Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/8082
2023/9900
18 Ekim 2023
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/931 E., 2023/983 K.
HÜKÜM/KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Denizli 6. İş Mahkemesi
SAYISI: 2022/30 E., 2022/81 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkillerinden ...'in 2012/02 2016/12 yılları arasındaki ... Mensucat Dokuma İplik San. ve Tic. Ltd. Şti nezdindeki çalışmalarının kurum tarafından iptal edildiğini ve taraflara bu iptal işlemine ilişkin olarak hiçbir tebligat yapılmadığını beyanla, Kurum denetmen raporuna istinaden iptal edilen hizmetlerin gerçek ve fiili olduğunun tespiti ile aksine kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, süresinde açılmayan işbu davanın hakdüşümü/zamanaşımı sebebinden dolayı reddi gerektiğini, diğer taraftan, davacılar arasında, 6100 sayılı HMK' nın 57. ve devamı maddeleri uyarınca ihtiyari veya zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığından davacıların işbu davayı birlikte açmış olmalarının usule uygun olmadığını, dosyanın tefrikine karar verilerek davacıların ayrı esaslara kayıt edilmesini talep ettiklerini, müvekkil kurum tarafından yapılan denetim neticesinde düzenlenen 25.01.2017 tarihli, 2017/AÇ/002 sayılı raporda davacının çalıştığını iddia ettiği ... Tekstil San ve Tic Ltd. Şirketinde raporda tespit edilen sürelerde çalışmadıklarını, fiili çalışmalarının bulunmadığının tespit edildiğini, bu tespit neticesinde davacıların hizmetleri iptal edildiğini, kurum yetkili denetmeni tarafından tespit edilen duruma göre davacıların çalışmalarının fiili olmadığının ortaya çıktığını, davacıların çalıştığını iddia etmiş olduğu işyerleri çalışmayan kişilere fiili hizmet kazandırmak ve menfaat sağlama amaçlarıyla açılmış gerçek olmayan işyerleri olduğunu, bu işyerlerinden pek çok kişi hakkında kamu davası açıldığını ve bu kişiler yargılandıklarını, davacı sigortalının sigortalı hizmeti bakımından kurumumuz kayıtları esas olup, davacı bunun aksini ancak aynı değerdeki yazılı belgelerle ispatlayabileceğini, davacılar vekili dava dışı işveren ...' in davalıların işyerinde çalıştıkları yönündeki beyanını delil olarak gösterdiğini, bu şahsın beyanlarının delil olmasının mümkün olmadığını, zira, tahakkuk edecek cezalardan dolayı işverenin durumu davacılardan daha vahim olduğunu, tabiatıyla işverenin "çalışmadılar" demesinin mümkün olmadığını, işverenler kanunu dolanmak, prim ödememek veya tahsili mümkün olmayacak şirketten işçilik bildirimleri yaptıklarından bu tarz işlemlere iyi niyetli bakılabilmesinin mümkün olmadığını, bu sebeple Nesser Tekstil ile ... Tekstil arasındaki işçi teminine şüpheyle bakılması gerektiğini, tüm bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının 02.02.2012 01.12.2015 tarihleri arasında bildirimi yapılan çalışmalarının fiili ve gerçek olduğunun tespiti ile aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kurum müfettişleri tarafından yapılan tespitin gerçeklere ve mevzuata uygun olduğunu, bu kişilere hizmet kazandırılma amacıyla hareket edilmiş olduğunun açıkça ortada olduğunu, davacının fiilen çalıştığını iddia ettiğini, dosyada dikkate alınması gereken bordro tanıklarının davacının fiilen çalıştığını net bir şeklide ifade edemediğini, davacının büyük bir şirketin patronunun eşi olmasından dolayı delillere daha bir şüphe ile bakılması gerektiğini, mahkemece eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeler sonucu yanılgılı taktir kullanımının mevcut olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1 b 1 maddesi gereğince esastan reddine " karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kurum denetmen raporuna istinaden iptal edilen çalışmaların gerçek ve fiili çalışmaya dayanıp dayanmadığı noktasında toplanmaktadır.
- İlgili Hukuk
1.Sahte sigortalılığa dayanan davalar hizmet tespiti içerikli olmakla, davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup mahkemece, tarafların sunduğu deliller ile yetinilmemeli, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri esas alınarak kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmeli, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır.
2.5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun Geçici 7 nci maddesi uyarınca davanın yasal dayanaklarından olan 1479 sayılı Kanun'un 24/I d maddesine göre, “Limited Şirketlerin Ortakları” Bağ Kur sigortalısı sayılmışlardır. 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunun 4/b 3 maddesine göre de "Limited Şirketlerin Ortakları” aynı kapsamda sigortalı sayılmışlardır. Aynı Kanun'un 53 üncü maddesinde, "... 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sayılanlar, kendilerine ait veya ortak oldukları işyerlerinden dolayı, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı bildirilemezler." hükmü düzenlenmiştir.
3.Yerleşik uygulamalara göre de, kural olarak limited şirket ortakları az sayıda olmaları nedeniyle kendi işini yapan kimse konumunda oldukları için, 1479 sayılı Kanun/5510 sayılı Kanun 4/b'ye tabi zorunlu sigortalı sayılırlar. Başka bir deyişle bunların ortağı oldukları limited şirketteki çalışmaları, hizmet akdine değil, vekâlet akdine dayalıdır ve 506 sayılı Kanun/5510 sayılı Kanun 4/a kapsamında değerlendirilemez.
- Değerlendirme
Dosyanın incelenmesinde, davacının 02.02.2012 31.10.2015 tarihleri arasında, ...'nin Hacıeyüplü Mahallesindeki 1072446 sicil sayılı dosyada işlem gören iş yerinden ve 01.12.2015 2016/12 tarihleri arasında, aynı şirketin ... sicil sayılı dosyada işlem gören, Bereketli Mahallesindeki iş yerinden yapılan bildirimlerin Kurum Denetmen raporuna istinaden iptal edildiği, dosya kapsamında dinlenen bir kısım tanıkların davacıyı tanımadığı, bir kısmının davacının muhasebe, alım satım, evrak getir götür işinde çalıştığını beyan ettiği anlaşılmakla, davacının 5510 sayılı Kanun'un 4/1 a bendi kapsamında sigortalı çalışmalarının iptal edildiği ... Mensucat Dokuma İplik Sanayi ve Ticaret Limited şirketinde, 30.05.2012 tarihinden itibaren başlayan limited şirket ortaklığının mevcut olması karşısında, yukarıda açıklanan mevzuat hükümleri kapsamında irdeleme yapılmadan, davacının şirket ortaklığının başladığı 30.05.2012 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanun'un 4/1 b bendi kapsamında sigortalı olması gerektiği dikkate alınmaksızın, yazılı şekilde karar verilmesi hatalı bulunmuştur.
Yine, Mahkemece, davacının şirket ortağı olduğu 30.05.2012 tarihinden önceki dönem yönünden, 5510 sayılı Kanun'un 4/1 (a) maddesi kapsamındaki çalışmalara engel olmamakla birlikte, bu dönem yönünden çalışmaların gerçek ve fiili olup olmadığına yönelik Mahkece yapılan araştırmanın yetersiz ve hüküm kurmaya elverişli olmadığı değerlendirilmektedir.
Belirtilen açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, benzer şekilde bir kısım davalar açılmış olup her bir dava konusunun kendine özgü olması nedeniyle işbu davadaki davacı yönünden bireyselleştirme yapılmak suretiyle, fiili çalışmanın varlığının araştırılması gerektiğinden, dosya kapsamında dinlenen bir kısım tanık beyanlarında davacının ağırlıklı olarak, evrak getir götür işlerinde çalıştığı belirtildiğinden, davacının limited şirket ortağı olduğu 30.05.2012 tarihinden önceki dönem yönünden, davacının evrak takibi ile ilgili olarak, banka, ptt, kargo, vergi dairelerinden, davacının çalışmaları bakımından işyerinde imzaladığı ve gelen müşterilere verdiği veya benzer şekilde yazılı belgelerinin bulunup bulunmadığı hususları sorulmalı, dinlenen tanık beyanları arasındaki çelişkiler giderilmeli, gerektiğinde tekrar tanık beyanlarına başvurularak davacının çalışma şekli, süresi , yaptığı işler konusunda daha detaylı bilgi edinilmeli uyuşmazlık konusu husus hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
-
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
-
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.10.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:17:41