Yargıtay 10. HD 2024/9831 E. 2024/12356 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2024/9831
2024/12356
4 Aralık 2024
MAHKEMESİ: İş Mahkemesi
SAYISI: 2018/55 E., 2024/361 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı şirkette 13.09.2010 tarihinde işe başladığını, TOKİ Kavurma Köyü inşaatında gece bekçisi olarak 17.00 08.00 saatleri arasında günde ortalama 15 saat çalıştığını, davalı şirket tarafından 05.04.2012 tarihinde hiçbir gerekçe gösterilmeden işten çıkarıldığını, beyanla davacının 13.09.2010 ila 05.04.2012 tarihleri arasındaki hizmetinin tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
-
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacı ile Kurumları arasında bir hizmet akdinin olmadığını, bu nedenle maddi taleplerin kurumları yönünden reddedilmesi gerektiğini, hizmet tespiti ve alacak taleplerinin ayrılması gerektiğini, hizmet tespiti yönünden bildirge ve bordrolarda görülmeyen çalışmaların varlığından söz edilemeyeceğini beyanla davanın reddini istemiştir.
-
Davalı şirket tarafından davaya cevap verilmemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 29.12.2015 tarihli ve 2014/299 Esas, 2015/932 Karar sayılı kararı ile davanın sübut bulmadığından reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin (kapatılan) 30.11.2017 tarih ve 2016/6671 Esas, 2017/9957 Karar sayılı kararında; "...Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 01.10.2010 25.02.2012 tarihleri arasında davalı işyerindeki çalışmalarının Kuruma bildirildiği, davalı işyerinin Kanun kapsamına alındığı,işverenin inşaat işi yaptığı, davacının bekçi olduğu, davacı ve bordro tanıklarının dinlendiği, bir kısım dönem bordrolarının getirtildiği, bazı bordro tanıkları işyerinde çok sayıda çalışan olduğundan davacıyı tanımadıklarını, tanıkların davacının işe girişi ve işten ayrılış tarihlerini bilmediklerini beyan ettikleri anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş, dinlenen tanıklar davacının çalışma olgusunu doğruladıkları ancak çalışma süresi konusunda kanaat getirici beyanda bulunmadıkları, mahkemece davacının yaptığı(bekçi) işin mahiyeti de dikkate alınarak başkaca bordro, komşu işyeri tanıkları dinlemek, inşaatın başlama ve bitiş tarihleride gözetilerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir..." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bir kısım tanıklar davacının davalı şirket bünyesinde bekçi olarak çalıştığını doğrulayan beyanlarda bulunmuş ise de, davacının işe giriş ve işten çıkış tarihlerine dair net beyanlarının olmadığı, hali hazırda davacının davalı şirket bünyesinde sigortalı çalışma kaydının olması nedeni ile bu tanık beyanlarının tespite elverişli olmadığı, çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde ispatlayamadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; davalı şirketin ilgili evrakları göndermemesinin müvekkil aleyhine bir durum teşkil ettiğini, mahalli bilirkişiler ve birçok tanığın davacının şirket bünyesinde bekçi olarak çalıştığını doğrulamasına rağmen mahkemenin bu tanık beyanlarını hükme esas almamasının hukuka aykırı olduğunu, toplanan delillere göre belirtilen tarihlerde davacının ilgili şirket bünyesinde hizmet verdiğinin ispatlandığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının 13.09.2010 05.04.2012 tarihleri arasında davalı şirket işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
04.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:11:09