Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/9547
2023/9471
10 Ekim 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI: 2017/180 E., 2022/273 K.
KARAR: Kısmen kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ... Başkanlığında 02.04.2003 ila 30.06.2014 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki, görev, husumet ve zamanaşımı iddialarının olduğunu davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 05.11.2015 tarih ve 2014/334 Esas, 2015/342 Karar sayılı kararıyla; "Davanın kısmen kabulü ile kısmen reddi ile davacının kesintisiz olarak çalıştığı 06.05.2008 30.06.2014 tarihleri arasında sigorta primi ödenmeyen 13.07.2009 14.01.2010 tarihleri arasında 182 gün, 14.07.2010 17.01.2011 tarihleri arasında 184 gün, 15.07.2010 01.04.2012 tarihleri arasında 257 gün ve 15.05.2012 30.06.2014 tarihleri arasında 1126 gün olmak üzere toplam 1749 gün asgari ücretle hizmet akdine bağlı olarak sigortasız çalıştığının 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin 8 inci fıkrası gereğince sigortalılık süresi olarak tespitine," karar verilmiştir.
IV.BOZMA VE BOZMADANDAN SONRAKİ YARGILAMA SURECİ
A.Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesi'nin 05.11.2015 tarih ve 2014/334 Esas. 2015/342 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesi'nin 09.05.2017 tarih. 2016/482 Esas. 2017/3796 Karar sayılı kararı ile "Yapılacak iş, davalı ...'den davacıya ücret ödenip ödenmediğini sormak, davalı ... nezdindeki ihtilaflı döneme ait ücret tediye bordrolarının ve puantaj kayıtlarının tamamının aslını veya onaylı ve okunaklı örneklerini getirtmek, ücret ödeme bordrolarında davacının imzasının bulunup bulunmadığını saptamak, davacının işyeri özlük dosyasının eksiksiz ve onaylı bir örneğini işyerinden istemek, işveren kuruluşun davacı ile ilgili yetkili şef. amir, müdür, muhasebe çalışanı gibi yetkili kişilerini dinlemek, davacının ihtilaflı dönemde ücretini ne şekilde aldığını araştırmak, bu konuda davacının beyanını almak, ücretini nasıl aldığını, kim tarafından nasıl ödendiğini sormak, açıklamasını istemek, bu dönemde çalıştığına ve ücret aldığına ilişkin belgeleri getirtmek, davacının resmi kayıtlara geçmeyen dönemlerde çalıştığını ve ücretini aldığını gösterir belgelerin ibraz edilememesi halinde bunun nedenini araştırmak ve haklı ve izah edilebilir bir nedene dayanıyor ise bu takdirde tanık sözlerine itibar etmek, kamu kurumu olan davalı işyerinde iicrat alma iddiasının yazılı belgelerle ispat edilebiliceği göz önünde bulundurularak sonucuna göre karar vermekten ibarettir. " gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulduktan sonra verilen temyiz incelemesine konu kararla, "...davalı ... Başkanlığının 20.09.2019 tarihli müzekkere cevabıyla maaş bordrosunun olmadığı ve ödemelerin elden yapıldığının bildirildiği. 19.06.2020 tarihli müzekkere cevabıyla birtakım maaş bordrosu ve ödeme evraklarının gönderildiğinin bildirildiği, davacı tanığı ...'in davacının 2003 yılında işe başladığını, kendisinin 2010 yılında işten ayrıldığını. 2003 ila 2010 yılları arasında davacının kesintisiz çalıştığını beyan ettiği, dinlenen kamu tanığı Mevliit Yağız'ın davacının 2003 2012 yılları arasında kesintisiz çalıştığını, mevsimlik işçi statüsünde olduğunu, mevsimlik işçilerin 5 ay 29 gün geçince belediyeye ceza gelmesini engellemek amacıyla çıkışının yapıldığını ancak çalışmalarının devam ettiğini beyan ettiği, iş yeri kayıtları tutulurken gereken özenin gösterilmediği, tanık beyanlarına itibar edilebileceği, yapılan bilirkişi incelemesi ile davacının. 448 sicil numaralı iş yerinde Mahkememizin 05.11.2015 tarih ve 2014/334 E 2015/342 K sayılı kararının davacı tarafından temyiz edilmediği hususu da dikkate alınarak 13.07.2009 ila 14.01.2010 tarihleri arasında 182 gün. 14.07.2010 ila 17.01.2011 tarihleri arasında 184 gün, 15.07.2011 ila 01.04.2012 tarihleri arasında 257 gün hizmet akdine dayalı olarak asgari ücret ile çalıştığı kanaatine varıldığı." gerekçesiyle "Davanın kısmen kabulü ile davacı ...'ın, davalı ... Başkanlığının 448 sicil numaralı iş yerinde 13.07.2009 ila 14.01.2010 tarihleri arasında 182 gün. 14.07.2010 ila 17.01.2011 tarihleri arasında 184 gün, 15.07.2011 ila 01.04.2012 tarihleri arasında 257 gün hizmet akdine dayalı olarak asgari ücret ile çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesi'nin 07.10.2020 tarih ve 2020/49 Esas, 2020/605 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle, hak düşürücü sürenin geçtiğini, yersiz açılan davanın reddi gerektiğinden bahisle kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı Kurum vekili, hak düşürücü sürenin geçtiğini, Kurumun dava açılmasına sebep olmadığından aleyhe yargılama gideri ve vekalet ücreti verilmemesi gerektiğini, davanın reddi gerektiğinden bahisle kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7 nci maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün. 2006/9 508 E., 2006/521 sayılı kararı)
Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK)
- Değerlendirme
Eldeki davada, davacının çalışmalarının geçtiğini ileri sürdüğü işyeri Belediye olup bir kamu kuruluşudur. Bu nedenle, davalı işyerinde resmi kayıtlara dayanılması ve ücretlerin yazılı belge ile ödenmesi esastır. Kuruma bildirilmeyen dönemlerdeki ücret belgeleri ve bu dönemde davacıya ücret ödenip ödenmediği, ödeme yapılmışsa kim tarafından ödendiğinin araştırılması gerekir.
Mahkemece bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; kamu kuruluşu olan Belediyede elden ücret ödeme iddiasına itibar edilmesi ve kamu tanıkları ... ve ...'ün beyanlarında davacının mevsimlik işçi olarak çalıştığını beyan etmeleri karşısında bozma gereğinin yerine getirildiğinden bahsedilemez.
Mahkemece uyulan bozma ilamında da açıklandığı üzere; yapılacak iş. davalı ...'den davacıya ücret ödenip ödenmediğini sormak, davalı ... nezdindeki ihtilaflı döneme ait ücret tediye bordrolarının ve puantaj kayıtlarının tamamının aslını veya onaylı ve okunaklı örneklerini getirtmek, ücret ödeme bordrolarında davacının imzasının bulunup bulunmadığını saptamak, davacının işyeri özlük dosyasının eksiksiz ve onaylı bir örneğini işyerinden istemek, işveren kuruluşun davacı ile ilgili yetkili şef, amir, müdür, muhasebe çalışanı gibi yetkili kişilerini dinlemek, davacının ihtilaflı dönemde ücretini ne şekilde aldığını araştırmak, davacının resmi kayıtlara geçmeyen dönemlerde çalıştığını ve ücretini aldığını gösterir belgelerin ibraz edilememesi halinde bunun nedenini araştırmak ve haklı ve izah edilebilir bir nedene dayanıyor ise bu takdirde tanık sözlerine itibar etmek, kamu kurumu olan davalı işyerinde ücrat alma iddiasının yazılı belgelerle ispat edilebiliceği göz önünde bulundurularak sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
10.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:22:24