Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/7392

Karar No

2023/9196

Karar Tarihi

4 Ekim 2023

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/2900 E., 2022/3809 K.

KARAR: Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Eğirdir Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

SAYISI: 2019/243 E., 2022/53 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı, dahili davalılardan ..., ... ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Gıda Tic. A.Ş isimli işyerinde 1973 ile 1982 yılları arasında et işleme, balık, istakoz, salyangoz ve kurbağa işleme fabrikasında işçi olarak çalıştığını, o dönemde ...'nda fabrika bulunduğunu, 03.03.1977 tarihinde askere gidip 25.11.1978 tarihinde askerden döndükten sonra yaklaşık bir ay dinlendikten sonra 1979 yılının Ocak ayının ilk haftasında davalı işyerinde tekrar işe başladığını, işyerinde belirtilen tarihlerde kesintisiz olarak çalıştığını ancak sigorta kayıtlarına bu hususun yansıtılmadığını, sigortalılığının eksik gösterildiğini, Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşmiş olan Mahkememizin 2013/71 Esas sayılı dosyası ile verilmiş olan Yargıtay kararlarında da vurgulandığı gibi kendisi ile ilgili işe giriş bildirgesi verildiğinden zamanaşımının işlemeyeceğini, ... Gıda Tic. A.Ş'de 01.01.1973 ile 31/12/1981 yılları arasında (askerde geçirdiği günler olan 03.03.1973 02.01.1979) hariç kesintisiz olarak çalıştığının tespitine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

1.Fer'i müdahil ... vekili cevap dilekçesinde; davanın, hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, hizmet tespit davalarında belirli şartlar arandığını, hizmet tespit davalarının kamusal nitelikte olduğunu, fiili çalışmanın bulunup bulunmadığının tespitinin gerektiğini, davacının sigortalı gösterilmemesinde davalının kusurlu olduğunu, belirterekyargılama giderinin karşı taraf yükletilmesini talep etmiştir.

2.Davalı ... Gıda Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; hizmet tespiti davası için geçerli olan 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, davanın, husumet / hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, müvekkil şirketin 1976 yılında kurulduğunu, dava dilekçesinde belirttiği işlerin mevsimlik işler olduğunu, ancak kesintisiz çalışma iddiasının buna aykırı olduğunu, (Yargıtay içtihatları gereği birden fazla işe giriş bildirgesi olmasının kesintili çalışmaya karine olduğunu, 34 yıl sonra açılan kötü niyetli davanın reddini talep etmiştir.

3.Dahili davalılar ( Ölü ... Mirasçıları) ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerin reddi miras yaptıklarını, 5 yıllık hak düşürücü sürenin gittiğini, davanın, husumet yönünden reddi gerektiğini, davacının belirttiği işlerin mevsimlik işler olduğunu, ancak kesintisiz çalışma iddiasının buna aykırı olduğunu, davanın reddini talep etmiştir

4.Dahili davalı ... Nazım İyimen vekili cevap dilekçesinde; hizmet tespit davası için geçerli olan 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, davanın, husumet yönünden reddi gerektiğini, ... Şirketinin 1976 yılında kurulduğunu, dava dilekçesinde belirttiği işlerin mevsimlik işler olduğunu, ancak kesintisiz çalışma iddiasının buna aykırı olduğunu, Yargıtay içtihatları gereğinden fazla işe giriş bildirgesinin olmasının kesintili çalışmaya karine olduğunu, 34 yıl sonra açılan kötü niyetli davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...dönem bordroları, işe giriş bildirgeleri ile davacı ile aynı dönem çalıştığı tespit edilen tanıkların; davacının ... Gıda Ticaret A.Ş.de 1973 1981 yılları arasında çalışması bulunduğu yönündeki müşterek beyanlarından ve bu beyanlara uygun 21.12.2021 havale tarihli bilirkişi raporundan davacının ... Gıda Ticaret A.Ş.de 1973 yılında 18 gün, 1975 yılında 31 gün, 1976 yılında 89 gün, 1980 yılında 49 gün, 1981 yılında 76 gün, olmak üzere toplam 263 gün çalıştığı anlaşıldığından usul ve yasaya uygun bulunan bilirkişi raporu ile tanık beyanları hükme esas alınarak" davanın kısmen kabulüne davacının ... Gıda Ticaret A.Ş.'de 1973 yılında 18 gün, 1975 yılında 31 gün, 1976 yılında 89 gün, 1980 yılında 49 gün, 1981 yılında 76 gün, olmak üzere toplam 263 gün çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine,....reddedilen kısım yönünden feri müdahil SGK kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak feri müdahile verilmesine, davalılar ... ve ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalılara verilmesine, davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya verilmesine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalılar ..., ..., fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; önceki Bölge Adliye Mahkemesi kararının yeterince dikkate alınmadığını, delillerinin içerisinde bulunan Yargıtay kararlarının incelenmediğini, tanık ifadeleriyle iddialarının ispatlandığını, kısmen kabul kararını kabul etmediklerini, davalı tarafa ancak bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, bu nedenlerle kararın kaldırılarak davanın talepleri gibi kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2.Dahili davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde; müvekkillerinin mirasçı olarak mirası reddettiklerini ve davalı sıfatlarının bulunmadığını, delillerle birlikte değerlendirme yapıldığında davacının kesintisiz çalışma iddiasının samimi ve iyi niyetli olmadığının anlaşıldığını, tüm bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

3.Fer'i müdahil vekili istinaf dilekçesinde; dinlenen tanık beyanları ve diğer incelenen belgeler ışığında davacının davalı iş yerinde kesintisiz ve İş Kanunu çerçevesinde çalıştığına dair kesin ve inandırıcı karar vermeye yetecek derecede kuvvetli delillerin mevcut değilken verilen kararı kabul etmediklerini bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı, SGK kayıtları, Dairemizin yukarıda anılan kaldırma kararı uyarınca toplanan deliller, dinlenen bordro tanıkları, emsal nitelikte temyiz incelemesinden geçerek kesinleşmiş Eğirdir Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 2013/75 Esas 2014/80 Karar sayılı dosyası, resmi kurumlardan gelen müzekkere cevapları birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalı iş yerindeki çalışmasının askerlik süresi dışında kesintisiz olduğu, askerlik süresince iş akdinin askıda olup kesintiden bahsedilemeyeceği, dolayısıyla hak düşürücü sürenin söz konusu olmadığı anlaşılmakla davacının tespit talebinin kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı görülmekle; ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla HMK'nın 353/1 b 1 inci maddesi gereğince istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf gerekçeleri ile benzer gerekçeler ile kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

1.1982 Anayasası 142/3 üncü maddesinde “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.” şeklinde düzenleme mevcuttur.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/1 c. maddesinde, bir mahkeme hükmünün kapsamının ne şekilde olması gerektiği açıklanmıştır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Hükmün Kapsamı” başlıklı 297 nci maddesinde:

“(1) Hüküm "Türk Milleti Adına" verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar:

a)Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini.

b)Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini.

c)Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri.

ç)Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini.

d)Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını.

e)Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi.

(2)Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” şeklinde düzenleme getirilmiştir.

Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 298 inci maddesinde de hüküm kısmında iki tarafa yükletilen hak ve borçların tereddüde yer vermeyecek şekilde belirtilmesi zorunluluğu tekrarlanmıştır. HMK’nın “Hükmün yazılması” başlıklı 298 inci maddesi;

“(1) Hüküm, hükmü veren hâkim, toplu mahkemelerde başkan veya hükme katılmış olan hâkimlerden başkanın seçeceği bir üye tarafından yazılır.

(2) Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.

(3) Hükümde gerekçesi ile birlikte karşı oya da yer verilir.

(4) Hüküm, hükmü veren hâkim veya hâkimler ile zabıt kâtibi tarafından imzalanır.”

Mahkeme kararı kanunda açıkça belirtilmiş unsurları ihtiva etmeli ve belli bir şekle uygun olarak yazılmalıdır. Kararda bulunması gereken hususlar HMK 297 nci maddede ayrıntılı olarak tek tek sayılarak gösterilmiştir. Bunun sebebi, kararın açık ve gerekçeli olması, infazı kabil olması ve hukuki dinlenilme hakkının yerine getirilmesidir. 298 inci maddeye göre de gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacaktır.

Kararda yazılması gereken en önemli unsurlardan birisi de hüküm sonucudur. Zira hüküm sonucu, davacının somut talepleri hakkında infaz edilebilecek ve kesin hükme konu olabilecek şekilde kaleme alınmalıdır. Madde 297/2 “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”.

Yukarıda yapılan açıklamalar gereğince hükümde taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde, infaza elverişli olarak gösterilmesi zorunludur.

  1. 6552 sayılı Kanun'un 11.09.2014 günü yürürlüğe giren 64 üncü maddesiyle 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 7 nci maddesine eklenen 4 üncü fıkrada, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebi ile işveren aleyhine açılan davalarda, davanın Kuruma resen ihbar edileceği, ihbar üzerine davaya davalı yanında feri müdahil olarak katılan Kurumun, yanında katıldığı taraf başvurmasa dahi kanun yoluna başvurabileceği belirtilmiştir.

Diğer taraftan, 5521 sayılı Kanun'un 15 inci maddesinde, bu Kanunda açıklık bulunmayan durumlarda Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümlerinin uygulanacağı, 01.10.2011 günü yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 66 ncı maddesinde, üçüncü kişinin, davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, tahkikat sona erinceye kadar, fer’î müdahil olarak davada yer alabileceği açıklanmıştır.

Taraf ehliyeti, davada taraf olabilme yeteneği olup, medeni (maddi) hukuktaki medeni haklardan yararlanma (hak) ehliyetinin medeni usûl hukukunda büründüğü şekildir. Üçüncü kişi, fer’i müdahil olarak davaya katılmakla taraf sıfatını kazanmaz. Fer’i müdahil katıldığı davada taraf sıfatını kazanmadığı için, dava sonunda onun hakkında hüküm verilemez. HMK madde 69/1 de “Müdahilin yer aldığı asıl davada hüküm, taraflar hakkında verilir” denilmiştir.

6100 sayılı HMK. nın “yargılama giderlerinin kapsamı” başlığını taşıyan 323 üncü maddesinde yargılama giderlerinin hangi kalemleri kapsadığı tek tek sayılmış, “yargılama giderlerinden sorumluluk” başlığını taşıyan 326 ncı maddede “kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği”, “yargılama giderlerine hükmedilmesi” başlığını taşıyan 332 nci maddesinde ise “yargılama giderlerine, mahkemece resen hükmedileceği, yargılama gideri, tutarı, hangi tarafa ve hangi oranda yükletildiği ve dökümün hüküm altında gösterileceği,” hüküm altına alınmıştır.

  1. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 3/1 inci maddesinde; avukatlık ücretinin belirlenmesinde, avukatın emeği, çabası, işin önemi niteliği ve davanın süresi göz önünde tutulacağı; aynı maddenin 2 nci fıkrasında ise, müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek; ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise, her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunacağı belirtilmiştir. Anılan maddenin amacına ve içtihatı birleştirme kararına hakim olan ilke birlikte gözetildiğinde, birden fazla davacının birlikte dava açması ve tek vekille temsil edilmeleri halinde, davanın kabul edilen bölümü üzerinden davacılar yararına tek, ret sebebi ortak olan davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmelidir.

  2. Değerlendirme

1.Somut olayda, dosyada mevcut kayıtlardan, davacının 3351 işyeri sicil nolu işveren " ... San. Ltd. Şti." nden 01.02.1973 08.05.1981 yılları arasında (askerlik yaptığı 02.03.1977 03.11.1978 dönemi hariç olmak üzere) 1973 yılında 18 gün, 1976 yılında 31 gün, 1976 yılında 89 gün, 1980 yılında 49 gün ve 1981 yılında 76 gün bildirimlerinin bulunduğu;

Mahkemece, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından " davanın yeniden görülmesi için iadesi" sonrasında işverenin ölü ... olduğunun tespiti ile mirasçılarının HMK 124 üncü maddesi gereğince davaya dahil edildiği, yapılan yargılama sonucunda da davanın kısmen kabulüne karar verildiği ve davacının "ismi davalı sıfatından çıkartılan ... Gıda Ticaret A.Ş" de hizmet cetvelinde farklı bir işveren yanından bildirim yapılan günler kadar" davanın kısmen kabulüne karar verildiği, ayrıca feri müdahil Kurum ve iki ayrı davalı taraf lehine olmak üzere toplamda 3 ayrı vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verildiği anlaşılmıştır.

  1. Yukarıdaki açıklamalar kapsamında; davacının, talep konusu dönem içinde her bir takvim yılı içerisinde hangi tarihlerde ne kadar süre ile çalıştığının, hangi işveren/işverenler yanından çalıştığının, hüküm bölümünde açıkça ve tereddüte mahal bırakmaksızın gösterilmesi gerekirken, davanın kısmen kabulüne ve talep edilen dönem içerisinde kısmi bildirim yapılan süreler kadar (aynı sürelerin) kısmen kabulüne şeklinde infaza elverişli olmayacak şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

  2. Vekalet ücretine yönelik olarak yukarıda yapılan açıklamalar ışığında;

a Mahkemenin, açılan mevcut hizmet tespiti davasında Kurumun açıkça fer’i müdahillik sıfatı bulunduğu gözetilmeyerek lehine vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

b Her bir davalı lehine ayrı ayrı ret vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle,

  1. Sair hususlar incelenmeksizin, temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

  2. İlk Derece Mahkemesi kararının bu nedenle BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Peşin yatırılan temyiz giderinin ilgiliye iadesine,

04.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizkaldırılmasınavı.kararımahkemesiderecebozulmasınaortadan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:25:08

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim