Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/5297

Karar No

2023/9581

Karar Tarihi

12 Ekim 2023

MAHKEMESİ: İş Mahkemesi

SAYISI: 2020/138 E., 2022/537 K.

KARAR: Kısmen kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen iş kazası tespiti ve aylık bağlanması istemli davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçeslerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının eşi ...'un ... Büyükşehir Belediye Başkanlığının İtfaiye Daire Başkanlığı Anadolu Yakası İtfaiye Müdürlüğü Yenidoğan Grup Amirliğinde itfaiye eri olarak görev yapmakta iken 04.08.2014 06.08.2014 tarihleri arasında Şile Karaköy'de yapılmakta olan su üstü arama kurtarma eğitimi esnasında 04.08.2014 tarihinde boğularak vefat ettiğini, davacının vazife malullüğü için Kuruma başvurduğunu, ancak başvurusunun kurum tarafından 20.02.2015 tarihli karar ile 5510 sayılı Kanun'un 47/1 fıkrasına göre vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığı gerekçesiyle reddedildiğini, oysa müvekkilinin eşinin işinin gereği olarak öğrenmek zorunda olduğu idarece düzenlenen eğitim sırasında iş kazası geçirdiğini, davalı idarenin kararında belirttiği kazanın vazife sırasında meydana gelmediği gerekçesinin hukuka uygun olmadığını, bu nedenle kazanın iş kazası olduğunun tespitiyle, 20.02.2015 tarih, 32792077 sayılı davalı idare işleminin iptalini ve ölüm tarihinden itibaren vazife malullüğü aylığı bağlanmasını talep etmiştir.

II.CEVAP

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesindeki beyanında özetle; davanın süresi içerisinde açılmadığını, davanın Belediye Başkanlığı açısından husumet yokluğundan reddedilmesini, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi ve 47/1 fıkrası hükümleri dikkate alındığında davanın reddi gerektiğini, bu nedenle davanın Belediye yönünden husumet yokluğu sebebiyle reddine, hak düşürücü sürenin dikkate alınmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 12.09.2017 tarihli ve 2015/346 E. 2017/367 K. sayılı kararıyla; davanın kabulü ile 04.08.2014 tarihinde meydana gelen kazanın iş kazası olduğunun tespiti ile davalı Kurumun 20.02.2015 tarih ve 32792077/86.339.044 sayılı işlemin iptaline ve davacılara ölüm tarihini takip eden ay başından itibaren aylık bağlanması gerektiğine dair karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum ve davalı ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı Kurum vekili; boğulma olayının iş yapılırken veya işin yapılması nedeniyle meydana gelmediğini, kazayla iş arasında uygun neden sonuç bağının bulunmaması nedeniyle iş kazası olarak kabul edilemeyeceğini, yazılı delil olmadan tanık beyanları ile ispat edilmesinin mümkün olmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

Davalı ... vekili; 5510 sayılı Kanun'un 47 nci maddesi uyarınca davacının eşinin vazife malulü sayılamayacağını, boğulma olayının iş yapılırken veya işin yapılması nedeniyle meydana gelmediğini, kazayla iş eğitim arasında uygun neden sonuç bağının bulunmadığını, kazanın iş kazası olarak kabulünün mümkün olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 13.02.2019 tarihli ve 2017/2668 E. 2019/251 K. sayılı kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1 b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

Daire kararında, "1 Meydana gelen olay neticesinde vefat eden ..., davalı Belediyede itfaiye eri olarak görev yapmakta olup 5510 sayılı Kanun'un 4/1 c statüsüne tabi çalışandır. İş kazası halleri 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinde düzenlenmiş olup, iş kazası ve meslek hastalığı, mevzuatımızda kısa vadeli sigorta kolları arasında sayılmıştır. 5510 sayılı Kanun ile 4/a statüsünde hizmet akdi ile çalışanlar ve 4/b statüsünde kendi adına bağımsız çalışanlar iş kazası ve meslek hastalığı sigortası kapsamına alınmıştır. Anılan Kanunun 4 üncü maddesinin sondan ikinci fıkrasında "Bu kanunun kısa vadeli sigorta kollarına ilişkin hükümleri bu maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı sayılanlara bu kapsamda oldukları sürece uygulanmaz" denilmek suretiyle 4/c kapsamında çalışanlar kısa vadeli sigorta hükümlerinin uygulandığı iş kazası ve meslek hastalığı kapsamı dışında bırakılmıştır. Dolayısıyla 4/1 c statüsündeki sigortalının maruz kaldığı olay iş kazası olarak nitelendirilemez.

2 5510 sayılı Kanun'un 25 ve 26 ıncı maddeleri malüllük aylığı bağlama şartlarını düzenlemiştir. Anılan madde; 4/a ve 4/b’li sigortalılar için “...çalışma gücünün veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az % 60’ını kaybettiği...” Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca usulüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbi belgelerin incelenmesi sonucu Kurumun Sağlık Kurulunca tespit edilenlerin malul sayılacağı belirtilmiştir.

Anılan Kanun’un 26’ncı maddesinde ise; “Sigortalıya malûllük aylığı bağlanabilmesi için sigortalının;

a)25 inci maddeye göre malûl sayılması,

b)En az on yıldan beri sigortalı bulunup, toplam olarak 1800 gün veya başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malûl olan sigortalılar için ise sigortalılık süresi aranmaksızın 1800 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olması,

c)Malûliyeti nedeniyle sigortalı olarak çalıştığı işten ayrıldıktan veya işyerini kapattıktan veya devrettikten sonra Kurumdan yazılı istekte bulunması, halinde malûllük aylığı bağlanır. Ancak, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanların kendi sigortalılığı nedeniyle genel sağlık sigortası primi dâhil, prim ve prime ilişkin her türlü borçlarının ödenmiş olması zorunludur.” hükmü getirilerek, “malullük aylığı” bağlanma şartları düzenlenmiştir.

Diğer taraftan da 5510 sayılı Kanun'un 25 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “….Ancak, sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce sigortalının çalışma gücünün %60'ını veya vazifesini yapamayacak derecede meslekte kazanma gücünü kaybettiği önceden veya sonradan tespit edilirse, sigortalı bu hastalık veya özrü sebebiyle malûllük aylığından yararlanamaz.” Hükmü ile aylık bağlama engeli öngörülmüştür.

Hal böyle olunca somut olayda davacının eşi sigortalı vefat etmiş olduğundan hak sahiplerine vazife malullüğü aylığı bağlanamayacağı dikkate alınmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

3 Mahkemece davacının talebinin ölüm aylığı isteği olduğu değerlendirmesinde bulunularak, Kurumdan, sigortalı eşin sicil dosyası getirtilmeli, sigortalının ölümünden önce 506, 2926, 2925, 5434 ve benzeri Yasalara tabi sigortalılık sürelerinin bulunup bulunmadığı araştırılmalı, davacı yönünden ölüm aylığı tahsisi için 5510 sayılı Kanun'un 32/2 a maddesi dikkate alınmalı, ilgili madde” Ölüm aylığı;

a) En az 1800 gün malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş veya 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için, her türlü borçlanma süreleri hariç en az 5 yıldan beri sigortalı bulunup, toplam 900 gün malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş,” “...durumda iken ölen sigortalının hak sahiplerine, yazılı istekte bulunmaları halinde bağlanır. Ancak, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanların hak sahiplerine aylık bağlanabilmesi için ölen sigortalının genel sağlık sigortası primi dahil kendi sigortalılığından dolayı prim ve prime ilişkin her türlü borcunun olmaması veya ödenmesi şarttır.” hükmünü içermekte olduğundan sigortalının madde kapsamındaki şartları gerçekleşip gerçekleşmediği irdelenmeli, davacının Kuruma tahsis için başvuru tarihi gözetilmeli, anılan Kanunun zamanaşımı ve hakkın düşmesi başlıklı 99. maddesinin, "Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, iş kazalarıyla meslek hastalıkları ve ölüm sigortalarından hak kazanılan gelir ve aylıklar, hakkı doğuran olay tarihinden itibaren beş yıl içinde istenmezse zamanaşımına uğrar. Bu durumda olanların gelir ve aylıkları yazılı istek tarihini takibeden aybaşından itibaren başlar.", hükmü ile 5510 sayılı Kanun'un, zamanaşımı, hakkın düşmesi ve avans başlıklı 97. maddesinin "Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, iş kazası, meslek hastalığı, vazife malullüğü ve ölüm hallerinde bağlanması gereken gelir ve aylıkların, hakkın kazanıldığı tarihten itibaren beş yıl içinde istenmeyen kısmı zamanaşımına uğrar. Kuruma müracaat etmemenin haklı bir sebebe dayandığını genel hükümlere göre ispat edenler hakkında, yukarıdaki hükümler uygulanmaz...." hükmü gözetilerek, varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve hatalı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir." belirtilerek eksik inceleme ve araştırma ile verilen hüküm bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak, meydana gelen kazanın bir iş kazası olduğu ancak ...'un, davalı Belediyede itfaiye eri olarak görev yapması nedeniyle 5510 sayılı Kanun'un 4/1 c statüsüne tabi çalışan olması nedeniyle kısa vadeli sigortalılık hükümlerinin ... yönünden uygulanma imkanının bulunmaması nedeniyle 5510 sayılı Kanunu 25 ve 26. Maddeleri gereğince değerlendirme yapmak gerektiği, 4/1 c statüsünden geride kalanlara ölüm aylığı bağlanabilmesi için en az 1800 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olma şartı ile 47 nci maddede yazılı sebeplerle kazaya uğramış, malullük, vazife malullüğü veya yaşlılık aylığı almakta iken veya malullük, vazife malullüğü veya yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanmış olup henüz işlemi tamamlanmamış şartlarının birlikte yerine gelmesi gerektiği değerlendirilmiş, ...'un toplam 1718 prim ödeme gün sayısının olduğu tespit edilmiş bu doğrultuda 1800 gün şartının yerine gelmediği anlaşılmakla davanın kısmen kabul kısmen reddi ile yargılamaya konu kaza olayının iş kazası olduğunun tespitine, davacının ölüm aylığına hak kazanmadığı değerlendirilmekle, bu yöndeki taleplerinin ve iptaline yer olmadığı değerlendirilen kurum işleminin iptali taleplerinin reddine dair karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili vekili temyiz dilekçesindeki beyanında özetle; gelen belge ve bilgilere istinaden prim hizmet zamlarının müteveffanın hizmetine eklenmesi ile müteveffanın 1918 prim hizmet gününe hak kazandığının tespiti ile bu tespit doğrultusunda yasal şartlar oluştuğundan davanın kabulü ile ölüm aylığına hak kazandığının tespit edilmesine karar verilmesi gerektiğini beyanla kısmen red kararının bozulmasını istemiştir.

Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesindeki beyanında özetle; boğulma olayının iş yapılırken veya işin yapılması nedeniyle meydana gelmediğini, kazayla iş arasında uygun neden sonuç bağının bulunmaması nedeniyle iş kazası olarak kabul edilemeyeceğini, yazılı delil olmadan tanık beyanları ile ispat edilmesinin mümkün olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

Davalı ... vekili temyiz dilekçesindeki beyanında özetle; 5510 sayılı Kanun'un 47 nci maddesi uyarınca davacının eşinin vazife malulü sayılamayacağını, boğulma olayının iş yapılırken veya işin yapılması nedeniyle meydana gelmediğini, kazayla iş eğitim arasında uygun neden sonuç bağının bulunmadığını, kazanın iş kazası olarak kabulünün mümkün olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, 4/1 c statüsünde bulunan Kurum sigortalısının ölümünün iş kazası olduğunun tespiti, aksine kurum işleminin iptali ile ölüm tarihinden itibaren vazife malullüğü aylığının bağlanması istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 297 nci maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 25 ve 26 ıncı maddeleri ve ilgili maddeler

  1. Değerlendirme

İnceleme konusu eldeki davacının murisi ...'un Büyükşehir Belediye Başkanlığında itfaiye eri olarak açıktan atanma suretiyle ilk defa 15.04.2011 tarihinde 4/1 c kapsamında göreve başladığı,dosya içinde bulunan 04.08.2011 tarihli iş kazası tutanağına göre, Sel ve Su Üstü Arama ve Kurtarma Eğitimi için Şile ilçesine bağlı Karacaköy'de bulunan itfaiye istasyonuna gelindiği, 13:30'da öğle yemeğini yedikten sonra personel yorulduğu için serbest zaman kararı verildiğini, saat 14:40 civarı denize girmek için 10 kişinin hareket ettiği, ...'un denizden çıkamayarak boğulduğunun tutanak altına alındığı, birleştirilen hizmetleri ile birlikte 4 yıl 8 ay 28 gün hizmetinin bulunduğu belirtilerek olayın iş kazası olduğunun tespiti ve aylık bağlanması istenmiş olup Mahkemece bozmaya uyularak yargılamaya konu kaza olayının iş kazası olduğunun tespitine, davacının ölüm aylığına hak kazanmadığı değerlendirilmek suretiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş ise de, bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmediğinden hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.

Meydana gelen olay neticesinde vefat eden ..., davalı Belediyede itfaiye eri olarak görev yapmakta olup 5510 sayılı Kanun'un 4/1 c statüsüne tabi çalışandır. İş kazası halleri 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinde düzenlenmiş olup, iş kazası ve meslek hastalığı, mevzuatımızda kısa vadeli sigorta kolları arasında sayılmıştır. 5510 sayılı Kanun ile 4/a statüsünde hizmet akdi ile çalışanlar ve 4/b statüsünde kendi adına bağımsız çalışanlar iş kazası ve meslek hastalığı sigortası kapsamına alınmıştır. Anılan Kanunun 4. maddesinin sondan ikinci fıkrasında "Bu Kanun'un kısa vadeli sigorta kollarına ilişkin hükümleri bu maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı sayılanlara bu kapsamda oldukları sürece uygulanmaz" denilmek suretiyle 4/c kapsamında çalışanlar kısa vadeli sigorta hükümlerinin uygulandığı iş kazası ve meslek hastalığı kapsamı dışında bırakılmıştır. Dolayısıyla 4/1 c statüsündeki sigortalının maruz kaldığı olay iş kazası olarak nitelendirilemeyeceğinden olayın iş kazası olduğuna ilişkin tespit hatalıdır.

Davacı yönünden ölüm aylığı tahsisi talebine ilişkin olarakta; 4/1 c sigortalısı ...'un hizmet cetveline göre 518 gün 4/1 a ve 1200 gün 4/1 c olmak üzere toplam 1718 prim ödeme gün sayısının olduğu, müteveffanın itfaiye eri olduğu, 5510 sayılı yasanın fiili hizmet zammı başlıklı 40 ıncı maddesinin 15 nolu alt bendi gereğince itfaiye veya yangın söndürme işlerinde çalışanların yangında geçen sürelerini 360/ 60 oranı ile fiili hizmet süresi zammı verileceği düzenlendiğinden itfaiye eri olan davacının yangınla mücadelede geçen sürelerinin tespiti gerekmektedir. Bu kapsamda davacının itfaiye eri olarak çalıştığı işverenlikten puantaj kayıtları ve taşıt görev emirleri getirtilerek yangınla mücadelede geçen süre belirlenmeli, anılan düzenleme gereği tespit edilen sürenin maddede belirtilen orana tekabül eden süre fiili hizmet süresi zammı olarak davacı murisinin mevcut hizmetlerine salt sigortalılık süresi olarak eklenerek Mahkemece 5510 sayılı Kanun'un 32/2 a maddesindeki şartlar irdelenip oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

12.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürecibozmadankararistinafyargılamatemyizkısmenkabulmahkemekararııdavaıııilkderecebozulmasınaııcevapsonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:20:24

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim