Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/11014
2024/106
16 Ocak 2024
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/238 E., 2021/958 K.
KARAR: Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 36. İş Mahkemesi
SAYISI: 2018/180 E., 2019/132 K.
Taraflar arasındaki eksik hesaplanarak ödendiği iddiası ile yaşlılık aylığı miktarının yeniden belirlenmesi ve fark aylıkların davalı Kurumdan tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne, dair karar verilmiştir.
Kararın, davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf istemlerinin esastan reddine dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.10.2001 tarihinde emekli aylığı almaya başladığını, özel sektörde çalışmış olup 4A da emekli olduğunu, 2000 öncesi çalışma gün sayısının 7750 ve 2000 2008/10 arası çalıştığı gün sayısı 628 olup toplam hizmet günü sayısının 8378 gün olduğunu, 2000 öncesi aylık bağlanma oranı 66.90 ve 2000 2008/10 arası aylık bağlanma oranı 61.00 olduğunu ancak müvekkilinin emeklilik aylığının 31.12.1999 yılından önceki katsayı esasına dayalı gösterge sistemi uygulamasına göre hesaplandığını, 4447 sayılı Kanun ile anılan maddede değişiklik yapılması sonucu kat sayı esası davalı gösterge sistemi yürürlükten kaldırıldığını, bu sisteme göre emeklilik aylığının hesaplanmasının hukuka aykırı olduğunu beyanla fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin yanlış hesaplanan aylığının miktarının tespitine ve daha önceki yıllara ait aylık farklarının faiziyle birlikte tahsiline, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili özetle, Kurum aleyhine açılan davanın yasalara aykırı olduğunu, zamanaşımı, yetkisizlik, görevsizlik ve her türlü itirazda bulunduklarını belirterek davanın usul yönünden reddini, davanın esasının incelemesine geçildiği takdirde ise davacı hakkında bağlanan aylıkta esas alınan gösterge ve katsayılarda herhangi bir hatanın bulunmadığını belirterek davanın esastan reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı verilen kararı ile davacının aylığının 01.10.2001 tarihi itibari ile 298,53 TL olarak hesaplanmış olup davalı Kurum son aylık güncelleme hesabındaki prim gün sayıları, prime esas kazançları ve Aylık Bağlama Oranlarının aynı olmasına rağmen 01.01.2001 tarihi ile hesaplanan aylık arasında 0,40 kuruşluk bir farkın olduğu görülmekte olup, bu farkında davalı Kurumun son aylık güncelleme hesabında 2000 ve 2001 yılı kazanç toplamının 13.137,35 TL ve gün sayısının 626 gün olmasına rağmen Ortalama Yıllık Kazancın 7459,20 TL olarak alınmasından kaynaklandığı tespit edilmiş, davalı Kurum tarafından yapılan güncelerde her güncelleme sonucu bir Önceki hesaba göre fark birikmiş aylıklarının hesaplandığı, davalı Kurumun aylık hesaplama yönteminin usule uygun olduğu, aylıklardaki eksikliğin prim toplamı ve prim gün sayılarının eksik girilmesinden kaynaklandığı ve son aylık güncellemesinde davacıya ait prim toplamı ve gün sayılarının tam olarak değerlendirildiği OYK hatalı hesaplanması sonucu olarak 01.10.2001 tarihi itibari ile aylığının 40 kuruş eksik hesaplandığı, bu durumda bilirkişi raporunda hesaplama yapıldığı üzere, davacının yaşlılık aylığının dava tarihi itibari ile net aylığı 1.988,78 TL olup ödeme tutarının 79,55 TL olmak üzere toplam 2.068,33 TL olduğu, 24.09.2017 tarihi itibari ile 01.10.2001 24.09.2017 tarihleri arası birikmiş aylık farkı 267,12 TL, ek ödeme farkı 7,82 TL toplamı 274,94 TL olduğu, 01.10.2001 08.05.2017 tarihleri arası Kurum aylık güncelleme aylık farkı 5.779,70, ödeme farkı 162,16 TL olmak üzere 5.941,85 TL olduğu ve 08.05.2017 tarihi itibari ile ödendiği ancak dönemlerine göre faiz işletilmediğinden, birikmiş fark olarak ödenen 5.958,90 TL ile Kurum tarafından güncellenen aylık arasındaki birikmiş fark tutarı 274,94 TL’nin faiz tutarının 4.876,92 TL olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne, davacının yaşlılık aylığının 2068,33 TL olduğu, birikmiş aylık tahakkuk tutarı 274,94 TL (dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte)'nin ve 4876,92 TL faiz alacağının davalı kurumdan alınarak davacıya ödenmesine, dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili; bilirkişi raporunda davanın açılış tarihine kadar hesaplama yapıldığını, davanın karara çıkmasına kadar geçen sürenin hesaplanmadığını,davacının aylığının belirlenenden daha yüksek olduğunu,yaşlılık aylığı oranları, SGK prim ve gün hesapları ile katsayı oranlarının yanlış hesaplandığını,birikmiş aylık tutarına dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması yerinde eksik hesaplama yapılmış olan 01.01.2001 tarihinden itibaren faiz uygulanması gerektiğini belirterek Mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı Kurum vekili, davacının talep ettiği alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının aylığının bağlanmasında hata olmadığını, sigortalılığı 2008 Ekim öncesi başlayıp, 2008 Ekim sonrası tahsis talebinde bulunanların aylık gösterge sistemi 4447 sayılı Kanun ile getirilen sistem ve 5510 sayılı Kanuna getirilen yeni sistemin birleşiminden oluşan karma sisteme göre hesaplandığını belirterek Mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 01.01.2000 tarihinden önce hizmet yanında 01.01.2000 tarihinden sonra da hizmeti bulunmadığından 506 sayılı Kanun'a 4447 sayılı Kanun'un 17 nci maddesi ile eklenen geçici 82 nci maddesi ile 01.01.2000 tarihinden önce çalışmaya başlayıp, bu tarih sonrası da çalışmaya devam edenler için eski ve yeni sistemin birleşmesinden oluşan karma sisteme göre aylık bağlanacağı, Kurumun aylık bağlama sisteminde hata bulunmadığı, davacının 01.07.2000 tarihinden önce hizmet gün süresi 7750 gün, 01.01.2000 tarihinden sonraki gün süresi 628 gün olmak üzere 8.378 gün hizmeti ve bu hizmetlerine karşılık prime esas kazançları esas alınarak yapılan hesaplamada davacının aylığının 01.10.2001 tarihi itibariyle 298,53 TL olarak hesaplanmış olup davalı Kurumun son aylık güncelleme hesabındaki gün sayıları, prime esas kazançları ve Aylık Bağlama Oranlarının aynı olmasına rağmen 01.01.2001 tarihi ile hesaplanan aylık arasında 0,40 kuruşluk bir farkın olduğu, bu farkında davalı Kurumun son aylık güncelleme hesabında 2000 ve 2001 yılı kazanç toplamının 13.137,35 TL ve gün sayısıının 626 gün olmasına rağmen ortalama yıllık kazancın 13.137,35/628= 7.530,96 TL olduğu halde 7.459,20 TL olarak alınmasından kaynaklandığı, aylıklardaki eksikliğin prim toplamı ve prim gün sayılarının eksik girilmesinden kaynaklandığı, 01.10.2001 tarihi itibariyle aylığın 40 kuruş eksik hesaplandığı, birikmiş fark olarak ödenen 5.958,90 TL ile aylık fark tutarı 274,94 TL'nin faiz tutarının 4.876,92 TL olduğu, davacı ve davalı istinaf taleplerinin yerinde oladığı, Mahkeme kararının yerinde olduğu kanaatine varılarak davacı ile davalı Kurumun istinaf istemlerinin reddine, dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı ve davalı SGK Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili; bilirkişi raporunda, davanın açılış tarihine kadar hesaplama yapıldığını,davanın karara çıkmasına kadar geçen sürenin hesaplanmadığını, davacının aylığının belirlenenden daha yüksek olduğunu, yaşlılık aylığı oranları, SGK prim ve gün hesapları ile katsayı oranlarının yanlış hesaplandığını, birikmiş aylık tutarına dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması yerinde eksik hesaplama yapılmış olan 01.01.2001 tarihinden itibaren faiz uygulanması gerektiğini belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı hakkında bağlanan aylıkta hata olmadığını, esasen davanın reddi yerine kabulüne dair karar verilmesi gerektiğini belirterek verilen kararın bozulmasını talep etmişlerdir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı hakkında davalı kurumca bağlanan ve ödenen yaşlılık aylığında hesaplama hatası ile eksik ödemenin olup olmadığı hususundadır.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un geçici 2 nci maddesi hükümleri ile 506 sayılı Kanun'un geçici 82 nci maddesi hükümleridir.
- Değerlendirme
1.506 sayılı Kanun'un Geçici 82/a bendi, “ a) Sigortalının bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihe kadar prim ödeme sürelerine ait aylığı aşağıdaki şekilde belirlenir.
2.Sigortalının aylık talep tarihine kadarki toplam prim ödeme gün sayısı üzerinden, bu Kanunun yürürlük tarihi itibariyle ve bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten önceki hükümlere göre hesaplanacak aylığının sigortalının bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadarki prim ödeme gün sayısı ile orantılı bölümü, bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren aylık başlangıç tarihine kadar geçen takvim yılları için, her yılın Aralık ayına göre Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından açıklanan en son temel yıllı kentsel yerler tüketici fiyatları indeksindeki artış oranı ve gayrisafi yurt içi hâsıla sabit fiyatlarla gelişme hızı kadar ayrı ayrı artırılarak hesaplanır.
3.Hesaplanan yaşlılık aylığı, aylık bağlanması için yazılı başvurunun yapıldığı yılın Ocak ayı ile aylığın başladığı takvim yılının başlangıç tarihi arasında geçen her ay için Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından açıklanan en son temel yıllı kentsel yerler tüketici fiyatları indeksindeki artış oranları kadar artırılır.” hükmünü getirmiş, 4447 sayılı Kanun ile mülga 506 sayılı Kanun'un 2422 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ile değişik 61 inci maddesinin birinci fıkrasının A bendinin a alt bendinde 5000 günden fazla primi ödenen her 240 gün için % 60 oranına ilave olarak 1’er puan arttırılarak yaşlılık, malullük ve ölüm aylığı oranının tespit edileceği hüküm altına alınmış, ek 20 nci maddede de “Bu Kanuna göre gelir ve aylıkların hesaplanmasında katsayı esasına dayalı gösterge sistemi uygulanır.
4.Göstergeler, derece ve kademeler halinde, gösterge ve üst gösterge tablolarında belirtilir.
5.506 sayılı Kanuna göre bağlanan gelir ve aylıkların hesaplanmasında 657 sayılı Kanuna tabi Devlet memurlarının aylıklarına uygulanan katsayı uygulanır.
6.Bu Kanun gereğince alınacak prim ve verilecek ödenekler ile bağlanacak gelir ve aylıkların hesaplanmasına esas gösterge ve üst gösterge tabloları Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca tesbit edilir.” hükmüne yer verilmiştir.
7.Bu çerçevede, 01.01.2000 öncesi ve sonrasında fiili çalışmaları bulunan sigortalı yönünden 2000 yılı öncesi aylığı için, davacının 01.01.2000 tarihi öncesindeki prime esas kazançlarına göre anılan tarih öncesi aylık miktarının hesabında, 506 sayılı Kanun'un Ek 34 üncü maddesinin “Malullük, yaşlılık ve ölüm aylıklarının hesabına esas alınacak üst gösterge, sigortalının işten ayrıldığı veya öldüğü tarihten önceki malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödenmiş son on takvim yılının prim hesabına esas tutulan kazanç tutarlarına göre bulunacak ortalama yıllık kazanç esas alınarak tespit edilir.” düzenlemesi ile Ek 35 inci maddede belirtilen, üst gösterge tablolarının tavan göstergesine göre hesaplanacak aylıkların aylık bağlama oranının % 50 olduğu, anılan maddenin 2 nci fıkrası ile üst gösterge tablosunun tavan göstergesi ile gösterge tablosunun tavan göstergesi arasında bağlanacak aylıklarda aylık bağlama oranını belirleme yetkisinin Bakanlar Kuruluna verilmiş olup Bakanlar Kurulunun 1987/11994 sayılı Kararı ile üst göstergelerin taban aylık bağlama oranının % 50 olarak belirlendiği, bilahare 1992/2607 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile üst gösterge tablosunda her bir göstergenin taban aylık bağlama oranının ayrı ayrı olmak üzere % 50 ila % 59,9 arasında belirlendiği gözetilerek, 2000 yılından önceki primi ödenmiş son 10 yıllık kazancı alınarak bu yılların ortalama kazancının karşılığının üst gösterge tablosunda 2000 ve daha sonraki yıllarda tahsis talebinde bulunan sigortalılar ve kamu sektörü için hazırlanan üst gösterge tespit tablosunda ortalama yıllık kazanca eşit ya da en yakın sayının karşılığı belirlenecek, 10 yıla bölünerek bulunan ortalama kazancın karşılığının üst gösterge tablosunda bulunmaması halinde bu defa sigortalının 2000 yılından önceki 5 yıllık kazancı alınarak kamu sektörü için hazırlanan 2000 yılı gösterge tespit tablosundan gösterge tespiti yapılacaktır. Sonrasında bulunan gösterge x katsayı x aylık bağlama oranı formülü ile 2000 yılı öncesi aylığı belirlenerek, 506 sayılı Kanun'un 4447 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki 96 ncı maddesinin, “Bu Kanuna göre Malüllük ve Yaşlılık sigortalarından bağlanacak aylıklar ile ölüm sigortasından hak sahibi kimselere bağlanacak aylıkların hesabına esas tutulan aylığın alt sınırı, gösterge tablosundaki en düşük göstergenin katsayı ile çarpımının %70'den az olamaz” hükmü gereği, alt sınır aylığının 9475 x 12000 x %70 = 79.590.000 TL (yeni 79,59 TL) olduğu gözetilerek, bulunan aylık miktarı 79,59 TL'den az ise öncelikle bu miktara yükseltilecek ve 2000 öncesi hizmetine oranlanarak kısmi yaşlılık aylığı belirlenerek, Türkiye İstatistik Kurumundan, celp edilecek tüketici fiyat endeksi artış oranı ile gelişme hızı oranları (ait oldukları yıllarda geçerli olan yönteme göre hesaplanan ve ait oldukları yılların akabinde yayınlanan) nazara alınarak, bulunan aylık 1999/Aralık ayı TÜFE ve Gelişme Hızı ile 2000 yılına taşınacak ve tahsis talep tarihinin Ocak ayına kadar her yıl TÜFE ve Gelişme Hızı ile çarpılmak suretiyle güncellenecektir. Yine 1999 Aralık ayında hesaplanan tam aylığı da Ocak ayına kadar TÜFE ile güncellenecektir.
8.Davacının 01.01.2000 sonrası hizmeti ise 506 sayılı Kanun'un Geçici 82 nci maddesinin (b) bendine göre hesap edilir. Anılan bentte, “b) Sigortalının bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonraki prim ödeme sürelerine ait aylığı ise sigortalının aylık talep tarihine kadar toplam prim ödeme gün sayısı üzerinden bu Kanun'un 61 inci maddesi hükümlerine göre hesaplanacak aylığının, bu Kanun'un yürürlük tarihinden sonraki prim ödeme gün sayısına orantılı bölümü kadardır.”hükmü getirilmiştir.
9.4447 sayılı Kanun ile değişik 506 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi hükmüne göre yukarıda açıklanan esaslar çerçevesinde 2000 ve sonrası her takvim yılına ait prime esas kazancı, tahsis talep tarihine kadar TÜFE ve Gelişme Hızı ile güncellenecektir. Ayrı ayrı güncellenen toplam miktarın ortalaması (OYK=Ortalama Yıllık Kazanç) toplam gün sayısı üzerinden tespit edilen aylık bağlama oranı çarpımının 12'de biri üzerinden (OYK X ABO / 12) üzerinden bulunan tutar, 2000 sonrası gün sayısına orantılı bölümü alınarak yeni kısmi aylık hesap edilecektir.
10.Güncellenen kazançlar toplamı 2000 sonrası gün sayısına bölünerek günlük ve daha sonra yıllık kazanç bulunur. Aylık bağlama oranı, 4447 sayılı Kanunla getirilen düzenlemeye göre sigortalının tahsis talep tarihi itibariyle tespit edilen toplam prim ödeme gün sayısının ilk 3600 gününün her 360 günü için %3.5, sonraki 5400 günün her 360 günü için %2 ve daha sonraki her 360 gün için %1.5 oranlarının toplamı alınarak bulunmaktadır. Buna göre tahsis talep tarihi itibarıyla tam aylığı belirlendikten sonra 4447 sayılı Kanun ile değiştirilen 96 ncı maddede belirtilen alt sınır kontrolü yapılacak, her iki aylık mukayese edilerek yüksek olan aylık belirlenerek hesaplamaya devam edilecektir. 4447 sayılı Kanun ile değişik 96.maddeye göre alt sınır ise, tahsis talep tarihi Ocak ayında geçerli günlük asgari kazancın 30 katının %35'inden az olamaz. Alt sınır kontrolü yapıldıktan sonra, kısmi aylık miktarı hesap edilerek her iki kısmi aylık toplanacak ve bulunan bu aylık iki miktar ile mukayese edilecektir.
a İki kısmi aylığın toplamı, öncelikle sigortalının 1999 yılı tam aylığının tahsis talep yılı Ocak ayına kadar TÜFE rakamı ile güncellenerek bulunan aylığından daha az olamayacaktır.
b Diğer bir mukayese ise bulunan aylık, 506 sayılı Kanun'un geçici 89 uncu maddesine göre 4447 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki 96.maddeye göre hesaplanıp, bu tarihten sonra gelir ve aylıklarda yapılan artışların eklenmesi sonucunda tahsis talep tarihine kadar getirilen miktarın altında olamaz.
11.Bu açıklamalar ışığında tahsis talebinde bulunulan yılın ocak ayı itibariyle bulunacak yaşlılık aylığı miktarı, anılan Kanun'un Ek 38 inci maddesinin “Bu Kanuna göre bağlanan gelir ve aylıklar ile geçici 76 ncı maddeye göre yapılan telafi edici ödemeler, her ay ödeme tarihlerinde bir önceki aya göre Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından açıklanan en son temel yıllı kentsel yerler tüketici fiyatları indeksi artış oranı kadar artırılarak belirlenir.” hükmü gözetilerek yıllara göre belirlenmeli, ancak Kanun Koyucunun 01.01.2003 sonrası yaptığı yasal düzenlemelerle (4784, 5073, 5282, 5454, 5565 sayılı Kanunlar gibi) anılan maddenin uygulamasını bertaraf ederek farklı artış oranları belirlediği gözetilmeli ve bu çerçevede yıllara göre ödenmesi gereken aylık tutarları belirlenmelidir.
12.Eldeki davada ise davacı hakkında, dava öncesinde yapılan aylık değişiklik kararları ile 24.06.2017 tarihli ödeme ile davacıya fark aylıkların ödendiği, ne var ki davacının bu ödemeleri alırken ihtirazı kayıt ileri sürmediği anlaşılmakta olduğundan, dava öncesi yapılan düzeltmeler nedeniyle ödemelere faiz işletilmemesi gerektiğinin dikkate alınmaması usul ve yasaya aykırı olup aldırılan bilirkişi raporu kapsamında yeni hesaplanan fark aylıklar nedeniyle oluşan alacağa faiz işletilmesi ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
13.Bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın, Mahkemece, hatalı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
-
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
-
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:30:11