Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/10139
2023/9760
16 Ekim 2023
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/2263 E., 2023/1482 K.
HÜKÜM/KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 36. İş Mahkemesi
SAYISI: 2019/195 E., 2021/161 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespitine ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı nezdinde 01.01.2013 31.11.2016 tarihleri arasındaki çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının çalışmaları bakımından Kurum kayıtlarının esas olduğunu, davacının ileri sürdüğü iddialarının, Kurum kayıtlarına eş değer belgelerle kanıtlaması gerektiğini, salt tanık anlatımlarına dayalı kanıtlanmasına muvafakat etmediklerini, çalışmasının tanık beyanları dışında resmi, yazılı ve sağlıklı deliller ile ispatlanması gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı şirkette çalışmasının bulunmadığını, bu nedenle husumet itirazında bulunduklarını, davacı ile davalı şirket ile aralarında akdedilmiş bir iş sözleşmesinin mevcut olmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait hizmet cetvelinin incelenmesinde dava konusu edilen tarihler itibariyle sigorta bildirimi yapılmamış olduğu, Kurumdan gelen kayıtlara göre davalı şirketin 11.08.2003 tarihi itibariyle kanun kapsamına alındığı ve halen faal olduğu, Vergi Dairesi kayıtlarına göre davalı şirketin kuruluş tarihinin 01.01.1983 yılında kurulduğu ve farklı yerlerde şubelerinin bulunduğu, davacının çalıştığı şubenin de Osmanbey'de bulunan ... Şubesi olduğunun anlaşıldığı, tanıkların davacının çalışmalarına şahit olduklarını beyan ettikleri, dosya kapsamındaki deliller ve ayrıntılı tanık anlatımlarının davacının iddialarını desteklediği anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Fer'i müdahil Kurum vekili; bir kimsenin giriş ve çıkışlarının olmasının ve bu dönemlere ait primlerin ödenmiş olmasının asıl ve gerçek çalışmanın Kurumda gözükenler olduğunu gösterdiğini, aksinin ancak aynı değerde yazılı delil ve belgeler ile ispat edilmesi gerektiğini, sadece tanık beyanlarına dayanılarak ispat edilmesini kabul etmediklerini, dinlenen tanıkların, bu tip davalarda tanıklık edebilmek için aradığı niteliklere sahip olmadığını beyanla istinaf talebinde bulunmuştur.
Davalı vekili, davanın hak düşürücü sürede açılmadığını, davacının iddialarının mesnetsiz olduğunu, işyeri kayıtları incelendiğinde davalı işverenlikte çalışması bulunmadığını, mahkemece eksik inceleme sonucunda ve özellikle ispata elverişli olmayan hatta açıkça çelişkili olan tanık beyanlarına dayalı olarak hüküm tesis edildiğini, tanıkların hizmet cetveli ve vergi kayıtlarının istenmediğini, tanık beyanlarındaki çelişkilerin giderilmediğini, davacının iddia ettiği çalışmaların kesintili ve arızi olup olmadığının, davacının iş akdinin esaslı unsuru olan bağlılık ve bağımlılık unsurlarına göre hareket edip etmediğinin irdelenmediğini, kararının kaldırılarak davanın reddini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının doğum tarihinin 14.05.1945 olduğu, davacının sigorta hizmet cetvelinde davalı iş yerinden Kuruma bildirilmiş çalışmalarının bulunmadığı, 01.08.1991 den sonra Kuruma bildirilmiş çalışması olmadığı, davacının sigorta hizmet cetvelinde; talep edilen tarihlerde sigortalı çalışmasının bulunmadığı, davalı iş yerinin ... sicil no ile Meşrutiyet Mah, Şair ... Sok. No:64/A Şişli İstanbul adresinde 11.08.2003 tarihinden itibaren ve halen, faal ve kapsamda olduğu, faaliyetinin tekstil, ayakkabı ve deri eşya satmak olduğu, talep edilen döneme ilişkin bordronun Kuruma verildiği, davacının bordrolarda ismi bulunmadığı, tanıkların davacının çalışmasını doğruladıkları, SGK'dan, Belediyeden, Emniyetten, Vergi Dairesinden komşu iş yeri ve çalışanlarının tespit edilemediği, davacının kazancının, bildirimi yapılan ücretin üzerinde olduğuna ilişkin dosya içerisinde yazılı delil bulunmadığı gibi yazılı delil başlangıcı niteliğinde bir belgenin de mevcut olmadığı, aynı dönem çalışması bulunan bordrolu tanık ve komşu işyerinde esnaf veya işçi olarak çalışan tanıkların dinlendiği, tanıkların davacı çalışmasını doğruladığı anlaşılmakla, davalı vekili ve feri müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Fer'i müdahil Kurum vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davalı nezdinde 01.01.2013 31.11.2016 tarihleri arasındaki çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
Davanın yasal dayanağı, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 86/9 uncu maddesi olup, aynı Kanun'un 92 nci maddesi hükümlerine göre "kısa ve uzun vadeli sigorta kapsamındaki kişilerin sigortalı olması zorunlu olup, sigortalılığın devrine azaltılmasına vazgeçilmesine veya hak ve yükümlülüklerin ortadan kaldırılmasına yönelen sözleşme hükümleri geçersizdir."
Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzenine ilişkin olması nedeni ile özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanması gerektiği özellikle göz önünde bulundurulmalıdır.
Uyuşmazlıkta uygulanması gereken diğer bir yasal dayanak ise 5510 sayılı Kanun'un Geçici 14/1 a maddesi olup, "Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce iştirakçi veya sigortalı olanlar, vazife malûllüğü, malûllük ve yaşlılık veya emekli aylığı bağlananlar ve bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte sosyal güvenlik destek primi ödeyerek çalışmaya devam edenler hakkında; bu Kanun'un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında çalışmaya başlayanlar hariç olmak üzere sosyal güvenlik destek primine tabi olma bakımından bu Kanun'la yürürlükten kaldırılan ilgili kanun hükümlerinin uygulanmasına devam edilir. Ancak; a) Bu Kanun'un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında çalışanlar için sosyal güvenlik destek primi oranı 80 inci maddeye göre tespit edilen prime esas kazançlar üzerinden 81 inci maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde belirtilen prim oranına yüzde 30 oranının eklenmesi suretiyle bulunan toplamdır. Yüzde 30 oranının dörtte biri sigortalı, dörtte üçü işveren hissesidir. Bu kapsamda sayılan kişilerden sosyal güvenlik destek primine tabi olanların prim ödeme yükümlüsü bunların işverenleridir. Bunlar hakkında sadece iş kazası ve meslek hastalığı sigortası hükümleri uygulanır.” hükmüne amirdir.
Yukarıda açıklanan yasal dayanaklar kapsamında 01.10.2008 tarihinden önce sigortalı olduğu ve hatta yaşlılık aylığı bağlanan davacı hakkında maddedeki atıf gereği uygulanması gereken 506 sayılı Kanun'un 63/A bendi hükmüne göre ise "yaşlılık aylığı almakta iken çalışmaya başlayanların yaşlılık aylıkları bu çalışma olgusuna dayalı ve onunla sınırlı olarak kesilmektedir. Ancak aynı Kanun'un 63/B bendi kapsamında sigortalının istemi bulunması halinde sigortalı adına sosyal güvenlik destek primi ödenerek aylığı kesilmeden çalışmaya devam etmesi mümkündür.
Diğer taraftan HMK m. 31 gereğince, Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim, m. 31 ve 119/1 e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir.
- Değerlendirme
Eldeki dava, davacının 01.01.2013 30.11.2016 tarihleri arasında davalı işyerinde çalışmalarının tespiti istemine ilişkin olup davanın kabulüne karar verilmiş ise de verilen hükmün eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinde; davacının 01.08.1992 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı almakta olduğu anlaşılmaktadır. O halde tespiti istenilen dönemde davacının tüm sigorta kollarına tabi hizmetlerinin tespitini mi yoksa Sosyal Güvenlik Destek Primine tabi hizmetlerinin tespitini mi talep ettiği sorulmalı, sonucuna göre inceleme yapılmalıdır.
İşçi alacakları dosyasındaki deliler ve beyanlar ile birlikte yeteri kadar re'sen belirlenecek olan bordro tanıkları dinlenmeli, gerek işçi alacakları davasındaki tanık beyanları ile birlikte evvelce dinlenen tanık beyanları ve re'sen belirlenerek dinlenecek bordro tanıklarının beyanları bir bütün olarak ele alınıp değerlendirilmeli, çelişkiler giderilmeli ve çalışma olgusu hiçbir duraksamaya mahal verilmeksizin tespit edilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirmeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
-
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
-
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:19:42