Yargıtay 10. HD 2023/7083 E. 2024/13133 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/7083

Karar No

2024/13133

Karar Tarihi

17 Aralık 2024

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2019/3501 E., 2021/677 K.

KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 5. İş Mahkemesi

SAYISI: 2011/222 E., 2018/627 K.

Taraflar arasında iş kazasından kaynaklanan tazminat istemli davadan dolayı yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının davacı ve davalılar vekili tarafından istinafı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda dosyanın geri çevrilmesine karar verilmiş, geri çevirme kararı gereği yerine getirildikten sonra; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... İnşaat Turizm Enerji Sanayi Ticaret A.Ş. ve taşeron firma PB Mühendislik Hizmetleri Ltd. Şti. bünyesinde çalışan bir montaj işçisi olduğunu, davalılara ait Erzurum Karasu 2. şantiyesinde çalışırken 23.01.2011 tarihinde işyerindeki baraj kapağının devrilmesi sonucunda ağır yaralandığını, kaburgalarının kırıldığını ve travma geçirdiğini, bu nedenle malul kaldığını, meydana gelen kazada davalıların gereken hiçbir güvenlik tedbirini almadığını belirterek maddi ve manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde; meydana gelen kaza ile şirket arasında hiçbir şekilde illiyet bağı bulunmadığını, davacıya gereken uyarıların ve iş ile ilgili eğitimlerin verildiğini, ancak davacının başına buyruk davranması sonucunda söz konusu olayın meydana geldiğini, şirkete kusur atfedilemeyeceğini, çalışanlara iş güvenliği eğitimi verildiğini, her işçiye koruyucu ekipmanların tam ve eksiksiz teslim edildiğini, davacının kurallara uymadığını, dikkat ve özene uymadan hareket etmesi sonucunda söz konusu olayın meydana geldiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin kusurlu hareketinin bulunmadığını, kusura gerekçe yapılan tek nedenin bir işveren sıfatının bulunması olduğunu, asıl iş sahibi işverenin EPDK lisans alan İdeal Enerji ile Akfen İnşaat olduğunu, şirketin işveren değil bu şirketlerin taşeronu olduğunu, davacının müvekkili şirket çalışanı olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası yazılı kararında özetle; maddi tazminat talebinin kabulüne, 87.183,10 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 23.01.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, manevi tazmiat talebinin kısmen kabulüne kısmen reddine; 12.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 23.01.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair karar verilmiştir.

V. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; işçinin kusur oranının yüksek belirlendiğini, işçinin maluliyetinin daha fazla olduğunu, manevi tazminat tutarının az olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2.Davalı ... Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; kusur oranının hatalı belirlendiğini, ceza dosyasındaki raporla çelişkili olduğunu, davacının emir ve talimatlara aykırı davrandığını, uyarıya rağmen baraj kapağı üzerinde çalışan işçinin tamamen kusurlu olduğunu, asıl iş sahibi ve tazminattan sorumlu EPDK lisans alan İdeal Enerji Şirketi ve yüklenici Akfen İnşaat Şirketi olduğu halde, yüklenici taşeronu olan şirkete kusur yüklenemeyeceğini, kusura bağlı hesap raporunun da hatalı olduğunu, hesap raporunda istirahatlı dönem ve iş göremezlik dönemi değerlendirmesinin yanlış olduğunu, manevi tazminat tutarının yüksek belirlendiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

3.Davalı ... Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; kusur oranının hatalı olduğunu, davacının bildiğini okuyup danışmadan baraj kapağını sıkışmaktan kurtarmak için kapağı taşınması mümkün olmayan 100'lük veya 200'lük U profil kaynatıp bu U profillere vinç kancasını takarak baraj kapağını kaldırmak istediğini, oysa bu iş için askı tertibatının mevcut olduğunu ama işçinin kullanmadığını, kendi inisiyatifi ile sorunu gidereceğini düşünüp hareket ettiğini, kapağa dokunmayın diyen ... ... ...'i dinlemeyip başına buyruk hareket ettiğini, iş kazasının kaçınılmaz ... getirdiğini, maddi manevi yardım sağladıklarını, manevi tazminat tutarının fazla olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; "Taraflar arasındaki uyuşmazlık kusur oranının doğru belirlenip belirlenmediği, maluliyet oranının kesinleşip kesinleşmediği, davalı ... şirketine sorumluluk yüklenip yüklenemeyeceği, hesap raporunda hata bulunup bulunmadığı, manevi tazminatın az ya da yüksek olup olmadığı konusuna ilişkindir. Davacının Erzurum Karasu 2 Şantiyesinde ... İnşaat şirketi taşeronu PB Mühendislik bünyesinde montaj işçisi olarak çalıştığı sırada 23.01.2011 tarihinde dava konusu kaza meydana gelmiştir. Kaza tavan vinci ile indirilirken sıkışan baraj kapağı üzerine çıkıp düzeltmeye uğraştığı sırada vince bağlanan çelik hatların U demiri yırtması ve çelik halatların kopması ile yükseklikten düşme şeklinde gerçekleşmiştir. Kaza anında kapak üzerinde iki işçi bulunmaktadır. Davalı ... şirketi üst işveren konumunda olup talep edilen tazminattan sorumludur. Davacının bu kazadan dolayı maluliyet oranı %10,20 olarak kurum sağlık kurulu kararı ile belirlenmiştir. Davacının maluliyet oranının tespitinden sonra bu orana açık itirazı bulunmamaktadır. Aksine mevcut ... göre hesap raporu alınmasını talep etmiştir. Yargılama aşamasında ileri sürülmediği için maluliyet oranı davacı bakımından kesinleşmiştir. Kazanın meydana gelmesinde işçi yapı işlerinde karşılaşacak tehlikeleri bilecek tecrübede olmasına rağmen tavan vincinde askıda bulunan kapağın üzerine çıkarak tedbirli davranmayıp tehlikeyi idrak edememesi nedeni ile %30, gerçek kişiler ise ceza davasında mahkum oldukları için denetim ve iş güvenliği eğitimlerinin eksik verilmesinden dolayı ... ... şirketi sorumlusu %3, ... ... PB şirketi sorumlusu %5 ve ayrıca kiriş, emniyet kemeri gibi ürünleri talep etmemesi sebebiyle ustabaşı ... Bakaçhan %2, alınan önlemin yetersizliği konusunda denetim yapmaması alt işveren yetkililerini uyarmaması, eğitim verilmemesi ve işyerindeki güvenlik kurallarının yeterince denetlenmemesi nedeni ile ... İnşaat şirketi %20, tavan vinci ile baraj kapağının kaldırılması işleminin bir plan dahilinde yürütülmemesi, kaldırma kirişi ve askı kirişi kullanılmaması, kullanılan halat ve mapanın ağırlığa dayanacak nitelikte olmaması, işçiye emniyet kemeri, halat gibi koruyucular kullandırılmaması, eğitim verilmemesi ve emniyetli çalışma olup olmadığının kontrol edilmemesi nedeniyle PB şirketi % 40 oranında kusurlu bulunmuştur. Kusur heyeti tümü A sınıfı iş güvenliği uzmanlarından oluşmaktadır ve olayın değerlendirmesi gerekçeli ve denetime açık şekilde yapılmış olup hükme esas alınmasında aykırılık bulunmamaktadır. Yine aktüerya hesap raporunda istirahatlı dönemde geçen süre için maluliyet oranı ile çarpılmamasının hatalı olduğu iddia edilmekte ise de hesabın "Sigortalıya, iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle geçici iş göremez durumda bulunduğu sürece, Kurum tarafından 5510 sayılı Kanun'un 18 inci maddesi uyarınca geçici iş göremezlik ödemesi yapılır. Bu ödenek iş kazalarında olay, meslek hastalığında da tedavinin başladığı tarihten itibaren çalışmaz durumda kaldığı (raporlu olduğu) süreyi kapsar. Geçici iş göremezlik devresinde sigortalının çalışamadığı dönemde yoksun kaldığı gelir de iş kazası sonucu oluşan maddi zarar kapsamındadır. Raporlu olunan dönemde çalışamayan sigortalının bu dönemde yoksun kaldığı ücreti kadar bir zararının oluşacağı ve bu zararın da maddi zarar içerisinde kabul edilmesi gerektiği açıktır." şeklindeki Yargıtay 21 HD 2018/4834 E 2019/2970 K sayılı içtihada uygun olduğu anlaşılmaktadır. Kaza tarihi, davacının maluliyet oranı, kusur durumu ve dava tarihindeki sosyo/ekonomik durumuna göre manevi tazminat tutarı da olaya uygun makuldür." gerekçeleriyle davacı ve davalıların istinaf istemlerinin esastan reddine dair karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davalı ... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının ceza dosyası kapsamında asli kusurlu kabul edilmişken bu dosyada %30 kusurlu kabulünün hatalı olduğunu, işveren sıfatının enerji lisansı sahibi olan İdeal Enerji Şirketi ile yüklenici ... İnşaat Şirketleri olarak kabulü gerektiğini, müvekkil şirketin işveren olduğu cihetinde yapılan kusur atfının da hatalı olduğu rapora vaki itirazlarının karşılanmadığını, hesap raporundaki tespitlerin yerinde olmadığını; kusur raporu esasında alınan rapor hem kusur oranının kesinleşmemiş olması eksikliği yanında alınan hesap ek raporunda ki hesaplama denetime elverişli olmadığından hesap raporunun kabulünün bu sebeple de mümkün olmadığını, manevi tazminatın fahiş olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı ... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde özetle; gerekli iş güvenliği ekipmanları, emniyet kemeri ve baret gibi işçi sağlığını koruyacak malzemeler tedarik edildiğini, kullanmaları için işçilere tevdii edilerek bunlara dair uyarı levhaları da asıldığını, müvekkil Şirkete %40 oranı atfedilerek yanlış kanaatlere varılmasına sebep olunduğunu, davacı işçi hiç kimseye danışmadan sıkışan baraj kapağını kurtarmak için; baraj kapağını taşıması mümkün bulunmayan 100’lük yahut 200’lük U profil kaynatmak ve bu U profillere vinç kancasını takarak baraj kapağını kaldırmak isteyerek tam kusurlu hareket etmek suretiyle illiyet bağının kesilmesine sebep olduğunu, davacının tedavi sürecinde tüm masraflarının yardım olarak karşılandığının gözetilmesi gerektiğini, maddi ve manevi tazminat miktarlarının zenginleştirici mahiyette olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlığın, iş kazası nedeniyle iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.

  1. İlgili Hukuk

"Temyiz incelemesinin kapsamı" açısından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleridir. "Dava yığılması (objektif dava birleşmesi)" açısından aynı Kanun'un 110 uncu maddesidir. "Tazminat miktarının tayin ve tespiti" açısından kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan kanun hükümleri gözetildiğinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci ve 114 üncü maddesi delaletiyle 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55 ve 56 ncı maddeleridir. "Olayın iş kazası olarak tespiti ile SGK yönünden sonuçları" için 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19, 20 ve 21 inci maddeleridir. "İş Sağlığı ve Güvenliğine ilişkin alınacak tedbirler" açısında işyerinin nitelik ve kapsamına göre 6331 sayılı Kanun'un maddeleridir.

  1. Değerlendirme

A) Davalılar vekillerinin manevi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.

3.Bölge Adliye Mahkemesinin 16.03.2021 karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kesinlik sınırının 78.630,00 TL olup, manevi tazminat hükmünün, maddi tazminat hükmünden bağımsız bir dava olarak değerlendirildiğinde, kısmen kabul edilen manevi tazminat miktarının kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla, davalılar vekillerinin bu hükme yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.

B) Davalılar vekillerinin maddi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle olayın iş kazası olarak tespitinin, hükme esas alınan kusur raporu ile kusur oran ve aidiyetlerinin, hesap raporundaki tespitlerin dosya kapsamı ile Dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına ve davalı taraf vekillerinin temyiz itirazı olarak ileri sürdüğü sebeplerin, istinaf itirazları olarak da ileri sürüldüğü ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında karşılanarak gerekçe oluşturulduğu da dikkate alındığında taraf vekillerinin dayandığı temyiz kapsam ve nedenlerine göre, maddi tazminat hükmüne yönelik tüm temyiz itirazlarının reddiyle, maddi tazminat hükmünün onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

  1. Davalı taraf vekillerinin, manevi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE,

  2. Davalı taraf vekillerinin maddi tazminat hükmüne yönelik tüm temyiz itirazlarının temyiz kapsam ve nedenleri gözetilerek reddiyle maddi tazminata ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

  3. Aşağıda dökümü yapılan bakiye karar harcının davalılardan tahsiline,

  4. Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafkararrettemyizkararımahkemesionanmasınareddinedereceesastan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:10:33

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim