Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/14453

Karar No

2024/1417

Karar Tarihi

15 Şubat 2024

MAHKEMESİ: İş Mahkemesi

SAYISI: 2023/21 E., 2023/315 K.

KARAR: Davanın kabulüne

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde Kurum işleminin iptali davasında davanın usulden reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair verilen kararın temyizi neticesinde kararın bozulması üzerine davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili, müvekkili ...'nın 2007 yılında, eski eşi ...’dan boşanması üzerine Sosyal Güvenlik Kurumuna başvurarak müteveffa babası .....’dan dolayı alması gerekli yetim aylıklarının kendisine bağlanması isteminde bulunduğunu, söz konusu aylığı almaya başladıktan bir süre sonra ise ... Denetim Elemanları tarafından, ‘boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı’ gerekçesiyle aylıkların kesilmesine karar verildiğinin bildirildiğini, müvekkilinin, 2017 yılı Nisan ayı içerisinde davalı ...’na tekrar başvurarak anılan aylığın tarafına bağlanmasını istediğini, ancak davalı idarenin 13.04.2017 gün ve 60991618.HTİ. 3/ 1208182 sayılı yazısı ile ‘SGK Denetim Elemanlarının tuttuğu raporun aksi sabit oluncaya kadar geçerli olması ve konu hakkında mahkeme kararı olmaması’ gerekçesi ile istemin reddine karar verdiğini, anılan karar hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin boşandığı tarihten itibaren, boşandığı eşinden fiilen ayrı yaşamış ve halen ayrı yaşamaya devam ettiğini, açıklanan nedenlerle, davalı Kurum tarafından muvazaalı boşanma gerekçesi ile kesilen yetim aylığının kesilmesine ilişkin kararın iptaline, aylığın tekrar bağlanmasına ve kesildiği tarih itibariyle yasal faiziyle tahsiline karar verilmesi talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili, davacının yetim aylığı almakta iken kendisiyle ilhgili olarak aylıktan yararlanmak için eşiyle boşanarak birlikte yaşamaya devam ettiğini, bu durumun müdürlüklerince tespit edildiğini, yapılan denetimde davacının boşandıktan sonra eşiyle birlikte yaşamaya devam ettiğinin rapor edildiğini, Mahkememizin 2014/414 Esas sayılı dava dosyası ile açmış oldukları iptal edilen aylıklardan kaynaklanan haksız ve yersiz ödemelerin istirdatı için açılan davanın ... 2. İş Mahkemesinin 2012/211 Esas sayılı dava kapsamında kabul edildiği, yine davacının ... 3. İş Mahkemesinin 2015/292 Esas sayılı davası ile aynı döneme ilişkin aynı taleple dava açtığını belirterek davanın kesin hükme bağlı dava şartı yokluğu sebebiyle reddi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemenin 15.03.2018 tarih, 2017/245 E., 2019/81 K. sayılı kararıyla; "... dosya içerisinde yer alan bilgi, belge ve kayıtlar ile ... 2. ve 3. İş Mahkemelerinin dosyalarının hep birlikte değerlendirilmesi sonucunda; işbu davanın konusunun da önceki her iki davada olduğu gibi davacının eski eşi ile beraber yaşamaya devam ettiği gerekçesiyle kesilen yetim aylığının yeniden bağlanması, aksi yöndeki Kurum işleminin iptali ve aylıkların yeniden bağlanmasına ilişkin olduğu, hernekadar dava dilekçesinde dava konusu aylıkların kesme ve bağlama işlemlerinin iptallerine ilişkin tarihlerin açıklanmaması sebebiyle davacı tarafa süre verilmişse de herhangi bir açıklamada bulunmadıkları ve neticeten dava konusunun ... 2. ve 3. İş Mahkemelerinin kesinleşen dosyalarındaki taleplerden farklı bir talep içermediği anlaşılmakla; davanın 6100 sayılı H.M.K.'nun 114/1 ve 115/2 inci maddeleri uyarınca usulden reddine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili, İlk Derece Mahkemesi tarafından delillerin toplanmadığını, müvekkilinin eski eşi ile fiilen birlikte yaşayıp yaşamadığına ilişkin hiçbir araştırma yapılmadığını, tanıkların dinlenmediğini beyanla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 25.02.2019 tarih, 2018/2088 E., 2019/246 K. sayılı kararında, "Davacının ... 2. İş Mahkemesi'nde 2012/211 Esas sayılı dava dosyası üzerinden görülen Kurum işleminin iptaline yönelik davada, eşiyle boşandığı halde fiilen birlikte yaşadığı gerekçesiyle ölüm aylığının kesilme tarihi olan 25.10.2008 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve aylığın yeniden bağlanması talebiyle dava açtığı, ancak Mahkemece davacının boşandığı eşiyle aynı çatı altında yaşadığı kanaatine dayalı olarak, SGK Başkanlığı'nın 15.01.2010 tarih 2010/SŞ 10 sayılı raporunun aksi kanıtlanamadığından davanın reddine karar verildiği ve kararın 12.05.2014 tarihinde Yargıtay 21. H.D. tarafından onanarak kesinleştiği; bu kararın kesinleşmesinden sonra 15.09.2015 tarihinde davacının yine 15.08.2008 tarihinde yetim aylığı kesildiğinden bahisle aylığın bağlanması talebiyle açtığı davada, yukarıda belirtilen ... 2. İş Mahkemesi'nin 2012/211 2014/39 kesinleşen kararı ile açılan aynı konulu davanın, kesin hükme bağlanmış olduğu dikkate alınarak reddine karar verildiği ve bu kararın da taraflarca temyiz edilmediğinden 25.05.2016 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.

Eldeki davada, dava dilekçesinin istem ve sonuca ilişkin bölümünde, Kurum tarafından gerçekleştirilen aylık kesme işleminin iptali ile aylığın yeniden bağlanması ve aylıkların yasal faiziyle birlikte tahsili gereğinin tespiti istendiği, kesinleşen Mahkeme kararlarından sonra yeni olgulara dayalı talep ve talebinin dayanağı herhangibir kanıt sunulmadığı dikkate alınarak Mahkeme tarafından HMK 114 i maddesi uyarınca davanın usulden reddine dair verilen kararın yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine" karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. İlk Bozma Kararı

  1. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

  2. Dairenin 20.01.2020 tarih, 2019/2734 E., 2020/284 K. sayılı kararında "İnceleme konusu davada; boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşamaya devam ettiğinin 15.10.2010 tarihli Kurum raporu ile belirlenmesi ve Kurum tarafından babadan aldığı ölüm aylığının kesilmesi sonucu, davacının, 02.09.2010 tarihinde, kesilen aylığın 25.10.2008 tarih itibariyle yasal faizi ile tahsili ile aylığın yeniden bağlanması istemi ile ... 2. İş Mahkemesi’ne açtığı davada, 2012/211 Esas ve 2014/39 Karar sayılı Mahkeme ilamı ile davanın reddine dair verilen kararın 21. HD tarafından 12.05.2014 tarihinde onanarak kesinleştiği, yine davacının aynı taleple 15.09.2015 tarihinde ... 3. İş Mahkemesi’nde açtığı davanın ise, 2015/292 Esas ve 2016/127 Karar sayılı Mahkeme ilamı ile kesin hüküm sebebiyle davanın reddine dair karar verildiği ve temyize gitmeksizin 25.05.2016 tarihinde kesinleştiği belirgindir. Mahkemece, yazılı şekilde karar verilmiş ise de verilen karar usul ve kanuna aykırıdır. Şöyle ki dava sonucu itibariyle aylığın yeniden bağlanması talebini içermesi sebebiyle özellikle davacının, 2017 Nisan ayında Kuruma aylığın yeniden bağlanması yönüyle başvurusu ve 13.04.2017 tarihli Kurum’un talebin reddine ilişkin cevabı yazısı üzerine bu davanın açılmış olması karşısında dava tarihi öncesi dönem yönünden kesin hükme ilişkin Mahkeme kabulü isabetli ise de dava tarihinden sonraki dönem yönünden esastan bir inceleme yapılması ve elde edilecek sonuca göre bir karar verilmesi gerekirdi." gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.

B.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 28.04.2022 gün, 2020/261 E., 2022/203 K. sayılı kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde; "Somut olayda yazılan müzekkerelere verilen cevaplar, boşanan eşlerin hali hazırdaki durumları (ikamet adreslerinin farklı oluşu, yeni yaşama yerleri, yeni medeni durumları) ve tanık ifadeleri doğrultusunda gerçekten boşandıkları anlaşıldığından, davanın kabulü ile Kurum işleminin iptaline" karar verilmiştir.

C. 2'nci Bozma Kararı

  1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Dairenin 24.10.2022 tarih ve 2022/10778 E., 2022/12977 sayılı kararı ile "... 13.4.2017 sonrası için inceleme yapılarak, davacı ile boşandığı muhtarlıktan ikametgah senetleri elde edilmeli, ilgili Nüfus Müdürlüklerinden sağlanan nüfus kayıt örnekleri ile yerleşim yeri ve diğer adres belgelerinden yararlanılmalı, adres değişiklik ve nakillerine ilişkin bilgilere ulaşılmalı, özellikle ilgili Nüfus Müdürlüğü’nden adres hareketleri, tarihleriyle birlikte istenilmeli, ilgililerin su, elektrik, telefon aboneliklerinin hangi adreste kimin adına tesis edildiği saptanmalı, seçmen bilgi kayıtları getirtilmeli, varsa çalışmaları nedeniyle resmi özel kurum ve kuruluşlara verilen belgelerde yer alan adresler dikkate alınmalı, boşanan eşler 4857 sayılı Kanun hükümleri kapsamında yer almakta iseler adlarına ödeme yapılabilecek özel olarak açılan banka hesabı bulunup bulunmadığı belirlenmeli, boşanan eşlerin kayıtlı oldukları bölge bölgeler yönünden kapsamlı Emniyet Müdürlüğü Jandarma Komutanlığı araştırması yapılmalı, anılan mahalle köy muhtar ve azalarının tanık sıfatıyla bilgi ve görgülerine başvurulmalı, böylelikle “boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama” olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği, toplanan kanıtlar ışığı altında değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre karar verilmelidir." gerekçesiyle karar bozulmuştur.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Somut olayda yazılan müzekkerelere verilen cevaplar, boşanan eşlerin hali hazırdaki durumları (ikamet adreslerinin farklı oluşu, yeni yaşama yerleri, yeni medeni durumları) ve tanık ifadeleri doğrultusunda ayrıca bozma ilamına uyularak boşanan eşlerin kayıtlı oldukları bölge bölgeler yönünden kapsamlı Emniyet Müdürlüğü Jandarma Komutanlığı araştırması yapılmalı, anılan mahalle köy muhtar ve azalarının tanık sıfatıyla bilgi ve görgülerine başvurulmalı, böylelikle “boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama” olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği tekraren araştırılmış olup, sonuç olarak davacının boşandığı eşinin Ayancık/Sinop'da ikamet ettiği tespit edilmiştir. Ayrıca yapılan araştırmada adı geçen şahısların birlikte yaşadıklarına dair görgüsü ve bilgisi olan herhangi bir şahsa rastlanılmamıştır. Akabinde yine karar ilamındaki "Davacı ile boşandığı muhtarlıktan ikametgah senetleri elde edilmeli, ilgili Nüfus Müdürlüklerinden sağlanan nüfus kayıt örnekleri ile yerleşim yeri ve diğer adres belgelerinden yararlanılmalı, adres değişiklik ve nakillerine ilişkin bilgilere ulaşılmalı, özellikle ilgili Nüfus Müdürlüğü’nden adres hareketleri, tarihleriyle birlikte istenilmeli, ilgililerin su, elektrik, telefon aboneliklerinin hangi adreste kimin adına tesis edildiği saptanmalı, seçmen bilgi kayıtları getirtilmeli," bozma hususuna uyularak boşanan eşlerin adres bilgileri ve nerede oy kullandıkları araştırılmış; eski eş ...'ın 10.07.2010 tarihinden itibaren Ayancık ilçesi Sinop ilinde yaşadığı, davacı ...'nın Soma ilçesi ... ilinde sürekli olarak ikamet ettiği görülmüştür. Buna ek olarak seçim bilgileri kayıtları göz önüne alındığında davacı ...'nın 22.07.2007 tarihinden bu yana Soma ilçesinde oy kullandığı, boşandığı eski eşinin ise 12.06.2011 tarihinden itibaren Ayancık ilçesi Sinop ilinde oy kullandığı tespit edilmiştir. Son olarak davacı ...'nın 18.07.2023 tarihli celsede "Dava dilekçemi tekrar ederim, ev eski eşimin üstüne olduğu için 2017 yılında elektrik ve su faturası onun üstüne idi, şu anda evi eski eşimden oğlumdan bana kalan para ile aldım, şuan ev bana aittir, zaten ben fatura işlerinden anlamam, şuanda kızım ile yaşıyorum, ayrıca eski eşim biz boşandıktan sonra 3 4 kez imam nikahlı son 2 yıldır da resmi nikah ile tanımadığım birisiyle evlidir, boşandıktan sonra herhangi bir birlikte yaşama durumumuz olmamıştır." şeklindeki beyanı göz önüne alındığında gerçekten boşandıkları anlaşıldığından, davanın kabulü ile Kurum işleminin iptaline" karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı Kurum, hükmün eksik incelemeye dayalı olduğunu beyanla Mahkemece verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, 5510 sayılı Kanun’un 56 ncı maddesine dayalı yetim aylığını kesen Kurum işleminin iptali aylığın yeniden bağlanması ve kesildiği tarih itibariyle yasal faiziyle tahsili istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi.

  1. Değerlendirme

  2. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  3. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinde hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesi kararın bozmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozmadansürecikararcevapistinaftemyizyargılamavı.kararımahkemesionanmasınaderecesonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:24:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim