Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/13608

Karar No

2024/133

Karar Tarihi

16 Ocak 2024

MAHKEMESİ: İş Mahkemesi

SAYISI: 2021/53 E., 2023/82 K. Turna

KARAR: Red

Taraflar arasında Mahkemede görülen iş kazasından kaynaklı manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili özetle; 09.01.2007 tarihinde meydana gelen iş kazası nedeniyle davacılar murisinin vefat ettiğini kazanın meydana gelişinde davalıların kusurlu olduklarından bahisle davacı eş Gülşen için 50.000,00 TL, davacı çocuklar Suat, Saygın ve İsmail için 40.000,00’er TL manevi, davacı kardeşler ..., ... ... için 10.000,00’er TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmişlerdir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçelerinde özetle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemenin 13.12.2011 tarih 2007/970 Esas, 2011/873 Karar sayılı kararıyla; davalı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü Yönünden idari yargının görevli olduğundan bahisle Mahkemenin görevsizliğine, davalı ... İnşaat Şirketinin kazanın meydana gelmesinde bir kusuru bulunmamasına karşın risk nazariyesi/tehlike sorumluluğu nedeniyle sorumlu olacağından bahisle davacı eş lehine 30.000,00 TL, davacı çocuklar lehine 15.000,00’er TL, davacı kardeşler lehine 7.000,00'er TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.

Mahkemece verilen bu kararın davacılar vekili ile davalı ... İnşaat Şirketi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 05.04.2012 tarih, 2012/4196 Esas, 2012/5289 Karar sayılı kararı ile işverenin kusurunun bulunmadığı, kendisinden beklenen özeni gereği gibi yerine getirdiği, kazanın meydana gelmemesi için alacağı bir önlemin bulunmadığı, pilotaj hatasının da kusursuz sorumluluğun tüm halleri için gerekli illiyet bağını keseceği, o halde davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden bahisle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece verilen 29.11.2012 tarih, 2012/386 Esas, 2012/910 Karar sayılı kararla bozma ilamına karşı önceki kararda direnilmesine karar verilmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 12.02.2014 tarih, 2013/21 586 Esas, 2014/95 Karar sayılı kararıyla somut uyuşmazlıkta, pilotun üçüncü kişi olduğu ve pilotaj hatasının da sorumluluğun tüm halleri için gerekli illiyet bağını keseceği gözetilmek suretiyle Mahkemece, öncelikle maddi olguya ilişkin tüm deliller toplanarak, dinlenen tanık beyanları da gözetilmek suretiyle uçak kazasının oluşumuna ilişkin maddi olguların eksiksiz biçimde saptanması, sorumluluğu gerektiren her koşulun, kendi özelliği çerçevesinde araştırılıp irdelenmesi ve sonrasında, zararlandırıcı olayın uçak kazası sonucu meydana geldiği gözetilmek suretiyle özellikle havacılık ve uçak mühendisliği, işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında uzmanlardan oluşturulacak üç kişilik bilirkişi heyetinden, İş Kanunu'nun 77 nci maddesinin öngördüğü koşullar da gözetilerek olayın niteliğine göre işverenin alması gerekli veya alabileceği önlemlerin olup olmadığı, varsa bunlardan hangi önlemleri aldığı, hangi önlemlerin alınmadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususlar belirtilerek, işverene atfedilebilecek bir kusur veya üçüncü kişi olarak pilot hatasının bulunup bulunmadığı hususları ile olayda mevcut ise kusurun aidiyeti ve oranının hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde belirleneceği bir rapor alınıp irdelenerek, sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece verilen 19.12.2019 tarih, 2014/203 Esas, 2019/526 Karar sayılı kararla davalı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü Yönünden idari yargının görevli olduğundan hareketle Mahkemenin görevsizliğine, kazanın pilotaj hatasından meydana geldiği, işverenin herhangi bir kusurunun bulunmadığı kabulünden hareketle davalı ... İnşaat Şirketi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

Mahkemenin 19.12.2019 tarih, 2014/203 Esas, 2019/526 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Dairemizin 23.02.2021 tarih ve 2020/6369 Esas, 2021/2080 Karar sayılı kararı ile somut olayda, Mahkemece alınan bilirkişi kusur raporları arasında yargılamaya konu kaza olayına ilişkin olarak düzenlenmiş en detaylı bilirkişi kusur raporu olan 05.04.2017 tarihli raporda; dosyadaki bilgilere göre kazanın oluşumunda hava trafik uygulamalarının neden olabileceği değerlendirilmekle birlikte asıl nedenin plotaj hatasından mı yoksa uçuşu kontrol eden birimlerin ihmal veya hatasından mı kaynaklandığının belirlenemediği, bu yönden hava trafik ve konuşma kayıtlarının kendisinin incelenmesi gerektiğinin, söz konusu kayıtların uluslararası sivil havacılık kuralları gereği korunması gereken Balad Havaalanı hava trafik işletimini yapan ABD makamlarından istenip istenmemesinin takdirinin Mahkemeye ait olduğunun belirtildiği, yine inceleme konusu kazanın nedeninin belirlenebilmesi için Irak Sivil Havacılık Makamı Uçuş Emniyet Dairesinin 31.12.2007 tarihli ve 12/36 sayılı Nihai Kaza Raparunun tam ve eksiksiz örneğine, kaza incelemesini yapan Irak, Moldovya ve ABD makamlarında bulunması gereken hava aracı kazasına ilişkin bilgi ve belgelere, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünde bulunan, hava aracına ilişkin (hava aracına verilen uçuş izni dahil) tüm bilgi ve belgelere, Ulaştırma Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığının 28.07.2008 tarihi ve B.11.0.ATKB.006./664.01/1006 433 sayılı raporunun tam ve eksiksiz bir örmeğine, davalı ... İnş.Taah.Tic. ve San. İth. ve İhr. A.Ş. tarafından hava aracına yapılan yüklemenin ayrıntılı bilgilerine gereksinim olduğuna işaret edildiğine göre Mahkemece bu eksiklikler giderilip yeni bir kusur raporu alınmaksızın, kazanın oluşumunda davalı işveren ... İnş. Tic. ve San. A.Ş’nin kusuru bulunmadığından bahisle adı geçen davalı yönünden davanın reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu, Mahkemece yapılacak işin 05.04.2017 tarihli bilirkişi kusur raporunda belirtilen eksiklik bilgi ve belgeler ikmal edildikten sonra anılan raporu düzenleyen aynı heyetten yeniden kusur raporu alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesinden ibaret olduğundan bahisle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra verilen temyiz incelemesine konu 11.07.2023 tarih, 2021/53 Esas, 2023/82 Karar sayılı kararla kazanın meydana gelişinde davalı işveren Kulan İnşaat Şirketinin bir kusurunun bulunmadığı, kazanın %80 oranında pilotaj hatası ve %20 oranında (ABD kontrolündeki) hava kontrol yönetimindeki hatalardan kaynaklandığı kabulünden hareketle davalı şirketin davacılar murisi ve diğer vefat eden yolcuların taşınmasında tercih ettiği taşıma şirketinin uygun olduğu, davalı işverene kiralanan uçağın uçuş izni, uçuşa elverişlilik durumu bakımından kayıtları, sigorta durumu gibi resmi ve teknik belgelerin varlığını ve geçerliliğini sorgulama gibi yükümlülük yüklenemeyeceği, varsa buna dair kusur ya da ihmalin uçağın işleticisi şirket ile tescil ülkesi ve diğer Sivil Havacılık birimlerine ait olduğu, ayrıca kazanın 3 üncü kişi konumunda olan pilotaj hatası ve Balad Havaalanı, hava trafik kontrol görevlilerinin hataları nedeniyle meydana gelmiş olması nedeniyle, iş kazasının işveren şirket tarafından alınacak önlemlerle önlenemez nitelikte olduğunun anlaşıldığı, üçüncü kişi konumundaki kişi ve birimlerin hatalı eylemlerinden dolayı kaza ile davalı işveren arasında illiyet bağının kesildiğinden bahisle davalı işveren ... Şirketi yönünden davanın reddine, davalı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü Yönünden idari yargının görevli olduğundan hareketle Mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen 11.07.2023 tarih, 2021/53 Esas, 2023/82 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, Mahkemenin gerekçeli kararında her ne kadar önceki bozma ilamı doğrultusunda eksiklikler giderilerek yeniden bilirkişi raporu alındığından ve bu raporun hükme esas alındığından bahsedilmişse de Mahkemece eksiklikler tam giderilmeden hüküm kurulduğunu, ... sigortalının davalı şirketin işçisi olduğunu ve tamamen güven esasına dayanarak uçağa bindiğini, işverenin iş kanunu ve ilgili yönetmenlikler gereği üzerine düşen edimleri ve sorumlulukları yerine getirmediğini, davalı işverenin işçilerine güvenli ortamı sağlamak, güvenli ve standartlara uygun bir uçak ve şirketle anlaşarak işçilerini yurt dışına çıkarmak konusunda yükümlülüğü bulunduğunu, davalı işverenin bu yükümlülüğü yerine getirmediğini, Mahkeme dosyasında bu durumun açıkça belli olduğunu, kusur raporunu hazırlayan bilirkişilerin bu durumu görmezden geldiklerini ve iş hukuku prensiplerine ve kanuna aykırı olarak rapor düzenlediklerini, bilirkişi raporunda uçuş şirketinin yeterliliği ya da pilotların yeterliliği konusunda hiçbir değerlendirme yapılmadığını, bu konuya ilişkin bilgi ve belgenin dosyaya sunulmadığını, eksik bilgi ve belgelerle hazırlanan bilirkişi raporunu ve bu rapora dayanarak verilen Mahkeme hükmünü kabul etmediklerini, yine hava aracının bakım kayıtlarına ilişkin bir değerlendirmenin ne bilirkişi raporunda ne de Mahkemenin gerekçeli kararında mevcut olmadığını, davalı şirketin güven vermeyen bir uçak kiralamış olmasının işverenin kusurlu davranışı olarak kabul edilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda bu yönün değerlendirilmediğini, davalı işveren tarafından dava konusu kazanın meydana gelmemesi için gerekli tedbirler ve önlemlerin alınmadığını, iş yaşamındaki bir takım risklerin davalı işveren tarafından iyi planlanmadığını, işverenin çalışma alanının güvenliğini temin etmediğini, çalışma alanında gerekli önlemleri almadığını, davalı şirketin işveren olarak dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak yeterliliği ya da güvenilirliği olmayan bir uçak tercih ettiğini, uçağın ve uçuş şirketinin sahte sigorta poliçesi ile işlem yapan bir firma olduğunu, sadece bu sebebin bile şirketin ve uçağın standartlara uygun olmadığını göstermeye yeterli olduğunu, işverenin ucuz olduğu için bu şirketin uçağını kiraladığını, kaza nedeninin kesin ve somut delillerle belirlenmesi ve ona göre hüküm kurulması gerektiğini, bilgi ve belge eksikliğinin olmasının müvekkillerinin murisi işçi aleyhine yorumlanmaması gerektiğini, davalı işverenin standartlara uygun bir uçak kiraladığını somut verilerle ispat etmesi gerektiğini, aksi halde kazanın meydana gelmesinde asli sorumluluğun işverene ait olduğunu, Irak Sivil Havacılık Makamı Uçuş Emniyet Dairesinin 31.12.2007 tarihli ve 12/36 sayılı nihai kaza raporunun tam ve eksiksiz bir örneğine, kaza incelemesini yapan Irak, Moldovya ve ABD makamlarında bulunması gereken hava aracı kazasına ilişkin bilgi ve belgelere, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünde bulunan hava aracına ilişkin (hava aracına verilen uçuş izni dahil) tüm bilgi ve belgelere, Ulaştırma Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığının 28.07.2008 tarihli ve B.11.0.1TKB.0.06/664.01/2008 433 sayılı raporun tam ve eksiksiz örneğine, davalı ... İnşaat Taah. Tic. ve San. İth. ve İhr. A.Ş. tarafından hava aracına yapılan yüklemenin ayrıntılı bilgilerine gereksinim olduğunu, belgelerin temininin mümkün olmaması halinde işverenin sorumlu olduğunu, zira uçağın işveren tarafından seçilmiş ve temin edilmiş olduğunu, bilirkişilerin sadece uçağın teknik donanımları ve havacılık kuralları kapsamında olağan koşullarda değerlendirme yaptıklarını, işverenin işçiyi gözetmesi ve koruması gerekliliğinin üzerinde hiç durulmadığını, işçi aleyhine yorum yasağının Mahkeme kararı ile açıkça ihlal edildiğini, davalı şirketin ucuz ve standartlara uygun olamayan bir şirket ve uçak tercih etmiş olması durumunun bilirkişi raporunda değerlendirilmediğini, belge ve bilgi temini eksik iken Mahkemenin hükmünde yer verdiği davalı şirketin iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı hükümleri çerçevesinde kazanın oluşumuna engel olabilecek nitelikle alabileceği ve almadığı bir tedbirin bulunmadığı şeklindeki tespitin son derece hatalı olduğunu, işverenin uçağı kendisi araştırdırıp, tespit edip, ucuz diye kiralamasının bile işverenin tam sorumluluğunu ispata yeterli olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacıların iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemlerine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesi, 4857 sayılı İş Kanun'un 77 inci maddesi, 492 sayılı Harçlar Kanun'un 8 inci ve 31 inci maddeleri,

  1. Değerlendirme

a. Davacı Kardeşlerin Manevi Tazminat İstemleri Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden;

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 06.06.1975 gün ve 1975/6 8 sayılı içtihadında, HUMK’un 427 nci maddesindeki kesinlik sınırının iş mahkemelerinde verilen kararlarda da uygulanması gerektiği belirtilmiştir.

01.10.2011 tarihinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) yürürlüğe girmiş, anılan Kanun'un 450 inci maddesiyle de 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ek ve değişiklikleriyle birlikte tümüyle yürürlükten kaldırılmıştır. Bununla birlikte yasa koyucu uygulamada birtakım sorunların ortaya çıkmasını engellemek için, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda geçiş hükümlerini ayrıca düzenlemiştir.

Bu bağlamda 6100 sayılı HMK’nın Geçici 3 üncü maddesinde, bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanun'un 26.09.2004 tarih ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ila 454 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı açıkça düzenlenmiştir.

16.07.1981 gün ve 2494 sayılı Kanun'un geçici maddesi ile temyiz ve karar düzeltme sınırlarına ilişkin değişikliklerin, Kanun'un yürürlüğe girmesinden sonra verilecek nihai kararlara yönelik temyiz ve karar düzeltme istemleri hakkında uygulanacağı belirtilmiş; dolayısıyla, dava hangi tarihte açılmış olursa olsun, temyiz ve karar düzeltme sınırlarının saptanmasında, hakkında bu yollara başvurulan hükmün verildiği tarihteki yasal durumun esas alınacağı kabul edilmiştir.

Temyiz kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir. Temyiz sınırı belirlenirken yalnız dava konusu edilen taşınır malın veya alacağın değeri dikkate alınır.

Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması halinde temyiz (kesinlik) sınırının saptanmasında alacağın tamamının gözetilmesi, tümü dava konusu yapılan bir alacağın kısmen kabulünde ise temyiz (kesinlik) sınırının belirlenmesinde kabul ve reddedilen miktarların esas alınması, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu Geçici 3 üncü maddesi gereğince 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 nci maddesi hükmü gereğidir.

21.07.2004 gün ve 25529 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak, öngördüğü istisnalar dışındaki hükümleri yayım tarihinde yürürlüğe giren, 14.07.2004 tarih ve 5219 sayılı "Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" ve ayrıca 5236 sayılı Kanun; katsayı artışı da uygulanmak suretiyle bu kanunların yürürlük tarihinden sonra Mahkemelerce verilen hükümler yönünden 2023 yılı için 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 nci maddesindeki temyiz (kesinlik) sınırını 12.950,00 TL olarak değiştirmiştir.

Somut olayda Mahkemece verilen 11.07.2023 tarihli kararda davacı kardeşlerden her birinin talep ettikleri 10.000,00'er TL manevi tazminatın ayrı ayrı reddine karar verildiği, dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir davacının isteminin diğer istemlerden bağımsız ve ayrı olarak temyiz (kesinlik) sınırının altında bulunduğu anlaşılmakla, anılan hükümlere karşı temyiz yoluna başvurulması miktar itibariyle mümkün bulunmadığından, davacılar vekilinin manevi tazminat istemlerinin reddine ilişkin hükümlere yönelik temyizinin miktar itibarıyla kesinlik nedeniyle ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir.

b. Davacılar Vekilinin Diğer Hükümlere Yönelik Temyiz İtirazları Açısından;

Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Dosya kapsamından, davalı ... İnş. Tic. ve San. A.Ş.'nin ticaret unvanının gerekçeli karar başlığında eksik gösterildiği, davacılar vekili tarafından dava açılırken 2.700,00 TL peşin harç yatırılmasına karşın hüküm fıkrasında karar ve ilam harcı ile ilgili hüküm kurulurken “Alınması lazım gelen 179,90 TL. harçtan davacının peşin olarak yatırmış olduğu harcın mahsubu ile bakiye 166,80 TL. harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,” şeklinde hüküm kurulmak suretiyle davacı tarafa bakiye harç ödeme yükümlülüğü getirildiği anlaşılmaktadır.

Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HMK'nın geçici 3. maddesi delaletiyle HUMK’nun 438/7 nci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Davacılar vekilinin davacı kardeşler ... ve ... ...'ın manevi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının ayrı ayrı miktardan reddine,

2.Gerekçeli karar başlığının davalılar kısmının 2 numaralı bendinin tamamen silinerek yerine geçmek üzere "2 ... İnş. Tic. ve San. A.Ş. Atatürk Cad. ... Apt. Asma K. .../Adana" ibarelerinin yazılması,

3.Hüküm fıkrasının karar ve ilam harcına ilişkin 3 numaralı bendinin tamamen silinerek yerine geçmek üzere "3 Alınması lazım gelen 179,90 TL. harçtan davacıların peşin olarak yatırmış oldukları 2.700,00 TL peşin harcın mahsubu ile yeniden harç alınmasına yer olmadığına, fazla yatırılan 2.520,10 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine," ibarelerinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacılara iadesine,

Dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,

16.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozmadansürecikararcevapdüzeltilerektemyizyargılamavı.kararımahkemesionanmasınaderecesonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:30:11

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim