Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/9870
2023/9436
10 Ekim 2023
MAHKEMESİ: İş Mahkemesi
SAYISI: 2020/36 E., 2023/303 K.
KARAR: Ret
Taraflar arasında görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalılardan işverene ait işyerinde 20.12.2005 – 01.05.2013 tarihleri arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen hizmetlerinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddia ettiği tarihlerde davalı yanında çalışması olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın hak düşürücü süreden reddinin gerektiğini, hizmet akdinin en önemli unsurunun ücret olduğunu, dava dilekçesinde bu hususta bir açıklama olmadığı gibi yapılan iş hakkında da bilgi verilmediğini, hizmet tespit davalarının kamu düzenini ilgilendirmesi sebebiyle çalışma olgusunun hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde ispatlanması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemenin 18.06.2015 tarihli ve 2014/234 2015/347 E.K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı taraf vekillerince temyiz isteminde bulunması üzerine Dairemizin 21.12.2015 tarihli ve 2015/20147 2015/22625 E.K. sayılı ilamı ile "Dosya kapsamından, dinlenen davacı tanıklarının davalı işyerinden bildiriminin bulunmadığı, bordro tanıklarının talep konusu dönemde çalışmadıkları, daha sonraki dönem çalışanları olduğu, ihtilaflı dönemde davacı ile çalışan bordro tanıklarının re'sen tespit edilerek dinlenilmediği, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiği anlaşıldığından, mahkemece yapılacak işin; davalı işyerine ait ruhsat kayıtları celp edilerek, işyerinin hangi tarihten itibaren faal olduğu, haftanın tamamında, hafta içi ve hafta sonu çalışma yapılıp yapmadığı belediyeden sorulmalı, birlikte çalıştığı kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurulmalı, özellikle talep konusu dönemde bildirimli çalışması olan bordro tanığı ... ve ...'nün bilgilerine başvurulmalı, bordrolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, davalı işyerinin çalışanları emniyete bildirim yükümlülüğü bulunup bulunmadığı araştırılarak, davacı adına bildirim yapılıp yapılmadığı sorulmalı, ayrıca talep konusu dönemde, mezkur işyerinde, hıfzısıhha, belediye veya zabıta marifetiyle herhangi bir denetim yapılıp yapılmadığının araştırılması, yapıldı ise söz konusu raporların irdelenerek, davacı ile ilgili herhangi bir kaydın bulunup bulunmadığı hususunun tespit edilmesi ayrıca tespiti istenen dönemde davalı işyerinde Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, başkaca bir kurum tarafından bir denetleme yapılıp yapılmadığı, çalışanların isimleri ile sağlık raporlarının ilgili kurumlara bildirilip bildirilmediği sorulmalı, bozmadan önce dinlenen tanıklar ile sonradan dinlenen tanık anlatımları arasında çelişki olursa giderilmeli ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi" gerektiği belirtilerek hüküm bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 19.06.2018 tarihli ve 2016/64 2018/278 E.K. sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ile bozmadan sonra tekrar beyanları alınan ve önceki beyanları ile de karşılaştırma yapılmak suretiyle dinlenen davacı tanıklarının beyanları, davalı ve bordro kayıtlı tanıkların ifadelerinden, davacının davalı işyerine ara sıra yardım amaçlı geldiği, sürekli çalışması olmadığı, davacının iddialarının ispata yeterli bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
C. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine Dairemizin 17.10.2019 tarihli ve 2018/5948 2019/7608 E.K. sayılı ilamı ile "Dosyadaki kayıt ve belgelerden; işyerinin 2002 yılından beri işletildiği, işyerin davalı Kurum tarafından 20.01.2010 tarihinde kapsama alındığı, davacının, uyuşmazlık konusu dönemde davalı işyerinden veya başka bir işyerinden bildirimli çalışması bulunmadığı, dinlenen davacı tanıklarının davacının çalıştığı, dinlenen bir kısım davalı tanıkları ise arasıra yardım amaçlı çalıştıkları, bir kısım tanıklar hiç çalışmadığı yönünde bir biriyle çelişir şekilde beyanda bulundukları, ihtilaflı dönemde çalışan bordro tanığı ...’nün re'sen tespit edilerek dinlenilmediği, komşu işveren çalışanları ve işverenlerin tespit edilmeksizin eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiği anlaşıldığından, mahkemece yapılacak işin; özellikle talep konusu dönemde bildirimli çalışması olan bordro tanığı ...'nün bilgilerine başvurulmalı, Belediye Başkanlığından komşu işyeri ruhsat sahipleri, vergi dairesi müdürlüğünden komşu işyeri mükellefleri ve Sosyal Güvenlik Kurumundan komşu işyeri işveren ve çalışanları tespit edilmeli ve var ise komşu işyeri muhtarlık kayıtları celp edilmeli, bir kısım tanıkların yardım amaçlı çalıştığı yönündeki beyanları karşısında çalışmanın tam zamanlı mı kısmi zamanlı mı çalıştığı, çalışma kısmı zamanlı ise ne zaman çalıştığı belirlenerek gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar verilmelidir" şeklindeki gerekçeyle hüküm bozulmuştur.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 01.06.2023 tarihli ve 2020/36 2023/303 E.K. sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, bozma kararı doğrultusunda ihtilaflı dönemde çalıştığı tespit edilen bordro tanığı ...'nün çok kısa süre çalıştığını, tarafları tanımadığını belirtir dilekçe ile şahitlik yapmak istemediğini bildirdiği, vergi kayıtlarına göre ihtilaf konusu dönemde komşu işyeri işleteni olduğu tespit edilen tanık ...'in huzurda alınan beyanında söz konusu hamama yakın bir yerde işyeri bulunduğunu ancak tarafları tanımadığını, dava konusuyla ilgili bilgisi bulunmadığını bildirdiği, bu tespit ve kabule göre, dosya kapsamında toplanan deliller, bozma kararları doğrultusunda yapılan araştırmalar ve komşu işyeri tanığının beyanı birlikte değerlendirildiğinde, davacının davalı işverenin işlettiği “Dayıoğlu Hamamında” 20.12.2005 01.05.2013 tarihleri arasında sürekli çalıştığı yöndeki iddiasının ispata yeterli olmadığı, mevcut delil durumuna göre davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; bozma sonrası mahkemece gerekli ve yeterli araştırma yapılmadığını, dosya kapsamında beyanı alınan tanıklar; ..., ..., ..., komşu işyeri tanıkları ... ve ..., bordro tanığı ...'ın davacının davalıya ait işyerinde çalıştığını ifade ettikleri, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının, davalıya ait işyerinde 20.12.2005 – 01.05.2013 tarihleri arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespitine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
1.Davanın yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7 nci maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
2.Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirir. (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 tarihli, 2006/9 508 E., 2006/521 sayılı Kararı).
Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).
- Değerlendirme
İnceleme konusu eldeki davada, davacı, davalı işverene ait işyerinde 20.12.2005 – 01.05.2013 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitini istemiş, Mahkemece bozma ilamına uyularak, davanın reddine karar verilmiş ise de bozma gereğinin yerine getirildiğinden bahsedilmesi mümkün değildir.
Yapılacak iş; davacının, davalıya ait işyerinde kimlerle birlikte çalıştığı yönünden beyanı alınmalı, çalıştığı dönemdeki komşu işyeri çalışanlarının kimler olduğu sorulmalı, bu kişilerin tespiti ile davacının çalışmasına yönelik ifadeleri alınmalı, ilgili kurumlara yazılan müzekkerelere gelen cevabi yazılar yetersiz olduğundan, re'sen araştırma ilkesi doğrultusunda Sosyal Güvenlik Kurumu, belediye, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle davalı işyerine komşu işyerleri ayrıntılı bir şekilde araştırılmalı, işyerlerinin uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı çalışanları, yoksa işyeri sahipleri tespit edilerek, davacının çalışmasının niteliği ve süresine ilişkin bilgi ve görgülerine başvurulmalı, davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek, oluşacak sonucuna göre karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine,
Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
10.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:22:24