Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/8525
2023/9242
5 Ekim 2023
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/1188 E., 2023/1353 K.
KARAR: Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 3. İş Mahkemesi
SAYISI: 2022/512 E., 2023/63 K.
Taraflar arasındaki aksine Kurum işleminin iptali ile kazalı...'in ölüm nedeninin 08.07.2021 tarihli kazanın iş kazası olmadığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili, davalıların murisi...'in müvekkiline ait işyerinde çalışırken, Bakış Pazarlama Müh. Emlak Danışmanlık İnşaat San. Tic. Ltd. Şti.'ye ait ".....Yunusemre ..." adresinde yapılan inşaatta asansör boşluğuna düşerek ağır yaralandığını, daha sonra kazazede işçinin iyileşmesi üzerine 04.08.2021 tarihinde taburcu işlemleri yapılarak evine gittiğini ve tedavisinin evde devam ettiğini, her gün kan sulandırıcı ilaçlarını alması konusunda doktorlar tarafından bilgi verildiğini, evde bakımı devam ederken 08.09.2021 tarihinde aniden fenalaştığını ve ölüm belgesinden anlaşılacağı üzere "Pulmoner Embolizm, Akut Kor Pulmonale" nedeniyle vefat ettiğini beyanla, müteveffa işçi...'in ölüm nedeninin iş kazasına bağlı olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP
- Davalı Kurum vekili; dava konusu kaza olayı ile ilgili tahkikat devam ettiğinden, tahkikatın tamamlanmasının beklenmesi gerektiğini, müteveffanın hastane kayıtlarının, adli tıp raporlarının müvekkili Kurumun tahkikat sonucunun, varsa ceza dosya sonucunun incelenerek sonuca varılması gerektiğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalılar kendi adına asaleten, çocukları ..., ... ve ...'e velayeten ... vekili, müvekkillerinin murisi...'in davacı işverene ait işyerinde çalışırken, Bakış Pazarlama Müh. Emlak Danışmanlık İnşaat San. Tic. Ltd. Şti.'ye ait "Hafsa Sultan Mah. Mimar Sinan Bulvarı No: 174 Yunusemre ..." adresinde yapılan inşaatta asansör boşluğuna düşerek ağır yaralandığını, daha sonra murisin tedavi gördükten sonra 04.08.2021 tarihinde belden aşağı felç olarak hastaneden taburcu edildiğini, geçirdiği iş kazası sonucunda 08.09.2021 tarihinde fenalaştığını, yüksekten düşmeye bağlı olarak gelişen komplikasyonlar sebebiyle vefat ettiğini, müteveffanın ölümünün iş kazası sonucunda meydana geldiğini, ölüm ile iş kazası arasında illiyet bağı bulunduğunu, davacı tarafın iş hukukundan kaynaklı tazminat sorumluluğundan kurtulabilmek maksadı ile hiçbir somut delile ve gerçekliğe dayanmayan dava açtığını beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ...SGK Yüksek Sağlık Kurulunun 11.04.2022 tarih 2022/7126 sayılı kararı ile son olarak sigortalının ölümünün 08.07.2021 tarihinde geçirdiği iş kazasına bağlı olduğu kabul edilerek kurum tarafından olayın iş kazası nedeniyle vefat olduğu yönünde tespitin yapıldığı anlaşılmaktadır.
Konuyla ilgili ... CBS'nin yürütmekte olduğu 2021/20602 soruşturma sayılı dosyasında ATK'dan rapor aldırılmış olup, 1.Adli Tıp İhtisas kurulu yapmış olduğu incelemede, Menemen Devlet hastanesi tarafından düzenlenen 08.09.2021 tarihli ölüm belgesini de inceleyecek şekilde kişinin ölümünün genel bedel travmasına bağlı çok sayıda kırık ve birlikte iç organ yaralanmasından gelişen iç kanama, pünomotoraks, omurilik yaralanması ve gelişen komplikasyonları sonucu meydana gelmiş olduğunu tespit ettiği, kişinin 08.07.2021 tarihli kazasıyla 08.09.2021 tarihli vefatı arasında illiyet bağı bulunduğunun tespitinin yapıldığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki temel uyuşmazlık davacının geçirdiği iş kazası nedeniyle vefatıyla arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı ile davacı tarafın iddia ettiği gibi kan sulandırıcısının yapılmaması halinin ölüme etkisi olup olmayacağı noktasında toplanmaktadır. Dinlenen dava tanıkları beyanlarında, morg ve cenaze işlemleri esnasında vefat eden işçinin kayınpederinden işçiye birkaç gündür kan sulandırıcı iğnesinin vurulmadığını duyduklarını beyan etmişsede davalılar tanığı olarak dinlenen ... beyanında, hemşire olarak çalıştığını, vefat eden işçiye eve getirildiği tarihten itibaren doktorun reçete ettiği kan sulandırıcı iğnesini vurduğunu beyan ettiği görülmüştür. Yine davalılar tanığı beyanında, işçi ile evde yaklaşık iki ay boyunca en geç iki günde bir olacak şekilde fizik tedavi hareketlerini beraber yaptıklarını beyan ettiği de görülmektedir. Tüm bu beyanlar dosya arasındaki SGK ve CBS evrakları, mahkememizce ATK 3.İhtisas Dairesine gidilmesi koşulunun iş kazasından kaynaklı maluliyet oranının tespiti talepleriyle sınırlı olduğu ile bir arada değerlendirildiğinde, özellikle ATK 1.İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan rapor içeriğinde de işçinin vefatıyla iş kazası arasında illiyet bağı bulunduğunun tespit edildiği, davalılar murisinin kan sulandırıcı kullanmamasından kaynaklı bir ihmal varsa da bunun olayı iş kazası olmaktan çıkaracak ağırlıkta ve illiyet bağını kesecek şekilde değil kusur oranlarını etkileyecek şekilde olması, SGK'nın da olayı iş kazası olarak değerlendirmesi dikkate alınarak ... " gerekçesine dayalı olarak "Davanın reddine, " karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili, hukuki dinlenilme hakkına aykırı olarak talepleri değerlendirilmeksizin eksik incelemeye dayalı karar verildiğini, sadece tanık ifadeleri ile çözüme gidildiğini, müteveffa işçiye otopsi yapılmadığını, 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu gerekirse de Genel Kuruluna sevk yapılarak rapor alınması gerekirken sadece tanık beyanlarına dayalı karar verildiğini beyanla, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, Yüksek Sağlık Kurulunun 11.04.2022 tarih 2022/7126 sayılı kararı ile sigortalının ölümünün 08.07.2021 tarihinde geçirdiği iş kazasına bağlı olduğu kabul edilerek Kurum tarafından olayın iş kazası nedeniyle vefat olduğu yönünde tespitin yapıldığı, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/20602 Soruşturma sayılı dosyasında 1.Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından yapılan incelemede, Menemen Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 08.09.2021 tarihli ölüm belgesi de incelenerek kişinin ölümünün genel beden travmasına bağlı yüz, klavikula, çok sayıda omur ve kot kırıkları ile birlikte iç organ yaralanmasından gelişen iç kanama, pnömotoraks, omurilik yaralanması ve gelişen komplikasyonları sonucu meydana gelmiş olduğunun tespit edildiği, kişinin 08.07.2021 tarihinde meydana gelen iş kazası ile 08.09.2021 tarihli vefatı arasında illiyet bağı bulunduğunun tespitinin yapıldığı anlaşılmakla, davacının ileri sürdüğü hususların illiyet bağının varlığına değil kusur olgusuna ilişkin olduğu gözetildiğinde, buna göre mahkeme kararının yerinde olduğu belirgin bulunduğundan, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; kazalı...'in ölüm nedeninin 08.07.2021 tarihli kazanın iş kazası olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile
- 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi hükümleri
3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıdaki yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:24:28