Yargıtay 10. HD 2024/3102 E. 2024/12990 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2024/3102
2024/12990
16 Aralık 2024
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/1400 E., 2023/2346 K.
KARAR: Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 16. İş Mahkemesi
SAYISI: 2017/290 E., 2022/101 K.
Taraflar arasındaki prime esas kazanç tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.
Kararın, davacı ve davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ve davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 01.01.1995 01.01.2010 tarihleri arasında aylık net 7.655 Danimarka Kronu ve yılda bir maaş ikramiye karşılığı çalıştığının tespiti ile eksik primlerin tamamlatılmasını talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1 Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı, hak düşürücü süre, derdestlik, husumet, görev ve yetki itirazında bulunduklarını, davacının talebi ile ilgili Kurumun yaptığı işlemin doğru olduğunu, herhangi bir eksiklik bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
2 Davalı Büyükelçilik vekili cevap dilekçesinde özetle; yargı muafiyeti nedeniyle Büyükelçiliğe husumet yöneltilemeyeceğini, Büyükelçiliğin sigorta mevzuatından muaf olduğunu, talebin zamanaşımına uğradığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini, açıklama dilekçesi ile talep sonucunun açıklanmayıp, talebin değiştirildiğini, Kuruma başvuru yapılmadığını, esasa ilişkin olarak tüm primlerin eksiksiz olarak ödendiğini, Büyükelçiliğin muafiyete rağmen ve zorunluluk olmadığı halde tüm bildirimleri eksiksiz yapıp primlerini ödediğini, prim tesbiti ile prim tamamlatmak şeklinde bir dava veya talep bulunmadığını, davacının açıklama dilekçesindeki yer alan tabloların gerçeği yansıtmadığını, yapılan bildirimlere aykırı olduğunu, ikramiyenin sigorta matrahına yansıtıldığını, Büyükelçiliğin gelir vergisi mükellefi olmaması nedeniyle davacının ücretinin gelir vergisi dahil olarak belirlenip ödeme yapıldığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, taraflar istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili davacının hesabına aktarılan döviz miktarların her ayın ortalama aynı günlerinde ve aynı miktarlarda DKK cinsinden yatırıldığını göstermek amacı ile yazıldığını, müvekkilinin kendi hesabına her ay bu şekilde aynı miktarda yaklaşık aynı tarihlerde Danimarka Kronu cinsinde bir dövizi hesabına aktarmasının mümkün olmadığını, bu ödemelerin maaş ödemesi olduğunu, davacıya ait hesap hareketleri incelendiğinde bu aynı hesaba davalı yanca 31.12.2007 tarihinden itibaren ₺ bazında maaş açıklaması ile ödeme yapmaya devam ettiği hususunun da birlikte değerlendirildiğinde 18.05.2004 11.07.2008 dönemi arasında ücret durumunu yazılı belge ile ispatladığını, davacının 01.01.1995 2002 yılına kadar 7.755,00 Danimarka Kronu karşılığı çalıştığı yönünde ki iddialarının delili olarak sunduklarını, Büyükelçiliğin düzenlemiş olduğu 25.07.2006 tarihli yazıda müvekkiline aylık 7.655,00 Danimarka Kronu aylık net ücret ödendiğini ve yılda ayrıca 1 maaş ikramiye ödendiği hususunun açıkça belirtilmiş olmasına rağmen raporda bu belgeden bahsedilmediğini, davalının imza ve kaşesini havi olduğunu, bu belgelerin varlığına rağmen yazılı delil ile ispat zorunluluğu nedeni ile 95 2002/7 dönem taleplerinin reddinin hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalı Büyükelçilik vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili Büyükelçilik tarafından kuruma bildirilen prime esas kazanç tutarlarının gerçeğe ve yasal düzenlemeye uygun olduğunu, davacının eli ürünü imzalı bordrolar, davacının ücretinin ve prime esas kazancının usulüne uygun ve tam olarak bildirildiğini kanıtladığını, 08.05.2004 11.07.2008 dönemine ilişkin tabloda belirtilen tutarların ücret olarak kabulünün mümkün olmadığını, maktu ücretle çalışan bir işçinin, ücret niteliğinde olmayan, aydan aya oldukça değişik düşen/artan miktarlarda ücret almasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkilinin sigorta mevzuatı uygulamak ve kendisine hizmet veren kişileri sigortalamak gibi bir zorunluluğu bulunmadığını, buna rağmen davacının sigorta primlerini SGK’ya tam olarak bildirdiğini ve düzenli bir biçimde ödemelerini de yaptığını, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
3.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; kurumlarınca yapılan işlemlerde bir hata bulunmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuruların esastan reddine dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, taraflar temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Taraf vekilleri, istinaf kanun yoluna başvuru sebepleri ile aynı gerekçelerle kararın kaldırılmasını talep etmişlerdir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, prime esas kazanç tespiti istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 77 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 80 inci maddesidir.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:10:45