ve sadece o şirketin çalışanı olduğu savunmasına itibar edilmemiştir.
Davacının yaptığı işin davacının iddiası ve tanıkların doğrulamaları karşısında temizlik, çay servisi, çamaşır ve ütü işleri olduğu bu işlerin de aynı anda iki farklı şirkette, şirketlerinde aynı binada olduğu düşünüldüğünde gerçekleşmesi olanaklıdır. Davacı tam gün çalışmasını iki farklı şirkette geçirdiğinden davalı şirketteki çalışması aylık 15 gün olarak değerlendirildiği" gerekçesiyle;
"Davanın kısmen kabulü ile
1 Davacının 01.06.1997 05.05.2010 tarihleri arasında kısmi zamanlı olarak ayda 15 gün prime esas alt kazanç üzerinden ....sicil sayılı işyerinde çalıştığının tespitine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemenin yeterli araştırma yapmadan karar verdiği, müvekkilin davalı işyerinde 10.06.1997 – 05.05.2020 tarihleri arası aralıksız çalıştığının tespitine karar verilmesi gerektiği, Mahkeme kararının hatalı ve eksik olduğunu beyanla ve resen tespit edilecek gerekçelerle kararın kaldırılmasına ve davanın tam kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun hukuka aykırı olduğu, yerel Mahkemece hükme dayanak yapılan tanıkların beyanlarına üstünlük tanındığı gerekçeleri ve resen tespit edilecek gerekçelerle kararın kaldırılmasına ve talep doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece res’en komşu işyeri tanıklarının araştırılması ve dinlenmesinin gerektiği, davacının çalışmalarını Kuruma bildirip primlerini yatırmanını işverenlerin görevi olduğu, müvekkil Kurum aleyhine masraf ve vekalet ücretine hükmolunmasının hatalı olduğu, müvekkilinin yasa gereği hizmet tespiti davalarında fer'i müdahil olduğu gerekçeleri ve resen tespit edilecek gerekçelerle kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacı vekili dava dilekçesinde davacının 01.06.1997 05.05.2010 tarihleri arası dönemde davacının kesintisiz çalıştığının tespitini talep ettiği, davacı adına davalı tarafından bildirim yapılmadığı, davalı tarafından gösterilen tanıklar davacının davalı nezdinde çalışmadığını, dava dışı başka bir işyerinde çalıştığını belirttikleri, bordro tanıklarından .... beyanında, davacının 1997 1998 gibi çalışmaya başladığını ve temizlik işini yaptığını, yine bordro tanıklarından .... beyanında, işyerinin düğün salonu olup, davacının temizlikten sorumlu personel olduğunu, bir diğer bordro tanığı .... beyanında, davacının temizlikçi olarak çalıştığını belirttikleri, bir takım telefon ve video kayıtlarının dosyaya sunulduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda, çalışmayı doğrulayan bordro tanıklarının beyanları dikkate alınarak verilen karar yerinde olmuştur.
Bu nedenlerle dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurularının esastan reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın kabulü ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
- Dava, 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun’un m. 86/9 uncu maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların Mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”
Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re'sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
- 6100 sayılı HMK m. 119/1 e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, m. 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur.
Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir.
Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir.
HMK m. 31 gereğince, Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim, m. 31 ve 119/1 e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir.
- Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.
Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.
- Değerlendirme
Eldeki dava, davacının, davalı işyerinde çalıştığı sürelerin tespiti istemine ilişkin olup Mahkemece verilen hükmün eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, öncelikle davanın somutlaştırma yükümlülüğü çerçevesinde davacının beyanı alınmalı, davalıya ait hangi adreste, hangi tarihte işe girdiği, çalışma arkadaşları, amirleri vs. sorulmalı, buna göre davalı şirkete ait hangi sicil numaralı işyerinde çalıştığı tespit edilmeli, Kurum'daki sigorta sicil dosyası, dönem bordroları ile işveren nezdindeki işyeri şahsi sicil dosyası, puantaj kayıtları, bordrolar celbedilmeli, tespit edilen bordro tanıkları varsa dinlenilmeli, yoksa komşu işyeri tanıkları dinlenilmeli, tanık beyanları arasında çelişki oluşması halinde çelişkiler giderilmeli, davacının çalışma olgusu tereddütsüz şekilde ortaya konularak sonucuna göre karar verilmelidir.
Açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, usûl ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
-
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
-
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine,
22.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:22:59