Yargıtay 10. HD 2024/12429 E. 2024/13513 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2024/12429

Karar No

2024/13513

Karar Tarihi

19 Aralık 2024

MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/3087 E., 2024/1484 K.

KARAR: Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Samsun 3. İş Mahkemesi

SAYISI: 2022/57 E., 2022/541 K.

Taraflar arasındaki sürekli iş göremezlik derecesinin ve gelir bağlanması tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı işyerinde 11.12.2009 tarihinde elektrik işçisi olarak çalışmaya başladığını, müvekkilinin 02.08.2011 tarihinde elektrik panosu testi yaptığı sırada yüksek elektrik akımına maruz kaldığını ve iki elinin de yandığını, parmaklarında kısalma olduğunu, müvekkilinin meydana gelen kazada hiçbir kusurunun ve ihmalinin bulunmadığını, davalı işverenin işyerinde gereli iş güvenliği önlemlerini almaması, gerekli denetim görevlerini yerine getirmemesi ve gerekli olan iş güvenliği donanımlarını müvekkiline vermemesinden dolayı iş kazası meydana geldiğini, kazanın meydana gelişinde tamamen işverenin kusurlu olduğunu, işveren aleyhine Samsun 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/797 Esas sayılı dosyası nezdinde açılan davada, sanığın mahkumiyetine karar verildiğini ve bu kararın kesinleştiğini, ayrıca davalı aleyhine Samsun 4. İş Mahkemesinin 2015/14 E. Sayılı dosyası nezdinde geçirmiş olduğu iş kazası sebebiyle manevi zatminat davası açıldığını, açılan bu davanın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini, ilgili dosyada ATK raporuna göre davalının %80 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davaya konu iş kazası sebebiyle müvekkili tarafından tahkikat yapılması ve tarafına gelir bağlanması talebi ile Kuruma başvuruda bulunduğunu, ancak Kurumca %8 olduğundan bahisle müvekkiline sürekli iş göremezlik gelirinin bağlanamadığını ve meslekte çalışma gücü kaybı oranı %10'un altında olduğundan tahkikat raporu düzenlenemediğinin bildirildiğini, oysa ki ATK 3. İhtisas Kurulunun 26.08.2019 tarihli ve 14526 Karar sayılı kararında müvekkilinin E cetveline göre %11,3 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının belirtildiğini, işbu rapora karşı yapılan itiraz sonucunda nihai karar merci olan ATK 2. Üst Kurulu tarafından tüm bu raporlar incelendiğini ve 09.07.2020 tarihli ve 1327 karar sayılı rapor ile müvekkilinin maluliyet oranının %12,3 olduğunun tespit edildiğini beyanla müvekkilinin maluliyetinin %12,3 olduğunun tespiti ile müvekkiline hak ediş tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sürekli iş göremezlik geliri bağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili işyerinin meydana gelen kazada herhangi bir kusurunun bulunmadığını, üzerine düşen bütün tedbirleri aldığını ve buna ilişkin eğitimlerin verildiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, dava açmadan önce Kuruma herhangi bir müracaatının bulunmadığını, Ankara Kocatepe Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücü kaybı oranının %8 olarak tespit edildiğini, daha sonra Sosyal Sigortalar Yüksek Sağlık Kurulunun kararı ile derecesinin %5,1 olduğunun tespit edildiğini, sağlık kurullarınca belirlenen derece tespitine göre gelir bağlanacağı hususu açık olduğundan Kurumca yasal mevzuata uygun olarak davacı tarafa gelir bağlanmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile

"Davanın kabulü ile davacının 02.08.2011 tarihinde maruz kaldığı iş kazası nedeniyle maluliyet oranının %12,3 olduğunun tespitine,

Davacıya Kuruma başvuru tarihini takip eden ay başı olan 01.11.2019 tarihi itibari ile sürekli iş göremezlik geliri bağlanması gerektiğinin ve tespitine,

Davacıya ödenecek aylıkların ödeme tarihlerinden itibaren yasal faiz ile birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının dava açmadan önce Kuruma başvurusu bulunmadığını dava şartı yokluğunda davanın reddi gerektiğini, Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen tüm raporların yasal mevzuata aykırı olduğunu, Adli Tıp Kurumunca tespit edilen dereceye göre gelir bağlanmasının mümkün olmadığını, davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının müvekkilimize ait iş yerinde elektrik işçisi olarak çalıştığını 02.08.2011 tarihinde iş kazası geçirdiğini, işbu kazanın oluşmasında davacı tarafın hiç bir kusurunun bulunmadığını beyan etmiştir. Ayrıca davalı taraf meydana gelen kazanın müvekkilimizin iş güvenliği donanımlarını vermemesinden kaynaklanığını da beyan etmiştir. Davacı tarafın beyan ettiğinin aksine müvekkilimizin meydana gelen kazada herhangi bir kusuru bulunmamaktadır. Müvekkilimiz iş veren olarak üzerine düşen bütün tedbirleri almış olup, iş güvenliğine ilişkin bütün tedbir ve eğitimleri de sağlamıştır. Müvekkilimizin, davacının yaşamış olduğu kazada hiç bir kusuru bulunmamaktadır. Kaza davacı tarafın ihmalkar davranışları neticesinde meydana gelmiş olup müvekkilimizin yaşanan olaydan sorumlu tutulması hukuk ve yasaya aykırı niteliktedir. Keza davacı hakkında daha önce verilen hastane raporlarında davacının maluliyet durumu %10'un altındadır. Söz konusu hastane raporları gereğince davalı taraf sürekli iş göremezlik ödeneğine de hak kazanamamaktadır, davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "...Dosyadaki yazılara, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere, bu delillerin takdirinde isabetsizlik görülmemesine ve özellikle davacı tarafça gelir bağlanması için 18.10.2019 tarihli dilekçe ile Kuruma başvurunun yapılmış olduğunun ve dosya kapsamına alınan sürekli iş göremezlik derecesinin tespitine ilişkin raporlar arasında ki çelişkinin Adli Tıp 2.Üst Kurulunun rapora il davacının sürekli iş göremezlik derecesinin %12,3 olarak tespit edilerek giderilmiş olduğunun bu halde verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılan hükme yönelik davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 'nın 353/1 b 1 inci maddesi gereğince esastan reddine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

Davalı şirket vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, sürekli iş göremezlik derecesinin ve gelir bağlanması gerektiğinin tespitine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 19 ve 95 inci maddeleri.

  1. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  1. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalılar vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafkarartemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:10:33

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim