Yargıtay 10. HD 2024/10111 E. 2024/12671 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2024/10111
2024/12671
10 Aralık 2024
MAHKEMESİ: İş Mahkemesi
SAYISI: 2023/172 E., 2024/272 K.
KARAR: Kabul
Taraflar arasında ölüm aylığını kesen Kurum işleminin iptali ile aylığın yeniden bağlanması ve borçlu olmadığının tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, boşandığı eşi ile fiilen birlikte yaşadıkları gerekçesiyle 40.628,40 TL ödemenin faizi ile birlikte 56.508,28 TL'nin tahsilini talep edildiğini, davacının eşinden geçimsizlik sebebiyle Bursa 3. Aile Mahkemesinin 17.02.2005 tarih ve 2004/1334 E. 2005/105 K. sayılı ilamı ile boşandığını, davacının eşinin ortak adreslerini terk ettiğini, çocukların isteğiyle Kasım 2013 tarihinde tekrar evlendiklerini, davacının eşinin boşandıkları dönemde annesi ile yaşadığını ileri sürerek, Kurum işleminin iptali ile aylığın yeniden bağlanmasına ve borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının oturduğu yerde çevresel soruşturma yapıldığını, yapılan soruşturmada davacı ile boşandığı eşinin birlikte yaşadığının beyan edildiğini belirterek, hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 24.11.2020 tarih ve 2018/594 E. 2020/319 K. sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, tanıkların Mahkeme aşamasındaki beyanlarına itibar edilmesi gerektiğini, tüm tanıkların ifadelerini değiştirmiş olmalarının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı ve eşinin farklı aile hekimlerine kayıtlı olduğunu, adres kayıt sistemindeki adreslerin farklı olduğunu, toplanan delillerle davacı ve eşinin ayrı yaşadığının sabit olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 22.09.2022 tarih ve 2021/389 E. 2022/1680K. sayılı kararı ile kamu tanıklarının denetmene verdikleri ifadeler, davacının eşinin adresi olarak bildirilen adreste yapılan emniyet araştırması ve tüm dosya kapsamına göre davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşadığı yönündeki Mahkeme kanaatinin yerinde olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi üzerine davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Daire kararında; ...her ne kadar davanın reddine karar verilmişse de yapılan araştırmanın hüküm kurmaya elverişli olmadığı, eşlerin 2005 yılında boşanıp 26.11.2013 tarihinde yeniden evlendikleri, davaya konu dönemlerde, davacının adresi ile boşandığı eşinin adresleri tamamen farklı olup, davacının Develi Sokak adresinde yapılan kolluk araştırmasına göre, çocuklarıyla beraber bu adreste yaşadığı, boşandığı eşinin bu adreste yaşamadığı tespit edilmiş, boşandığı eşinin mernis adresi olan Kırlangıç Sokak adresinde yapılan araştırmada ise ...’in bu adreste yaşamadığının tespit edildiği, Mahkemece bu husus davanın reddi gerekçesi olarak kabul edilmişse de boşanılan eşin kayıtlı adresinde yaşamıyor olmasının kesin delil niteliğinde olmadığı, boşanılan eşin fiilen hangi adreste yaşadığına dair bir delil bulunmadığı, denetmenlerce tutulan tutanaktan başka imzalı ve teyit edilen birlikte yaşamaya dair bir kanıt bulunmadığı, tanıkların Mahkeme huzurunda verdikleri beyanlarında ise birlikte yaşamayı doğrulamadıkları karşısında, Mahkemece yapılan değerlendirmenin hatalı olduğu, Mahkemece boşanılan eş ...’in boşandıktan sonra fiilen oturduğu adresler araştırılarak, bu adreslerden bilgi sahibi tanıklar belirlenerek dinlenmeli, eşlerin medula kayıtları da getirtilip tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek, hüküm bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 26.06.2024 tarih ve 2023/172 E. 2024/272 K. sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, toplanan delilleri, celp ve ibraz olunan bilgi ve belgeler, kolluk araştırması sonucu tespit edilerek dinlenen tanık beyanları, medula kayıtları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının boşandıktan sonra boşandığı eşi ile fiilen birlikte yaşadığı kanaatine varılamadığından, davanın kabulü ile ... Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğü Hizmet Akdiyle Çalışanlar Emeklilik Daire Başkanlığının 27.11.2015 tarih ve 60991618 3/1031128 sayılı işleminin iptali ile davacının, boşandığı eşi ...'le 31.03.2005 ila 26.11.2013 tarihleri arasında fiilen beraber yaşadıkları gerekçesiyle yersiz ödeme kapsamında tahakkuk ettirilen borçtan sorumlu olmadığının tespitine, karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı SGK Başkanlığı vekili; kararın eksik incelemeye dayalı olduğunu, dinlenen kamu tanıklarının Kurum denetmenine verdikleri beyanlar değerlendirildiğinde, davalı ve boşandığı eşinin 2005 tarihinden itibaren boşanmalarına rağmen fiili birlikteliklerinin devam ettiğinin Kurum tarafından hazırlanan rapor ve eklerinden açıkça tespit olunduğunu, 5510 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesi uyarınca Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından tutulan tutanakların aksi kanıtlanıncaya kadar geçerli olduğunu, Kurum tutanaklarının aksinin de ispatlanamadığı gözetildiğinde, davanın reddi gerekirken kabulünün usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşadığı gerekçesiyle ölüm aylığının kesilmesine dair Kurum işleminin iptali ile aylığın yeniden bağlanması ve borçlu olmadığının tespitine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi.
-
Değerlendirme
-
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı SGK Başkanlığı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
10.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:10:56