Yargıtay 10. HD 2023/11113 E. 2024/12494 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/11113

Karar No

2024/12494

Karar Tarihi

5 Aralık 2024

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2019/3884 E., 2023/1863 K.

KARAR: Esastan red

İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 9. İş Mahkemesi

SAYISI: 2012/550 E., 2019/373 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili ile davalılar ...., AXA Sigorta A.Ş., ... İnşaat Tic. ve San. A.Ş., Güneş Sigorta A.Ş. vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ile davalılar ...., AXA Sigorta A.Ş., ... İnşaat Tic. ve San. A.Ş., Güneş Sigorta A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacılar murisinin iş kazası geçirerek vefat ettiğini, davacılar murisinin ölümünden davalıların müşterek ve müteselsil ağır sorumluluklarının bulunduğunu, davacılar murisinin ölümünden sonra geriye kalan mirasçılarının destekten yoksun kaldıklarını, maddi ve manevi olarak büyük zarara uğradıklarını beyan ederek maddi ve manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılar murisinin ölümünden sonra davacıların ekonomik olarak daha kötü bir duruma düştüklerini, eskiye nazaran daha kötü hayat şartlarına sahip olduklarını ispat etmeleri gerektiğini, davacılar murisinin eski bir çalışan olması nedeni ile eşi ve çocukları olan davacıların mağdur olmaması için müvekkili şirketin tüm hak sahiplerinin mağduriyetlerini giderdiğini, davacıların maddi ve manevi tazminat ve dava haklarından feragat ettiklerini, anılan belgelerdeki imzaları inkar etmediklerini bu nedenle dava açma haklarının olmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.

Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin taraf ve dolayısıyla asıl işveren olmaması nedeni ile işbu davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin asıl işveren sıfatı olmaması nedeni ile sorumluluğunun bulunmadığını, diğer davalı ... İnşaat A.Ş. tarafından davacıların maddi ve manevi zararlarının karşılığını, davacıların müvekkili şirket ve diğer davalı şirketleri ibra ettiklerini, davacıların talep ettiği manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, manevi tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılmayacağını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ... Hidro Elektrik Üretim ve Ticaret A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ihale makamı olduğunu, asıl işveren olarak kabulünün mümkün olmadığını, müvekkilinin asıl işveren olmaması nedeni ile pasif husumet yokluğu nedeni ile davanın reddi gerektiğini, davacıların maddi ve manevi zararlarının karşılandığını, buna istinaden davacıların müvekkili şirketi ve diğer şirketleri ibra ettiğini, davacıların talep ettiği manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, manevi tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılmayacağını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ... İnşaat Maden Nak. San. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, kazanın olmasında davacılar murisinin kusurlu olduğunu, müvekkili şirketin tüm özeni gösterdiğini, herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacılar tarafından istenen maddi ve manevi tazminat tutarının çok fahiş olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olay ile sigorta poliçesinin başlangıç tarihi aynı gün olduğundan söz konusu poliçe sebebiyle müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, müvekkili şirkete herhangi bir ihbarda bulunulmadığı gibi iş kazasına ve tazminat hesabının yapılması için gerekli olan belgelerin ibraz edilmediğini, dolayısıyla müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini, bu nedenle olay tarihinden itibaren faiz isteminin haksız olduğunu, müvekkili şirketin dava açılmasına sebebiyet vermesinin söz konusu olmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ... İnşaat ve ... İnşaat vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, müvekkili şirketlere husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, davacılar murisinin diğer davalı olan ... A.Ş. çalışanı olduğunu, davacılar murisinin kendi çalışanları olmadığını, diğer davalı olan ... ile aralarında hukuki bir bağlantının söz konusu olmadığını, bu sebeple dava konusu olayda müvekkili şirketin sorumluluğu ve kusurunun olmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.

Davalı Güneş Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Makyol ... ortak girişimi ve taşeronların müvekkili şirket nezdinde poliçe ile işveren mali mesuliyet sigortasının bulunduğunu, poliçe limitinin 60.000 Euro olduğunu, limitin %40'nın müvekkili şirketin sorumluluğunda olduğunu, söz konusu poliçe gereği müvekkili şirketin sorumluluğu limitle sınırlı olduğundan manevi zarardan sorumluluğu olmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, "... Somut olayda, tarafların kusur durumlarının tespiti amacıyla bilirkişi heyetince düzenlenen ve Mahkememizce hükme esas alınan 26.03.2015 tarihli bilirkişi heyet raporu mahkememizce denetlenerek kabul görmüş ve oluşa uygun bulunmuştur. Buna göre, davaya konu olayın meydana gelmesinde davalı ... İnşaatın % 50, davalı ...'ın % 20, davacı işçinin ise % 30 oranında kusurlu olduğu, diğer davalılar ... Hidro Elektrik ve Maya Enerji'ye atfedilebilecek bir kusurun ise mevcut olmadığı sonucuna varılmıştır. Her ne kadar davalı .... aleyhine dava açılmış ise de, davalı şirketin kazanın gerçekleştiği projede bir sıfatının bulunmadığı, sadece ... Hidro Elektrik şirketinin hissedarı olduğu anlaşıldığından bu davalı yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı ... Hidro Elektrik Üretim A.Ş. şirketinin Erzurum ili İspir ilçesinde yaralan "... Regülatörü ve Hidro Elektrik Santralı ve Aksu Regülatörü ve Hidro Elektrik Santrali" inşaat işlerini ihale ile anahtar teslim olarak davalılar .... & ... inşaat Mad. Nakl. San. ve Tic. Ltd. Şti. Ortak girişimine ihale ettiği, işin yürütümü ve yönetimine karışmadığı, yalnızca sözleşmeden kaynaklanan denetim hakkını kullandığı anlaşıldığından bu olay nedeniyle kusurlu bulunması mümkün olmadığından, davalı yönünden açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Tespit edilen kusur oranları doğrultusunda, davacının karşılanmayan zararlarının tespiti ile ilgili olarak hesap bilirkişi heyetinden rapor aldırılmıştır. Bilirkişiler ... ve ... tarafından düzenlenen 16.07.2019 tarihli bilirkişi raporu mahkememizce denetlenmiş ve rapordaki değerlendirmeler ile tutarlar oluşa uygun bulunarak hükme esas alınmıştır. Buna göre davacıların olup tespit edilen zarar miktarından, SGK tarafından bağlanan gelir düşüldükten sonra, karşılanmayan zararları tespit edilerek maddi tazminata yönelik davalarının belirtilen miktar itibariyle kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davalı ... İnşaat vekili tarafından, davacıların yaşanan iş kazası nedeniyle noter kanalıyla yapılan sözleşme ile müvekkilini ibra ettiğini savunmakta ise de maluliyet durumu ve kusur oranları konusunda kesin fikir sahibi olması mümkün olmayan işçinin mirasçısının olaydan sonra verdiği genel ve soyut açıklamayı içerdiği kuşkusuz olan ibranameyi tümden geçerli saymak, İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik Mevzuatının temel prensibi olan "işçinin korunması temel ilkesi" ne de uygun düşmeyecektir. Konuyla ilgili doğrudan amir bir hüküm bulunmaması nedeniyle ibranın doğruluk ve ... kuralına aykırı olmaması gerektiği gerçeğine sıkıca sarılarak sorun çözümlenmelidir. Kural olarak tazminat alacaklısına yapılmış ödemenin bu miktar ile sınırlı olmak üzere bağlayıcılığı asıldır. Gerçek anlamda ödemeden söz edebilmek için tanzim edilecek miktar ile buna karşılık alınan meblağ arasında açık oransızlığın bulunmaması koşuldur. Ödemenin yapıldığı tarihteki verilerle hesaplanan tazminat ile ödenen miktar arasında açık oransızlığın bulunduğu durumlarda, yapılan ödeme makbuz niteliğinde kabul edilebilinir. Açıklanan nedenlerle davacının vermiş olduğu ibranamenin makbuz olarak kabulü mümkün olup, davalı vekilinin müvekkili yönünden davanın reddine karar verilmesi yönündeki talebinin kabulü mümkün görülmemiştir. Somut olayda sigorta şirketlerinin sorumluluklarının bulunup bulunmadığı bir başka tartışılması gereken konudur. Davalı ... şirketleri vekili poliçenin riskin gerçekleşmesinden sonra tanzim edildiğinden geçerli bir sigorta poliçesinden söz edilmesinin mümkün olmadığını savunmaktadırlar. Dosyaya ibraz edilen 23110252 nolu poliçenin kaza tarihi olan 17.03.2009 tarihinde tanzim edildiği, bu sözleşmenin "inşaat all risks" kapsamlı olduğu, mali mesuliyeti kapsamadığı, bu nedenle sigorta şirketlerinin meydana gelen kaza nedeniyle bu poliçe kapsamında sorumlu tutulmalarının mümkün olmadığı açıktır. 23863504 nolu poliçenin 23110252 nolu poliçeye bağlı olarak 01.04.2009 tarihli olarak tanzim edildiği, ancak prim ödeme günü olarak kaza tarihi olan 17.03.2009 tarihinin gösterildiği görülmektedir. Ancak kaza tarihinde prim ödediği ispatlanamamıştır. Bu poliçenin risk gerçekleştikten sonra tanzim edildiği anlaşılmakta olup, geçerli bir poliçe olarak kabul edilmesi mümkün olmadığından, açık koasürans olarak düzenlenen bu poliçelerden dolayı davalı ... şirketlerinin sorumlu tutulmalarının mümkün bulunmadığı sonucuna varıldığından bu davalılar yönünden açılan davaların reddine karar vermek gerekmiştir. Olay tarihinde ... işçinin eşi olan davacı ...'nin 34, kızı ...'ın 2, kızı ...'nin 8, kızı ...'nin 12, kızı ...'ün 13, kızı ...'nin ise 15 yaşında olduğu, davacıların gerek olay sırasında gerekse olaydan sonra derin bir acı ve üzüntü yaşadığı açıktır. Bu acı ve üzüntünün, davacıların yaşadığı süre içerisinde de belirli bir oranda devam edeceğini kabul etmek gerekir. Bu nedenle, somut olayda manevi tazminatın koşulları oluşmuştur. Borçlar Kanunu'nun 47. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile sigortalıya verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken; ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerekir. Belirtilen ilkeler gözetildiğinde, davacıların olay nedeniyle yaşadığı ve bundan sonra da belirli oranda yaşayacağı acı ve üzüntüyü bir nebze olsun hafifletmek amacıyla, davacı ... yönünden 50.000,00 TL, davacı ... yönünden 10.000,00 TL, davacı ... yönünden 15.000,00 TL, davacı ... yönünden 25.000,00 TL, davacı ... yönünden 25.000,00 TL, davacı ... yönünden 25.000,00 TL manevi tazminat tutarının hakkaniyet ilkesine uygun olacağı sonucuna varılmış ve bu gerekçeler doğrultusunda davanın kısmen kabul kısmen ise reddine dair ..." gerekçesiyle:

"I Davalı .... yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine,

II Davalılar ... Hidro Elektrik Üretim A..Ş., AXA Sigorta A.Ş. ve Güneş Sigorta A.Ş. yönünden açılan davaların reddine,

III Davalılar ... İnş. Tic. ve San. A.Ş., Mak Yol İnş. A.Ş., ... İnş. Mad. Nakl. San. ve Tic. Ltd. Şti. yönünden açılan davaların kısmen kabulü ile

A Maddi tazminat yönünden;

Davacı ... yönünden 209.462,64 TL,

Davacı ... yönünden 89.915,31 TL,

Davacı ... yönünden 41.235,99 TL,

Davacı ... yönünden 19.609,67 TL,

Davacı ... yönünden 11.139,34 TL,

Davacı ... yönünden 2.759,26 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 17.03.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... İnş. Tic. ve San. A.Ş., Mak Yol İnş. A.Ş., ... İnş. Mad. Nakl. San. ve Tic. Ltd. Şti,'nden müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, maddi tazminat yönünden fazlaya ilişkin talep ve davanın reddine, " şeklinde karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davacılar vekili ile davalılar ...., AXA Sigorta A.Ş., ... İnşaat Tic. ve San. A.Ş., Güneş Sigorta A.Ş. vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı .... vekili gerekçeli istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu kazanın üzerinden 3 yıl geçtikten sonra davanın açıldığını, bu nedenle zamanaşımı yönünden esasa girilmeden davanın reddinin gerektiğini, müteveffanın diğer davalı ... İnşaat Tic. ve San. A.Ş.'nin çalışanı olduğunu, bu nedenle davanın müvekkili yönünden husumet nedeniyle reddine karar verilmesinin gerektiğini, müvekkili şirket ile müteveffanın işvereni şirket arasında asıl alt işveren ilişkisi bulunmadığını, dolayısıyla müvekkili şirkete sorumluluk atfedilemeyeceğini, ceza davasında da müvekkili şirkete herhangi bir kusur atfedilmediğini, dosyada alınan bilirkişi raporuna karşı itirazlarının İlk Derece Mahkemesi tarafından değerlendirilmediğini, pasif dönem zararının hesaba katılmasının hukuka aykırı olduğunu, tazminatın hiçbir şekilde surette zenginleştirici olarak belirlenmemesinin gerektiğini, İlk Derece Mahkemesi tarafından hükmedilen manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, davanın reddinin gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ...Ş. vekili gerekçeli istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ve diğer davalılar aleyhine müteselsilen açılan davada, İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulüne dair kararda müvekkili yönünden davanın esastan reddine karar verilmesine rağmen lehlerine reddolunan maddi ve manevi tazminat miktarları üzerinden nispi vekalet ücreti takdir olunması gerekirken müvekkili şirkete, diğer davalı güneş sigorta A.Ş.. ve davalı ... şirketi ile birlikte maktu vekalet ücreti takdir olunmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... İnşaat Tic. ve San. A.Ş. vekili gerekçeli istinaf dilekçesinde özetle; taraflarınca dosyaya sunulan ibraname ve feragatnamenin dikkate alınmamasının hatalı olduğunu, bu belgelerin gözetilmesinin gerektiğini, bu yönde Yargıtay içtihatlarının bulunduğunu, dosyaya sunulan ibranamenin makbuz niteliğinde değerlendirilmesinin gerektiğini, İlk Derece Mahkemesince hükmedilen manevi tazminatın hakkaniyet ilkesi ve nesafet kurallarına aykırı olduğunu, sigorta şirketleri yönünden davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, İlk Derece Mahkemesi tarafından müvekkili şirket aleyhine hükmedilen vekalet ücretine ve harçlara ilişkin verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, İlk Derece Mahkemesi tarafından bilirkişi raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmediğini, davanın reddinin gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Güneş Sigorta A.Ş. vekili gerekçeli istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili yönünden davanın reddine karar verildiğini, ancak maddi tazminat yönünden nispi ve manevi tazminat yönünden maktu vekalet ücreti verilmesine gerekirken sadece tek bir maktu vekalet ücretinin müvekkili şirkete ve diğer davalılara ödenmesi karar verildiğini, bu durumun hatalı olduğunu, vekalet ücretlerinin düzeltilmesinin gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davacılar vekili gerekçeli istinaf dilekçesinde özetle; kusur raporları arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, hükme esas alınan hesap raporunda aleyhlerine hesap hatalarının yapıldığını, müteveffanın anne ve kardeşlerinin kendi paylarına düşen manevi tazminatın müteveffanın eşi ve çocuklarına ödenmesi için feragat ettiklerini, bu feragat nedeniyle mahsup işlemi yapılmasının hatalı olduğunu, davalı ... şirket yönünden davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, ... ile diğer davalı ... arasında düzenlenen sözleşmeye göre ... şirketinin işveren olduğunu, Maya şirketinin de iş kazasından sorumlu olduğunu, davanın bu davalı yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu davalı ... ve Güneş sigorta şirketlerinin de sorumluluklarının bulunduğunu, bu nedenle bu davalılar hakkında davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, tüm davalıların tazminatlardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, vekalet ücretlerinin hatalı olarak hükmedildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne dair İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalılar ...., AXA Sigorta A.Ş., ... İnşaat Tic. ve San. A.Ş., Güneş Sigorta A.Ş. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı .... vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ...Ş. vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Güneş Sigorta vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... İnşaat A.Ş. vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi

  1. Değerlendirme

A) Davacılar vekili ile davalılar ...., AXA Sigorta A.Ş., ... İnşaat Tic. ve San. A.Ş., Güneş Sigorta A.Ş. vekillerinin davacılar yararına hükmolunan maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden ;

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.

Dosya içeriğine göre davacı vekilince dava dilekçesinde davacı eş ... yönünden 5.000,00 TL, davacı çocuklar ..., ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 1.000,00 TL maddi tazminat talebinde bulunduğu, 28.09.2016 tarihli celsede davacılar vekilince 21.03.2016 tarihli hesap raporu doğrultusunda talep arttırım dilekçesi sunmak üzere süre talep edildiği, Mahkemece verilen süre içerisinde maddi tazminat talebini 12.10.2016 tarihli talep arttırım dilekçesi ile davacı eş ... için 237.381,24 TL, davacı çocuk ... için 103.766,23 TL, davacı çocuk ... için 54.815,36 TL, davacı çocuk ... için 33.064,12 TL, davacı çocuk ... için 20.950, 35 TL, davacı çocuk ... için 7.241,75 TL olarak arttırdığı , takip eden 28.12.2016 tarihli celse de davacılar vekilince talebi gibi karar verilmesini beyan edildiği, İlk Derece Mahkemesince davacı ... lehine 209.462,64 TL, davacı ... lehine 89.915,31 TL, davacı ... lehine 41.235,99 TL, davacı ... lehine 19.609,67 TL, davacı ... lehine 11.139,34 TL, davacı ... lehine 2.759,26 TL maddi tazminata hükmolunduğu, Bölge Adliye Mahkemesi'nin yukarıda anılan kararı ile taraf vekillerinin istinaf isteminin esastan reddine karar verdiği gözetildiğinde, kabulüne ve reddine karar verilen tazminat miktarının ayrı ayrı Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davacılar vekili ile davalılar ...., AXA Sigorta A.Ş., ... İnşaat Tic. ve San. A.Ş., Güneş Sigorta A.Ş. vekillerinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir.

B) Davacılar vekili ile davalılar ...., AXA Sigorta A.Ş., ... İnşaat Tic. ve San. A.Ş., Güneş Sigorta A.Ş. vekillerinin davacılar yararına hükmolunan manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden ;

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.

Dosya içeriğine göre davacı vekilince dava dilekçesinde davacı eş ... ve davacı çocuklar ..., ... , ..., ... ve ... için ayrı ayrı 100.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince davacı ... lehine 50.000,00 TL, davacı ... lehine 10.000,00 TL, davacı ... lehine 15.000,00 TL, davacı ... lehine 25.000,00 TL, davacı ... lehine 25.000,00 TL, davacı ... lehine 25.000,00 TL manevi tazminata hükmolunduğu, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda anılan kararı ile taraf vekillerinin istinaf isteminin esastan reddine karar verdiği gözetildiğinde, kabulüne ve reddine karar verilen tazminat miktarının ayrı ayrı Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davacılar vekili ile davalılar ...., AXA Sigorta A.Ş., ... İnşaat Tic. ve San. A.Ş., Güneş Sigorta A.Ş. vekillerinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir.

KARAR: **

Açıklanan sebeple;

Davacılar vekili ile davalılar ...., AXA Sigorta A.Ş., ... İnşaat Tic. ve San. A.Ş., Güneş Sigorta A.Ş. vekillerinin davacılar yararına hükmolunan maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz isteminin miktardan REDDİNE,

Davacılar vekili ile davalılar ...., AXA Sigorta A.Ş., ... İnşaat Tic. ve San. A.Ş., Güneş Sigorta A.Ş. vekillerinin davacılar yararına hükmolunan manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz isteminin miktardan REDDİNE,

Fazla alınan temyiz harcının ilgililere iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinaftemyizkararımahkemesi**reddinederece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:10:56

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim