Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/4447

Karar No

2023/9656

Karar Tarihi

12 Ekim 2023

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/3061 E., 2022/3865 K.

KARAR: Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Denizli 4. İş Mahkemesi

SAYISI: 2020/486 E., 2022/317 K.

Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ile yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin Baytur Seyahat Taşımacılık Petrol Turizm Maden Gıda Tekstil İnşaat Nakliyat Pazarlama ve San. Ticaret Limited Şirketinde 5510 sayılı Kanun'un 4/1 a bendi kapsamında çalışırken 05.10.2010 tarihinde ortak olması nedeniyle ortağı bulunduğu şirketten sigortalı hizmeti bildirilemeyeceğinden bahisle 05.10.2010 tarihinden sonra 4/a kapsamında bildirilen hizmetleri iptal edilerek 05.10.2010 tarihi itibariyle 1629379839 sigorta sicil nosu ile 4/1 b kapsamında tescili yapılarak, iptal olunan 4/a sigortalılığına dair ödenen primlerin müvekkilinin ve şirketin herhangi bir talebi olmaksızın iradesi dışında 29.11.2017 tarihinde 4/b kapsamındaki sigortalılık süresine aktarıldığı ve müvekkilinin sigortalılık statüsü ve süresi değiştirilerek yaşlılık aylığı şartları yönünden müvekkili aleyhine bir durum yaratıldığı, bilindiği üzere 23.04.2015 tarihli 29335 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6645 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi ile 12 aydan fazla borcu olan Bağ Kur’luların sigortalılıklarının durdurulmak suretiyle borçlarının silinmesi konusunda 5510 sayılı Kanuna Geçici 63 üncü madde eklendiği ve müvekkilinin bu yasanın yürürlüğe girdiği tarih öncesi 4/b kapsamında prim ödemesi bulunmadığı gibi yasanın yürürlük tarihini takip eden ay başından itibaren üç ay içinde yapmış olduğu prim ödemesi de bulunmadığı, davacı müvekkilinin 30.09.2019 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu, Kurum işlemlerinin yasal düzenlemelere aykırı olması nedeniyle 06.12.2019 tarihli dilekçe ile davalı kuruma başvurularak, a)Baytur Seyahat Taşımacılık Petrol Turizm Maden Gıda Tekstil İnşaat Nakliyat Pazarlama ve San. Ticaret Limited Şirketinden 05.10.2010 tarihinden başlayarak 4/a kapsamında bildirilen çalışmalarına karşılık ödenmiş primlerinin 4/b kapsamındaki sigortalılık süresine aktarma işleminin iptal edilmesini, b) 05.10.2010 tarihinden başlayan 4/b kapsamındaki sigortalılığının 5510 sayılı Kanun'un Geçici 63 üncü madde hükmü gereği tescil tarihi itibariyle durdurulmasını, c) 05.10.2010 tarihinden başlayarak 4/a kapsamında bildirilen ve iptal olunan hizmetine karşılık ödenmiş primlerin ödeme tarihlerinden başlayan yasal faizi ile birlikte müvekkile iade edilmesini, d) 30.09.2019 tarihli tahsis talebi uyarınca müvekkiline yaşlılık aylığı bağlanmasını talep ettiklerini ancak davacının tahsis talebinin 24.12.2019 tarih 20323541 sayılı işlemle red edildiği, müvekkilinin tahsis talep tarihi itibariyle 29 yıldan fazla sigortalılık süresi ile 5693 gün primi ödenmiş gün sayısına sahip olup 51 yaşını doldurmuş olduğu, yaşlılık aylığı için aranan üç şartta da haiz olduğu, bağkur borcunun ise 05.10.2010 tarihinden başlayarak 4/a kapsamında bildirilen ve iptal olunan hizmetine karşılık ödenmiş prim alacağından mahsup edilebileceğinden ödenmemiş Bağ Kur borcuda bulunmayacağı, kaldı ki mahsup işlemi yapılmasa bile tahsis talep tarihi itibariyle olan Bağ Kur prim borcunun müvekkili tarafından 02.12.2019 tarihinde ödendiği, bu durumda 01.11.2019 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanabileceği ve özetle anlatılan tüm bu nedenlerle davanın kabulü ile davacı müvekkilinin 05.10.2010 tarihinden başlayan 4/b kapsamındaki sigortalılığının 5510 sayılı Kanun'un geçici 63 üncü madde hükmü gereği tescil tarihi itibariyle durdurularak 01.05.2015 tarihi itibariyle başlatılması gerektiğinin tespitine, Baytur Seyahat Taşımacılık Petrol Turizm Maden Gıda Tekstil İnşaat Nakliyat Pazarlama ve San.Ticaret Limited Şirketinden 05.10.2010 tarihinden başlayarak 4/a kapsamında bildirilen çalışmalarına karşılık ödenmiş primlerinin 4/b kapsamındaki sigortalılık süresine aktarma işleminin iptal edilerek, iptal olunan 4/a statüsündeki çalışmalarına karşılık ödenmiş primlerden 01.05.2015 30.09.2019 süresi Bağ Kur prim borcunun mahsup edilerek bakiyesinin ödeme tarihlerinden başlayan yasal faizi ile birlikte müvekkile iade edilmesine, müvekkilinin tahsis talebini reddeden 24.12.2019 tarih 20323541 sayılı Kurum işleminin iptali ile müvekkiline 30.09.2019 tarihli tahsis talebine istinaden 01.10.2019 tarihinden başlamak üzere yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, 01.10.2019 tarihinden başlayarak tahakkuk edecek aylıkların ödeme tarihlerinden başlayacak yasal faiziyle birlikte davalı Kurumdan tahsili ile davacı müvekkiline ödenmesine karar verilmesini; bilahare sunduğu ıslah dilekçesiyle de yaşlılık aylığı bağlanması sonrasında tüm sigorta kollarından bildirimi yapılan çalışmaların SGDP'ye tabi çalışma olarak kabul edilmesi gerektiğinin tespitini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kurum vekili, 6552 sayılı Kanun'un 64 üncü maddesinin 1 inci fıkrası ile 5521 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin "31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile diğer sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talepleri hariç olmak üzere, dava açılmadan önce sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat edilmesi zorunludur. Diğer Kanunlarda öngörülen süreler saklı kalmak kaydıyla yapılan müracaata altmış gün içinde Kurumca cevap verilmezse talep reddedilmiş sayılır. Kuruma karşı dava açılabilmesi için taleplerin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması şarttır. Kuruma başvuruda geçirilecek süre zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmaz." şeklinde değiştirildiği, davacının davasını süresinde açılmadığı için davanın süre yönünden reddine karar verilmesini, dava konusu talep zamanaşımına uğradığı için zamanaşımı/hakdüşürücü süre yönünden davanın reddine karar verilmesini, davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesini, davacının 01.11.1989 tarihleriyle 20.09.2019 tarihleri arasında 6575 gün prim ödeme gün sayısının bulunduğu, Mülga 2829 Sk.Göre 2520 içerisinde 4B kapsamına geçmesi sebebiyle tahsis talebinin reddedildiğini, 01.03.1970 tarihinde yürürlüğü giren 1214 sayılı Kanunla 228 sayılı Kanun'un bazı hükümlerinin değiştirildiği daha sonra da 01.06.1983 tarihinde yürürlüğe giren 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunla 1214 sayılı Kanun hükümlerinin tamamen kaldırılarak hizmetlerin birleştirilmesine ilişkin usul ve esasların yeniden düzenlendiği, müvekkili Kurum işleminin hukuka ve mevzuata uygun olup, iptalini gerektirecek bir husus bulunmadığı ve haksız olarak açılan davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davalı Kurum tarafından yapılan hizmet iptali yönünden yapılan değerlendirmede;

Davacının 05.10.2010 tarihinde kurulan dava dışı Bay Tur isimli şirkete aynı tarihte ortak olduğu tespit edilmekle 5510 sayılı Kanun'un 53/son hükmü gereği bu şirkete ait işyerinden yapılan 4/1 a bildirimlerinin iptali hukuku uygun olduğu davacının da iptal işlemine bir itirazı bulunmamaktadır.

Davacının iptal edilen 4/1 a sigortalılık sürelerine ait primleri iade edilmesi talebi yönünden yapılan değerlendirmede;

Davacının 05.10.2010 tarihinden itibaren bildirilen ve davalı Kurum tarafından iptal edilen hizmet süresine ait primlerinin geçersiz bir sigortalılık süresine ait prim olmakla yanlış ve yersiz ödenen prim statüsündedir. Yanlış ve yersiz ödenen primler yönünden 5510 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinde "Yanlış veya yersiz alınmış olduğu tespit edilen primler, alındıkları tarihten on yıl geçmemiş ise hisseleri oranında işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara veya genel sağlık sigortalılarına veya hak sahiplerine kanunî faizi ile birlikte geri verilir. Kanunî faiz, primin Kuruma yatırıldığı tarihi takip eden ay başından, iadenin yapıldığı ayın başına kadar geçen süre için hesaplanır. Ancak Borçlar Kanunu'nun 65 inci maddesi hükmü saklıdır." hükmü düzenlenmiştir. Mülga 818 sayılı Kanun'un 65 ve 6098 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinde "Hukuka veya ahlaka aykırı bir sonucun gerçekleşmesi amacıyla verilen şey geri istenemez. Ancak, açılan davada hâkim, bu şeyin Devlete mal edilmesine karar verebilir." hükmü düzenlenmiştir.

Buradan hareketle davacının hukuka ve ahlaka aykırı bir sonucun gerçekleşmesi amacıyla kötü niyetli bir davranışı (fiil ve greçek olmayan sahte sigortalılık gibi) olmadığından iptal edilen sigortalılık sürelerine ait primlerin iadesi gerekmektedir. Ancak davalı Kurum bu iade işlemi yerine iptal edilen sürelere ait primlerin işçi hissesini davacının Bağ Kur prim hesabına aktarmaktadır. Bu işlemin yasal dayanağı ise 5458 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesi hükmüdür. Anılan hükmünde çakışma nedeniyle iptal olunan primlerin diğer sigortalılık süresine aktarılabileceği belirtilmekte iken yasada açık ve net bir şekilde sigortalı ya da hak sahiplerinin talebi gerektiği belirtilmiştir.

Nitekim Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı Sigorta İşleri Genel Müdürlüğü Tahsisler Daire Başkanlığı'nın 09.05.2006 gün 12 156 Ek sayılı genelgesinde 4/1 a hizmetlerinin iptali halinde talep üzerine primlerin aktarılabileceği, (Genelge sayfa 3, B/1) 5502 sayılı Kanun'un yürürlüğünden sonra ... SSK Sigorta Primleri Daire Başkanlığı (Devredilen) tarafından yayımlanan 2007/9 sayılı genelgede de aynı şekilde talep gerektiği belirtilmiştir. (Genelge Sf 2, III/1) Ancak daha sonra 20.10.2014 günlü 2014/28 ve bu genelgeye ek olan 30.12.2015 gün 2015/28 sayılı kurum genelgelerinde çakışma halinde primlerin aktarılması için talep yönünden hiçbir düzenleme yapılmamıştır. Buradan hareketle davacının talebi bu primlerin aktarılmaması şeklinde iken davalı Kurum tarafından aktarılması hatalı olduğu, buradan hareketle 5510 sayılı Kanun'un Geçici 63 üncü maddesi gereği davacının 4/1 b sigortalılık süresinin 05.10.2010 tarihi itibariyle durdurulması ve tekrar 01.05.2015 tarihinde tekrar başlatılması gerektiği kanaatine varılmıştır.

Davacının iptal edilen hizmet süresine ait primlerinden sadece işçi hissesinin kendisine 5510 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesi gereğince ödemeyi takip eden başından itibaren iade edilebileceği, iade edilecek tutarlar içinde işsizlik sigorta primi bulunmayacağı dikkate alınarak davalı Kurum tarafından davacıya 10.639,53 ödenmesi gerektiği hesaplanarak işletilmesi gereken faizlerin başlangıç tarihleri alınan bilirkişi raporunda belirtilmiştir.

Davacının aylık tahsis talebi yönünden yapılan değerlendirmede;

Davacının 4/1 a sigortalılık sürelerinin 4/1 b sigortalılık sürelerine eklenmeyeceği kabul edildiğinden bu durumda 30.09.2019 tarihi itibariyle geriye doğru fiili 7 yıl içinde tahsise esas hizmet süresi ayrıştırılmasında 04.05.2007 tarihinden itibaren başlayan 4/1 a statü kapsamında 1540, 01.05.2015 tarihinden itibaren başlayan 980, toplamda 2520 prim ödeme gün sayısının bulunduğu anlaşılmıştır.

Davacının 4/1 b sigortalılık süreleri yönünden 02.12.2019 tarihinde prim borcunu ödediği ve başkaca prim borcunun bulunmadığı, tahsis talebinin ise prim borcu ödenmeden önce 30.09.2019 tarihinde yaptığı, davacının 30.09.2019 tarihinde işten ayrıldıktan sonra 06.10.2019 tarihinde tekrar 4/1 a hizmeti başladığı ancak 4/1 b hizmeti ile çakışması halinde 4/1 a sigortalılığa üstünlük tanınacağına dair 6111 sayılı Kanun ile değişik 5510 sayılı Kanun'un 53/1 hüküm gereği yeniden devreye girmeyeceği anlaşılmıştır.

01.11.1989 tarihinde sigortalılık başlangıcı bulunan davacının 23.05.2002 tarihinde sigortalılık süresi 12 yıl 6 ay 22 gün olduğu bu durumda davacının tahsis şartlarının 506 sayılı Kanun'un Geçici 81/B h. maddesi gereğince incelenmesi gerektiği buradan hareketle tahsis şartları 25 yıl sigortalılık süresi ve 51 yaş ikmali ile toplamda 5450 prim ödeme gün sayısına sahip olunmasıdır.

Davacı 13.09.1968 doğumlu olup 51 yaş koşulu 13.09.2019 tarihinde yerine geldiği, 25 yıl sigortalılık süresi 01.11.1989 tarihli ilk başlangıca göre 2014 yılında dolduğu, 4/1 b hizmeti 01.05.2015 31.07.2017, 01.06.2018 20.11.2018, 01.10.2019 05.11.2019 arasında 985 gün, iptal edilen süreler sonrası 4/1 a hizmeti 4603 gün toplamda 5588 gün olduğu böylece tahsis için gün sayısının yeterli olduğu tespit edilmiştir.

5510 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi gereği 4/1 b sigortalılık süreleri yönünden prim borcunun bulunmaması gerektiği, davalı Kurumun 07.07.2021 tarihli cevabi yazısının ekinde bulunan ekstrada 20.11.2018 tarihine kadar olan hizmet için 109,57 TL fazla ödeme gösterilmekle 01.10.2019 05.10.2019 tarihleri arası bu hizmete olmadığı, bu dönem için ödenmesi gereken prim hizmet cetvelinde kayıtlı sigorta primine esas kazanç esas alınarak 426,40 x %34 = 144,98 TL olup, fazla ödeme 109,57 TL mahsup edildiğinde davacının 35,41 TL prim borcu bulunduğu, bu borç ise cüzi bir miktarda olup yerleşik içtihatlara göre ve Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin Ek 9 uncu maddesi kapsamında asgari ücretin iki katından aşağı olması nedeniyle bağlanacak aylıktan tahsil edilebileceğinden tahsise engel olmayacağı, ancak herhalde prim borcu ödemesi 2019 yılı 12. ayında tamamlandığından aylığın 01.01.2020 tarihi itibariyle bağlanması gerektiği ve bu aylıklarında 5510 sayılı Kanun'un 42 nci maddesi nazara alınarak 01.01.2020 31.03.2020 tarihleri arası döneme ait ödenecek aylıkların 01.04.2020 tarihinden itibaren, bu tarih sonrası aylıkların ise ödenmesi gereken tarihten itibaren yasal faiziyle ödenmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.

Davacının yaşlılık aylığına hak kazandığı 01.01.2020 tarihi sonrasında yapılan 4/1 a statüsündeki çalışmalarının yaşlılık aylığı bağlanması ve davacının talebi doğrultusunda sosyal güvenlik destek primi tabi sigortalılık süresi olarak kabul edildiği" gerekçesiyle;

"Davanın kabulü ile

1 Davacının iptal edilen 05.10.2010 30.09.2011 tarihleri arasında ... sicil numaralı işyerinden, 01.10.2011 01.06.2014 tarihleri arasında 1099742.20 sicil numaralı işyerinden, 02.06.2014 31.12.2015 tarihleri arasında 1107072.20 sicil numaralı işyerinden bildirilen 4/1 a sigortalılık sürelerine ait ödenen primlerin davacının 4/1 b Bağ Kur dosyasına talebi olmadığından aktarılamayacağı anlaşıldığından davacının 4/1 b hizmetinin 05.10.2010 tarihinde durdurularak 01.05.2015 tarihi itibariyle başlatılmasına,

2 Davacının iptal edilen 4/1 a sigortalılık sürelerine ait ödenen primlerin davacının 4/1 b Bağ Kur dosyasına aktarma işleminin iptali ile bu sürelere ilişkin ödenmiş primlerden 10.639,53 TL'nin her bir iptal edilen döneme ait primin kuruma ödendiği tarihi takip eden ay başından itibaren iadenin gerçekleşeceği ayın başına kadar yasal faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine,

3 Davacının yaşlılık aylığı tahsis talebini reddeden Denizli Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 24.12.2019 tarih 20323541 sayılı işleminin iptali ile davacıya 01.01.2020 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı bağlanmasına, bağlanacak aylıklardan 01.01.2020 31.03.2020 tarihleri arasında ödenmesi gereken aylıkların 01.04.2020 tarihinden, 01.04.2020 tarihinden sonra ödenmesi gereken aylıkların her bir aylığın hak ediş tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davacıya verilmesine,

4 Davacının 01.10.2020 tarihinden sonra kuruma yapılan 4/1 a bildirimlerinin sosyal güvenlik destek primine tabi olarak kaydedilmesine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının hatalı olduğunu, usul ve yasaya aykırı karar verildiğini, Kurum işlemlerinin mevzuata uygun bulunduğunu beyan ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Dosyadaki belge ve diğer kanıtların incelenmesinde; davacının 13.09.1968 tarihinde doğduğu ve ilk olarak 01.11.1989 tarihinde ... sicil numaralı işyerindeki çalışmaları nedeniyle 4/1 a (mülga 506 sayılı yasa) statüde 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olarak tescil edildiği, davacının 07.03.2003 19.06.2009 tarihleri arasında ... sicil numaralı Bay Tur isimli şirkete ait işyerinden, 20.06.2009 10.09.2009 tarihleri arasında 1082233.20 sicil numaralı İsmail Bay'a ait işyerinden, 11.09.2009 30.09.2009 tarihleri arasında ... sicil numaralı Bay Tur isimli şirkete ait işyerinden, 01.10.2009 30.09.2011 tarihleri arasında ... sicil numaralı Bay Tur isimli şirkete ait işyerinden, 01.10.2011 01.06.2014 tarihleri arasında 1099742.20 sicil numaralı Bay Tur isimli şirkete ait işyerinden, 02.06.2014 31.12.2015 tarihleri arasında 1107772.20 sicil numaralı Bay Tur isimli şirkete ait işyerinden çalışmalarının bildirildiği görülmüştür.

Yasal mevzuat çerçevesinde yapılan incelemede:

Davalı Kurum tarafından yapıl hizmet iptali yönünden yapılan değerlendirmede; davacının 05.10.2010 tarihinde kurulan dava dışı Bay Tur isimli şirkete aynı tarihte ortak olduğu tespit edilmekle 5510 sayılı Kanun'un 53/son hükmü gereği bu şirkete ait işyerinden yapılan 4/1 a bildirimlerinin iptali hukuku uygun olduğu davacının da iptal işlemine bir itirazı bulunmamaktadır.

Davacının iptal edilen 4/1 a sigortalılık sürelerine ait primleri iade edilmesi talebi yönünden yapılan değerlendirmede; davacının 05.10.2010 tarihinden itibaren bildirilen ve davalı Kurum tarafından iptal edilen hizmet süresine ait primlerinin geçersiz bir sigortalılık süresine ait prim olmakla yanlış ve yersiz ödenen prim statüsündedir. Yanlış ve yersiz ödenen primler yönünden 5510 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinde "Yanlış veya yersiz alınmış olduğu tespit edilen primler, alındıkları tarihten on yıl geçmemiş ise, hisseleri oranında işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara veya genel sağlık sigortalılarına veya hak sahiplerine kanunî faizi ile birlikte geri verilir. Kanunî faiz, primin Kuruma yatırıldığı tarihi takip eden ay başından, iadenin yapıldığı ayın başına kadar geçen süre için hesaplanır. Ancak Borçlar Kanunu'nun 65 inci maddesi hükmü saklıdır." hükmü düzenlenmiştir. Mülga 818 sayılı Kanun'un 65 inci ve 6098 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinde "Hukuka veya ahlaka aykırı bir sonucun gerçekleşmesi amacıyla verilen şey geri istenemez. Ancak, açılan davada hâkim, bu şeyin Devlete mal edilmesine karar verebilir." hükmü düzenlenmiştir.

Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı Sigorta İşleri Genel Müdürlüğü Tahsisler Daire Başkanlığı'nın 09.05.2006 gün 12 156 Ek sayılı genelgesinde 4/1 a hizmetlerinin iptali halinde talep üzerine primlerin aktarılabileceği, (Genelge sayfa 3, B/1) 5502 sayılı Kanun'un yürürlüğünden sonra ... SSK Sigorta Primleri Daire Başkanlığı (Devredilen) tarafından yayımlanan 2007/9 sayılı genelgede de aynı şekilde talep gerektiği belirtilmiştir. (Genelge Sf 2, III/1) Ancak daha sonra 20.10.2014 tarihli 2014/28 ve bu genelgeye ek olan 30.12.2015 gün 2015/28 sayılı Kurum genelgelerinde çakışma halinde primlerin aktarılması için talep yönünden hiçbir düzenleme yapılmamıştır. Bu nedenle, davacının talebi bu primlerin aktarılmaması şeklinde iken davalı Kurum tarafından aktarılması hatalı olduğu ve 5510 sayılı Kanun'un Geçici 63 üncü maddesi gereği davacının 4/1 b sigortalılık süresinin 05.10.2010 tarihi itibariyle durdurulması ve tekrar 01.05.2015 tarihinde tekrar başlatılması gerektiği açıktır.

Davacının aylık tahsis talebi yönünden yapılan değerlendirmede; davacının 4/1 a sigortalılık sürelerinin 4/1 b sigortalılık sürelerine eklenmeyeceği kabul edildiğinden bu durumda 30.09.2019 tarihi itibariyle geriye doğru fiili 7 yıl içinde tahsise esas hizmet süresi ayrıştırılmasında 04.05.2007 tarihinden itibaren başlayan 4/1 a statü kapsamında 1540, 01.05.2015 tarihinden itibaren başlayan 980, toplamda 2520 prim ödeme gün sayısının bulunduğu anlaşılmıştır. Davacının 4/1 b sigortalılık süreleri yönünden 02.12.2019 tarihinde prim borcunu ödediği ve başkaca prim borcunun bulunmadığı, tahsis talebinin ise prim borcu ödenmeden önce 30.09.2019 tarihinde yaptığı, davacının 30.09.2019 tarihinde işten ayrıldıktan sonra 06.10.2019 tarihinde tekrar 4/1 a hizmeti başladığı ancak 4/1 b hizmeti ile çakışması halinde 4/1 a sigortalılığa üstünlük tanınacağına dair 6111 sayılı Kanun ile değişik 5510 sayılı Kanun'un 53/1 hüküm gereği yeniden devreye girmeyeceği anlaşılmıştır. 01.11.1989 tarihinde sigortalılık başlangıcı bulunan davacının 23.05.2002 tarihinde sigortalılık süresi 12 yıl 6 ay 22 gün olduğu bu durumda davacının tahsis şartlarının 506 sayılı Kanun'un Geçici 81/B h. maddesi gereğince incelenmesi gerektiği buradan hareketle tahsis şartları 25 yıl sigortalılık süresi ve 51 yaş ikmali ile toplamda 5450 prim ödeme gün sayısına sahip olunmasıdır. Davacı 13.09.1968 doğumlu olup 51 yaş koşulu 13.09.2019 tarihinde yerine geldiği, 25 yıl sigortalılık süresi 01.11.1989 tarihli ilk başlangıca göre 2014 yılında dolduğu, 4/1 b hizmeti 01.05.2015 31.07.2017, 01.06.2018 20.11.2018, 01.10.2019 05.11.2019 arasında 985 gün, iptal edilen süreler sonrası 4/1 a hizmeti 4603 gün toplamda 5588 gün olduğu böylece tahsis için gün sayısının yeterli olduğu tespit edilmiştir.

5510 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi gereği 4/1 b sigortalılık süreleri yönünden prim borcunun bulunmaması gerektiği, davalı Kurumun 07.07.2021 tarihli cevabi yazısının ekinde bulunan ekstrada 20.11.2018 tarihine kadar olan hizmet için 109,57 TL fazla ödeme gösterilmekle 01.10.2019 05.10.2019 tarihleri arası bu hizmete olmadığı, bu dönem için ödenmesi gereken prim hizmet cetvelinde kayıtlı sigorta primine esas kazanç esas alınarak 426,40 x %34 = 144,98 TL olup fazla ödeme 109,57 TL mahsup edildiğinde davacının 35,41 TL prim borcu bulunduğu, bu borç ise cüzi bir miktarda olup yerleşik içtihatlara göre ve Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin Ek 9 uncu maddesi kapsamında asgari ücretin iki katından aşağı olması nedeniyle bağlanacak aylıktan tahsil edilebileceğinden tahsise engel olmayacağı, ancak herhalde prim borcu ödemesi 2019 yılı 12. ayında tamamlandığından aylığın 01.01.2020 tarihi itibariyle bağlanması gerektiği ve bu aylıklarında 5510 sayılı Kanun'un 42 nci maddesi nazara alınarak 01.01.2020 31.03.2020 tarihleri arası döneme ait ödenecek aylıkların 01.04.2020 tarihinden itibaren, bu tarih sonrası aylıkların ise ödenmesi gereken tarihten itibaren yasal faiziyle ödenmesi gerektiği açıktır.

Davacının yaşlılık aylığına hak kazandığı 01.01.2020 tarihi sonrasında yapılan 4/1 a statüsündeki çalışmalarının yaşlılık aylığı bağlanması ve davacının talebi doğrultusunda sosyal güvenlik destek primi tabi sigortalılık süresi olarak İlk Derece Mahkemesi kabulü kararında herhangi bir hata bulunmamaktadır.

Açıklamalar itibariyle dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan kanuni ve hukuki gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, HMK'nın 353/1 b 1 maddesi uyarınca davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacının 5510 sayılı Kanun'un 4/1 a bendi kapsamında geçen sigortalılık sürelerinin aynı Kanun'un 4/1 b sigortalılık sürelerine aktarılması işleminin iptali, Kurum tarafından aktarılan sigortalılık süreleri nedeniyle yapılan prim ödemelerinin faiziyle iadesi, yaşlılık aylığı bağlanması ve ödenmeyen aylıkların faiziyle verilmesi taleplerine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

5510 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin 5 inci bendinde; "Birinci fıkra hükmü saklı olmak üzere sigortalının, bu madde hükmüne göre sigortalı sayılması gereken sigortalılık halinden başka bir sigortalılık hali için prim ödemiş olması durumunda, ödenen primler birinci fıkraya göre esas alınan sigortalılık hali için ödenmiş ve esas alınan sigortalılık halinde geçmiş kabul edilir." hükmü yer almaktadır.

  1. Değerlendirme

1.Eldeki davada, davacı 05.10.2010 tarihinden başlayan 5510 sayılı Kanun'un 4/1 b bendi kapsamındaki sigortalılığının 5510 sayılı Kanun'un geçici 63 üncü madde hükmü gereği tescil tarihi itibariyle durdurularak 01.05.2015 tarihi itibariyle başlatılması gerektiğinin tespitini, dava dışı Baytur Seyahat Taşımacılık Petrol Turizm Maden Gıda Tekstil İnşaat Nakliyat Pazarlama ve San.Ticaret Limited Şirketi'nden 05.10.2010 tarihinden başlayarak 4/1 a kapsamında bildirilen çalışmalarına karşılık ödenmiş primlerinin 4/1 b kapsamındaki sigortalılık süresine aktarma işleminin iptal edilerek iptal olunan 4/1 a statüsündeki çalışmalarına karşılık ödenmiş primlerden 01.05.2015 30.09.2019 süresi Bağ Kur prim borcunun mahsup edilerek bakiyesinin ödeme tarihlerinden başlayan yasal faizi ile birlikte iade edilmesini, müvekkilinin tahsis talebini reddeden 24.12.2019 tarih 20323541 sayılı Kurum işleminin iptali ile 30.09.2019 tarihli tahsis talebine istinaden 01.10.2019 tarihinden başlamak üzere yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitini, 01.10.2019 tarihinden başlayarak tahakkuk edecek aylıkların ödeme tarihlerinden başlayacak yasal faiziyle birlikte davalı Kurumdan tahsili ile davacı müvekkiline ödenmesine karar verilmesini; bilahare sunduğu ıslah dilekçesiyle de yaşlılık aylığı bağlanması sonrasında tüm sigorta kollarından bildirimi yapılan çalışmaların SGDP'ye tabi çalışma olarak kabul edilmesi gerektiğinin tespitini talep etmiş olup Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de verilen kararın eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır.

Mahkemece, yapılması gereken iş 5510 sayılı Kanun'un 53/5 inci maddesi kapsamında inceleme yapılması, 02.12.2019 yılında davacı tarafından prim ödemeleri yapıldığı ancak kısmi ihya olamayacağı hususu gözönünde bulundurularak davacının sigortalılık durumu ve borç durumunun belirlenmesi, yaşlılık aylığı bağlanması talebi ile ilgili hususların da buna göre değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesinden ibarettir.

VI. KARAR

  1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

  2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizkaldırılmasınavı.kararımahkemesiderecebozulmasınaortadan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:20:24

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim