Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2024/11127
2024/12891
12 Aralık 2024
MAHKEMESİ: İş Mahkemesi
SAYISI: 2023/104 E., 2023/312 K.
KARAR: Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen Kurum işleminin iptaline ilişkin asıl dava ile itirazın iptaline ilişkin birleşen davada asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı birleşen davada davalı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı birleşen davada davalının 03005079998301 tahsis numarası ile babası ... üzerinden yetim aylığı almakta iken müvekkiline ödenen aylığın gerçekle bağdaşmayacak şekilde ve herhangi bir somut ve gerçeklik payı bulunan bir delil varlığı olmadan muvazaalı boşanma gerekçe gösterilerek kesildiğini, müvekkilinin 2001 yılında boşandığını, eski eşinin ise boşandıktan sonra yeniden başka biri ile evlendiğini ve bu evliliğinin 9 yıl sürdüğünü, davalı tarafından müvekkili adına yersiz ödeme başlıklı evrak ile 25.143,93 TL asıl borç ve 3.026,78 TL faiz olmak üzere toplam 28.170,71 TL talep edilmekte olup, davacı birleşen davada davalıdan istenilen bedelin haksız ve yersiz olup, müvekkilinin maaşının da haksız ve hukuka aykırı bir şekilde kesildiğini, müvekkilinin boşanmış olduğu eski eşi ... ile ayrıldıktan sonra bir daha hiç görüşmediğini ve eski eşi ile evlilik bağı anlamında biraraya gelmediğini, tarafların henüz şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma davası açılmadan dahi aylarca fiilen ayrı yaşadıklarını, boşanma sonrasında ise müvekkilinin eski eşi ...'un yeniden evlendiği ... isimli bayan ile Ankara'da kendine yeni bir hayat ve düzen kurduğunu ve orada hayatını idame ettirdiğini, o dönemde davacı birleşen davada davalının boşanmış olduğu eski eşinin boşanma davası olmadan müşterek haneyi terk ettiğini ve hatta davacı birleşen davada davalının yaşadığı şehri terk ettiğini, hayatına başka şehirde devam ettiğini, bu durumun resmi kayıtlarda da mevcut bulunduğunu, tarafların sadece ortak çocukları olması nedeniyle kimi zaman görüşmek durumunda kalmışlarsa da bu durumun da boşandıkları 17 sene zarfında 5 defa ancak olduğunu, davacı birleşen davada davalının eski eşinin, yeniden evlilik kurduktan sonra çocukların esenliği ve psikolojik durumlarının olumsuz etkilenmemesi için her türlü fedakarlığı yaptıkları gibi ortak çocukları için diyalog kurmaları gerektiğinden birkaç defa görüşmek zorunda kaldıklarını, davacı birleşen davada davalının tek geçim kaynağı olan maaşının iptal edilmesinin hukuka, usul ve yasalara aykırı olduğunu, üstüne bir de müvekkili adına haksız tahakkuk ettirilmiş borç nedeniyle müvekkilinin psikolojisinin bozulduğunu, bu yersiz ve hukuka aykırı ve mesnetsiz işlem nedeni ile tek geliri olan maaşının iptal edilmesi ve borç bildirisinin müvekkilinin yaşamını alt üst ettiğini ve sağlığını bozduğunu, davalı Kurumun işleminin usulsüz, hukuka ve kanuna aykırı olduğunu belirterek, Kurum işleminin iptalinin iptaline, davacı birleşen davada davalıya yetim aylığının kesildiği tarihten itibaren tekrar bağlanarak devamına ve yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan tahsiline, davalı birleşen davada davalının davacı Kuruma 28.170,71 TL borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
Birleşen dava dilekçesinde davalı birleşen davada davacı Kurum vekili özetle; davalının eşi ile 25.12.2001'de boşandıklarını; ancak ayrıldığı eşiyle birlikte yaşadığı tespit olunan davalıya babasından ötürü bağlanan ölüm aylığının Kurum işlemi ile iptal olunarak, 01.04.2015 tarihinden itibaren ödenen ölüm aylığının iadesi için borç bildirimi gönderildiğini, borç bildirimine kayıtsız kalınması nedeniyle, alacağın tahsili amacıyla davalı/borçlu aleyhine Kırıkkale 2. İcra Müdürlüğünün 2018/952 E. sayılı icra takibi başlatıldığını, davalının 28.03.2018 tarihinde borca itiraz etmesi sonucu takibin durdurulduğunu beyanla Kırıkkale 2. İcra Müdürlüğünün 2018/649 Esas sayılı icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, takip ve dava konusu alacağın davalıdan tahsiline, takibin durmasına yol açan, itiraz nedeniyle davalı aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı birleşen davada davacı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı birleşen davada davalı ...'nin 0300 507 999 8301 tahsis numarası ile babası ... üzerinden 20.03.2015 tarihli talebine istinaden 01.04.2015 tarihi itibari ile dul ve yetim aylığı bağlandığını, Kırıkkale Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğü Denetmenlik servisi tarafından hazırlanan 28.11.2017 tarih ve 5 sayılı raporda, davacı birleşen davada davalı ...'nin boşandığı eşi ... ile birlikte yaşadığının tespit edildiğini, araştırma/inceleme raporuna göre; 13.10.2017 tarihinde ...'un yasal ikamet adresinin "... Köyü ... Mevkii ... Sok. No:124/2 Merkez Kırıkkale" adresinin depo olarak kullanıldığının tespit edildiğini, ayrıca ...'un adresinin davacı birleşen davada davalı ...'nin yasal ikamet adresi olan "... Köyü ... Mevkii Bahçelievler Sok. No:124/l Merkez Kırıkkale" adresinin alt katı olduğunun da tespit edildiğini, ayrıca eski eş ...'un babası olan ... Songur ile yapılan görüşmede oğlunun eski eşiyle birlikte yaşadığını beyan etmiş olup imzasıyla tutanak altına alındığını, davacı tarafın dava dilekçesinde; ...'un, davacı ... ile boşandıktan sonra ... ile evlendiğini belirttiğini ancak daha sonra bu kişiyle de boşandığı hususlarına değinilmediğini, ... ile ...'un 08.02.2017 tarihinde boşandıklarını, ayrıca ...'un 31.03.2008 tarihinde evlendiği ...'nın nüfus kayıtlarında " ... Mah. 949. Sk. ... Apt. Blok No:6/3 Mamak/Ankara" adresinde ikamet ettiğinin görüldüğünü, ...'un ise ikinci evliliği bakımından boşanmanın gerçekleştiği 08.02.2017 tarihine kadar çok sayıda adres değişikliği beyanında bulunmuş olup, ... ile evli olduğu dönemdeki ikametgâh kayıtlarında boşandığı eski eşi davacı birleşen davada davalı ...'nin ikametgâh adresinin de bulunduğunun açıkça görüldüğünü, ayrıca araştırma raporunda da belirtildiği üzere, müvekkili Kurumun MEDULA Hastane kayıtlarında yapılan incelemede; ...'nin en son 27.04.2017 tarihinde Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesinde tedavi gördüğü ve adres olarak ... Mevkii ... Sok. No: 41/1 Yahşihan/Kırıkkale adresini beyan ettiğini; ...'un ise 16.09.2017 tarihinde Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesinde tedavi olduğu ve hastane kayıtlarında ... Köyü Bahçelievler Mevkii ... Sok. No: 30 .../Kırıkkale adresini bildirdiğinin tespit edildiğini, davacı birleşen davada davalının boşandığı eşinin bu tarihlerde Ankara İli, Mamak İlçesinde oturduğu yönündeki iddiası nazara alındığında, ... beyanlarının gerçek dışı olduğunu, dolayısı ile Kurum tarafından yapılan işlemlerin 5510 sayılı Kanun'un emredici hükümlerine uygun olarak yapıldığının sabit olduğunu, müvekkili Kurumca yapılan işlemlerde usul ve yasaya aykırı bir husus bulunmadığını belirterek, davanın reddine, dava masrafları ve vekâlet ücretinin davacı birleşen davada davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 01.06.2021 tarih, 2020/388 E., 2021/295 K. sayılı kararıyla; "... asıl dava yönünden(2020/388);
Davanın kabulüne;
Davalı birleşen davada davacı Kurumun, davacının aylığını kesmesi için işleminin iptali ile davacı birleşen davada davalının davalı birleşen davada davacı SGK'ya 28.170,71 TL borçlu olmadığının tespitine,
... birleşen davanın reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı birleşen davada davacı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı birleşen davada davacı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kurumca yapılan işlemlerde bir hata bulunmadığını, Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, Kırıkkale 1. İş Mahkemesinin 2020/388 Esas 2021/295 Karar ilamı ile "asıl dava yönünden(2020/388); davanın kabulüne; ... birleşen dava yönünden (2021/207) davanın reddine;" ilişkin verilen karar hukuken yerinde olmayıp istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını, asıl davanın reddine, birleşen davanın ise kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 21.10.2021 tarih ve 2021/1520 E. 2021/1620 K. sayılı kararı ile "... somut olayda, davacının 03.12.2001 tarihinde boşandığı, boşandığı eşinin 2008 yılında başka biri ile evlendiği, boşandığı eşinin 2010 yılı ve 2015 ve sonrasında Ankara ilinden ikamet bildirdiği, kolluk araştırma tutanakları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacı birleşen davada davalı ...'nin boşandığı eşi ile boşandıktan sonra fiilen birlikte yaşadığının kanıtlanamadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine dair Mahkeme kararının yerinde olduğu, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı birleşen davada davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 22.09.2022 tarih ve 2022/9542 E.2022/11136 K. sayılı kararında; "... somut olayda, davacı birleşen davada davalının 2001 yılında eşinden anlaşmalı olarak boşandığı, ... Köyü No:40 Yahşihan/Kırıkkale adresinde yaşamaya başladığı ve bu adresin davacı birleşen davada davalının 27.02.2007 tarihinden bu yana ikamet adresi olarak kayıtlı olduğu, boşanılan eşin 31.03.2008 tarihinde ... ile evlendiği ve 08.02.2017 tarihinde boşandığı; eski eşin 2007 2017 tarihleri arasında 16 adet adres kaydı bulunduğu, bu kayıtlar içinde eski eşin ...'yla evli olduğu dönemde 2008 yılı 12. ayı, 06.12.2010 tarihinde ve 09.03.2012 tarihlerinde 3 defa davacı birleşen davada davalının sürekli adresi olan "... Köyü No:40" adresini resmi ikamet adresi olarak bildirdiği ancak aynı zamanda evlendikten hemen sonra 2008/3 12 dönemleri arasında ... Mah... Çankaya/Ankara adresinde bir dönem adres kaydı bulunduğu anlaşıldığından Mahkemece, dava dışı ...'nın adresinin tespiti ile uyuşmazlık hakkında beyanı alınmalı; ... Köyü No: 30, No:40, No:40/1, No:124/1 2 adreslerinde yapılan mahalli araştırma neticesinde düzenlenen 21.06.2018 tarihli tutanakta 01.10.2008 tarihinden beri birlikte yaşadıklarının belirtildiği, 2017 tarihli ihbar sonrasında ... Köyü'nde yapılan denetimde beyanına başvurulan davacı birleşen davada davalının kayınpederinin duruşmada inkar etse de denetim raporunda alınan beyanında, oğlunun eşi ve geliniyle birlikte köyde yaşadıklarını beyan etmesi hususları karşısında davacı birleşen davada davalının boşandığı eşi ...'in evli olduğu dönemlerdeki adreslerindeki mahalle muhtar/aza ve komşuları tespit edilerek dinlenilmeli, çelişkiler giderilmek suretiyle birlikte yaşama olgusunun açıkça ortaya konulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz bulunmuştur." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur.
B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...davacı birleşen davada davalının boşandığı eşi ...'un adres kayıt sisteminde kayıtlı adreslerinde yapılan araştırmada Ankara ilindeki ilçelerde tanınmaması, Yahşihan İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından tutulan tutanakta; ... isimli şahsın belirtilen tarihlerden itibaren ve halen belirtilen ... Köyü ... Mevkii ... Sk. No:40 İç Kapı No: 1 Yahşihan/Kırıkkale, adresinde eski eşi ... ve çocukları Meltem Songur ile birlikte yaşadığına ilişkin tespit ve ilgili adresteki kamu tanıklarının birlikte görüldükleri boşandıklarının haberdar olmadıkları, ...'in 2. evliliğine ilişkin net bilgi olmadıkları ve ...'in köye geldiğinde davacı ile aynı adreste kaldığına ilişkin beyanları birlikte değerlendirildiğinde tarafların muvazaalı olarak ayrıldığı kanaatine varılmıştır. İstinaf ilamı doğrultusunda eksik hususlar giderilerek, asıl dava (2023/104 Esas) yönünden davanın reddine ve yine Mahkememizin birleşen dava (2021/207 Esas) yönünden davanın kabulüne" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı birleşen davada davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı birleşen davada davalı vekili, asıl davanın kabulü, birleşen davanın reddi gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl dava yönünden Kurum işleminin iptali, birleşen dava yönünden itirazın iptali istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci; 5510 sayılı Kanun'un 56 ncı maddeleri.
-
Değerlendirme
-
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı birleşen davada davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine
12.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:10:45