Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/7750
2023/9528
11 Ekim 2023
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/406 E., 2023/458 K.
HÜKÜM/KARAR: Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 46. İş Mahkemesi
SAYISI: 2021/70 E., 2022/936 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı müvekkilinin davalı iş verenlikte 10.09.2003 10.10.2011 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığını, çalıştığı dönemlerin bir kısmının sigortasının yatırıldığını, ancak bir kısım çalışmalarının SGK'ya bildirilmediğini, iş akdinin davalı iş verenlik tarafından haksız ve önelsiz olarak fesh edildiğini belirterek, davacı müvekkilinin 10.09.2003 17.11.2005 tarihleri arasında davalı şirkete ait iş yerinde hizmet akdine bağlı olarak kesintisiz olarak çalıştığının tespitini, fazla çalışma, UGBT, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacaklarının faizleriyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, işçilik alacakları talebine ilişkin dava tefrik edilmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davalı Şirkete ait işyerinin 19.01.1995 tarihinde 5510 sayılı Kanun kapsamına alındığını ve işyerinin halen faal olup bu işyerinden SGK’ya davacının (17.11.2005 17.03.2006) ve (22.05.2006 08.10.2011) dönemine ilişkin hizmetlerinin noksansız olarak bildirildiğini, davacının herhangi bir ihbar ve şikayetinin bulunmadığını, 506 sayılı Kanun'un 79/1 inci maddesine göre çalıştırılan işçilerin sigorta primleri hesabına esas tutulan kazançlar toplamı prim ödeme gün sayıları ile sigorta primlerini gösteren kayıt ve belgelerin kuruma bildirilmesi mecburiyetinin işverene ait olduğunu, bu kayıtların tutulmamasından SGK'nın sorumlu tutulamayacağını, sigortalı bir çalışmadan bahsedilebilmesi için çalışmanın varlığının kanıtlanması gerektiğini beyanla, davanın reddini istemiştir.
- Davalı vekili cevap dilekçesinde; şirketlerinde market müdürlüğü veya magaza müdürlüğü gibi bir müdürlük görevlendirmesi ya da statüsünün bulunmadığını, davacının vasıfsız işçi olarak ve asgari ücretle SGK’ya bildirilen sürelerde çalıştığını, eksik bildirim yapıldığı iddiasının doğru olmadığını beyanla, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ..."davacının SGK kayıtlarında çalışmasının 17.11.2005 17.03.2006 ve 22.05.2006 10.10.2011 tarihleri arasında olduğu görülmüştür. Davacı çalışmasının kesintisiz olduğunu iddia etmişse de dinlenen bordro tanıklarından ... bir keresinde davalı işyerindeki bir tartışmadan dolayı kendisinin, davacının ve ...'in işten ayrıldığını, kendisinin 3 ay sonra işe yeniden başladığını, davacının kendisinden önce tekrar çalışmaya başladığını ancak ne kadar süre ayrıldığını bilmediğini beyan etmiş, bordro tanığı ... ise birlikte çalıştıkları dönemde bir ara sorun olduğunu, davacının işten ayrıldığını, sonradan yeniden çalışmaya başladığını, davacının çalışırken manav reyonundaki diğer bir işçi ile tartışma yaşadığını, bu nedenle 20 gün 1ay kadar işten ayrıldığını, bunun izin olmadığını, daha sonra tekrar çalışmaya devam ettiğini beyan etmiştir. Bordro tanıklarının anlatımları ile de belirlendiği üzere , davacının bir dönem işyerindeki bir çalışanla yaşadığı tartışma sonrasında işten ayrıldığı ve sonradan tekrar çalışmaya başladığı, 17.03.2006 22.05.2006 arasındaki bu dönemde işyerinde çalışmasının olmadığı , dolayısıyla 17.11.2005 tarihinden sonra sigorta kayıtlarında görünmeyen bu dönem yönünden kesintisiz çalıştığının tespitine ilişkin talebinin de yerinde olmadığı belirlenerek bu talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacının 17.11.2005 17.03.2006 ve 22.05.2006 10.10.2022 tarihleri arasındaki çalışmasının kesintisiz olarak SGK'ya bildirildiği, dolayısıyla bu dönemler yönünden dava açmakta hukuki yararının olmadığı anlaşılmakla, bu dönemler yönünden talebinin hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. " gerekçesi ile davacının 17.11.2005 17.03.2006 dönemi ile 22.05.2006 10.10.2011 dönemine ilişkin hizmetinin SGK kayıtlarında yer alması nedeniyle bu döneme ilişkin olarak dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından istemin reddine, davacının 17.03.2006 22.05.2006 döneminde davalı işverenlikte çalıştığının ispat edilememesi nedeniyle bu döneme ilişkin hizmet tespiti talebinin reddine, davacının 10.09.2003 17.11.2005 dönemine ilişkin tespit talebinin 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, İlk Derece Mahkemesince eksik inceleme neticesinde karar verildiğini, bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, İlk Derece Mahkemesinin hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu yönündeki kararının yerinde olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını, davanın kabulünü istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "somut olayda; davacının davalı şirkette 17.11.2005 17.03.2006, 22.05.2006 10.10.2011 tarihleri arası çalışmalarının kuruma bildirildiği anlaşılmaktadır. Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır. Yasada yer alan 5 yıllık süre hak düşürücü olup mahkeme tarafından kendiliğinden nazara alınması gerekir. Mahkemece dinlenen bordrolu tanıklar davacının davalı işyerinde çalışmaya bir süre ara verdiğini beyan ettikleri, davacının kesintisiz çalıştığını ispat edemediği, çalışmasının kesintisiz olmadığı anlaşıldığından mahkemenin, 17.11.2005 tarihinden önceki hizmet tespiti talebinin hak düşürücü süreye uğradığı yönündeki değerlendirmesinin yerinde olduğu, dosya kapsamı mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı" gerekçeleri ile istinaf isteminin esastan reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesi ile aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 86 ıncı maddesinin dokuzuncu fıkrası hükümleridir.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve özellikle bordro tanıkların beyanları ile dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:21:41