Yargıtay 10. HD 2024/9284 E. 2024/13674 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2024/9284

Karar No

2024/13674

Karar Tarihi

24 Aralık 2024

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/2827 E., 2023/2751 K.

KARAR: Esastan red

İLK DERECE MAHKEMESİ: Kayseri 1. İş Mahkemesi

SAYISI: 2021/172 E., 2023/282 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı ...'a ait diş laboratuarında 16.02.1996 tarihinde çalışmaya başladığı, davacının kesintisiz olarak yaklaşık 16 yıl süre ile çalıştığı, 31.03.2012 tarihinde işten çıkarıldığı, davacının davalıya ait iş yerinde 16.02.1996 tarihinde çalışmaya başlamasına rağmen sigortasının 29.04.2008 tarihine kadar hiç gösterilmediği ve bu tarihten ayrıldığı tarihe kadar geçen sürede ise çeşitli tarihlerde kayıtlarda çıkış verilmesine rağmen fiilen çalışmaya devam ettiği, sigortalı olarak kayıtlı bulunduğu tarihlerde de primlerinin Kuruma eksik yatırıldığı iddiasıyla davacının 16.02.1996 31.03.2012 tarihleri arasında davalıya ait iş yerinde kesintisiz olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP

1.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; hizmet tespitine ilişkin dosyada dava dilekçesinin 06.01.2017 tarihinde tarafına tebliğ edildiği, davacı dilekçesinde özetle, davalıya ait diş laboratuarında 16.02.1996 tarihinde çalışmaya başladığı, kesintisiz 16 yıl süre ile çalıştığı ve 31.03.2012 tarihinde işten çıkarıldığı ancak işveren tarafından bu süre zarfındaki çalışmalarının SGK'ya bildirilmediği belirtildiği ve zikredilen tarihler arasında fiilen ve ara vermeksizin çalıştığının tespitini talep ettiği, haksızca ikame edilen iş bu davaya yasal süresi içerisinde cevap verme zorunluluğunun hasıl olduğu, davanın açılış tarihi itibariyle Kurumun davada fer'i müdahil sıfatıyla yer alması gerektiği, davacının çalışma iddiasının 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinde yer alan yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıkları hizmetlerinin geçtiği yılın sonunda başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirse hükmü gereğince hizmet tespit davaları, hizmetlerin geçtiği yıldan itibaren başlayarak 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerektiği, sigortalının aynı iş yerinde birden fazla işe giriş ve çıkışının olması halinde hak düşürücü süre her dönem çalışma için ayrı hesap edilmesi gerektiği, hak düşürücü süre işe giriş ve çıkış tarihleri nazara alınarak Mahkemece de re'sen gözetilmesi gerektiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılan bu davanın usul, kanun ve iyi niyet kurallarına aykırılık teşkil ettiği, davalı ...'ın 01.06.2009 tarihinde davacı tarafın çalıştığını iddia etmekte olduğu diş laboratuarını açtığı, Gelir İdaresi Başkanlığından alınan davalıya ait vergi levhasına göre davalının iş yerini açma tarihinin 01.06.2009 olduğu, davalının iş yeri açılış tarihi öncesinde davacıyı yanında çalıştırmış olmasının mümkün görünmediği, davacı tarafından iddia edilen 1996 2009 yılları arasında ki çalışmadan davalının haberi dahi olmadığı, kaldı ki o tarihler arasında davalının sahibi olduğu bir iş yeri dahi bulunmadığı, davacının tanık listesinde gösterdiği tanıkların hizmet tespiti talepli iş bu yargılama dosyasında dinlenmesi Yargıtay içtihatlarına göre bordro tanığı vasfına haiz olmamaları sebebiyle iyi niyet kurallarına ve hukuka aykırı olacağı, şöyle ki davacının iş yerinde çalıştığını ileri sürdüğü dönemde diş laboratuarında çalışan diğer işçileri tanık olarak göstermek yerine iş yerinin karşısında bulunan başka bir diş laboratuarındaki işçileri göstermesi ve tanık olarak gösterilen bu işçilerden ... 'nun davacının abisi, ...'nun davacının annesi olması iyi niyet kurallarına aykırılık teşkil edecek ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasını engelleyeceği, davacının davalıya ait diş laboratuarında kesintisiz ve sürekli bir çalışmasının bulunmadığı, çalıştığı süre içerisinde davalı tarafından sigorta primlerinin eksiksiz şekilde yatırıldığının ortada olduğu, ayrıca davacı tarafın tanık seçiminde iyi niyet prensiplerine aykırı hareket edildiği, hizmet tespiti davalarında Yargıtay tarafından belirlenen ölçütlere uyulmadığının açık olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI

İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile dosyada dinlenilen tanıklardan annesi ... Hicran ve kardeşi olan ... isimli tanıklar dışında sadece ...'nin beyanında davacının 2000 yılı öncesi ve sonrasında kesintisiz çalıştığına ilişkin beyanın mevcut olduğu, ...'nin ise hizmet cetveline göre davalı işyerine komşu işyeri Sağlık Diş Protez sahibı ...'un yanında çalışmasının uyuşmazlık konusu dönem dışında 2013 yılı sonrası olduğu, bordro tanığı ...'in 2005 2008 yılları arasında ...'ın yanında çalıştığı, davacıyı tanıdığı ancak çalışıp çalışmadığını bilmediğine dair beyanda bulunduğu, 15.01.1996 1997/3 dönemlerinde ... yanında sigortası bildirilen bordro tanığı ... in kendi çalıştığı dönemde davacının davalı işyerinde çalışmadığına dair beyanda bulunduğu, davacının çalıştığı tarihleri hatırlayan diğer bordrolu tanıklar ve komşu işyeri tanıklarının ise davacının çalışmasının 2009 ve 2010 yılları sonrası kısa dönemler halinde kesintili çalışması olduğuna yönelik olduğu görülmekle Yargıtay'ın hizmet tespiti davalarının kamu düzenini ilgilendirmesi nedeniyle çalışmanın her türlü şüpheden uzak ve somut şekilde tanık beyanı ile ispat söz konusu olduğunda bordrolu tanıkların, bordrolu tanıklar yok ise komşu işyeri tanıkların beyanları ile tespit edilmesi gerektiği yönünde içtihatları dikkate alınarak davacının davalı işyerinde uyuşmazlık konusu dönem içerisinde dosya kapsamına göre davacının SGK'ya bildirilen çalışması dışında bir çalışmasının tespit edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından, anılan yasal düzenlemeler ve yapılan açıklamalar çerçevesinde, dosyadaki bilgi ve belgelere göre somut olayda, dinlenen kamu tanık beyanlarından ve davacının çalışma iddiasını doğrulayan başkaca resmi belgeye rastlanmadığından, ispatlanamayan davanın reddine dair kararın vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ

A.Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tanık beyanlarıyla çalışmanın ispat edildiği, hiçbir tanık beyanının nazara alınmadığı iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, davacının davalı işverenler nezdinde hizmet akdine dayalı olarak 16.02.1996 31.03.2012 tarihleri arasında çalıştığının tespitine ilişkindir.

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararıdavavı.kararımahkemeonanmasınaıııilkdereceııcevapıvistinafvtemyiz

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:10:21

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim