Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/325
2024/105
16 Ocak 2024
MAHKEMESİ: İş Mahkemesi
SAYISI: 2021/569 E., 2022/439 K.
DAVA TARİHİ: 19.07.2017
KARAR: Ret
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen yurtdışı borçlanması yoluyla elde edilen hizmetlerin ilgili geçmiş döneme mal edilmesi ile yaşlılık aylığı miktarının yeniden belirlenmesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine dair karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dilekçesiyle; müvekkilinin 02.08.1978 tarihinde Almanya’da çalışmaya başladığını, 14.03.2013 tarihinde "yurtdışı hizmet borçlanma talep dilekçesi” ile yurtdışında geçen hizmetlerini borçlanmak istediğini, kurumca 85.030,31 TL’lik borç tahakkuk cetveli düzenlendiğini, müvekkilinin Almanya’da işe giriş tarihi 02.08.1978 olduğundan 5000 işgünü karşılığı olan 52.000,00 TL borçlanma bedelini süresinde ödeyerek 10.12.2013 tarihinde yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunduğunu, Kadıköy SGM'nin 30.12.2013 tarihli işlemiyle müvekkilinin ilk işe giriş tarihinin yurtdışı borçlanma süresi de dahil 21.04.1999 tarihi olarak kabul ederek, doğum tarihinin 02.08.1960 olduğu, tahsis talep tarihi itibariyle 58 yaş ve 5975 günü bulunmadığı gerekçesi ile tahsis talebinin işlemden kaldırıldığını, ... Anadolu 21. İş Mahkemesi’nin 2014/64 Esas sayılı dosyası ile yurtdışında çalışmaya başladığı tarih olan 02.08.1978 tarihinin sigorta emeklilik başlangıç tarihi olarak kabulü ve yaşlılık aylığı bağlanması için Kuruma başvurduğu 10.12.2013 tarihinden sonraki aybaşından başlamak üzere yaşlılık aylığına bağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK vekili, aleyhe hususları kabul etmeyerek davacı hakkında yapılan Kurum işlemlerinde herhangi bir hatanın olmadığını, kurumca yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi, bozma öncesinde verilen kararı ile "....hesaplanan aylığın tahsis talep yılının Ocak ayındaki aylık tutarı olması nedeniyle, bulunan miktarın tahsis tarihine göre Ocak ve Temmuz ödeme döneminde uygulanan artış oranı kadar arttırılması sonucu tahsis talep tarihi 12.12.2013 tarihi itibari ile aylığı 1.015,35 TL olarak hesaplanmış, davanın kabulüne, davacının 01.01.2014 emeklilik aylığı bağlandığı tarih itibari ile 1.048,55 TL, 19.07.2017 dava tarihi itibari ile de 1.447,80 TL emeklilik aylıı alması gerektiğinin tespitine..." dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Başkanlığı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
İstinaf başvurusunda bulunan davalı ... Başkanlığı vekili, kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, aslen davacının hakkında yapılan işlemlerin ve bu arada yapılan aylık bağlama işlemlerinin hukuka uygun ve yerinde olması nedeniyle talebinin reddi gerektiğinden bahisle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin kararı ile; " ...somut olayda, davacı tarafından Kuruma başvurulduğu, Mahkemece hükme esas alındığı raporun uygun olduğu, mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı Kurum vekilinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK 353/1 b.1 maddesi uyarınca esastan reddine.." karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin bozmaya konu kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilince temyiz isteminde bulunulmuştur.
- Dairemizin, bozma kararı ile "...Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkındaki 3201 sayılı Kanun'un “Amaç ve kapsam” başlığını taşıyan 1 inci maddesinde; 18 yaşını doldurmuş Türk vatandaşları ile doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenlerin yurt dışında geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ve bu süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile yurt dışında ev kadını olarak geçen sürelerin, Kanunda belirtilen sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödenmemiş olması ve istekleri hâlinde, bu Kanun hükümlerine göre sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirileceğini hüküm altına almıştır.
3201 sayılı Kanun'un, 17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesi ile değişik “ Süre tespiti ve sigortalılığın başlangıcı” başlıklı 5 inci maddesi ise “Yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin tespitinde, bunu belirten ve istek sahibinin ibraz edeceği ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere gün sayıları esas alınır, bu tespitte 1 yıl 360 gün, 1 ay 30 gün hesaplanır.
Sosyal güvenlik kanunlarına tabi hizmetleri olanların, borçlandıkları gün sayısı, prim ödeme gün sayıları ile ilgili hizmetlerine katılır. Sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler borçlanılmış ise, sigortalılığın başlangıç tarihi, borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülür.
Sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi hizmeti bulunmayan istek sahiplerinin sigortalılıklarının başlangıç tarihi, borçlarını tamamen ödedikleri tarihten borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülen tarihtir…” hükmünü içermekte olup; yasanın anılan açık hükmü karşısında, 3201 sayılı Kanun kapsamında yapılan yurtdışı hizmet borçlanmalarında esas alınan yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin, yasanın 5 inci madde hükmü uyarınca, ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere belirlenmesi; giderek, belirlenen ve borçlanılan bu süreler üzerinden yaşlılık aylığı bağlanması gerekecektir.
Eldeki davada ise, açıklanan 5 inci madde gereğince irdeleme yapılarak aldırılacak rapordan sonra uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir..." denilerek karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Davacı tarafından ikame edilen yurtdışında çalışmaya başladığı tarih olan 02.08.1978 tarihinin sigorta emeklilik başlangıç tarihi olarak kabulü ve yaşlılık aylığı bağlanması için kuruma başvurduğu 10.12.2013 tarihinden sonraki aybaşından başlamak üzere yaşlılık aylığına bağlanmasına karar verilmesi talepli dava dosyasında, ... Anadolu 21. İş Mahkemesi 05.05.2015 tarih, 2014 64 Esas ve 2015 273 sayılı Kararı ile davanın kabulüne, davacının Türkiye sigortalılık başlangıç tarihinin Almanya’da sigortalı olarak 18 yaşını doldurduktan sonra çalışmaya başladığı 02.08.1978 olarak tespitine, davacının borçlanma talebinin kurum tarafından kabul edilmesi ve kurumun talep ettiği primlerin davacının yasal süresi içerisinde yatırılması suretiyle sigortalılık başlangıç tarihine göre davacının 25 yıllık sigortalılık süresi 44 yaş ve 5000 gün prim ödeme şartlarını yerine getirmiş olması nedeniyle davacının tahsis talep tarihini takip eden 01.01.2014 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine, karar verildiği ve ... Anadolu 21. İş Mahkemesi 05.05.2015 tarih, 2014 64 Esas ve 2015 273 sayılı kararının Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 30.03.2017 tarih, 2016 19320 Esas ve 2017 2622 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği,
Mahkememizce 2017/325 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilerek "davacının 01.01.2014 emeklilik aylığı bağlandığı tarih itibari ile 1.048,55TL, dava tarihi ile de 1.447,80 emeklilik aylığı alması gerektiğini tespitine" karar verildiği karar Bam 34. Hukuk dairesini denetiminden geçtiği ancak Yargıtay 10. HD 2021/10675 sayılı kararı ile dosyanın 3201 sayılı Kanun'un, 17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesi ile değişik 5 inci maddesi yönünden irdeleme yapılmak üzere bozularak mahkememize gönderildiği anlaşılmıştır.
Davacının yabancı devlet sosyal güvenlik kurumları tarafından verilmiş belgeleri dosya arasına celp edilmiş dosya bilirkişiye tevdii edilmiştir.
Dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgelerin incelemesinde davacının 5000 gün borçlanması yaptığı bozma kararında da vurgu yapılan 5 inci madde gereğince yurt dışı hizmet borçlanmalarında esas alınan yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere belirlenmesi gerektiği dosyada bulunan belgelere göre davacının yurt dışında çalışmaya başladığı 02.08.1978 tarihinden başlamak üzere 5000 günün ilgili aylara mâl edilmesinin mümkün olmadığı, borçlanılan dönemin bozma ilamında belirtildiği şekilde ek 5 inci madde uyarınca 19.03.1995 09.05.2001, 10.12.2001 30.06.2007 ve 01.01.2011 08.03.2013 tarih aralığına mâl edilmesi gerektiği bozma sonrası bu yönde aldırılan hüküm kurmaya elverişli ve hükme esas alınan bilirkişi raporu gereğince, eksik aylık bedelinin bulunmadığı Kurum işlemin yerinde olduğu anlaşıldığından davanın reddine.." dair karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde; kendisi hakkında Kurumca yapılan işlemlerde hatanın mevcut olduğunun anlaşıldığını, buna göre esasen kurumun eksik hesaplama yaptığı gerekçesi ile verilen kararın bozulmasını, istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı hakkında bağlanan aylığın eksik hesaplanıp hesaplanmadığı ile farklarının varlığı ile kurumca bağlanan aylıkta hata olup olmadığının buna göre eksik ödemelerin davacıya verilmesi gerekip gerekmediğine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortaları ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun ilgili hükümleridir.
-
Değerlendirme
-
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacının yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
16.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:30:11