Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/8996
2023/9848
17 Ekim 2023
MAHKEMESİ: İş Mahkemesi
SAYISI: 2019/412 E., 2022/112 K.
KARAR: Kısmen Kabul
Taraflar arasında iş kazasından maddi ve manevi tazminat istemi davasında mahkemece verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesince kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiş olmakla; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili 06.12.2013 tarihli asıl dava dosyasının dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirkete bağlı olduğunu belirttiği alt işveren ... Ltd. Şti. şirketinde çalışmaktayken 24.01.2009 tarihinde iş kazası gereirerek %5 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığını ve %5 oranı üzerinden maddi ve manevi tazminatlarının karara bağlandığını, o dosya kapsamında davalı asıl işverenin %80, müvekkilinin %20 ve dava harici alt işverenin hiç kusuru olmadığının tespit edildiğini, sonrasında iş kazasından kaynaklı sürekli iş göremezlik oranının %5'den %17'ye arttığını beyanla bu artıştan kaynaklı fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 1.00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden faiziyle davalıdan tahsilini istemiştir.
2.Davacı vekili 10.04.2015 tarihli birleşen dava dosyasının dava dilekçesinde özetle; artıştan kaynaklı maddi tazminatının hesaba göre fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 22.940 TL, ve 15.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden faiziyle davalıdan tahsilini istemiştir.
3.Davacı vekili 22.03.2016 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi istemini 34.363,38 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, sürekli iş göremezlikte artış iddiasının gerçeği yansıtmadığını bu hususta SGK sağlık kurullarından rapor alınmasını, sürekli iş göremezlik oranına itiraz ettiklerini, dava tarihi ve kaza tarihi arasındaki kısa süreçte davacının düşük sürekli iş göremezlik oranının bu derece artmasının bahsi geçen kaza ile ilgisinin olmadığını, davacının özlük dosyası ile SGK kayıtları dikkate alındığında müvekkili şirkette çalışmışlığının bulunmaması sebebiyle davanın reddini talep etmiştir.
III. BOZMA ÖNCESİ VE BOZMA KARARI
A) İlk Mahkeme Kararı
Mahkemenin 22.03.2016 tarih ve 2013/617 E, 2016/258 K sayılı ilk kararında özetle; davanın kısmen kabulüne, davacının maddi tazminat isteminin kabulü ile; davacının 54.502,75 kusurlu kazanç kaybı peşin sermaye değerinden SGK tarafından bağlanan gelirlerin rücu edilebilecek kısmı indirildikten sonra bulunan miktar olan 34.363,38 TL maddi tazminatın 24.01.2009 kaza tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kaza tarihi, kazanın oluş şekli, davalı işverenin somut uyuşmazlıkta sorumlu olduğu %80 kusur oranı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacının davaya esas %12 oranında maluliyet artışı ile %17 olarak belirlenen maluliyet oranı, kaza tarihi, 26.06.1966 gün 1966/7 7 sayılı içtihatı birleştirme kararının içeriği ve öngördüğü koşulların olayda gerçekleşme biçimi, hak ve nesafet kurallarına göre taktir olunan 10.000,00 TL manevi tazminatın 24.01.2009 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
B) İlk Bozma Kararı
Kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 21.Hukuk Dairesinin 17.10.2017 tarih ve 2016/13879 E. 2017/7899 K. sayılı ilamında özetle; sürekli iş göremezlik oranına itirazların karşılanması ve iş kazası ile illiyetinin bulunup bulunmadığının tespiti açısından Adli Tıp 3. Üst Kurulundan ve giderek Adli Tıp 2. Üst Kurulundan rapor alınması gerekliliğine işaretle karar bozulmuştur.
C) İkinci Mahkeme Kararı
Mahkemenin 29.01.2019 tarih ve 2017/249 Esas, 2019/51 Karar sayılı ikinci kararında özetle; davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile davacının maddi tazminat isteminin kabulü ile davacının 54.502,75 kusurlu kazanç kaybı peşin sermaye değerinden SGK tarafından bağlanan gelirlerin rücu edilebilecek kısmı indirildikten sonra bulunan miktar olan 34.363,38 TL maddi tazminatın 24.01.2009 kaza tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kaza tarihi, kazanın oluş şekli, davalı işverenin somut uyuşmazlıkta sorumlu olduğu %80 kusur oranı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacının davaya esas %12 oranında maluliyet artışı ile %17 olarak belirlenen maluliyet oranı, kaza tarihi, 26.06.1966 gün 1966/7 7 sayılı içtihatı birleştirme kararının içeriği ve öngördüğü koşulların olayda gerçekleşme biçimi, hak ve nesafet kurallarına göre taktir olunan 10.000,00 TL manevi tazminatın 24.01.2009 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
D) İkinci Bozma Kararı
Kararın davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 16.09.2019 tarih ve 2019/2003 E. 5122 K. özetle; bozmaya uyularak yapılan yargılamada bozmaya uygun olarak davacının 24.01.2009 tarihli iş kazası nedeniyle oluştuğu iddia edilen maluliyetinin artıp artmadığının, artan maluliyet oranı ile iş kazası arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığının, maluliyetinin artmasında iş kazası haricinde etki eden başka unsurların etkisinin olup olmadığının Adli Tıp 3.İhtisas Kurulu ile Adli Tıp 2. Üst Kurulundan alınacak raporlarla tespiti ile sonucuna göre davalının fark maluliyetten sorumlu olup olmadığı hususnda usuli kazanılmış haklar da dikkate alınarak bir karar verilmesi gerekirken; yukarıda işaret olunan açıklamaları içermeyen Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu raporuna itibarla karar verilmesi yönünden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
IV. SON BOZMAKARARI SONRASI YARGILAMA SÜRECİ VE KARAR
Bozma kararına uyan Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen son kararda özetle; Adli Tıp Kurumu raporuna göre başlangıçtan beri %17 oranında sürekli iş göremezliğe uğramış olup 19.04.2021 tarihinden itibaren iş bu oranını %14’e düştüğünden bu durumu dikkate alan ve işlemiş devreyi 31.12.2016 tarihi olarak esas alan rapora göre maddi tazminat alacağının (asıl ve birleşen) davalarda kısmen kabulü ile 29.339,60 TL, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 10.000 TL'nin iş kazası tarihinden faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
-
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; güncel asgari ücretleri esas alan hesap seçeneğine itibarla önceki kararda hükmedilen 34.363,38 TL’nin hüküm altına alınması gerektiğini, manevi tazminatın az miktarda hüküm altına alındığını beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
-
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma gereği kaza ile maluliyet arasında illiyetin tespitine dair inceleme yapılıp Adli Tıp Kurumundan rapor alınmamasının hatalı olduğunu, artışın müvekkili veya alt işverenleri nezdinde çalışmasından kaynaklanmadığını, müvekkili ile davacının işvereni olan dava harici ... şirketi arasında hukuki ve fiili irtibat olmadığını şirketin tazminattan sorumlu tutulamayacağını, faiz başlangıcının hatalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalını bu iş göremezlik oranının artışı nedeniyle maddi ve manevi tazminata hak kazanıp kazanamadığına ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı HMK Geçici 3/2 nci maddesi delaletiyle uygulama imkanı bulan 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 1086 sayılı HUMK’nun 427 ilâ 444 üncü maddeleri, 6100 sayılı HMK'nun 110 uncu maddesi, kaza tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanun'un 332, 98 delaletiyle 41, 42, 43, 44, 46, 47, müteselsil sorumlulukla ilgili 50, 51 inci maddeler ile 141 ila 145 inci maddeleri, 4857 sayılı İş Kanun'un 77 nci maddesi, manevi tazminatın belirlenmesi yönünden 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile usuli kazanılmış hak yönünden 04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı ile 09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararlarıdır.
- Değerlendirme
a) Davacı vekilinin kısmen reddolan maddi ve manevi tazminat istemlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 427 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 432/4 üncü maddesi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
3.Mahkemenin iş bu temyize konu son kararında davacının 34.363,38 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 29.339,60 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği kısmen reddolan maddi ve manevi tazminatların birbirlerinden ve diğer tazminat hükümlerinden bağımsız ve ayrı birer dava olarak karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 5.810,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davacının bu hükümlere yönelik temyiz itirazlarının kesinlikten reddine karar verilmiştir.
b) Davalı vekilinin kısmen kabul olunan maddi ve manevi tazminat istemlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
-
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı gözetilerek, temyiz edenin sıfatlarına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre anılan hükümlere yönelik davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle kısmen kabule dair hükümlerin onanmasına karar verilmiştir
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle
1.Davacı vekilinin temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE,
2.Davalı vekilinin sıfatına temyiz kapsam ve nedenlerine göre tüm temyiz itirazlarının reddiyle Mahkeme kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,
Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine,17.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:18:23