Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/9550

Karar No

2023/9321

Karar Tarihi

5 Ekim 2023

MAHKEMESİ: İş Mahkemesi

SAYISI: 2022/202 E., 2022/299 K.

KARAR: Kısmen kabul

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında İlk Derece Mahkemesince verilen davanın kısmen kabulüne dair kararına karşı süresi içinde taraf ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; verilen karara karşı davalı ve fer'i müdahil kurum vekillerinin temyiz isteminde bulunması üzerine verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin davalı işveren yanında ... plakalı aracında dolmuş soförü olarak çalıştığını beyanla davalıya ait dolmuşta 01.02.2014 20.09.2016 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili, ... plakalı aracın müvekkili tarafından kullanıldığını, her sabah 06:00 17:00 saatleri arası Keçiören Sanatoryum Ulus hattında çalışıp, bunun dışında çalışma olmadığını, müvekkilin aracı tek başına kullandığını, durakta 15 civarı bekleyen dolmuş şoförü olup ihtiyaç halinde bunlardan faydalanıldığını, davacının da bu şekilde ihtiyaç olunduğunda bazı günler 11:00 17:00 saatleri arası part time davalıya ait aracı kullandığını, müvekkilinin çalışma şekline göre şoföre ihtiyaç olmadığını, taraflar arasında hizmet akdi bulunmadığını, davacıya en son 2015 Eylülünde 1 gün süreyle aracın verildiğini, bundan sonra davacıyı görmediğini, davanın reddini istemiştir.

Fer'i müdahil Kurum vekili, 6552 sayılı Kanun 64 üncü maddesine göre feri müdahil olan Kurum aleyhine hüküm kurulmamasını, varsa çalışma olgusunun usulünce ispatlanması gerektiğini, Kurum işlemlerinin yerinde ve yasal mevzuata uygun olup, davanın reddi gerektiğini bildirmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 22.06.2020 tarihli ve 2017/355 E., 2020/102 K. sayılı kararı ile "Taraflara ait SGK kayıtları, vergi kayıtları, iş yeri şahsi sicil dosyasının bulunmadığına ilişkin yazı cevabı, kamu tanığı tespitine ilişkin zabıta araştırma yazı cevabı, ilgili tüm kayıt ve belgeler getirtilerek dosya içine alınmış, tarafların delilleri toplanmış, tanıklar dinlenmiş, davalı işveren minibüsünde şoför olarak isimleri belirtilen kişiler tanık olarak dinlenmiş, davacı ehliyet bilgilerine ve davalı işverene ait minibüs plaka bilgilerine göre dava konusu dönem içerisinde kesilen trafik ceza kayıtları getirtilmiş, minibüsün durağı saptanıp dava konusu dönemde durakta çalışanlar ve durağa komşu işyeri çalışanları zabıta aracılığıyla belirlenip tanık olarak dinlenmiş, uzman bilirkişi raporu aldırılmış, ayrıntılı ve gerekçeli olup dosya kapsamına uygun düşmekle hükmen esas alınmıştır.

... 9. İş Mahkemesi 2017/799 esas sayılı dava dosyası dosyamız içine alınmış, incelendiğinde, tarafların aynı olup, bir kısım işçilik alacakları talepli olup, yargılama sırasında deliller toplanıp, bilirkişi raporu aldırılıp, HMK 165/1 maddesi gereği dosyamızın sonuçlanıp kesinleşmesine kadar yargılamanın bekletilmesine karar verildiği görülmüştür.

Getirtilen belgelere göre, SGK kayıtları ile davalı adına işyeri tescil kaydının bulunmadığı, vergi kayıtlarına göre dava konusu edilen dönem itibarıyla davalının ... plakalı aracın 1/2 hissesini alarak gerçek usul ticari kazanç vergisinden minibüs/dolmuş işletmeciliği faaliyetine başladığının, 10.07.2014 tarihinde aracın 1/2 hissesini de aldığının, 01.01.2015 tarihinden itibaren basit usul ticari kazanç vergisine geçip faaliyetine devam ettiğinin bildirildiği, ... Minibüscüler Esnaf Odası yazı cevabıyla J plakalı araç sahiplerinin kayıtları olup, hatta çalışan şoför ve görevlilerinin bilgilerinin mevcut olmadığının belirtildiği, toplanan deliller, taraf ve kamu tanık anlatımları, yazı cevapları ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında hizmet akdi bulunup bulunmadığına ilişkin yapılan değerlendirmeye göre, belirtilen hususlar birlikte gözetildiğinde davalının vergi kaydının oluşu, davalının aracı genellikle kendisinin kullanıp ihtiyaç olduğunda diğer zaman diliminde günün belli saatlerinde davacının kullanımına tahsis ettiği savunmasına göre, vardiyalı çalışmayı düzenleme yetkisinin davalı işverende olduğu, davacının ücret karşılığı çalıştığı, aralarında hizmet akdi olduğu, tanık ve kamu tanık anlatımlarına göre 2016 yılı kurban bayramına kadar çalıştığı beyan edilmekle davacının davalı ...'ye ait ... plakalı tescilsiz minibüs işletmesi işyerinde, 01.02.2014 11.09.2016 tarihleri arası hizmet akdiyle çalıştığı, yine 5510 sayılı Kanun 80 inci maddesi hükümleri gözetildiğinde 5510 sayılı Kanun'a tabi günlük brüt asgari ücret üzerinden çalıştığı sonucuna ulaşıldığı" gerekçesiyle;

"Davanın kısmen kabulü ile,

Davacının davalıya ait araçta 01.02.2014 11.09.2016 tarihleri arası dönemsel prime esas asgari kazanç ile çalıştığının tespitine, fazla istemin reddine" karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF

A.İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:

Davacı vekili, Mahkeme kararının kaldırılması gerektiği, Mahkemece işçinin ücreti bakımından eksik inceleme ile karar verildiği, eksik ve yanlış değerlendirmeye dayalı raporunu ve bu rapora dayanan yerel mahkeme kararına itirazları bulunduğunu beyanla kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili, Mahkeme kararının eksik incelemeye dayalı olduğunu, yerel mahkemece yeterince bordro tanığı dinlenmeksizin verilen kararın eksik incelemeye dayalı olduğunu, davacının haksız davasının reddi gerekirken aksi yönde karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyanla kararın kaldırılmasına ve haksız davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Fer'i müdahil Kurum vekili, kararın eksik araştırmaya dayalı olduğunu beyanla kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 14.03.2022 tarih ve E.2020/1155, K.2022/316 sayılı kararı ile "Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacı taraf 01.02.2014 20.09.2016 tarihleri arası davalıya ait ... plakalı aracında kesintisiz şoför olarak çalıştığını belirttiği, söz konusu aracın davalı adına tescilli olduğu, davacı adına davalı tarafından herhangi bir bildirim yapılmadığı, davalının Ekim/2013 tarihinden itibaren vergi kaydı bulunduğu, davacı tarafından gösterilen tanık ile kolluk aracılığıyla tespit edilen ve aynı zamanda durak başkanı olan tanık davacının çalıştığını beyan etmişlerdir.

Somut olayda, tanık beyanları dikkate alınarak verilen karar yerinde olmuştur.

Bu nedenlerle dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurularının esastan reddine" karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

  1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

Dairenin 26.05.2022 tarih ve E.2022/5322, K.2022/7976 sayılı kararında;"... yasal düzenleme ve açıklamalar ışığı altında inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, eldeki davada, dava dilekçesinin talep kısmında davacının 01.02.2015 20.09.2016 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitini talep ettiği, Mahkemece kısmen kabul kararı verilerek 01.02.2014 11.09.2016 tarihleri arasında geçen sürelerin tespitine karar verildiği anlaşılmakla; davacıya talebi açıklattırılmalı, dava dilekçesi içeriğinde 01.02.2014 20.09.2016 tarihleri arasında çalıştığını belirtmesi karşısında aradaki çelişki giderilerek sonucuna göre bir karar verilmesi" gerektiği belirtilerek söz konusu karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Yargılama, Yargıtay bozma ilamında belirtilen hususlar ve tüm dosya kapsamına göre; davacının Yargıtay ilamında belirtilen şekilde talep sonucunu açıkladığı 06.07.2022 tarihli dilekçesinde; dava dilekçesi netice ve talep kısmında sehven 01.02.2015 20.09.2016 tarihleri arası tespit talep edildiğini, Yargıtay bozma kararında belirtildiği ve dosyaya sunulan 08.08.2019 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde de izah edildiği üzere dava dilekçesi içeriğindeki taleplerinin, davacının 01.02.2014 20.09.2016 tarihleri arası çalışmasının tespiti olduğu belirtilmiş olup, Yargıtay ilamında belirtilen çelişki giderilerek, davanın kısmen kabulüne " karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili, kararın eksik araştırma ile verildiğini beyanla davanın kabulünü ve kararın bozulmasını talep etmiştir.

Fer'i müdahil Kurum vekili, kararın eksik araştırma ile verildiğini beyanla davanın kabulünü ve kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk
  1. 01.10.2011 günü yürürlüğe girerek 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununu yürürlükten kaldıran 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Taraf ehliyeti” başlığını taşıyan 50’inci maddesinde, medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olanın, davada taraf ehliyetine de sahip olduğu belirtilmiştir. Buna göre taraf ehliyeti, davada taraf olabilme yeteneği olup, medeni (maddi) hukuktaki medeni haklardan yararlanma (hak) ehliyetinin medeni usul hukukunda büründüğü şekildir. Medeni hukuktaki haklara ve borçlara sahip olma ehliyeti hak ehliyetini oluşturmakta, gerçek ve tüzel kişiler bakımından geçerli olmaktadır. Hak ehliyeti bulunan her gerçek ve tüzel kişi, davada taraf olabilme ehliyetine de sahiptir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 28 inci maddesinde ise, kişiliğin, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlayıp ölümle sona erdiği ve çocuğun hak ehliyetini, sağ doğmak koşuluyla ana rahmine düştüğü andan başlayarak elde ettiği hüküm altına alınmış olup, gerçek kişilerin kişiliği ve bununla medeni haklardan yararlanma (hak) ehliyeti ölümle sona erdiğinden, ölmüş kişinin taraf ehliyeti bulunmamaktadır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114 üncü maddesinde, taraf ve dava ehliyetine sahip olunması, dava şartı olarak düzenlenmiş ise de; anılan Yasanın tarafta iradi değişikliği düzenleyen 124/3 üncü maddesinde, maddi bir hatadan kaynaklanan ve ya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebinin, karşı tarafın rızası aranmaksızın hakim tarafından kabul edileceği belirtilmiştir.

  1. Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7 nci maddesi gereğince 506 sayılı Kanunun 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanunun 86/9 uncu maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.

Bu tür davalarda mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.

  1. Değerlendirme

1.Eldeki davada, 24.10.2013 tarihli vergi yoklama fişinde davalıya ait araçla ilgili olarak; "22.10.2013 tarihli araç satış sözleşmesi ile ... plakalı minibüsün alındığı, Keçiören Ulus arası yolcu taşıması yapıldığı, aracın 1/2 hisseye sahip olduğu, Vergi Dairesinin ... vergi numaralı ortaklık numarasına kayıtlı olduğu"; 11.07.2014 tarihli Vergi yoklama fişinde ise "10.07.2014 tarihli noter sözleşmesi ile 1/2 hisse sahibinden satın alarak tam hisseli olarak ticari faaliyetine devam ettiği" ibarelerinin yer aldığı, noter onaylı araç satış sözleşmesi ile davalı ...'in ortağı Doğan Pekdemir'den aracın 1/2 hissesini satın aldığı, davacının talep ettiği tespit dönemine ilişkin çalışmaların bir kısmının dava dışı Doğan Pekdemir'le ortak olunan dönemde geçtiği anlaşılmakta olup davanın kamu düzenine ilişkin niteliği gereği HMK. 124 üncü maddesi dikkate alınmak suretiyle, adı geçen şahsa karşı husumet yöneltmesi için davacıya mehil verilmeli, davaya dahil edilen şahsın göstereceği tüm deliller toplandıktan sonra yapılacak değerlendirme ile oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

  1. İlk Derece Mahkemesi kararının Sair Hususlar İncelenmeksizin BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürecibozmadancevapkarartemyizyargılamakısmenkabulkararımahkemesiderecebozulmasınaıvistinafsonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:24:28

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim