Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/7267

Karar No

2023/9491

Karar Tarihi

11 Ekim 2023

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/2491 E., 2022/611 K.

KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Eskişehir 2. İş Mahkemesi

SAYISI: 2017/904 E., 2019/1102 K.

Taraflar arasındaki iş kazasına dayalı maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle ; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; müvekkilinin davalı işyerinde üretim işçisi olarak çalışmakta iken 08.04.2010 tarihinde bobin dilme makinesinde bıçak temizleme ve bileyleme işi yapması esnasında sağ elinin bıçak ve bobin arasında sıkışması sonucunda sağ el 1. parmağının 2. boğumdan koptuğunu, kazanın meydana gelmesinde davalı işverenin kusurunun bulunduğunu, davalının iş güvenliği ve işçi sağlığı ile ilgili gerekli tedbirlerin hiçbirini almadığını, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 15.000,00 TL Maddi, 20.000,00 TL Manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacı işçinin 06.07.2010 tarihinde istifa ederek işten ayrıldığını, davacının eğitimli olduğunu, sözkonusu iş kazasında davacının ağır kusurunun bulunduğunu, davanın Ak Sigorta şirketine ihbarına karar verilmesini beyanla davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk derece Mahkemesince"...Mahkememizce tarafların kusur oranlarının tespiti için dosyamız 3 kişilik Makine Mühendisi A sınıfı iş güvenliği uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, raporda kazazede davacı işçi ...'ın %20 oranında kusurlu olduğu, davalı işveren ... İzolasyon ve Bant A.Ş'nin meydana gelen iş kazasında %80 oranında kusurlarının bulunduğu tespit edilmiştir.

Mahkememizce hesap yönünden aldırılan aktüerya bilirkişisi ... imzalı bilirkişi raporunda 08.04.2010 tarihinde iş kazasında yaralanarak %21 oranında bedensel güç kaybına uğrayan davacı ...'ın 117.115,65 TL maluliyetten dolayı maddi tazminat alacağının bulunduğu tespit edilmiştir.

Davacının manevi tazminat talebi yönünden ise; olayın oluş şekli, kusur oranı, maluliyet oranı, davacının yaşı, hak ve nesafet kuralları gözönüne alınarak davacı lehine takdiren 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir.

Tüm bu nedenlerle maddi ve manevi tazminat davasının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle "1 Davanın kabulü ile,

117.115,65 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili, müvekkiline atfedilen kusur oranının çok yüksek ve haksız olduğunu, davacının maluliyet oranı kesinleştirilmeksizin yapılan hesaplamalar doğrultusunda maddi tazminat talebinin kabulü ve kaza tarihinden 7 yıl gibi bir süre sonra davacının ibrasına rağmen çok yüksek manevi tazminata hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, kusur raporuna itirazlarının gerekçesiz olarak reddedildiğini, davacının iş güvenliği konusunda her türlü eğitimi aldığının mübrez belgelerle sabit olduğunu, davacının kazanın meydana geldiği bobin makinasında bulunan switch butonuna basmaması sebebi ile tamamen kendi dikkatsizliği ve kusurlu davranışı ile kazaya maruz kaldığını, manevi tazminat bakımından davacının davalı ... ibra ettiğine dair belgeye rağmen mahkemece manevi tazminata hükmedildiğini, kaza sebebi ile davacıya 28.07.2010 tarihinde 500,00 TL, 06.08.2010 tarihinde 500,00 TL, 20.08.2010 tarihinde 3.183,00 TL olmak üzere toplam 4.183,00 TL ödeme yapıldığı, davacının kendi el yazılı beyanı ile söz konusu ödemeleri kaza sebebi ile tazminat olarak aldığını ve işvereni ibra ettiğini, mahkemece yapılan ödeme ve ödeme tarihinden itibaren işlemiş faizin gerekçeli kararda dahi tartışılmadığını, manevi tazminat tutarı çok yüksek olup sebepsiz zenginleşme mahiyetinde olduğunu, maluliyet oranının Adli Tıp Kurumu nezdinde de tespiti ve kesinleştirilmesinin gerektiğini, maluliyet oranına bağlı olarak yapılan hesabın değişeceğini, aktüerya hesap raporuna gerekçeli itirazlarının değerlendirilmediğini, hatalı hesaplama sonucu karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkeme hükmü yerinde görülerek istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, iş kazasına dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve devamı maddeleri ile 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanunun 13 ve 16 ncı maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun 4 ncü maddesi

  1. Değerlendirme

1.İnsan yaşamının kutsallığı çevresinde işverenin, işyerinde işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesinin açık buyruğu iken, 4857 sayılı Kanun'un 77 nci ve devamı bir kısım maddeleri 30.06.2012 tarih ve 28339 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 37 nci maddesiyle, 01.01.2013 tarihinde yürürlüğe girmek üzere yürürlükten kaldırılmış olup, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, işverenin sağlık ve güvenlik önlemlerini alma yükümünü daha ayrıntılı bir biçimde düzenlemiştir.

  1. Buna göre, 6331 sayılı Kanun’un "İşverenin Genel Yükümlülüğü" kenar başlıklı 4 üncü maddesinde:

"İşveren, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü olup bu çerçevede;

a)Mesleki risklerin önlenmesi, eğitim ve bilgi verilmesi dahil her türlü tedbirin alınması, organizasyonun yapılması, gerekli araç ve gereçlerin sağlanması, sağlık ve güvenlik tedbirlerinin değişen şartlara uygun hale getirilmesi ve mevcut durumun iyileştirilmesi için çalışmalar yapar.

b)İş yerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uyulup uyulmadığını izler, denetler ve uygunsuzlukların giderilmesini sağlar.

c)Risk değerlendirmesi yapar ve yaptırır.

ç)Çalışana görev verirken, çalışanın sağlık ve güvenlik yönünden işe uygunluğunu gözönüne alır.

d)Yeterli bilgi ve talimat verilenler dışında ki çalışanların hayati ve özel tehlike bulunan yerlere girmemesi için gerekli tedbirleri alır." hükmü düzenlenmiştir.

Aynı Kanun’un 5 inci maddesinde de risklerden korunma ilkeleri düzenlenmiştir. Buna göre maddede, "İşverenin yükümlülüklerinin yerine getirilmesinde aşağıdaki ilkeler göz önünde bulundurulur:

a)Risklerden kaçınmak,

b)Kaçınılması mümkün olmayan riskleri analiz etmek,

c)Risklerle kaynağında mücadele etmek,

ç)İşin kişilere uygun hale getirilmesi için iş yerlerinin tasarımı ile iş ekipmanı, çalışma şekli ve üretim metotlarının seçiminde özen göstermek, özellikle tekdüze çalışma ve üretim temposunun sağlık ve güvenliğe olumsuz etkilerini önlemek, önlenemiyor ise en aza indirmek,

d)Teknik gelişmelere uyum sağlamak,

e)Tehlikeli olanı, tehlikesiz veya daha az tehlikeli olanla değiştirmek,

f)Teknoloji, iş organizasyonu çalışma şartları, sosyal ilişkiler ve çalışma ortamı ile ilgili faktörlerin etkilerini kapsayan tutarlı ve genel bir önleme politikası geliştirmek,

g)Toplu korunma tedbirlerine, kişisel korunma tedbirlerine öncelik vermek,

ğ)Çalışanlara uygun talimatlar vermek." hükmü yer almaktadır.

  1. Görüldüğü üzere, işverenin çalışanlarla ilgili sağlık ve güvenliği sağlama yükümünün genel çerçevesi, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 4 üncü maddesinde çizilmiştir. Bu çerçevede işverenin, “çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü” olduğu belirtildikten sonra, yapacağı ve uymakla yükümlü bulunacağı birtakım esaslara yer verilmiştir. Bunun gibi 5 inci maddede, işverenin anılan yükümlülükle gerçekleştireceği korunma sırasında uyacağı ilkeler belirlenmiştir. 10 uncu maddede ise, işyerinde sağlık ve güvenlik sağlanırken, işverenin yapacağı risk değerlendirmesi çalışmasında dikkate almakla yükümlü bulunduğu hususlar belirlenmiştir (Hukuk Genel Kurulu’nun 09.10.2013 tarih 2013/21 102 Esas 2013/1456 sayılı kararı).

  2. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 4 üncü ve 5 inci maddeleri ile bunu uygun olarak çıkarılan iş güvenliği yönetmelikleri hükümleri, işverenin sorumluluğunu objektifleştiren kriterler olarak değerlendirilmelidir. Bu sebeple mevzuatta yer alan teknik iş güvenliği kurallarına uyulmaması işverenin kusurlu davranışı olarak kabul edilmelidir. Ancak, işveren sadece anılan yazılı kurallara değil, yazılı olmayan ve teknolojinin gerekli kıldığı önlemlere aykırı davrandığında da kusurlu görülerek oluşan zararı karşılamalıdır.

  3. Öte yandan, objektifleştirilen kusur, kusur sorumluluğunu kusursuz sorumluluğa yaklaştırsa da, onu kusursuz sorumluluk haline dönüştürmez. Çünkü, bu halde dahi işverenin sorumluluğu için kusurun varlığı şarttır. Kusurun objektifleştirilmesi kriterinin yanısıra, Türk Borçlar Kanunu’nun 417/2 nci maddesinin, Anayasa hükümleri ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 4 üncü maddesi kapsamında yorumlanması da işverenin sorumluluğunu oldukça genişletecektir.

  4. Yukarıda belirtilen açıklamalar doğrultusunda; işvereni zararlandırıcı olay nedeniyle sorumluluk halinden kurtaracak olan durum iş sağlığı ve güvenliği alanındaki ihmalleri ile oluşan zarar arasındaki uygun nedensellik bağının kesildiğini ispat etmekten ibarettir. Hukuk Genel Kurulu’nun 20.03.2013 tarih 2012/21 1121 E. 2013/386 sayılı kararında da belirtildiği üzere uygun nedensellik bağı üç durumda kesilebilir. Bunlar mücbir sebep, zarar görenin kusuru ve üçüncü kişinin kusurudur. Bu hallerden birinin varlığı halinde işverenin sorumluluğuna gidilmesi mümkün değildir.

  5. İş kazası hukuki sebebine dayalı tazminat davalarında olayın gerçekleşme şeklinin tarafların gösterdiği deliller dikkate alınarak her türlü şüpheden uzak bir şekilde ortaya konulması ve giderek kusur oranlarının bu olaya uygun şekilde belirlenmesi gerektiği açıktır.

  6. Dosya kapsamı incelendiğinde, hükme esas alınan kusur raporunda, davacının bobin dilme makinesinde bıçak temizleme ve bileyleme işi yapması esnasında sağ elinin bıçak ve bobin arasında sıkışması sonucu sağ el 1. parmağı 2. boğumdan kopması şeklinde belirleme yapıldığı, iş sağlığı ve güvenliği konusunda yeterli dikkat ve özenin gösterilmemesi, iş güvenlik eğitimi verilmemesi, geniş bir kontrol mekanizmasının kurulmaması, ve sağlık raporunun aldırılmaması ile birlikte makine de kaza öncesi ve sonrası emniyet switchinin bulunmadığı, ekipmanların hareketli parçalarıyla temas riskinin kazaya yol açabileceği hallerde, ekipmanda tehlikeli bölgeye ulaşmaya mani olacak veya bu bölgeye ulaşılmadan ekipmanın hareketli ve tehlikeli kısımlarının durmasını sağlayacak otomatik tertibatın yaptırılmadığı, kazanın meydana geldiği bobin dilme makinesinin kapağında emniyet switchi bulunmadığı halde, kapak açık ve çalışmakta iken çapak alma ve bileyleme işinin yaptırıldığı, kapaklarda otomatik durdurucu sistemin bulunmadığı hususları da belirtilerek kusur oran ve aidiyeti cihetine gidilmiş ise de, kusur raporunun yetersiz olduğu anlaşılmıştır.

9.Her ne kadar aldırılan kusur raporunda yukarıdaki tespitlere göre belirlemeye yapılmış ise de, somut olayın tam olarak tespit edilemediği, kazanın hangi makinede ne şekilde meydana geldiği tespit edilip, makinede bulunması gereken ve kusura esas olan hangi tertibatların eksik olduğu ile kazaya konu olayın bu tertibatlardan hangisinin bulunmaması durumunda meydana geldiği somut olarak belirlenmeksizin soyut ifadelere dayalı kusur raporunun hükme dayanak alınması isabetsiz bulunmuştur.

  1. Mahkemece belirtilen hususları içerecek şekilde konusunda uzman bilirkişi heyetinden kusur raporu alınıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekmektedir.

Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

  1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

  2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizkaldırılmasınavı.kararımahkemesiderecebozulmasınaortadan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:21:41

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim