Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/9796
2023/9356
9 Ekim 2023
MAHKEMESİ: İş Mahkemesi
SAYISI: 2023/50 E., 2023/768 K.
KARAR: Kısmen Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen ödeme emrinin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davacı ...'nun ... Kulübü'nde 30.05.2019 ile 21.09.2019 tarihleri arasında yönetim kurulu üyesi olduğunu, herhangi bir imza ve ilzam yetkisi bulunmaksızın genel sekreter olarak çalıştığını, buna rağmen davalı kurum tarafından davacıya 2019/043933, 2019/043932, 2019/048142, 2019/048140, 2019/048141, 2019/048143 sayılı ödeme emirlerinin tebliğ edildiğini, ilgili mevzuat hükümleri gereği davacının borçtan sorumlu tutulamayacağını beyan ederek davacının borçlu olmadığının tespiti ile adına düzenlenen ödeme emirlerinin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Kurum vekili, davacının 30.05.2019 tarihinde yönetim kurulu üyeliğine seçildiğini, 13.10.2019 tarihinde ayrıldığının tespit edildiğini, 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesi ve 6183 sayılı Kanun hükümleri gereği davacının sorumlu olduğunu beyan ederek açılan davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 29.04.2021 tarihli ve 2020/273 Esas, 2021/287 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 29.09.2022 tarihli ve 2021/1034 Esas, 2022/1840 Karar sayılı kararıyla; İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından, anılan yasal düzenlemeler ve yapılan açıklamalar çerçevesinde, dosyadaki bilgi ve belgelere göre somut olayda, davacının ... Kulübünde ödeme emirlerinde yer alan borç dönemlerinde yönetim kurulu üyesi olduğu, ancak temsil ve ilzam yetkisinin bulunmadığı görüldüğünden, ayrıca asıl borçlu ... Kulübü Derneği hakkında düzenlenen idari para cezasından, temsil ve ilzama yetkili kişi sıfatı ile hareket edenlerin şahsen sorumlu tutulamayacağı belirgin olduğundan kararın vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1 b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Daire kararında; Mahkemece, davacıya yönelik düzenlenen idari para cezası varlığı halinde, yukarıda açıklanan prosedür çerçevesinde, 506 sayılı Kanun’un 140. maddesi uyarınca başlatılmış prosedürün bulunup bulunmadığı araştırılmalı, varlığı saptandığında idari para cezasının kesinleşmesi olgusu bekletici sorun yapılarak idari para cezalarının kesinleşip kesinleşmediği belirlenmeli, yapılacak araştırma sonucu, davacıya yönelik düzenlenen idari para cezası kararının bulunmadığının belirlenmesi halinde ise, cezaların şahsiliği ve kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkelerine göre, asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen idari para cezasından davacının şahsen sorumlu olmayacağı gözetilmeli, primlere ilişkin ödeme emirleri yönünden kabul kararı verilmesi yerinde ise de, idari para cezasına ilişkin ödeme emri yönünden öncelikle idari para cezasının davacının şahsında tahakkuk ettirilip ettirilmediği araştırılmalı, sonucuna göre karar verilmelidir yönünden karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; yapılan yargılama, toplanan deliller, bozma ilamı üzerine getirtilen tüm bilgi ve belgeler ile aldırılan ek rapor doğrultusunda; somut olay değerlendirildiğinde; dava konusu edilen ödeme emri idari para cezasına ilişkin olup; idari para cezasına kurum nezdinde itiraz edilmekle birlikte itirazın reddine ilişkin Komisyon kararının tebliği üzerine 5510 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinde öngörülen 30 günlük süre içinde İdare Mahkemesi'nde dava açılmadığından idari para cezasının varlığı kesinleşmiştir. Artık kesinleşen ve kurum alacağına dönüşen idari para cezasının tahsili için başlatılan takip kapsamında ödeme emri gönderilmesi üzerine mahkememize açılan ödeme emrinin iptali davasında mahkememizce idari para cezasının usule ve Kanun'a uygun olup olmadığı konusunda değerlendirme yapılması hukuken olanaklı olmadığı gibi, "borcun olmadığı" yönünde bir itirazın ileri sürülmesi de mümkün değildir, ödeme emrine itiraz eden davacı sadece borcun kısmen ödendiği ya da zamanaşımına uğradığı yönündeki itirazlara dayanabilir. Somut olayda davacının kısmen ödeme ya da zamanaşımına yönelik bir itirazının bulunmadığı gözetildiğinde idari aşamada kesinleşen idari para cezasına ilişkin kurum işleminin yerinde olduğu anlaşılmış ve 2019/043933, 2019/043932, 2019/048140, 2019/048141, 2019/048143 sayılı ödeme emirlerinin iptaline, davacının bu ödeme emirleri nedeni ile davalıya herhangi bir borcu olmadığının tespitine, 2019/048142 sayılı ödeme emri yönünden talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, kısmen kabul kararının yerinde olmadığı, bütün ödeme emirlerinin iptaline karar verilmesi gerektiği yönlerinden kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı Kurum vekili, Kurum işleminin yerinde olduğu, yeterli inceleme yapılmadığını, davanın ispatlanamadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanunun 88 nci maddesidir.
- Değerlendirme
1.Davacı temyizi yönünden;
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, 6100 sayılı Kanun’un 362 nci maddesinde öngörülen kesinlik sınırına tabidir.
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre davacı vekili yönünden temyize konu edilen miktar karar tarihi itibariyle kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kalmaktadır. Bu nedenle davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmesi gerekmektedir.
- Davalı Kurum temyizi yönünden;
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı/ birleşen dava davacısı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
09.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:23:43