Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2024/11210
2024/12887
12 Aralık 2024
MAHKEMESİ: İş Mahkemesi
SAYISI: 2024/179 E., 2024/319 K.
KARAR: Kısmen Kabul
Taraflar arasındaki tespit ve Kurum işleminin iptali davasında İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, davalı Kurum vekilinin temyiz isteminde bulunması üzerine verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 31.07.2019 tarihinde 3201 sayılı Kanun'dan faydalanmak için yurt dışı borçlanma talebinde bulunduğunu, borçlanma başvurusunda tahakkuk ettirilen prim borcunun tarafına tebliğ edilmediğini, üç aylık hak düşürücü süre dolduğunu için borçlanma hakkının ortadan kalktığını, 04.03.2020 tarihinde usulüne uygun bir şekilde tekrar tebligat çıkartılması için Kuruma yapılan başvurunun talebinin 06.03.2020 tarihinde reddedildiğini belirterek Kurum işleminin iptali ile müvekkilinin yurt dışı borçlanma işlemlerinin 31.07.2019 tarihinde başvurulmuş gibi devam edilmesi için lehine ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki, derdestlik, husumet, hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazında bulunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 27.04.2021 tarih, 2020/233 E., 2021/225 K. sayılı kararıyla;
"1 Davanın kabulüne,
2 Dava konusu 06.03.2020 tarihli ve 52616368 203.20 E.4063465 sayılı işlemin iptaline" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile "İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından, anılan yasal düzenlemeler ve yapılan açıklamalar çerçevesinde, dosyadaki bilgi ve belgelere göre somut olayda, davacının 31.07.2019 tarihli yurt dışı borçlanma işlemine karşın düzenlenen 17.10.2019 tarihli borç tahakkuk cetvelinin davacıya tebliği PTT tarafından sehven iade yerine teslim yazıldığından, istinaf eden sıfat ve nedenlerine göre yapılan incelemede, kararın vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı görülmekle davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1 b.1 maddesi uyarınca esastan reddine" karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunda bulunulması ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi üzerine davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Daire kararında, "İnceleme konusu davada, davacının 31.07.2019 tarihinde borçlanma talebinde bulunduğu, borç tahakkukunun tebliğ edilemeden 08.11.2019 tarihinde iade geldiği, davacının 03.03.2020 tarihinde borçlanmanın akibetini sorduğu, davalı Kurumun 06.03.2020 tarihli yazı ile süresinde tamamlanmayan borçlanmanın iptal edildiğini bildirdiği, eldeki davanın ise 29.07.2020 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacı, davalı Kuruma 31.07.2019 tarihinde borçlanma talebinde bulunmuş, süreli olan bu borçlanma işlemini başlattığı halde makul süre içinde takip etmeyip eldeki davayı 6 aylık süreyi geçirdikten sonra 29.07.2020 tarihinde açmıştır. Makul süre geçtiğine göre davacı sigortalının 31.07.2019 tarihindeki borçlanma başvurusu geçersiz ... gelmiştir.
Kuruma borçlanma için başvuran sigortalının, Kurumun işlem yapmaması halinde makul süre içinde işlemin iptali için dava açması gerekir. Borçlanma işlemleri başlatan ancak makul sürede takip etmeyen sigortalının kusurlu bulunduğu açıktır.
Bu durumda Mahkemece, talep tarihi itibariyle geçerli bir yurt dışı borçlanmasının bulunmadığı gözetilerek, davacının da talep etmesi halinde, dava dilekçesinin geçerli bir borçlanma başvurusu olduğunun kabulü ile dava tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat kapsamında, 29.07.2020 tarihinde geçerli ve yine davacı tarafından seçilecek asgari ya da azami prime esas günlük kazanç miktarı üzerinden borçlanabileceğinin tespitine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
" Davanın kısmen kabulü ile
1 Davacının 31.07.2019 tarihli borçlanma talebini reddeden davalı Kurum işleminin iptaline yönelik talebin reddine,
2 Dava dilekçesinin geçerli bir borçlanma başvurusu olduğunun kabulü ile 29.07.2020 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, davacı tarafından seçilen asgari prime esas günlük kazanç miktarı üzerinden borçlanma ... bulunduğunun tespitine" karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, eksik araştırmaya dayalı kararın bozulması ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının 31.07.2019 tarihli müracaatının geçerli olduğunun tespiti ile müracaat tarihi olan 31.07.2019 tarihli asgari prim miktarı üzerinden SSK'lı olarak borçlanma hakkının bulunduğunun tespitine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
Değerlendirme
-
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, gönderilmesine,
12.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:10:45