Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2024/9119

Karar No

2024/12760

Karar Tarihi

11 Aralık 2024

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/122 E., 2024/1201 K.

KARAR: Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara Batı 3. İş Mahkemesi

SAYISI: 2019/71 E., 2022/344 K.

Taraflar arasındaki hizmet ve prime esas kazanç tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ttarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı dava dilekçesinde özetle; davacının davalı işyerinde elektrik montaj teknisyeni olarak 15.07.2006 ile 11.06.2018 tarihleri arasında çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin 15.07.2006 tarihi olarak tespiti ile 15.07.2006 15.11.2006 tarihleri arasında yatırılmayan primlerin davalı tarafından yatırılmasına, 15.07.2006 11.06.2018 tarihleri arasında gerçek maaşı üzerinden prime esas ücretinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Fer'i müdahil Kurum vekili dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile öncelikle davacı 15.07.2006 11.06.2018 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığını, ancak sigortasının 15.11.2006 tarihinde başlatıldığını, bu nedenle sigorta girişinin tarihinin 15.07.2006 tarihi olarak tespitini talep etmiş ise de dosyada Kuruma bildirilen hizmet süreleri haricinde davacının iddia ettiği tarihte işe başladığına dair yazılı bir belge bulunmamakta olup davacı, iddiasını ispata yönelik tanık deliline dayanmış, dinlenilen tanıkların hepsi davacıdan daha sonra davalı işyerinde çalışmaya başladıklarından davacının iddia ettiği dönemde davalı işyerinde işe başladığına yönelik görgüye dayalı bilgilerinin olmayacağı kuşkusuz olduğu, dinlenilen diğer kamu tanıkları ile de davacının davalı işyerinde işe başlangıç tarihinin 15.07.2006 olduğuna ve davalı işyerinde 15.07.2006 14.11.2006 tarihleri arasında kesintisiz hizmet akdi ile çalıştığına kanaat getirilmediğinden hizmet tespit istemi reddedilmiştir.

Davacının SPEK talebi yönünden yapılan incelemede ise davacı son net maaşının 2.700,00 TL olduğunu, bunun 200,00 TL'sinin agi olduğunu, maaşların asgari kısmının bankadan kalanının ise elden ödendiğini, sigorta primlerinin asgari ücret düzeyinde yapıldığını, kendisinin elektrik montaj teknisyeni olduğunu, davalı ise ödemelerin bankadan yapıldığını, davacının montaj işçisi olduğunu, teknik ya da meslek lisesi mezunu olmadığını iddia etmiş ve iddiasını ispatlamaya yönelik MEB'den alınan kalfalık belgesini sunmuş olup dinlenen davacı tanıkları da davalı tanıkları da davacının montaj işi yaptığını doğrulamışlar ancak teknisyen olabilmek için endüstri ya da ticaret meslek liselerinden mezun olmak gerektiği davacının ise işe giriş ve çıkış bildirgelerinde öğrenim durumu kısmında "orta okul ya da ilk okul" yazmakta olduğu dolayısıyla davacının, montaj işçisi olduğuna kanaat getirilmiş, bilirkişi tarafından hesaplamaya esas teşkil eden TÜİK verisi bilim mühendislik ve yardımcı profesyonel meslek mensupları ve makine operatörlerine yönelik olduğundan itibar edilmediği; yine davacı, dava dilekçesinin ekinde bankacılık işlemlerinde kullanmak üzere farklı zamanlarda işyerinden bordro aldığı, bordroya bakıldığında ücretin asgari ücret olmayacağını ifade etmiş ve sunulan bordro 2009/08. aya ilişkin olup, ücretin brüt 2400,00 TL olarak belirtildiği, işverenin kaşe ve imzasının olduğu anlaşılmış ise de uygulamada, bankalardan daha yüksek miktarlı kredi çekebilmek adına bir kısım belgeler düzenlendiği bilinmekte olup dönemin asgari ücretinin brüt 693,00 TL olduğu kabul edildiğinde, bordro o günkü asgari ücretin 3,46 katıdır. 2018 yılı net asgari ücret dahi 1.450,91 TL olup, bu belge dikkate alındığında davacının alması gereken ücret 2018 yılı itibari ile 5.020,14 TL olmalıdır ancak davacının 2018 yılı yönünden iddia ettiği ücret miktarı brüt 3.496,95TL/net 2.500,00 TL'dir, dolayısıyla gerçekle bağdaşmayan bu belge nazara alınmamış; toplanan deliller, tüm dosya kapsamı, dinlenen tanık anlatımları, Ankara Batı 2. İş Mahkemesine açılan emsal nitelikte dosya bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının imzasına havi 2006/11. ay ile 2009 2018 yıllarına ait ücret bordrolarının banka kayıtları ile uyumlu olması, davacının imzaladığı kıdem tazminatı bordrosunda da ücretin brüt 2.350,00 TL olarak belirtilmesi, davacının iddia ettiği net 2.500,00 TL ücret 2018 yılı asgari ücretinin 1,72306 katı olması, ancak davacının yaptığı iş, işyerinde 2014 2018 yılları arasında Kurum tarafından yapılan denetimlerde işçilerin ücretin tamamının bankaya yattığına dair ifadeleri dikkate alınarak Kuruma bildirilenler dışında ek SPEK tutarına kanaat getirilmediğinden bu talebin de reddine karar vermek gerektiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, işverence alınan yazılar ve ibralar, davacı tarafından okunmadan ve içeriğinin ne olduğu kendisine açıklanmadan alınmış yazılar olduğunu, geçerliliğinin bulunmadığını, işçinin zor durumundan ve o an paraya olan ihtiyacından dolayı zor durumundan faydalanılarak alınmış yazılar olduğunu, bu belgelere dayanılarak davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, tanıkların bildikleri ve beyanları belirli bir döneme değil davacının tüm çalışma süresine ilişkin olduğunu, bu sebeple de tanıkların celsedeki beyanlarının tüm çalışma süresine ilişkin olduğu hususunun dikkate alınması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını, davanın kabulünü istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 15.11.2006 07.09.2007 tarihleri arasında 1031391.06 sicil sayılı davalı işyerinden, 07.09.2007 24.05.2018 tarihleri arasında da 1146512.06 sicil sayılı davalı işyerinden davacı adına sigorta hizmet bildirimleri olduğu, 1031391.06 sicil sayılı işyerinin 01.03.1996 tarihinde, 1146512.06 sicil no.lu işyerinin 12.07.2007 tarihinde kanun kapsamına alındığı, davacının 2009 2018 tarihleri arasındaki bordrodaki ödemelerle bankaya yapılan ödemelerin uyumlu olduğu, banka kayıtları, imzali ücret bordroları ve dinlenen tanık beyanları bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının davalı iş yerinde bildirim yapılan tarihten daha önce çalışmaya başladığına ilişkin ve davacının prime esas gerçek kazancının davalı işverence Kuruma bildirilen tutardan fazla olduğu yönündeki iddiasının ispatlanamadığı, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden Kanun'a aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, hizmet ve prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile

2.506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesinin 10 uncu fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin 9 uncu fıkrası ile 506 sayılı Kanun'un 77 nci maddesinin 1 inci fıkrası ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 80 inci maddesinin birinci fıkrası hükümleridir.

  1. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararcevapistinaftemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:10:45

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim