Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/3588

Karar No

2023/9817

Karar Tarihi

17 Ekim 2023

MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/170 E., 2022/80 K.

KARAR: Esastan red

İLK DERECE MAHKEMESİ: Antalya 1. İş Mahkemesi

SAYISI: 2016/310 E., 2021/201 K.

Taraflar arasındaki eksik hesaplanarak ödendiği iddiası ile yaşlılık aylığı miktarının yeniden belirlenmesi ve fark aylıkların davalı Kurumdan tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine, dair karar verilmiştir.

Kararın, davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı ve davalı Kurum vekillerinin istinaf istemlerinin esastan reddine dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya ... bağ numarası ile 01.05.2012 tarihinde yaşlılık aylığı bağlandığını, yurt dışı hizmet sürelerini de borçlanarak emeklilik talebinde bulunan davacıya bağlanan yaşlılık aylığından basamak yükseltme esasları çerçevesinde işlem yapılmadığını, davacının 1479 sayılı Kanun kapsamındaki hizmet sürelerinden önce yurt dışında geçen çalışmalarını 3201 sayılı Kanun'a göre borçlandığı sürelerin 1479 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin 2 nci fıkrasına göre diğer sosyal güvenlik kuruluşlarında geçirdiği süre gibi dikkate alınarak, basamak yükseltme esasları çerçevesinde intibakın gerçekleştirilmesi ve belirlenen basamak üzerinden aylığının belirlenmesi gerekirken, basamak intibakı yapılmadan aylık bağlanmış olmasının Kanun'a aykırı olduğunu beyanla; Kurum işleminin iptali ile davacının basamak yükseltme intibakının yapılmak suretiyle maaşının tesbitine ve ödenmeyen maaş farklarının ay be ay yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... Başkanlığı vekili özetle, davacının aylıklarındaki farklılıkların; aylıkların hesaplanmasına ilişkin mevzuat değişiklikleri ile en son mülga 4447 sayılı Kanun'a göre bağlanan aylıklarda sigortalılarımızın aylık başlangıç tarihinde yürürlükte bulunan aylıkların hesabına ilişkin gelir tablosu, aylık bağlama oranları ve geçici 11 inci maddenin hesaplanmasına ilişkin 31.12.1999 tarihinde bulundukları basamaklar ile 01.01.2000 tarihinden sonraki basamaklarda bekleme süreleri, basamak yükseltme tarihleri ve bu sürelerde kazançlar dikkate alınarak hesaplanan ağırlıklı ortalamalar ile, 2005 yılında basamaklara göre yapılan artış oranlarındaki farklılıklardan yine basamaklara göre ödenen sosyal destek ödemesi ve 5510 sayılı Kanun'a göre 01.10.2008 sonrası için bağlanan aylıklarda ortalama aylık kazançlardaki farklılıklar ile ödenmekte olan aylıklara göre belirlenen ek ödeme tutarları farklılıklarından ve aylıklarda sigortalıların durumlarına göre yapılması gereken kesintilerden kaynaklanmakta olduğunu, Kurumun ... Bağ Kur sicil numaralı ve ... T.C. numaralı emekli sigortalısı davacının basamak seyri ve aylık işlemlerinin belirtilen hükümler doğrultusunda; Kurumda, 23.06.2005 31.10.2010 tarihleri arası zorunlu 1929 gün Bağ Kur hizmeti, 21.11.2006 tarihinde 3547 gün yurt dışı hizmet borçlanması hizmeti, 12.01.2011 30.04.2012 tarihleri arası 469 gün isteğe bağlı Bağ Kur hizmeti ve 27.04.2012 tarihinde 3723 gün 3201 sayılı Kanun'a tabi yurt dışı hizmet borçlanması olmak üzere toplam 9668 gün üzerinden, 30.04.2012 tarihli talebine istinaden 01.05.2012 tarihinden geçerli olmak üzere kabul edilen gelir tablosu üzerinden 4 üncü gelir basamağının ve 4759 sayılı Kanun'un 3 ncü maddesine istinaden 2000 yılı öncesi 5297 gün üzerinden %71 oranında, 2000 2008 tarihleri arası 3151 gün üzerinden %66,50 oranında ve 2008 tarihinden sonraki 1220 gün üzerinden %53,72 oranında maaş bağlandığını beyanla; maddi ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı verilen kararı ile Yargıtay içtihatları uyarınca basamak intibakı sonrası aylığın yükselmesi ancak fark prim borcunun ödenmesini takip eden ay başından itibaren mümkün olabilecektir. (Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2014/14792 sayılı kararı)

Davacı basamak farklarını Kuruma 21.06.2019 tarihinde ödemiş olmakla; takip eden ay başı aylığı Temmuz 2019 aylığının itiraza uğramayan, Kurumun test ortamında yaptığı aylık hesabına göre 30 gün için ek ödeme hariç 1.889,90 TL'dir. Bu durumda davacının dava tarihi itibariyle bir alacağı bulunmamaktadır. Ödemeden sonra gelen listeye göre 2019/7 9 aylarda fark alacak 816,30 TL olmakla birlikte her bir dava açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirileceğinden, dava tarihi itibariyle henüz basamak intibakından kaynaklı fark prim borcu da ödenmemiş olduğundan davacının alacağı bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabulüne davacının 2019 yılının 7 nci ayı için 30 günlük ek ödeme hariç, aylığının 1.899,90 TL olduğunun, basamak fark primi dava açıldıktan sonra ödenmiş olmakla dava tarihi itibariyle fark alacağının bulunmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine dair karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ile davalı Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili istinaf dilekçesi ile kendisi hakkında verilen kararın hatalı olduğunu, mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna itirazda bulunmalarına rağmen Mahkemece dayanaksız şekilde taleplerinin karşılanmadığını ve dosyada eksik incelemeyle karar verildiğini, davacının aylıklarındaki farklılıkların mevzuat değişikliğinden kaynaklanıp kaynaklanmadığının Mahkemece araştırılmadığını, bunun bir inceleme eksikliği olduğunu, Mahkemenin somut olaya ilişkin bilumum yasal mevzuatı ve getirtilmesi gereken belgeleri dikkate almadığını, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince davanın niteliğine uygun araştırma ve inceleme yapılarak toplanan delillere göre davacının 2019 yılının 7 nci ayı için 30 günlük ek ödeme hariç aylığının 1.899,00TL olduğunun basamak fark priminin dava açıldıktan sonra ödenmiş olması sebebi ile dava tarihi itibariyle fark alacağının bulunmadığının tespitine ve fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.

İleri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden Kanun'a aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla HMK'nın 353/1 b 1 maddesi gereğince her iki tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı ile davalı Kurum vekilleri, temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili, temyiz dilekçesinde özetle; kendisi hakkında bağlanan aylığın eksik hesaplandığını Mahkemece bu yönde bir araştırma yapılmaksızın karar verildiğini esasen tamamen davanın kabulüne dair karar verilmesi gerektiğini belirterek verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı Kurum vekili ise, davacı hakkında Kurumca yapılan işlemlerde herhangi bir hatanın mevcut olmadığını, buna göre davacının iddiasının yerinde olmayıp talebinin reddi gerektiğini belirterek, verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacı hakkında davalı Kurumca bağlanan ve ödenen yaşlılık aylığında hesaplama hatası ile eksik ödemenin olup olmadığı hususundadır.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un geçici 2 nci maddesi hükümleridir.

  1. Değerlendirme

1.Dava, eksik ödendiği iddiasıyla yaşlılık aylığı miktarının yeniden tespiti ve fark aylıkların davalı Kurumdan tahsili istemine ilişkindir.

2.3201 sayılı Kanun kapsamında yurt dışındaki çalışmalarını borçlanarak yaşlılık aylığı tahsisi talebinde bulunan davacı yönünden, anılan Kanunda yaşlılık aylığının hesaplanması yöntemi ile ilgili bir düzenleme bulunmaması nedeniyle, yaşlılık aylığının hesaplanması, borçlanılan Kurum sigortalıları için geçerli olan hükümlere tabi olup bu haliyle tahsis talep tarihi itibariyle, davanın yasal dayanağı, öngörülen istisnaları dışında 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un geçici 2 nci maddesi ve bu maddenin yollaması ile anılan Kanun'un 29 ve 1479 sayılı Kanun'un geçici 11 inci maddeleridir.

3.Eldeki davada, uyuşmazlık, davacının 01.06.2012 tarihi itibari ile bağlanan yaşlılık aylığında 3201 sayılı Kanun borçlanması sonucu elde edilen hizmetlerin basamak intibakında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği noktasındadır.

4.3201 sayılı Kanun'un 11 inci maddesi, “1479 sayılı Kanuna tabi hizmeti bulunan ve bu Kanuna göre yurt dışında geçen çalışma sürelerini Bağ Kur'a borçlananların borçlandıkları süreler, Bağ Kur'dan ayrıldıkları son basamak üzerinden, talebe bakılmaksızın basamak intibakında değerlendirilir.

5.Ancak, 1479 sayılı Kanun'un değişik 51 inci maddesinin dördüncü fıkrası ile 52 nci maddesinin ikinci fıkrası hükümleri uygulanmaz.” hükmünü getirmiş, maddede atıf yapılan 51 inci maddenin dördüncü fıkrasında bu Kanun kapsamından çıkarak, diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında sigortalı olduktan sonra tekrar bu Kanun kapsamına girenlerin basamaklarının, diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında geçirilen süre dikkate alınarak daha önce bulundukları son basamak üzerine intibak ettirilmek suretiyle yeniden belirleneceği, 52 nci maddenin ikinci fıkrasında ise ilk on bir basamakta sıra itibariyle basamak yükseltilmesinin, prim ödemeye ve talebe bakılmaksızın Kurumca yapılacağı, on ikinci basamaktan itibaren basamak yükseltilebilmesi için, sigortalının yazılı talepte bulunmasının ve talep tarihinden önceki ayın sonu itibariyle prim ve diğer borçlarını ödemiş olmasının gerektiği hüküm altına alınmıştır. Anılan maddelerin düzenleniş şeklinden, öncelikle Kurum sigortalısı olarak tescil olunduktan sonra yurt dışına giden ve tekrar Türkiye'ye dönüşte Bağ Kur sigortalısı olarak tescil olunan ve 3201 sayılı Kanun borçlanmasında bulunanlar için intibak esaslarının belirlenmiş olduğu anlaşılmaktadır.

6.6385 sayılı Kanun'un 11 inci maddesi ile 5510 sayılı Kanun'a eklenen ve 01.09.2013 tarihinde yürürlüğe giren ve “1479 sayılı Kanun ve mülga 2926 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalıların basamak tespiti” başlığını taşıyan Ek 8 inci maddede “1479 sayılı Kanun ve mülga 2926 sayılı Kanun kapsamında 01.10.2008 tarihinden önce Kuruma kayıt ve tescili yapılan sigortalılardan, sigortalılık başlangıç veya bitiş tarihi değişenlerin daha önceden tespit edilmiş gelir basamakları ve bu basamakların yükselme tarihleri değiştirilmez. Bu sigortalılardan, tescil tarihi daha eski bir tarihe alınanların eski tescil tarihi ile yeni tescil tarihi arasındaki sigortalılık sürelerine ilişkin gelir basamağı, ilk defa tescil edildiği tarih itibarıyla seçtiği veya intibak ettirildiği basamak olarak kabul edilir. Bu sigortalıların diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında geçen hizmet süreleri basamak tespitinde dikkate alınmaz.” hükmü öngörülmüş ise de, anılan hüküm gerekçesinden de anlaşıldığı üzere, tescil tarihlerinde, mahkeme kararı ile tespit edilen sigortalılık süreleri ile Kurumca belirlenen yada sigortalı tarafından ibraz edilen belge ve bilgilere göre yapılan değişiklikler veya diğer sosyal güvenlik Kanunları kapsamında geçen hizmet surelerinin intibak ettirilmesine münhasır olarak basamak intibakını yasaklamakta olup 3201 sayılı Kanun'a tabi borçlanma halinde yukarıda açıklanan 3201 sayılı Kanun'un 11 inci maddesi göz önüne alındığında sigortalıların borçlandığı sürelerin basamak intibakında gözetilmesinde zorunluluk bulunmaktadır.

7.1479 sayılı Kanun'un 50 ve 52 nci maddelerinin ilk halinde sigortalıların ödeyecekleri primlerin 12 basamaklı gelir tablosuna göre belirleneceği, basamakta bekleme süresinin 2 yıl olduğu, yazılı taleple ve prim ödemeye bağlı basamak yükseltileceği öngörülmüştür

8.52 nci maddede 06.03.1981 tarih ve 2423 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik ile ilk beş basamakta bekleme süresi bir yıl olarak belirlenip, basamak yükseltilmesi bu basamaklarda prim ödemeye ve talebe bakılmaksızın kendiliğinden Kurumca yapılacağı hüküm altına alınmış, altıncı basamaktan itibaren bulunduğu basamakta iki tam yılını doldurmadıkça ve yazılı talepte bulunmadıkça ve sırası dışında basamak yükseltilemeyeceği, altıncı basamaktan itibaren basamak yükseltmek için altı ay öncesine kadar olan prim ve her türlü borçların ödenmiş olmasının şart olduğu belirtilmiştir. Anılan maddenin 2 nci fıkrasında 20.06.1987 tarih ve 3396 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile yapılan değişiklikte ise sigortalının, altı, yedi, sekiz, dokuz, on, onbir ve onikinci basamaklarda en az iki tam yılını doldurmadıkça, yazılı talepte bulunmadıkça ve sırası dışında basamak yükseltemeyeceği, altıncı basamaktan itibaren basamak yükseltmek için altı ay öncesine kadar olan prim ve her türlü borçların ödenmiş olmasının şart olduğu hüküm altına alınmıştır. Bilindiği üzere kanunların geriye yürümesi konusunda mevzuatımızda genel bir düzenleme olmadığı gibi, kural olarak, her kanun, yürürlüğe girdiği tarihten itibaren derhal hukuksal sonuçlarını doğurmaya başlar ve bu tarihten sonra meydana gelen olaylara ve ilişkilere uygulanır. Bu kuralın doğal sonucu da, kanunların yürürlüğe girmelerinden önceki olayları etkilemeyeceği, başka bir anlatımla geriye yürümeyecekleridir.

9.Hal böyle olunca, Mahkemece, davacının yurt dışında geçen ve 3201 sayılı Kanun'a göre borçlandığı sürelerin, borçlanılan dönemlerde yürürlükte bulunan yukarıda açıklanan yasal düzenlemelerde öngörülen basamak yükseltme esasları çerçevesinde anılan Kanun'un 11 inci maddesinin 2 nci fıkrası hükmü gereği yazılı talepte bulunma şartı aranmaksızın, bekleme süreleri gözetilerek basamak intibakının gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Bu çerçevede 5510 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin 4 üncü fıkrasının “… 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında değerlendirilen 01.10.2008 tarihinden önceki yurt dışı borçlanma sürelerine göre tespit edilen basamaklar, 2008 yılı Eylül ayında yürürlükte bulunan gelir tablosunda, 41 inci maddenin beşinci fıkrası hükmüne göre belirlenen prime esas aylık kazanca yakın gelire karşılık gelen basamağı geçemez.” hükmü gözetilerek, seçilen günlük prime esas kazancın borcun ödendiği tarihteki günlük prime esas kazanca oranı belirlenerek, bu oranın 30.09.2008 tarihindeki günlük prime esas kazancın alt sınırının 30 katı alınarak bulunacak aylık prime esas kazanç tutarı 2008 yılı ikinci altı aylık dönem gelir tablosundaki en yakın aylık gelirin karşılığı basamağı geçmeyecek şekilde gerektiğinde bilirkişi marifeti ile basamak tespiti yapılmalıdır.

  1. Eldeki davada ise Mahkemece davacı hakkında yurt dışı borçlanması ile elde edilen hizmetlerin basamak intibakında dikkate alınması gerektiğine ilişkin yaklaşım yerinde ise de intibak ile 23.06.2005 tarihi itibari ile olması gereken basamağın ve basamak seyrinin davalı Kurumdan sorulmaksızın bilirkişi tarafından yukarıdaki esaslara uyugn olmayan şekilde belirlenen basamağa göre karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

11.Tahsiste esas alınacak basamakların ve basamak seyrinin öncelikle davalı Kurumdan bu şekilde tespitinden sonra, yaşlılık aylığı miktarının belirlenmesi safhasına geçilmelidir. 3201 sayılı Kanun kapsamında yurt dışındaki çalışmalarını borçlanarak yaşlılık aylığı tahsisi talebinde bulunan davacı yönünden, anılan Kanunda yaşlılık aylığının hesaplanması yöntemi ile ilgili bir düzenleme bulunmaması nedeniyle, yaşlılık aylığının hesaplanması, borçlanılan Kurum sigortalıları için geçerli olan hükümlere tabi olup bu haliyle tahsis talep tarihi itibariyle yaşlılık aylığının hesabında, öngörülen istisnaları dışında 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un geçici 2 nci maddesi yollaması ile 1479 sayılı Kanun'un geçici 11 inci maddelerinin uygulanması gerekmektedir.

12.01.01.2000 tarihinde yürürlüğe giren 4447 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesi ile 1479 sayılı Kanun'a eklenen geçici 11 inci maddede, sigortalının aylığının “Bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı olanlara bağlanacak yaşlılık aylığı;

a)Sigortalının, aylık başlangıç tarihindeki toplam sigortalılık süresi esas alınarak, bu Kanun'un yürürlük tarihinden önce bulunduğu gelir basamağının aylık başlangıç tarihinde yürürlükte bulunan gelir tablosundaki değeri üzerinden, bu Kanun'un yürürlük tarihinden önceki hükümlere göre hesaplanan aylığının, bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihe kadar geçen sigortalılık süresinin toplam sigortalılık süresine orantılı olarak hesaplanan tutarı ile

b)Sigortalının, bu Kanun'un yürürlük tarihi ile aylık başlangıç tarihi arasında aylar itibariyle prim ödediği gelir basamaklarının bu basamaklardaki prim ödeme süreleri de dikkate alınarak, aylık başlangıç tarihinde yürürlükte bulunan gelir basamakları üzerinden hesaplanacak ağırlıklı ortalamasının, aylık başlangıç tarihindeki toplam sigortalılık süresi esas alınmak suretiyle bu Kanun'un 36 ncı maddesinin ikinci fıkrasına göre bulunacak aylık bağlama oranı üzerinden hesaplanan aylığın, bu Kanun'un yürürlük tarihinden sonra geçen sigortalılık süresinin toplam sigortalılık süresine orantılı olarak hesaplanan tutarı,” toplamı olduğu hüküm altına alınmıştır.

13.Bu yasal düzenlemeye göre; A1 aylığının hesap formülü;

01.01.2000 tarihindeki basamağının (01.07.2003) Gelir tablosu karşılığı

A Aylığı = Aylık gelir tutarı x ABO x 1.1.2000 öncesi hizmeti

Toplam hizmetleri;

Keza B aylığının hesap formülü de;

B Aylığı= Ağırlıklı Ortalama x ABO x 1.1.2000 sonrası hizmeti

Toplam Hizmetleri

şeklinde olacaktır.

14.Aylık hesabında esas alınacak aylık bağlama oranlarının belirlenmesinde ise, 01.01.2000 öncesi için 1479 sayılı Kanun'un geçici 11 inci maddesi yollaması ile mülga 36 ncı maddenin “Yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanan sigortalılara en son prim ödediği gelir basamağında en az bir tam yıl prim ödemesi koşuluyla bulunduğu basamağın % 70'i oranında aylık gelir hesaplanır. Bulunduğu gelir basamak primini bir yıl ödememişse, bir önceki basamak üzerinden aylık gelir hesaplanır. Bu oran 25 yıldan fazla prim ödenmiş olması halinde fazla olan her tam yıl için % 1, kadın ise 50, erkek ise 55 yaşlarından sonra sigortalılığa devamda, fazla olan her tam yaş için de ayrıca % 1 artırılır. 35 nci maddenin (c) fıkrasına göre bağlanacak aylıklarda ise primi ödenmemiş 25 yıldan az her tam yıl için % 1 indirim yapılır.” hükmü gözetilmeli, 01.01.2000 sonrası aylık bağlama oranının belirlenmesi için ise, 4447 sayılı Kanunla değişik anılan maddenin “Aylık bağlama oranı, sigortalının toplam sigortalılık süresinin ilk on tam yılının her bir yılı için %3,5 takip eden onbeş tam yılın her bir yılı için %2 ve yirmibeş yıldan fazla her bir tam yıl için %1,5 oranlarının toplamıdır.” hükmü nazara alınmalıdır. B aylığının tespitinde esas alınan "Ağırlıklı Ortalama" hesabında ise; 01.01.2000 tarihi ile tahsis tarihi arasındaki sigortalılık sürelerine yönelik basamaklar ve bu basamaklardaki bekleme süreleri üzerinden 01.07.2003 tarihli gelir tablosundaki karşılığı tutarlar gözetilerek ağırlıklı ortalama bulunmalıdır.

15.Bu şekilde belirlenecek aylık bağlama oranları ile hesap edilen aylıklarının toplamı, 01.07.2003 tarihi itibarıyla aylık miktarını oluşturur. Bu tutara 2003 yılı Ocak ayından itibaren ödenmesi gereken sosyal destek ödemesi tutarından 2003 yılı Temmuz ayına kadar kümülatif TÜFE oranı kadar düşüldükten sonra kalan miktarın eklenerek 2004 yılı Ocak ödeme döneminden 2007 yılı Temmuz dönemi dahil aylıklara uygulanan artışlar uygulanmak suretiyle yaşlılık aylığı 2008 yılı Ocak dönemine, sonrasında, 2008 yılı dahil olmak üzere tahsis talep tarihine kadar geçen yıllar için, her yıl gerçekleşen güncelleme katsayısı ile çarpılarak tahsis talep yılının Ocak ayına taşınır. (Sigortalının 01.10.2008 tarihi sonrasında çalışması ve yurt dışında geçen ve borçlandığı süreler bulunmadığından 01.10.2008 sonrası sürelere yönelik aylık hesabı yapılması söz konusu değildir.) Bu şekilde bulunan tutar, tahsis talep yılının Ocak ayındaki aylık tutarıdır. Bulunan miktarın tahsis tarihine göre Ocak ve Temmuz ödeme dönemlerinde uygulanan artış oranları kadar arttırılması sonucu tahsis tarihindeki yaşlılık aylığı miktarı belirlenir.

16.Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, yukarıda açıklanan yasal yönteme uygun hesaplama yapılmadığının anlaşılması nedeniyle anılan rapor hüküm kurmaya elverişli değildir.

17.Hal böyle olunca, öncelikle, davacı hakkında yurt dışı borçlanması ile elde edilen hizmetlerin basamak intibakında dikkate alınması gerektiğine ve fark prim borcunun ödenmesini takiben yüksek aylığın devam ettirilmesi gerektiğine ilişkin yaklaşım yerinde ise de, intibak ile 23.06.2005 tarihi itibari ile olması gereken basamağın ve basamak seyrinin davalı Kurumdan sorulması, buna göre fark prim borcunun kalıp kalmadığı belirlenmeli ve bu şekilde belirlenen basamaklar esas alınarak hesaplanan aylık tutarına itiraz etmesi halinde, yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda alanında uzman bilirkişi yada bilirkişi heyetinden aylık hesabı yönünden denetime elverişli rapor alınıp irdelenerek, varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

  1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

  2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafkarartemyizkaldırılmasınavı.kararımahkemesiderecebozulmasınaortadan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:18:23

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim