Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/12309
2024/13137
17 Aralık 2024
MAHKEMESİ: İş Mahkemesi
SAYISI: 2021/122 E., 2022/188 K.
KARAR: Kısmen Kabul, Kısmen Ret
Taraflar arasındaki iş kazasından vefat eden sigortalının maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin açılan davadan dolayı yapılan yargılamada Dairemizce verilen bozma kararına uyularak Mahkemece davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davacılar vekilleri ve davalılardan ... İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edildiği anlaşıldıktan sonra; 09.05.2023 Salı günü için yapılan tebligatlar üzerine murafaalı temyiz eden davalı ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. adına Av. ... ile davacı ... ... adına Av. ... ve davalı ... Kurumu Genel Müdürlüğü adına Av. ... ... geldiler. Diğer davacılar adına gelen olmadı. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek, noksan tespit edilen hususun ikmali için dosya geri çevrilmişti, geri çevirme sonrası dosya Dairemize gelmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1 Davacılar vekili asıl dava dosyasının dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi ... ...'un davalılara ait Karadon Müessese Müdürlüğünde bulunan yeraltı maden ocaklarında yer altı maden işçisi olarak çalışırken grizu patlaması sonucu 17.05.2010 günü vefat ettiğini, olayın meydana gelmesinde davalıların iş mevzuatının kendisine yüklediği önlemleri almamasının neden olduğunu, meydana gelen kazada muris ile birlikte 30 işçinin hayatını kaybettiğini, müvekkillerinin genç yaşta eşini babalarını, evlatlarını kardeşlerini kaybedip iki çocuğuyla baş başa kaldığını, iddia ederek maddi ve manevi tazminattan fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak kaydı ile müteveffanın nişanlısı ... ..., annesi ... ve kardeşi ... ... için 1.000,00 er TL maddi tazminat ile ... ... için 120.000,00 TL, annesi ... için 60.000,00 TL kardeşi ... ... için 30.000,00 TL, kardeşi ... için 30.000,00 TL manevi tazminatların olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacı müvekkiline verilmesini talep etmiş, yargılamanın devamında maddi tazminat istemini, nişanlı ... için 117.546 TL'ye arttırmıştır.
2 Davacılar vekili birleşen dosyanın dava dilekçesinde özetle; davacı Anne ... lehine bakiye alacak iddiasıyla 01.03.2019 tarihli hesap raporunda alınan rapora göre 191.395,48 TL’den asıl davada talep harici kalan 190.395,48 TL’nin kaza tarihinden yasal faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TTK vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın haksız olduğunu, olayın meydana gelmesinde diğer davalı şirketin ve müteveffanın kusurlu olduğunu iddia ederek reddini talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kazada soruşturmanın devam ettiğini, bu aşamada müvekkiline kusur yöneltilerek dava açılmasının haksız ve yersiz olduğunu, kazanın diğer davalı kurumun sözleşme gereği taahhüt ettiği edimleri yerine getirmediğini, gerekli tedbirleri almadığı için meydana geldiğini, istenilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, müvekkilinin kusurunun olmadığını, haksız açılan davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili 02.11.2011 tarihli dilekçesi ile davanın Eureko Sigorta Şirketine ihbarını talep etmiştir.
3.İhbar olunan Eureko Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket nezdinde davalı Yapı Tek AŞ adına düzenlenen 2807011 no.lu ve 01.06.2009 01.06.2010 vadeli işveren Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi bulunduğunu, poliçenin teminatının maddi tazminat talepleri için kişi başı 100.000 USD, manevi tazminat talepleri için ise poliçe süresince yıllık azami 50.000 USD ve kaza başı yıllık azami limiti ise 1.5000.000,00 USD ile sınırlı olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin dava konusu iş kazasından, sigorta genel ve özel şartlarında açıklandığı şekliyle sorumlu olduğunu beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 25.11.2014 tarih ve 2011/688 E 2014/745 K ile "İddia, savunma, kurum kayıtları, işyeri kayıtları, Mahkemenin 2010/420 Esas sayılı dosyası kapsamında alınan ve aynı taraflar arasındaki kesinleşen kusura ilişkin bilirkişi raporu, hesaba ilişkin bilirkişi raporu bir arada değerlendirildiğinde Kurum sigortalılarından davacılar yakınının 17.05.2010 tarihli iş kazasında öldüğü, davalı TTK kazanın oluşumunda %70, diğer davalının ise %30 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, hesap raporunun dosya kapsamına uygun olduğu görülmekle hesap bilirkişisi raporu esas alınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. Ancak hesap bilirkişisi tarafından nişanlının maddi zararını hesaplarken evlenme ihtimalinin değerlendirilmediği görülmektedir. Ancak zararın hesabında evlenme ihtimalinin değerlendirilmesinin zorunlu olduğu anlaşılmaktadır. Nişanlının hiç evlenmemiş olduğu, genç olduğu, günümüz evlenme yaşı itibariyle şansının çok yüksek olduğu görülmekle %80 oranında evlenme ihtimali nedeniyle zarar hesabından indirim yapılması gerektiği kabul görmüş ve 47.018,40 TL destek zararının bulunduğunun kabul edilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Davacılar murisinin son aylık net ücretinin 2.000,00 TL olduğu gerek tanık anlatımı ile gerekse yapılan iş ve meslek kıdeminden anlaşılmıştır. Mahkememizce manevi tazminat miktarının belirlenmesinde ölenin yaşı, davacılarla yakınlığı ve yukarıda belirtilen unsurlar dikkate alınmış olmakla birlikte aynı gün aynı kazada ölen diğer bir işçinin (Mahkememizin 2010/420 Esas sayılı dosyası) yakınlarının davasındaki miktarlar ile kıyaslama da yapılmak suretiyle hüküm kurulmuştur. Ancak işbu dava dosyasında manevi tazminat miktarları biraz daha düşük taktir edilmiştir. Zira emsal alınan dosyadaki hak sahibi sayısının azlığı, ölenin çok genç olması gibi unsurlar ayrıca dikkate alınmış ve uygun miktarda manevi tazminatlara karar vermek gerekmiştir. Davacılar anne ve kardeşlerin tek dayanaklarının ölen olduğu, evlerinin reisinin daha önceden ölmüş olduğu anlaşılmakla buna göre manevi tazminata hükmetmek gerekmiştir." gerekçeleriyle "Davacıların tüzel kişiler aleyhine açmış olduğu davaların kısmen kabulü ile davacıların maddi tazminat taleplerine ilişkin olmak üzere davacı ... için 1.000,00 TL'nin dava tarihi olan 13.09.2011 tarihinden itibaren ve davacı ... ... için 47.018,40 TL'nin kaza tarihi olan 17.05.2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı tüzel kişilerden müteselsilen alınarak davacılara ayrı ayrı verilmesine, davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile ölenin nişanlısı ... ... için 15.000,00 TL, ölenin annesi ... için 40.000,00 TL ve kardeşler ... ... ve ... ayrı ayrı 20.000,00'er TL manevi tazminat bedellerinin dava tarihi olan 13.09.2011 tarihinden itibaren yasal faizleri ile birlikte davalı tüzel kişilerden müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" dair karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1.İlk Derece Mahkemesinin 25.11.2014 tarihli kararının süresi içinde davacılar ve davalı TTK Genel Müdürlüğü vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesince 08.11.2016 tarih ve 2016/1356 E 2016/13871 K sayılı ilamıyla; "Somut olayda, davalı işyerinde maden mühendisi olarak çalışmakta iken vefat eden sigortalının, kazanın meydana gelişinde kusurunun bulunup bulunmadığına dair bir kusur araştırması yapılmaksızın aynı kaza olayına ilişkin diğer bir kısım dava dosyalarında aldırılan kusur raporlarının hükme esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur. Yapılacak iş, ... sigortalının işyerinde yaptığı işi araştırıp tespit etmek, bu husus tespit edildikten sonra, yaptığı iş dikkate alınarak kazanın meydana gelişinde kusurunun bulunup bulunmadığı konusunda İş Kanunu'nun 77 nci maddesi ile yönetmelik hükümleri göz önünde tutularak iş güvenliği uzmanlarından oluşan 3 kişilik bilirkişi heyetinden kusur raporu almak ve çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir." gerekçeleriyle mahkeme kararı bozulmuştur.
- İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyarak verdiği 09.04.2019 tarih ve 2017/32 E 2019/117 K sayılı ilamıyla; davacıların TTK ve ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. aleyhine açmış olduğu davaların kısmen kabulü ile davacıların maddi tazminat taleplerine ilişkin olmak üzere davacı ... için 1.000,00 TL'nin dava tarihi olan 13.09.2011 tarihinden itibaren ve davacı ... ... için 39.993,74 TL'nin kaza tarihi olan 17.05.2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı TTK ve ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ayrı ayrı verilmesine, davacıların manevi tazminat taleplerine ilişkin olarak davacı ... ... için 15.000,00 TL, davacı ... için 40.000,00 TL ve davacılar ... ... ve ... için ayrı ayrı 20.000,00'er TL manevi tazminatın dava tarihi olan 13.09.2011 tarihinden itibaren yasal faizleri ile birlikte davalı TTK ve ... İnş. San. ve Tic. A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine dair karar verilmiştir.
3.İlk Derece Mahkemesi kararının davacılardan ... ... ile davalılardan ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. ile ... vekillerince temyiz edilmesi davacılar ..., ... ... ile ... tarafından ise davalılar temyizine katılma yoluyla temyiz başvurusunda bulunulması üzerine; davacılardan ..., ... ... ve ... vekilinin tüm, davacı ... ... vekili ile davalı vekillerinin ise sair temyiz itirazlarının reddi ile; "davacı nişanlının, sigortalının ölümünden önce onun desteğinden yararlandığının ispat edilememiş olması nedeniyle davalı TTK yönünden davanın reddine karar vermek, davacı nişanlı lehine hükmedilen bir önceki kararın davalı ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. yönünden temyiz edilmemiş olması gözetilerek bu davalı yönünden davacı lehine oluşan usuli kazanılmış hak doğrultusunda maddi tazminata karar vermek, öte yandan iş kazasında vefat eden sigortalının olay tarihinde vardiya mühendisi sıfatıyla maden mühendisi olarak çalıştığı gözetilerek, mesleki kıdemi ve işin özelliğine göre, davalı şirket tarafından ibraz edilen ücret bordrolarına itibar edilip edilmeyeceğini değerlendirmek, itibar edilmemesi halinde ise TÜİK, Çevre Şehircilik ve meslek odalarından sigortalının olay tarihinde ve bilinen dönem içerisinde alabileceği ücreti tespit ettirmek, ücretin tespiti noktasında davalılar lehine oluşan usuli kazanılmış ... gözeterek asgari ücretin 3,23 kat düzeyindeki ücreti geçmemek, işlemiş (bilinen) devre sonu olarak da 21.02.2014 tarihli hesap raporunda esas alınan tarihi geçmemek suretiyle davacı annenin maddi tazminat alacağını belirlemekten ibarettir." gerekçeleriyle Mahkeme kararı bozulmuştur.
4.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyarak "Hesap bilirkişisinin 09.09.2022 tarihli hesap raporunda, davacı anne ...'un destek zararının PMF yaşam tablosu dikkate alındığında 99.466,09 TL, TRH yaşam tablosu dikkate alındığında 108.676,77 TL olduğu tespit edilmiştir. Bozma ilamında davalılar lehine oluşan usuli kazanılmış ... gözeterek asgari ücretin 3,23 kat düzeyindeki ücreti geçmemek, işlemiş (bilinen) devre sonu olarak da 21.02.2014 tarihli hesap raporunda esas alınan tarihi geçmemek suretiyle davacı annenin maddi tazminat alacağının belirlenmesi istenildiğinden bozma ilamı doğrultusunda davacı anne için maddi zarar hesaplanmıştır. Son Yargıtay kararlarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınması istenilmekte olup bilirkişice TRH 2010 yaşam tablosu dikkate alınarak hesaplanan 108.676,77 TL maddi tazminat miktarı mahkememizce hükme esas alınmıştır. Asıl ve Ek dava (birleşen) (2019/196) ile birlikte değerlendirilerek davacının talebi kısmen kabul edilmiş bilirkişice hesaplanmış 108.676,77 TL'nin 1.000,00 TL'sinin asıl dava tarihi olan 13.09.2011 tarihinden itibaren kalan bakiye 107.676.77 TL'sinin kaza tarihi olan 17.05.2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile beraber davalı tüzel kişilerden müteselsilen alınarak davacıya verilmesi fazlaya ilişkin talebinin reddine şeklinde hüküm kurulmuştur. Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı, ölenin davacılara olan yakınlığı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23.6.2004, 13/291 370) Belirtilen ilkeler doğrultusunda manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verilerek uygun miktarda tazminat bedelinin ödenmesi hüküm altına alınmıştır." gerekçeleriyle; 1 Davacıların tüzel kişiler aleyhine açmış olduğu davaların kısmen kabulü ile
A) Davacı ... ...'nun maddi tazminat taleplerine ilişkin olmak üzere davanın davalı TTK yönünden reddine,
B) Davanın ... İnşaat San. Tic. A.Ş. yönünden davanın kısmen kabulü ile 47.018,40 TL'nin kaza tarihi olan 17.05.2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine,
C) Davacı ...'un maddi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulü ile asıl ve Ek dava ile birlikte değerlendirilerek bilirkişice hesaplanmış 108.676,77 TL'nin 1.000,00 TL'sinin asıl dava tarihi olan 13.09.2011 tarihinden itibaren kalan bakiye 107.676.77 TL'sinin kaza tarihi olan 17.05.2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile beraber davalı tüzel kişilerden müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine,
2 Davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile ölenin nişanlısı ... ... için 15.000,00 TL, ölenin annesi ... için 40.000,00 TL ve kardeşler ... ... ve ... ayrı ayrı 20.000,00'er TL manevi tazminat bedellerinin dava tarihi olan 13.09.2011 tarihinden itibaren yasal faizleri ile birlikte davalı tüzel kişilerden müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
3 Fazlaya ilişkin talebin reddine," karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekilleri ile davalı ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. vekilinin temyiz başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; ilk kararda ... şirketi lehine vekalet ücreti hükmedilmemesinin lehlerine usuli kazanılmış hak teşkil ettiği halde, anılan davalı lehine maddi tazminatın reddi nedeniyle vekalet ücreti takdir edilmesinin hatalı olduğunu, ... şirketi yönünden kısmen reddolan kısmın hakkaniyet indiriminden kaynaklı olduğundan ret vekalet ücreti takdir edilemeyeceğini, TTK Genel Müdürlüğü yönünden verilen ret kararının hatalı olup, ret vekalet ücreti takdirinin de yerinde olmadığını hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davacı ..., ... ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; asgari ücret kamu düzenindendir, hesabın rapor tarihinde geçerli olarak 2022 asgari ücret dikkate alınarak düzenlenmesi gerektiğini, usuli kazanılmış hak kapsamında asgari ücret farklarının yansıtılmamasının düşünülemeyeceğini, TRH 2010 tablosu esas alınmasının yerinde olduğunu, maddi tazminatın tam kabul edilmemesi hukuka aykırı olduğunu, manevi tazminatların az olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
3.Davalı ... İnş. San. ve Tic. AŞ. vekili temyiz dilekçesinde özetle; sigortalının anneye fiili desteği olmadığını, 31.01.2019 tarihli celsede oğlunun aylığını istemediğini beyan ederek oğlunun desteğinden yararlanmadığını kabul ettiğini, annenin 3 çocuğu olduğu gözetilerek diğer çocuklarından desteklik olgusu da dikkate alınması gerektiğini, davacının desteklik olgusunu ispatlamadığını, SGK’dan bağlanan gelirin tenzili gerektiğini, davacıya SGK’ya başvurmak için önel vermesi gerektiğini, aksi halde SGK’dan bağlanan gelirin müvekkiline rücu edileceğini, imzalı bordrolarda yer alan 1.518,12 TL ücretin dikkate alınması gerektiğini, sigortalının destek payı fazla ve çalışma süresini uzun hesaplandığını, ölüm nedeniyle yapılan 16.500 TL yardımın mahsubu gerektiğini, hesapta TRH 2010 tablosu esas alınmasının hatalı olduğunu, hükme esas alınan kusur oran ve aidiyetinin hatalı olduğunu, manevi tazminatların fazla olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sigortalının iş kazası neticesinde vefatı nedeniyle desteğinden yoksun kalanların ve yakınlarının maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir
- İlgili Hukuk
"Temyiz incelemesinin kapsamı" açısından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin atfı ile 428 ve 439 uncu maddeleridir.
"Olayın iş kazası olarak tespiti ile SGK yönünden sonuçları" açısından 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19, 20 ve 21 inci maddeleridir.
"Tazminat miktarının tayin ve tespiti" açısından kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan kanun hükümleri gözetildiğinde 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 332 ve 98 inci maddeleri ile giderek aynı kanunun 41, 42, 43, 44, 45 ve 47 nci maddeleri, öte yandan yargılama sırasında yürürlüğe giren ve kamu düzeni kapsamında uygulanma imkanı olan 6101 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 2 ve 7 nci maddeleri gereğince uygulanma imkanı bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 55 ve 420 inci maddesi hükümleridir.
"İş Sağlığı ve Güvenliğine ilişkin alınacak tedbirler" açısından işyerinin nitelik ve kapsamına göre olay tarihinde yürürlükte bulunan 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi ile 4/12/1973 tarih ve 7/7583 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlükte bulunan İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü maddeleridir.
"Usuli kazanılmış hak" açısından 04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı ve 09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile "Bilirkişi Raporuna İtiraz etmemekle oluşan usuli kazanılmış hak açısından" 6100 sayılı HMK'nın 281 inci maddesi ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.02.2021 tarih ve 2018/10(21) 94 E 2021/111 K sayılı ilamında da benimsenen ilkelerdir.
- Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve bozmaya uymakla taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış haklara, temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelerle, temyiz edenlerin sıfatlarına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre; davacılardan ..., ... ... ve ... vekilinin tüm, davacı ... (...) Sermikli ve ... İnşaat San. ve Tic. A.Ş. vekillerinin ise aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir
2.Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. 'Usuli kazanılmış hak' olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirir. (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulunun 12.07.2006 tarihli, 2006/9 508 E., 2006/521 sayılı kararı).
3.Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan Mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).
4.Somut olayda İlk Derece Mahkemesince verilen 25.11.2014 tarihli ilk kararda Mahkemece davacı anne ... yönünden 21.02.2014 tarihli hesap raporu esas alınarak maddi tazminat alacağının 97.640,82 TL olarak hesap edildiği ancak taleple bağlı olarak 1.000 TL'ye hükmedildiği, kararın davacı ... vekili tarafından hesap yönünden temyiz edilmediği aynı zamanda o tarihte ... vekili olan davacı nişanlı yönünden hesap yönünden temyiz edildiği böylelikle davacı Anne ... yönünden gerekçede belirtilen 97.640,82 TL'lik maddi tazminat alacağı yönünden davalılar lehine usuli
kazanılmış oluştuğu, takiben temyiz incelemesi üzerine öncelikle 08.11.2016 tarihli bozma ilamında davacılar ve davalı TTK Genel Müdürlüğü temyizlerinin sair yönleri incelenmeksizin kusur yönünden bozulduğu, bozmaya uyularak verilen 09.04.2019 tarihli kararda davacı anne yönünden 160.610,92 TL maddi tazminat alacağı hesap edildiği, taleple bağlı 1.000 TL'ye hükmedildiği, kararın davacılar ve davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine 16.03.2021 tarihli bozma ilamında; davacılardan ..., ... ... ve ... vekilinin tüm, davacı ... ... vekili ile davalı vekillerinin ise sair temyiz itirazlarının reddi ile; davacı anne ... lehine yapılacak hesap yönünden özetle sigortalının olay tarihinde ve bilinen dönem içerisinde alabileceği ücreti tespit ettirmek, ücretin tespiti noktasında davalılar lehine oluşan usuli kazanılmış ... gözeterek asgari ücretin 3,23 kat düzeyindeki ücreti geçmemek, işlemiş (bilinen) devre sonu olarak da 21.02.2014 tarihli hesap raporunda esas alınan bu tarihi geçmemek suretiyle davacı annenin maddi tazminat alacağını belirlenmesi yönünden kararın bozulduğu, bozmaya uyularak yapılan yargılamada alınan 09.09.2022 tarihli hesap raporunda ise ücret yönünden bozma kararı gereği yerine getirilerek ücret katının usulüne uygun tespit edildiği anlaşılmakla beraber, bakiye ömür tespitinde esas alınan tablo yönünden değişikliğe gitmek suretiyle davalılar lehine usuli kazanılmış hak ihlali yapılmak suretiyle maddi tazminat alacağı 108.676,77 TL olarak hüküm altına alınmış ise de varılan sonuç usuli kazanılmış hak yönünden hatalı olmuştur.
-
O halda davacı anne ...'un maddi tazminat alacağının bu tazminat alacağını açıkça temyiz eden davalı ... Şirketi yönünden oluşan usuli kazanılmış hak yönünden 97.640,82 TL olarak tespiti ile asıl ve birleşen davalar kapsamında bu miktara dair kısmi kabul kararı verilmesi, öte yandan kararı temyiz etmeyen davalı TTK Genel Müdürlüğü yönünden ise davacı ... lehine işbu davalı yönünden 108.676,77 TL alacağın usuli kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilerek karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
-
Aynı zamanda davalı TTK Genel Müdürlüğü yönünden davacı ... (...) Sermikli 'nin maddi tazminat istemi reddolmuş olduğundan işbu davalı yönünden maddi tazminat isteminin tam reddi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/4 üncü maddesi gereğince maktu ret vekalet ücreti olan 9.200 TL olarak hüküm altına alınması gerekirken, bu oranı gerekçesiz olarak aşar miktarda hüküm fıkrasının 6. bendinde 18.631,90 TL'ye hükmedilmiş olması da usul ve yasaya aykırı olmuştur.
-
O halde, temyiz eden davacı ... (...)Sermikli 'nin ve davalı ... şirketi vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları gözetilerek mahkeme hükmü bozulmalıdır.
-
Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi dikkate alınarak 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesi gereğince düzelterek onanmalıdır
VII. KARAR
1.Davacılardan ..., ... ... ve ... vekilinin tüm, davacı ... (...) Sermikli ve ... İnşaat San. ve Tic. AŞ vekillerinin ise aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararının;
Gerekçesinde yer alan; "Son Yargıtay kararlarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınması istenilmekte olup bilirkişice TRH 2010 yaşam tablosu dikkate alınarak hesaplanan 108.676,77 TL maddi tazminat miktarı mahkememizce hükme esas alınmıştır. Asıl ve Ek dava (birleşen) (2019/196) ile birlikte değerlendirilerek davacının talebi kısmen kabul edilmiş bilirkişice hesaplanmış 108.676,77 TL'nin 1.000,00 TL'sinin asıl dava tarihi olan 13.09.2011 tarihinden itibaren kalan bakiye 107.676.77 TL'sinin kaza tarihi olan 17.05.2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile beraber davalı tüzel kişilerden müteselsilen alınarak davacıya verilmesi fazlaya ilişkin talebinin reddine şeklinde hüküm kurulmuştur." paragrafının silinerek yerine;
"İş kazası ve tazminat alacağının belirlenmesi ile ilgili dosyaların temyiz incelemesini yapan Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 21.02.2021 tarih ve 2020/9717 E 2021/2003 K sayılı emsal kararında işaret olunduğu üzere "ülkemize özgü ve güncel verileri içeren, “TRH 2010” tablosunun iş kazası ve meslek hastalığından kaynaklı maddi tazminat davalarında da bakiye ömrün belirlenmesinde nazara alınması gerektiği açıktır." ne var ki işbu dosyada davalı taraf lehine 21.02.2014 tarihli hesap raporunda esas alınan veriler yönünden giderek bu raporda esas alınan PMF 1931 bakiye ömür tablosu yönünden usuli kazanılmış hak oluştuğu gibi, davacı ... lehine işbu raporda tespit edilen 97.640,82 TL'lik destekten yoksunluk tazminat alacağı miktarı yönünden de davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gözetilerek 09.09.2022 tarihli rapora itibar edilmekle beraber usuli kazanılmış haklara riayetle 97.640,82 TL'nin hüküm altına alınması gerektiği, ancak kararın davalı TTK Genel Müdürlüğü tarafından temyiz edilmemiş olması nedeniyle iş bu davalı aleyhine tahsilde tekerrür olmamak üzere 108.676,77 TK alacağı yönünden usuli kazanılmış hakkının oluştuğu gözetilerek davacı ...'ın asıl ve birleşen davada bu miktar üzerinden tazminat alacağının tahsiline karar verilmiştir." ifadeleri yazılmak suretiyle,
B) Hüküm fıkrasında "1 C" bendinin silinerek yerine;
"C) Davacı ...'un maddi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulü ile asıl ve ek dava ile birlikte değerlendirilerek bilirkişice hesaplanmış 108.676,77 TL'nin 1.000,00 TL'sinin asıl dava tarihi olan 13.09.2011 tarihinden itibaren kalan bakiye 107.676.77 TL'sinden (davalı ... Şirketi 96.640,82 TL ile sınırlı müştereken ve müteselsilen sorumlu kalmak kaydıyla) kaza tarihi olan 17.05.2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak işbu davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine," ifadeleri yazılmak suretiyle
C) Hüküm fıkrasında "5." bendinin silinerek yerine;
" 5 Davanın karara bağlanması nedeniyle 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun madde 2, 15/1, 21/1, 28/1.a hükümleri uyarınca kabul edilen değer üzerinden alınması gereken 17.124,98 TL harcın önceki ilamla alınan 9.769,58 TL'nin düşümü ile 7.355,40 TL ( davalı ... Şirketi bu harcın 3.389,71 TL'si ile sınırlı müştereken ve müteselsilen sorumlu kalmak kaydıyla) bakiye karar ve ilam harcının davalılardan müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına," ifadeleri yazılmak suretiyle
D)Hüküm fıkrasında "6." bendinin silinerek yerine;
" 6 Davalı TTK Genel Müdürlüğü kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan 6100 sayılı HMK'nın madde 323/1.ğ ve 326/1 hükümleri gereğince, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacı ... (...) Sermikli' den alınarak davalı TTK Genel Müdürlüğüne verilmesine," ifadeleri yazılmak suretiyle,
E) Hüküm fıkrasının "8." bendinin silinerek yerine;
"8 Davacı ... ... kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan 6100 sayılı HMK'nın madde 323/1.ğ ve 326/1 hükümleri gereğince, karar tarihi itibariyle yürüklükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın niteliğine göre kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan maddi tazminat talebine ilişkin olmak üzere 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalı .... Şirketinden alınarak davacı ... ...'na verilmesine," ifadeleri yazılmak suretiyle
F) Hüküm fıkrasının "9." bendinin silinerek yerine;
"9 Davacı ... kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan 6100 sayılı HMK'nın madde 323/1.ğ ve 326/1 hükümleri gereğince, karar tarihi itibariyle yürüklükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın niteliğine göre kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan maddi tazminat talebine ilişkin olmak üzere 17.301,51 TL vekalet ücretinin (davalı ... Şirketi 15.622,53 TL'si ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine" ifadeleri yazılmak suretiyle
G) Hüküm fıkrasının "10." bendinin silinerek yerine;
"10 Davalılar kendilerini vekille temsil ettirmiş olduğundan 6100 sayılı HMK'nın madde 323/1.ğ ve 326/1 hükümleri gereğince, karar tarihi itibariyle yürüklükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın niteliğine göre red edilen miktar üzerinden hesaplanan maddi tazminat talebine ilişkin olmak üzere 15.000,74 TL vekalet ücretinin (Davalı TTK Genel Müdürlüğü iş bu ücretin 13.074,99 TL'si davalı Yapı Tek Şirketi ile beraber müşterek ve müteselsil alacaklı olmak kaydıyla) davacı ...'dan alınarak davalı TTK ve ... İnş. San. ve Tic. A.Ş.'ye verilmesine," ifadeleri yazılmak suretiyle
H) Hüküm fıkrasının "10." bendinin silinerek yerine;
"13 Davacılar tarafından bozma ilamı sonrası yapılan 199,50 TL tebligat, 0,75 TL müzekkere, 450,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 650,25 TL yargılama giderinin davanın kısmen kabul edilmesi nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın madde 323/1 ve 326/2 hükümleri uyarınca kabul ve red oranına göre 296,64 TL'sinin (davalı ... Şirketi 270,49 TL ile sınırlı olmak üzere) davalı TTK ve ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın davacıların üzerinde bırakılmasına," ifadeleri yazılmak suretiyle
Hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
-
İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının yatıran davalı ... Şirketi ile davacı ... (...) Sermikli'ye iadesine,
-
Aşağıda dökümü yapılan harcın davacılar ..., ... ... ve ...'den tahsiline,
-
Dairemizde icra edilen duruşmada davacı ... (...) Sermikli kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 28.000 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile iş bu davacıya verilmesine, davalı ... Şirketi kendisini vekille temsil ettirdiğinden 28.000 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalıya verilmesine,
-
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
17.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:10:33