Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/9166
2023/9241
4 Ekim 2023
MAHKEMESİ: İş Mahkemesi
SAYISI: 2022/141 E., 2023/146 K.
KARAR: Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen sigorta başlangıcının tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, ... sicil sayılı dosyada işlem gören ... Tıbbi Cihaz Tic. ve San. Ltd. Şti.'nde 27.09.1983 tarihinde çalışmaya başladığını; işveren tarafından ilk işe giriş bildirgesinin davalı Kuruma verildiği ve 1983 yılı 3. dönem bordrosundan da anlaşılacağı üzere müvekkilinin sigorta primlerinin de ödendiğini, müvekkili tarafından 24.02.2010 tarih ve 3005303 varide sayılı dilekçe ile 1983/3. dönemine ilişkin çalışmalarının hizmet döküm cetveline eklenmesi için talepte bulunduğu, ancak davalı Kurum tarafından 1983/3. dönem bordrolarına arşiv kayıtlarında rastlanamadığından bahisle talebinin reddedildiğini beyanla; müvekkilinin sigortalılık başlangıç tarihinin 27.09.1983 tarihi olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde, müvekkili Kurum kayıtlarının incelenmesinden, davacı adına 148221.35 sicil sayılı dosyada işlem gören ... Tıbbi Cihaz San ve Tic. Ltd. Şti. unvanlı işyerinden verilen 27.09.1983 tarihli ilk işe giriş bildirgesi ile sigortalılık tescilinin yapıldığı, bu işyerinde müvekkili Kuruma bildirilen 1983/3. dönem bordrosunda davacının isminin bulunmadığını; sigortalı sayılmak için işe giriş bildirgesinin verilmiş olmasının yeterli olmadığını, davacının fiili çalışma olgusunun somut deliller ile kanıtlanması gerektiğini beyanla davanın reddi gereğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 20.10.2014 tarihli, 2014/276 Esas 2014/709
Karar sayılı kararıyla; davanın davanın hukuki yarar yokluğundan reddine, karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 20.05.2015 tarihli ve 2015/18 E. 2015/3127 K. sayılı ilamında,"... her ne kadar davacının hizmet döküm cetvelinin incelenmesinde, 18 yaşından önce, 1984 tarihinde, uzun vadeli sigorta kollarına tabi prim ödemesi mevcut ise de, davacının talebi kabul edildiği takdirde, 18 yaşını doldurduğu tarihten önce, tespitini istediği tarihteki bir günlük çalışması için ödenecek olan malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri, prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edileceğinden, davacının dava açmakta hukuki yararı bulunduğunun kabulü gerekirken, Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözardı edilerek, davanın reddine karar verilmesi isabetsizdir...." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesinin Direnme Kararı
İlk Derece Mahkemesinin 22.01.2020 tarihli, 2015/131 Esas, 2015/272 Karar sayılı ilamı ile "...Bozma ilamında da belirtildiği üzere, 18 yaşından önceki döneme ilişkin sigortalılık başlangıç tespiti olanaklı bulunmadığı ve davacının 18 yaşı itibariyle esas alınacak sigortalılığı bulunduğu için, eldeki dava sonucu kurulacak hüküm, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin belirlenmesi üzerinde etkili olmayacaktır ki bu da sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti yönünden eldeki davada hukuki yarar yokluğunun kabulü sonucunu doğurmakta; buna karşın sigortalılık süresi yönünden inceleme gereği dile getirilmektedir. Bu durumda, usul ekonomisi ilkesi uyarınca gereksiz zaman ve para kaybına yol açacak, yargılamanın amacıyla bağdaşmayacak bir faaliyet içerisine girilmesi gereksiz bulunduğu gibi; konu hakkında aynı tür uyuşmazlıkların temyiz incelemesini yapan Yargıtay 21. Hukuk Dairesi kararlarının, 10. Hukuk Dairesine oranla farklı ve mahkememiz ilk kararındaki yaklaşımla uyumlu bulunduğu dikkate alınarak konunun kişilerin hukuki güvenliği yönünden içtihat aykırılığını giderecek biçimde çözüme kavuşturulması gerektiği dikkate alınarak, önceki kararda direnme yoluyla aşağıdaki hüküm fıkrası oluşturulmuştur..." gerekçesiyle,"Yargıtay 10. Hukuk Daire Başkanlığı’nın 26.02.2015 tarih ve 2015/18 Esas 2015/3127 Karar sayılı bozma ilamına uyulmayarak önceki kararda direnilmesine, davanın hukuki yarar yokluğundan reddine" karar verilmiştir.
C.Direnme Kararının Temyizi
Mahkemenin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili, bozma gerekçeleri yerine getirilmeden ve eksik inceleme ile kurulan hükümün bozulması gerektiğini belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.
D. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı
1.Dairemiz tarafından incelemede, Daire kararının yerinde olduğu belirtilerek temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.
2.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 30.04.2019 tarihli ve 2015/10 3338 E. ve 2019/50 K. sayılı ilamı ile "...davacı ...’nin ... Tıbbi Cihaz Tic. ve San. Ltd. Şti. unvanlı işyerinde çalışmaya başladığı tarihte 18 yaşından küçük olduğundan sigorta başlangıç tarihi 506 sayılı Kanun’un 60 ıncı maddesinin “G” bendi uyarınca 18 yaşını doldurduğu tarihten itibaren başlayacak, 18 yaşından önceki süreler için ödenen malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri ise prim ödeme gün sayılarının hesabına dâhil edilecektir.
Prim ödeme gün sayısına dâhil edilen malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri ise hem yaşlılık aylığı bağlanma koşullarında hem de yaşlılık aylığının hesaplanmasında dikkate alınacaktır. Bu nedenle davacının sigorta başlangıcının tespiti davası açmasında hukuki, korunmaya değer ve güncel bir yararı bulunduğu kabul edilmelidir.
Hâl böyle olunca yukarıda açıklanan sebeplerle, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uymak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır..."gerekçesiyle direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
E. Hukuk Genel Kurulunun Bozma Kararına Göre İlk Derece Mahkemesince Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 18.03.2021 tarihli, 2019/233 Esas, 2021/122 Karar sayılı ilamı ile kararı ile davanın kabulü ile davacı ... Ekinci'nin ... Tıbbi Cihaz San. ve Tic. Ltd. Şti. ünvanlı 148221.35 sicil nolu işyerinde 27.09.1983 tarihinde hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle 1 gün süre ile çalıştığının tespiti ile 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesi uyarınca sigortalılık başlangıcının 18 yaşını doldurduğu 16.05.1988 tarihi olduğunun tespitine, bu tarih öncesi 1 günlük çalışma süresinin prim gün sayısına eklenmesine karar verilmiştir.
F. Birinci Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 12.01.2022 tarihli ve 2021/10889 E. 2022/277 K. sayılı ilamında,"....16.05.1970 doğum tarihli olan davacının, tespitini istediği tarihte 13 yaşında olduğu, diğer taraftan 01.01.1984 tarihinden itibaren yine aynı işyerinden bildirimlerinin bulunduğu, 27.09.1983 tarihli işe giriş bildirgesinin süresinde kuruma verildiği, işyerinin kapsamda olduğu, ilgili tarihlerde bildirimi bulunan tanık Hüseyin’in, davacının çırak olarak işi öğrenmeye çalıştığını ancak hangi tarihlerde çalıştığını tam olarak bilemediğini belirttiği anlaşılmakla, her ne kadar davalı Kurum nezdinde ilgili döneme ait bordro bulunmuyor ise de, davacının sunmuş olduğu bordro bilgilerinden o dönemde çalışanların tespiti yoluna gidilerek ulaşılabildiği takdirde beyanlarına başvurulmak suretiyle hizmet akdi kapsamında bir çalışmanın olup olmadığı araştırılmalı, yine davacının yaşı dikkate alınarak okul durumu araştırılmalı, işe giriş bildirgesinin tek başına davayı aydınlatmak için yeterli olmadığı dikkate alınarak, eylemli çalışmanın var olup olmadığı, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir..." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
G. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Tüm dosya kapsamı dikkate alındığında davacının ... Mesleki Eğitim ve Çıraklık Merkezi'nde herhangi bir kaydının olmadığı, tanık beyanları dikkate alındığında davacının, davalı iş yerinde 27/09/1983 tarihinde çalıştığı, çalışmalarının çıraklık olarak nitelendirilemeyeceği, haftanın 5 günü tam mesai şeklinde çalışan davacının (tanık ifadelerinden doğrulandığı üzere) çalışmalarının diğer işçiler gibi olduğu, meslek ve sanatın değil, üretim ile ilgili çalışmalara öncelik verildiği anlaşılmakla, yeniden davanın kabulüne karar verilmiş..." gerekçesiyle davanın kabulü ile, davacı ... 'nin ... Tıbbi Cihaz San. ve Tic. Ltd. Şti. ünvanlı 148221.35 sicil nolu işyerinde 27.09.1983 tarihinde hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle 1 gün süre ile çalıştığının tespiti ile 506 sayılı yasanın 60/G maddesi uyarınca sigortalılık başlangıcının 18 yaşını doldurduğu 16/05/1988 tarihi olduğunun tespitine, bu tarih öncesi 1 günlük çalışma süresinin prim gün sayısına eklenmesine,
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili davanın reddinin gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C.Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 27.09.1983 tarihinin sigorta başlangıcı olarak tespiti istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ,
-
506 sayılı Kanun'un 2 nci, 6 ncı, 9 uncu, 60 ıncı maddenin (G) bendi, 79 uncu, 108 inci maddesi hükümleridir.
-
Değerlendirme
-
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlere göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
04.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:25:08