Yargıtay 10. HD 2024/9475 E. 2024/12370 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2024/9475

Karar No

2024/12370

Karar Tarihi

5 Aralık 2024

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/2679 E., 2024/898 K.

KARAR: Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 21. İş Mahkemesi

SAYISI: 2020/225 E., 2022/99 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ve fer'i müdahil Kurum vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilin sigortalı hizmetinin başlangıç tarihinin 18.12.2016 olduğunun tespiti ve tescilini, 18.12.2016 ve 01.07.2017 tarihleri arasında yatırılmayan sigorta primlerinin davalı tarafından yatırılmasını, bu hizmetlerinin diğer hizmetleri ile birleştirilmesini ve Kurum tarafından yatırılmasını talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

  1. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle davanın reddini, dava dilekçesi ve tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olan 16.12.2021 olarak düzeltilmesine karar verilmesini, davacının 01.07.2017 tarihinde davalı bünyesinde çalışmaya başladığını, iş sözleşmesinin davacının istifası sonucunda 19.06.2020 tarihinde sona erdiğini, davacının, sigorta bildiriminin geç yapıldığı ve primlerin eksik ödendiğine ilişkin iddialarının gerçek olmadığını, davacı şirket bünyesinde kendisinin menajer ve sosyal medya hesabı yöneticisi olduğunu iddia etse de bu iddianın asılsız olduğunu, davacı işe girdiği 01.07.2017 tarihinden itibaren müşteri hizmet görevlisi/asistanı olarak çalıştığını, bu çerçevede haksız davanın reddini talep etmiştir.

2.Fer'i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamında toplanan delillerin birlikte değerlendirilmesinden, özellikle re'sen belirlenen bordro tanıklarının davacı iddiası ile uyumlu beyanları birlikte değerlendirildiğinde, davacının davalı şirkete ait 1096180 sicil numaralı işyerinden Kuruma bildirilenler dışında 18.12.2016 30.06.2017 tarihleri arasında tam zamanlı ve kesintisiz olarak çalıştığı kanısına varılmış, davanın kabulüne, davacının davalı şirkete ait 1096180 sicil numaralı işyerinde kuruma bildirilenler dışında Kurum taban ücretleri altında kalmaksızın asgari ücretle 18.12.2016 30.06.2017 tarihleri arasında 194 gün daha çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davalı şirket vekili istinafında özetle; Mahkeme dosyasına ilişkin istinaf sebeplerini dilekçe ekindeki cevap dilekçesinde de belirttiklerini, Mahkeme kararını talepleri doğrultusunda kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. UYAP'ta kayıtlı dilekçe ekindeki dilekçe içeriğine göre özetle; "Hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle davanın reddi gerekmektedir. Dava dilekçesi ve ekleri tarafımıza usulsüz olarak tebliğ edilmiştir. Zamanaşımı itirazında bulunuyoruz. Davacı 01.07.2017 tarihinde davalı bünyesinde çalışmaya başlamıştır. Davalının iş sözleşmesi davacının istifası sonucunda 19.06.2020 tarihinde sona ermiştir (Ek 1, işe giriş, işten ayrılış bildirgesi). Davacının, sigorta bildiriminin geç yapıldığı ve primlerin eksik ödendiğine ilişkin iddiaları gerçekçi değildir. Davacı belirtilen tarihlerde şirkete geldiği zaman işin ifası ile ilgili bir şey yapmayıp sadece oyuncu olabilmek ve dahil olmak için şirkette mevcut olarak bulunmaktadır. Buna rağmen kendisini bu dönem aralıklarında çalışıyor olarak ifade etmesi kötüniyetinin göstergesidir. Davacı tanığı ... aynı zamanda müvekkil şirketin maaş ödemelerini banka kanalı ile çıkartan ve yine o dönemin muhasebe işlerine bakan kişi olup, davacı ile ... ile arasındaki samimi ilişki nedeniyle ..., davacının iddia ettiği Ocak 2017 Haziran 2017 arasındaki altı aylık banka ödemelerini şirketten habersiz olarak yapmıştır.. Davacının iddia ettiği altı ayda çalıştığına ait ne bir mail ne de başka bir belge bulunmaktadır." beyanlarında bulunmuştur.

2.Fer'i müdahil vekili istinaf dilekçesinde özetle; ''Karar usul yasaya aykırıdır. İşe giriş bildirgesi çalışma varlığının ispatı olamaz. Yargıtay HGK1999/21 510 E. 1999/527 K. bu tür davalara kesin olarak ışık tutmaktadır. Mahkemece belirtilen hususlara dikkat edilmeden hüküm kurulması hatalıdır. İşe giriş bildirgesi aslı Kurumdan celbedilerek mutlaka tanık dinletilecekse davacı ile aynı dönemde çalışan ve çalışması kayıtlara geçmiş kişilerin bilgisine başvurulmalıdır. Mahkemece hak düşürücü süre dikkate alınmamıştır.'' gerekçesiyle kararın kaldırılması ve davanın reddini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi tarafından yeterli inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davalı vekilleri temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarlamıştır.

2.Fer'i müdahil SGK vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarlamıştır.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı madde hükümleridir.

  1. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapkararistinaftemyizıdavakararıvı.mahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:11:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim