Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/13844
2024/1627
21 Şubat 2024
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/2060 E., 2023/1687 K.
KARAR: Esastan Reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ: Espiye Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI: 2019/442 E., 2020/358 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 22.01.2018 tarihinde başlayan ve 04.04.2019 tarihine kadar devam eden çalışmalarının tespiti ve sigorta başlangıç tarihinin 22.01.2018 tarihi olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; sigortalılığın oluşumu yönünde çalışmanın varlığı saptanması gerektiğini, işe giriş bildirgesinin olması halinde salt işe almayı göstermekle birlikte çalışmanın mevcudiyeti yönünden yalnız başına yeterli kabul edilemeyeceğini, davacının çalışmaları var ise ispat etmesi gerektiğini, bu durumda tanık beyanına itibar edilemeyeceğini belirterek davanın reddini talep emiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı Kurumda iş sözleşmesine dayalı işçi olarak çalışmadığını, sel, baskın, afet ve su şebekelerinde meydana gelen arızaların hizmeti aksatmaması ve aciliyet gerektiren işlerde yararlanmak üzere davacının bu işlere mahsus olmak üzere hizmet alımı yapıldığını, davacının davalı Kurumda sürekli ve aralıksız olarak çalışmasının söz konusu olmadığını, davacının davalı Kurumun işlerinde 231 sayılı Vergi Usul Kanun'un 234 üncü maddesinde yer alan Harcama Pusulası ile hizmet alımı yapılmasına istinaden çalıştığını, davacının sigortalı olarak gösterilmesi ve ödenecek olan sigorta primlerinin Sayıştay ve idari denetimlerde zimmet olarak kabul edileceğinden davacıya sigorta yaptırılmasının mümkün olmadığını, tüm hizmet alımlarına ilişki olarak harcama pusulalarının ayrı ayrı düzenlendiğini, bu harcama pusulalarına göre davacıya ödeme yapıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 06.08.2020 tarihli bilirkişi raporu ile davacının 15.02.2018 31.12.2018 tarihleri arasında 91 gün ve 01.01.2019 25.03.2019 tarihleri arasında 54 gün hizmetinin olduğu şeklinde bilirkişi raporu ile hesaplanmış olup, davacının, davalı ... bünyesinde 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi kapsamında çalışılan ve SGK'ya bildirilmeyen 15.02.2018 31.12.2018 tarihleri arasında 91 gün ve 01.01.2019 25.03.2019 tarihleri arasında 54 gün eksik hizmet süresinin olduğunun tespitine ve hizmet başlangıç tarihinin 15.02.2018 olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı ... vekili; davacı, davalı Kurumda İş Kanunu uyarınca işçi statüsünde olmadığından hizmet süresinin tespiti isteminin hukuken kabul görmeyeceğini, davacı ile davalı arasındaki ilişkinin İş Kanunu uyarınca iş sözleşmesinin zorunlu unsurlarını taşımadığını, davalı Kurumun davacıdan hizmet alımını sel, baskın, afet ve su şebekelerinde meydana gelen arızaların hizmeti aksatmaması ve aciliyet gerektiren işlerde yaptığını, aciliyet halinde takviye niteliğinde ara ara çalıştığını, davacı davalı Kurumda bağımlı olarak iş görme edimini yerine getirmediğinin açık bir ispatı olduğunu, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde çalışan iş yerinde kayıtlı bordro tanıkları ya da komşu ve yakın iş yerlerinde çalışan kayıtlı tanıklar olması gerektiğini ancak dosya kapsamında dinlenen tanıkların bu koşulları sağlamadığını, üstelik birbirleri ile çelişkili beyanların bulunduğunu, davacının davalı idarede İş Kanunu uyarınca işçi statüsünde olduğu ve bağımlılık unsurunun bulunduğu hususunun tanık beyanları ile ispatlanamadığını, davacıya yapılan ödemelerin iş sözleşmesinin esaslı unsuru olarak belirtilen ücret ödemesi olmadığını, fatura hükmünde olan gider pusulalarının ödenmesi niteliğinde olduğunu, davacının sigortalı olarak gösterilmesi ve ödenecek olan sigorta primlerinin Sayıştay ve idari denetimlerde zimmet olarak kabul edileceğinden davacıya sigorta yaptırılmasının mümkün olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
2.Fer'i müdahil vekili; sigortalılığın oluşumu yönünde çalışmanın varlığının saptanması gerektiğini, işe giriş bildirgesinin olması halinde salt işe almayı göstermekle birlikte çalışmanın mevcudiyeti yönünden yalnız başına yeterli kabul edilemeyeceğini, davacının çalışmaları var ise ispat etmesi gerektiğini, bu durumda salt tanık beyanına itibar edilemeyeceğini, çalışmayı ortaya koyan belgelerin kuruma Sosyal Güvenlik Kurumu'na verilmesi, ilgili belgelerin bulunmaması halinde davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, hizmetin geçtiği iddia edilen sürede iş yerinin ilgili kanunun uygulama alanında bulunup bulunmadığı ile gerçekten var olup olmadığı, vergi dairelerinde, esnaf ve sanatkarlar sicilinde ve kanunla kurulu meslek kuruluşlarında kayıtlı olup olmadığı hususlarının incelenmesi, ücretin sigortalı sayılmanın koşulu olan durumlarda ücret alma olgusunun var olup olmadığının araştırılması, davacının çalışmasının sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı ya da res’en bu niteliğe kavuşup kavuşmadığı hususları üzerinde durulması gerektiğini belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya yapılan ödemelerin düzenli olması, davacının yaptığı iş çeşidinin birden fazla olması, Gelir Vergisi Kanun'u 234 üncü madde gereği davacının esnaf kaydı olmaması, davalı Kurumun tüccar olmaması ve tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde davacının davalı ... nezdinde, davalı tarafça davacıya yapılan ödeme dönemi ve tutarları dikkate alınarak tespitine karar verilen tarihlerde çalıştığı dikkate alınarak hizmet süresinin belirlendiği, kurulan hükme ilişkin mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla fer'i müdahil Kurum ve davalı vekilinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK 353/1 b.1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesi ile aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
- Davalı ... vekili istinaf dilekçesi ile aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 86 ncı maddesinin dokuzuncu fıkrası hükümleridir.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ve feri müdahil Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve özellikle, dosyada bulunan ödeme belgeleri, tanıkların beyanları ile dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:23:12