Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/8439

Karar No

2023/9804

Karar Tarihi

17 Ekim 2023

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/1744 E., 2023/947 K.

KARAR: Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 21. İş Mahkemesi

SAYISI: 2020/360 E., 2021/72 K.

Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; ... ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü 03.07.2020 tarihli ve 45079550 100 E.7853193 sayılı kararı usul ve yasaya aykırı olduğunu, ... 11. İdare Mahkemesi 2020/1336 Esas, 2020/1008 Karar sayılı görevsizlik kararı üzerine iş bu davanın açıldığını, ... ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü 03.07.2020 tarihli ve 45079550 100 E.7853193 sayılı işlemin iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurumun işlemleri usul ve yasaya uygun olup davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacının babasının sigortalılığından önce mevcut olan kronik hastalığından dolayı yararlanacağı sağlık hizmetlerinin bedelinin Kurumca karşılanmasının 5510 sayılı Kanun'un 64 üncü maddesi gereği mümkün olmadığı ve davanın reddi gerektiği kanısına varılmıştır." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin bakmakla yükümlü olduğu ...'ın, Faktör IX hemofili hastalığına sahip olup bu hastalık ciddiyeti olan ve acil müdahale edilmesi gereken hastalıklardan olduğunu, tedavisindeki en ufak bir aksama veya müvekkilinin oğlunun ilaçlarına erişiminin aksaması durumunda telafisi imkânsız neticeler doğabileceğini, hemofili hastalığının vücuda olan olumsuz etkilerinin başında; kanamalara bağlı vefatlar ve kanamaların neden olduğu ortopedik sakatlıklar oluşturduğunu, acil müdahele gerektiğini, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Finansmanı sağlanan sağlık hizmetleri ve süresi başlıklı 63 üncü maddesinin b bendinde "Kişilerin hastalanmaları halinde ayakta veya yatarak; hekim tarafından yapılacak muayene, hekimin göreceği lüzum üzerine teşhis için gereken klinik muayeneler, laboratuvar tetkik ve tahlilleri ile diğer tanı yöntemleri, konulan teşhise dayalı olarak yapılacak tıbbî müdahale ve tedaviler, hasta takibi ve rehabilitasyon hizmetleri, organ, doku ve kök hücre nakline ve hücre tedavilerine yönelik sağlık hizmetleri, acil sağlık hizmetleri, ilgili kanunları gereğince sağlık meslek mensubu sayılanların hekimlerin kararı üzerine yapacakları tıbbî bakım ve tedaviler." belirtildiği üzere acil sağlık hizmetleri finansmanı sağlanan sağlık hizmetleri arasında yer aldığını, Nitekim Danıştay 15. Daire 2016/1520 Esas, 2018/1805 Karar sayılı ve 20.02.2018 tarihli kararında "5510 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesinde, acil sağlık hizmetleri finansmanı sağlanacak sağlık hizmetleri arasında sayılmıştır. ... 2008/13 sayılı acil hizmetlere ilişkin genelgede, Anayasa, 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun, 2219 sayılı Hususi Hastaneler Kanunu, ilgili personel kanunları, Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi, Sağlık Bakanlığınca yürürlüğe konulan Acil Sağlık Hizmetleri Yönetmeliği ve diğer ilgili mevzuat hükümlerine göre, özel veya kamu ayrımı yapılmaksızın tüm sağlık kuruluşlarının acil durumlarda hastaya gereken tıbbi müdahaleleri yapmaları zorunlu olduğu, bu itibarla, üniversitelere ait araştırma hastaneleri dahil olmak üzere kamu ve özel tüm sağlık kurum ve kuruluşlarının, acil vakaların kabulü, gerektiğinde başka bir sağlık kurumuna nakli ve tedavi masraflarının karşılanması hususlarında genelge kurallarına titizlikle uymaları gerektiği belirtilerek bu kurallar arasında; acil sağlık hizmeti vermekle yükümlü bulunan sağlık kuruluşları, acil vakaları hastanın sağlık güvencesi olup olmadığına veya ödeme gücü bulunup bulunmadığına bakmaksızın kabul edecek ve gerekli tıbbi müdahaleyi kayıtsız şartsız ve gecikmeksizin yapacağı ... düzenlemesine yer verildiğini, buna göre, acil vakalardaki sağlık hizmeti sunumunda, sağlık hizmet sunucularına, gerekli her türlü müdahalenin yapılması yukarıda aktarılan mevzuatça zorunlu tutulduğunu ... Bu şekilde, yaşam hakkıyla ilintili olan acil vakalardaki sağlık hizmeti sunumu devletçe garanti altına alınarak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak şeklindeki devletin temel amaç ve görevleri yerine getirilmektedir." denilmek suretiyle acil sağlık hizmetlerinin sosyal devlet ilkesi uyarınca devlet tarafından finanse edildiği belirtildiğini, bu doğrultuda ağır hemofili hastalığına ilişkin tedavi ve ilaç giderlerinin acil sağlık hizmetleri kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkilinin gerek özel sigortaların gerekse devlet hastanelerinin tamamına bir çare bulmak için gittiğini, SGK ve Sağlık Bakanlığı'na da başvurularda bulunduğunu, SGK'ya başvurarak ilaç için gerekli finansmanı sağladığını, müvekkilinin zorlu geçen bir yılın ardından tedavisine finansman sağlandığını, sonrasında ise davalı Kurum tarafından bir anda finansmanın kesilmesi durumu ile karşı karşıya kalındığını, müvekkilin oğlunun tedavi giderlerinin finansmanını sağlayan SGK'nın, daha sonrasında bu finansmanı hukuka aykırı bularak kesmesi hukuka güvenliğine apaçık aykırı olduğunu, müvekkilin oğlunun kronik hastalığının müvekkil ...'ın sigortalılığından önce ortaya çıkmış bir kronik hastalık olduğu, bu nedenle 5510 sayılı Kanun'un 64/1 c "Yabancı ülke vatandaşlarının; genel sağlık sigortalısı veya genel sağlık sigortalısının bakmakla yükümlü olduğu kişi sayıldığı tarihten önce mevcut olan kronik hastalıkları" hükmü gereğince SGK tarafından finansmanın sağlanamayacağı belirtilmişse de bu hüküm Anayasaya aykırı olduğunu, Kanun'da yer alan bu hüküm, kişilerin yaşama hakkını ihlal ettiğini, Avrupa Sosyal Güvenlik Sözleşmesi'nin 13 üncü maddesi de hastalık durumunda gerekli olan tüm bakımların sağlanmasını öngördüğünü, hal böyle olunca; 5510 sayılı Kanun'un 64/1 c hükmü, Anayasa'nın 17, 56 ve 60 ıncı maddelerine aykırı olup iptali gerektiğini, dava açıldıktan sonra, yargılama devam ederken, müvekkilin oğlu ...'ın Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduğunu ve tedavi giderleri SGK tarafından karşılandığını, dava konusu ettiği, tedavi giderlerinin kesilmesine yönelik SGK kararın iptalinin önemi kalmadığını, SGK kararının iptali bakımından karar verilmesinde hukuki yarar bulunmadığından, karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerektiğini, her ne kadar İlk Derece Mahkemesince, işlemin tesis edildiği tarih itibariyle mevcut durum ve karşılanan tedavi giderlerinin iade edilmesi söz konusu olduğu gerekçesiyle, karar verilmesine yer olmadığı kararı değil davanın reddine karar verilmişse de; davalı SGK'nın tarafımıza açmış olduğu tedavi giderlerinin tahsiline yönelik bir dava mevcut olduğunu, ... 18. İş Mahkemesinin 2020/136 E. sayılı dosyasında görülen davada; davalı SGK tarafından finansmanın kesilmesi nedeniyle tedavi giderlerinin müvekkilden tahsili için dava açıldığını, dava tedavi giderlerinin iadesine ilişkin olmadığından, bu gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi hukuka aykırı olduğunu, davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesi yer olmadığı kararı verilmesi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... 21. İş Mahkemesi'nin 02.03.2021 tarihli, 2020/360 Esas 2021/72 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1 numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili, istinaf dilekçesi ile benzer nedenlerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, tedavisine ilişkin tüm sağlık giderlerinin Kurumca karşılanması gerektiğinin tespiti ile aksine Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri

  1. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisine yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:18:23

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim